27.12.2008

Faşist İsrail Devletinden Gazze'de Katliam (slaughter in gaza from to Fascist Israel State)

İsrail, Hamas ile altı aylık ateşkesin bitmesinin ardından Gazze’yi 60 savaş uçağıyla vurdu. 225 kişinin yaşamını yitirdiği saldırılar sonucu Gazze’deki hastanelerin morglarında yer kalmadı. İsrail kara harekatına girişebileceği sinyalini de verdi.

Hamas ve İsrail arasındaki ateşkesin bitmesinin üzerinden bir hafta sonra İsrail 60 uçakla Gazze’yi vurdu. İsrail, saldırıları Hanuka-Işıklar Bayramı’nın son gününde düzenledi ve operasyonun adını da bayramdan esinlenerek “Dökme Kurşun” koydu. İsrail saldırısına 60 savaş uçağı katıldı ve 100 dolayında Hamas’a ait hedef vuruldu. Gazze kentinde saat 11.30’da Hamas’ın bir karakolunun ve El Rimal’de Hamaslı polislerin tören düzenlendiği El Meştel adlı karargahın vurulması ile başlayan saldırı bir kaç dakika sürdü. Ardından saat 14.00’te ikinci hava saldırısı geldi. Bombardımanlar, akşam ve gece saatlerinde de Gazze Şeridi’nin kuzey, güney ve orta kesimlerindeki hedeflerin vurulmasıyla devam etti. 225 kişinin yaşamını yitirdiği saldırılarda, 120’si ağır olmak üzere 300’den fazla kişi de yaralandı. Ölü sayısının 350’ye yükselmesinden endişe ediliyor.

Savaş uçaklarından Hamas’ın hükümet binalarıyla güvenlik birimlerine yaklaşık 30 füze fırlatıldı. Gazze merkezi, Han Yunus, Beyt Lahya, Refah ve Beyt Hanun bombalandı. Hamas tarafından yapılan açıklamada son olarak bir caminin hedef alındığı ve can kaybı olduğu belirtildi. İsrail, saldırılarına kentin merkeziyle kuzey kesimlerini vurarak devam ediyor.

İsrail’in düzenlediği saldırılarda Gazze’deki bütün güvenlik tesisleri yerle bir oldu. Hedef alınan karakolların birinde yerlerde yatan onlarca üniformalı güvenlik görevlisi cesedinin fotoğraflarını uluslararası haber ajansları dünyaya geçti. Karakolda onlarca güvenlik görevlisinin de yıkılan binaların enkazı altında olduğu bildiriliyor.

İSRAİL CEPTEN UYARDI
İsrail’den gecenin geç saatlerinde Gazzelilere telefonlarla yapılan uyarılarla, evlerinde silah bulunduranların vurulacağı bildirildi. Gece geç saatlerde bir çok Gazzeli’nin cep telefonları aranarak “önemli bir bildiri” ifadesiyle uyarılar yapıldı.

Herhangi bir kaynak belirtilmeyen telefonlarda, Gazze sakinlerinden eğer evlerinde silah ve cephane bulunuyorsa evlerini terk etmeleri istendi ve “Silah varsa evlerinizi boşaltın, çünkü vurulacak” denildi.

Gazzelileri panikleten telefon uyarılarının Arapça yapıldığı ve önceden kaydedilmiş olduğu öğrenildi.

İsrail-Gazze Şeridi sınırında, İsrail ordusuna ait tanklarda da hareketlenme olduğu belirtildi.

MORGLARDA YER KALMADI
Gazze’de yaralılarının çoğunun durumu ağır ve ölü sayısının 350’ye çıkmasından endişe ediliyor. Yaralılardan en az 80’i hastanelere parçalanmış şekilde getirildi. Hastanelerin morglarında yer kalmadı.

Kentte hastaneler yaralılarla dolup taşarken, Mısır’dan Kahire’deki hastanelere yaralı taşımak için acil helikopter göndermesi istendi. Hastanelerde ilaç ve ameliyat gereçleri sıkıntısı çekiliyor.

4 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞU DA ÖLDÜ

Gazze’de ekipler halen yıkıntılar altından ölü ve yaralı onlarca kişiyi çıkarmaya çalışıyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik en kanlı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen saldırılarda ölenler arasında 4 yaşında bir kız çocuğu ile bir kadın da bulunuyor.

ÇOCUKLAR OKULDAN ÇIKIYORDU
Görgü tanıkları, ilk saldırının Gazze’de çocukların okuldan çıktığı sırada düzenlendiğini belirtiyor. Dumanların yükseldiği Gazze kentinde sirenlerin çaldığı ve annelerin çocuklarını aradığı bildiriliyor.

[Ntvmsnbc]

25.12.2008

Demokratik Kongo’da Ebola salgını başladı

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin güneyinde 9 kişinin ölümüne yol açan hastalığın Ebola olduğu açıklandı.

KİNŞASA - Kongo Sağlık Bakanı Auguste Mopipi Mukulumanya, Ebola virüsünün Batı Kasai eyaletinde 27 Kasım’da ortaya çıktığını, kan ve dışkı örneklerinin Gabon ve Güney Afrika’daki laboratuvarlara gönderildiğini söyledi.

Bakan, “Gönderilen örneklerin incelenmesinden sonra şimdi Ebola virüsü salgınıyla karşı karşıya olduğumuz doğrulandı” dedi.

Henüz bir tedavisi bulunmayan Ebola virüsüne yakalananların yüzde 50 ila 90’ı ölüyor.

[NTVMSNBC]

20.12.2008

"gözümüzdeki parıltı bir yangına kıvılcım olabilir"


Bugün 20 Aralık.. Yıllar süren, devlet, polis nihayetinde otoritenin şiddetine karşı Yunanistan'da başlayan ve bütün dünyayı yakmasını umduğumuz ateşe bir ses'de ülkemizdeki anarşistlerden geldi.. İstanbul'da bulunan "Ahali" adlı anarşist birlikteliğin sitesinde yayımladığı habere göre 200'den fazla anarşist, Taksim meydanında toplandı. 15 dakika boyunca sessizce, devletin, otoritenin sembolü polise gözlerini dikerek baktılar.. Eylemle ilgili geniş bilgiye ve fotoğraflara bakmak için : http://ahali.info/php/wp/?p=308


Eylemde Okunan Bildiri :
YUNANİSTAN İSYAN ÖZGÜRLÜK

Yunanistanda binlerce insan günlerdir sokakları, okulları, belediye ve kamu binalarını, televizyonları işgal ediyor;
Kapitalizmin, devletin ve otoritenin tüm sembollerine saldırıyor.
Herkes bu kavramı farklı bir şekilde anlasa da bunun bir isyan olduğu kabul ediliyor.
Evet, bu bir isyandır;
Üstelik sadece Alexisin öldürülmesine değil, polis ve devlet terörünün her türüne bir isyandır.
Uluslararası şirketlerin, sermayenin hayatlarımızı soktuğu cendereye isyan.
Ücretli-ücretsiz köleler haline getirilmemize isyan.
Gözleri kamaştırılmış tüketim köleleri haline getirilmemize isyan.
Savaş tüccarlarının ve orduların dünyayı bir talan yerine çevirmelerine isyan.
Yaşadığı gezegeni yok oluşa sürükleyenlere isyan.
Paranın ve mülkiyetin yarattığı adaletsizliğe isyan.
İtaatten başka bir şey öğretmeyen eğitim-öğretim kışlalarına isyan.
İkiyüzlü ahlaka dayalı aile kurumuna isyan.
Bizi kadın ve erkek olarak kodlayan, cinsel yönelimlerimizle bizi yargılayıp öldüren ataerkiye isyan.
Yaşamlarımızı zulüm, işkence ve infazlarıyla karartan militer- paramiliter güçlere isyan.
Temsili ya da militarist demokrasi kandırmacasına karşı, doğrudan demokrasi isyanı.
Kendisine saygısı olan özgür insanın ayağa kalkışı ve özgürlüğün önündeki engelleri yıkmaya başlamasıdır Yunanistanda olan ve başka yerlere de sıçramaya başlayan.
Efendiler bilsinler ki, Alexisin göğsüne giren kurşunlar bizim de kalbimizi yaralamıştır.
bu yarayı da ancak Yunanistandan bütün dünyaya yayılmaya başlayan isyan iyileştirir.
Gözlerimize iyi bakın, efendiler, o isyanın ateşi şimdi bu dilsiz haykıran gözlerde parlamaktadır.
Bu gözler Maraşı gördü, Sivası ve Çorumu gördü.
Bu gözler Dersimde yakılan ormanları, boşaltılan köyleri,
Küçücük bedeni kurşunla doldurulan Uğur Kaymazı gördü
Bu gözler idam sehpası için yaşları büyütülen gencecik fidanları gördü
Bu gözler Eryamanda öldürülen travestiyi,
Sahtesi de gerçeği de tecavüzcü olan polisi gördü.
Bu gözler buzdolaplarına kapattığınız selpakçı veletleri,
Dur ihtarına uymadığı için kafasından bir kurşunla yere serilen genci,
Gözaltında döve düve öldürdüğünüz devrimciyi gördü.
Bu gözler 19 Aralıkta paramparça edilen ve yakılan tutsak bedenleri gördü.
Tuzla tersanelerinde ölüme terk edilen işçileri
Her gün açlıktan ölüme terk edilen işsizleri gördü.
Bu gözler tüm katillerimizi, cellâtlarımızı, işkencecilerimizi gördü
Bu gözler tüm faili meçhullerin faillerini, sizleri gördü efendiler.
Gözümüz üstünüzde efendiler,
Gözümüzdeki parıltı bir yangına kıvılcım olabilir!

UNUTMAYACAĞIZ, AFFETMEYECEĞIZ!

19.12.2008

"The Economist" in Anarşi Korkusu! :)

“The Economist”, belki de dünyadaki kapitalist ideolojinin medyadaki en gerçek temsilci ve sözcüsü, bu blogdan korkuyor. Evet bu doğru; bloglar ve diğer bir sürü yeni teknoloji (the twitter, youtube, vb...) anarşiyi Yunanistan'ın dışına doğru yayma gücüne sahip. Keynesyen seçkinler kulübü için kutsal olan ne varsa onu yıkmayı kendine amaç edinmiş, bir Techno-meme gibi.Şuna bir bakın:

“...Bir anarşist enternasyonal mümkün mü? Bu ay Yunanistan'ı darmadağın eden yeni başlamış ama tutkuyla süren eylemlerin, bir uluslarüstü versiyonu?... [Y]unanistan protestoları'nın arkasındaki psikolojik itki - 15 yaşında bir gencin polis kurşunuyla vurulmasından sonra cisimleşen, bütün iktidara duyulan öfke – bolşevikleri kıskandıracak bir şekilde hemen anında aktarılabilir. Bugün görüntüler (duran ya da hareketli) kelimelerden çok daha hızlı yayılıyor, ve görüntüler doğal olarak dil bariyerlerini yıkıyor. Başta yerel bir Yunanistan olayı olarak başlayan bu protestolara duyulan sempatinin yayılması, asıl küreselleşme karşıtı hareket üzerinde büyük etki bırakır. Hareket şimdiye kadar spontan ama bir ağ şeklinde birbirine bağlı örgütlenme yerine seçilen önemli zamanlarda büyük toplanmalar gerçekleştirdi. Bu metodlar bugün eskimiş görünüyor. İktidarlar, “ağ şeklinde örgütlenmiş anarşinin” tehdit ettiği tek şey değil....”

...Is it possible to imagine an Anarchist International, a trans-national version of the inchoate but impassioned demonstrations that have ravaged Greece this month?...


Economist Dergisindeki yazı : http://www.economist.com/world/international/displaystory.cfm?story_id=12815678

Kaynak : http://isyandan.blogspot.com/2008/12/economist-bizden-korkuyor.html

20 aralık eylem çağrısı =Güncelleme=

ANKARA ÇAĞRISI :
Bu katiller var olmaya devam ettikçe bu isyan bitmeyecek.
Bu isyan Alexis'i kalbinden vuran kurşuna isyan
Ama yalnızca o değil,
Bütün yeryüzünde çalınan çocukluğumuza ve gençliğimize isyan
Masumların, sivillerin, silahsızların hep ateş ortasında olmasına isyan
Sokaklarımızdaki yüzlerce silahlı polise isyan
Bu isyan, küresel kapitalizme karşı. Bu isyan sömürü uygarlığının
bahşettiği iktidarı kaybetmemek için en aşağılık otorite taktiklerine
başvuran hükümetlere karşı.

Bu İsyan yaşamlarımızı özgür kılacaktır. Bu İsyan yüreklerimizde
taşıdığımız yeni bir dünyanın an be an kurulduğu ve kurmaya devam
edeğeceğimiz isyandır.

Atina'nın sokaklarında çatırdayarak yanan, zalimlerin kanlı tarihidir.
Bizim olmayan bu tarih'in sonuna umut ve isyan yüklü adımlarla
yürürken biz, yüzyılın adı İsyan yüzyılı olacaktır. Bu defa bir
yüzyılı başlatan bizler, yüzyılın adını tarih kitaplarına değil,
unutulmasın diye akıllarımıza mıh gibi yazacağız. İktidarların
cehennemi bir daha olmasın diye... Sokakların kaldırım taşlarının
altındaki kumsal bir kere daha bu kadar büyüdü. Ve o kumsal, çıplak
ayaklarımızla üzerinde dikilip gökyüzüne bakmamız için bütün yeryüzü
olacak...


Derin bir nefes alın arkadaşlar bizim yüzyılımız başlıyor


İsyan Devrim Anarşi

20 Aralık Cumartesi günü saat 12.30'da, dünyanın bütün sokaklarında
olduğu gibi biz de Ankara'da, Yunanistan Konsolosluğunun önündeyiz.
ANKARA ANARŞİ İNİSİYATİFi

Kaynak : http://ainfos.ca/tr/ainfos03490.html

İSTANBUL ÇAĞRISI
20 ARALIK EYLEMİNE ÇAĞRI: UNUTMUYORUZ, AFFETMİYORUZ !

ΟΛΑ ΤΑ ΚΡΑΤΗ ΕΙΝΑΙ ΔΟΛΟΦΟΝΟΙ. ΔΕΝ ΞΕΧΝΑΜΕ ΔΕΝ ΣΥΓΧΩΡΟΥΜΕ!

Otoritenin duvarındaki çatlaklardan kan sızıyor: kıpkırmızı… Sızan bu
kan kimin kanı? Gözaltına alınıp kapatıldığı cezaevinde dayakla
öldürülen devrimcinin mi? Eryaman'da kemikleri kırılana kadar
dövülmesine göz yumulan travestinin mi? Dur ihtarına uymadığı için
arabasında kafasından vurularak ölen gencin mi? Sokaklarda mendil
sattığı için ölüme kadar kovalanan çocuğun mu? Eline silah verilip
ölmeye ve öldürülmeye zorlanan binlerce genç erkeğin mi? Ölmeyi ve
öldürmeyi reddederek, kimsenin askeri omayacağını açıkladığı için
sivil ölüme mahkum edilenin mi? Çapraz ateşle öldürülen eşcinselin
mi? Gözaltında kaybolmuş yüzlerce insanın mı? Açlık grevini sona
erdirsinler diye dozerler ve mermilerle paramparça edilen tutukluların
mı? Ölesiye tecavüze uğrayan kadının mı? Korkudan babasının bacakları
arasına saklanmaya çalışırken onlarca tüfek kurşunuyla delik deşik
edilen çocuğun mu? Öfkesini kendi dilinde bağırırken canı alınan
gencin mi? Etnik kimliği nedeniyle evinden köyünden çoluk çocuk
sürülüp katledilenlerin mi? Kalbi bedeninde susup tüm dünyada atmaya
başlayan kardeşim Alexis'in mi?

Duvar artık örtmeye çalıştığı zulmü saklayamıyor; zaptedemiyor. Bir
öfke kabarıp üstünden aşıyor: simsiyah… Bu öfkenin içimizden dışarı
taştığında, rehin alınmış, gasp edilmiş hayatlarımızın karanlık
sokaklarını nasıl da şenlikli alevlerle ışıl ışıl aydınlatacağını
hepimize gösterdi Yunanistan'daki kardeşlerimiz… Bu öfkeyi biz
içimizde büyüttük; büyütüyoruz. Atina Politeknik işgalcileri
tarafından tüm Avrupa ve dünyada devlet şiddetine karşı yapılmış
küresel eylem çağrısına kulak vererek, 20 Aralık Cumartesi günü saat
14:30'da Taksim meydanında buluşacağız; "BÜTÜN DEVLETLER KATİLDİR:
UNUTMUYORUZ; AFFETMİYORUZ" yazan tek bir pankartın altında toplanıp,
15 dakika boyunca susup birbirimizin içinde yalazlanan öfkeyi
dinleyeceğiz. Gözlerimizi devlete dimdik dikeceğiz; ki gözlerimize
bakıp içimizden sokaklara taşmak üzere kabaran isyanı görebilsin.
Bilsin ki unutmuyoruz, affetmiyoruz.

Devletin ve her türden otoritenin zulmüne karşı içindeki öfkeyi,
isyanı ortak kılmak isteyen herkesi 20 Aralık eylemine davet
ediyoruz.

Anarşistler ve Anti-Otoriterler

Kaynak : http://ainfos.ca/tr/ainfos03490.html

İZMİR ÇAĞRISI

Yunanistan'da su anda hala ayaklanma günleri yasanirken,
orada okul isgallerinde bulunan yoldaslarimiz tarafindan
20 Aralik günü dayanisma ve direnis günü olarak ilan edildi.
Biz de bu amacla hem Yunanistan'la dayanisma
hem de bu topraklarda özgürlük ve anarsi mücadelesini
yükseltmek adina 20 Aralik icin söyle bir eylem plani cikardik.

* Yürüyüsümüz Eski Sümerbank önünden ( Konak)
Saat: 16:30'da baslayacak.
Ayrica;
* Saat 12:00'da Kibris Sehitleri Caddesi'nde yapacagimiz
sokak calismasi icin İzmir Sosyal Ekoloji ve Karsilikli Yardimlasma Dernegi'nde bulusuyoruz.

İzmir Sosyal Ekoloji ve Karsilikli Yardimlasma Dernegi

Adres: Kibris Sehitleri Caddesi
Muzaffer Izgü Sokagi
Du Fiesta Cafe Karsisi 1. Kat
Alsancak (Katilmak isteyen herkesi bu sokak calismasina davet ediyoruz.)

* Kimi arkadaslarimiz saat 15:00'da Eshot İs Hani'nin önünden
(Konak Meydani, Buyuksehir Belediyesi Karsisi) baslayacak olan

Hapishaneler Katliami Protestosu yürüyüsüne katilacak. Bu arkadaslar
eylemin ardindan Eski Sümerbank'in önünde 16:30'da baslayacak
yürüyüse dahil olacak.

Dayanisma ile...

Karablok İzmir - Alakasizlar

18.12.2008

Dünyanın manyetik zırhında 2 çatlak

Dünyayı, güneşteki patlamaların yaydığı yüklü parçacıkların bombardımanına karşı koruyan manyetik alanda 2 büyük çatlak olduğu belirlendi

Bilim adamları, uzun zamandan beri dünyayı uzayın kötü hava olaylarından koruyan manyetik alanın aşırı hava cerayanına açık, kırık dökük eski bir eve benzediğinin farkındaydı. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’ya ait 5 küçük uydudan oluşan “Themis” filosunun yaptığı son gözlemler ise, dünyanın manyetik alanında zaman zaman ortaya çıkan 2 büyük çatlak oluştuğunu ortaya koydu.

Çatlaklardan güneş fırtınalarının ürettiği ve hızı saatte 1.6 milyon km’ye ulaşan yüklü parçacıklar geçerek atmosferin yüksek katmanlarını deliyor.

Themis geçen yaz, dünyanın manyetosferinin en dış kesiminde güneşten fırlayan partiküllerin oluşturduğu tabakanın kalınlığını 6 bin 400 kilometre olarak hesapladı. Bunun manyetik zırhta şimdiye kadar keşfedilen en büyük yırtılma olduğu kaydedildi.

California Üniversitesi’nden bilim adamı Marit Oieroset, yırtılma için “Çok hızlı genişliyor” açıklamasını yaptı. Güneşin yaydığı manyetik fırtına ve yüklü partiküller yere ulaşınca uydu ve yer haberleşmelerini olumsuz etkiliyor.

[Milliyet]

17.12.2008

yunanistanda göstericiler ert televizyonunu işgal etti

Göstericiler devlet televizyonu ERT'yi işgal etti. Atina'da da çevik kuvvet merkezine saldırı düzenlendi. Selanik'te de polisle çatışma yaşandı.

Yunanistan'da 10 gün önce bir gencin polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan olaylar devam ediyor.

ERT İşgal Edildi.
Göstericiler devlet televizyonu ERT'yi işgal ederek, yayını kesti, karakola saldırdı.
Televizyon binasına giren göstericiler, haber bültenini yarıda keserek 15 yaşındaki Grigoropulos'un öldürülmesini protesto eden bir bildiri okudu.
Çevik Kuvvet Merkezine SaldırıÖte yandan aralarında maskeli gençlerin de bulunduğu bir grup gösterici, başkent Atina'nın "Kesaryani" semtinde bulunan çevik kuvvet merkezine molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Saldırıda, aralarında çevik kuvvete ait bir aracın da bulunduğu çok sayıda araç ve bir işyerinde maddi hasar meydana geldi.

Selanik'te Polisle Çatışma
Selanik'te de bir Güney Kıbrıslı Rum gencini döven 8 polisin cezalarının açıklandığı mahkeme önünde göstericiler polisle çatıştı.
Gösteriler SürecekBu arada öğrencilerin protesto gösterilerini önümüzdeki günlerde de devam ettirme kararı aldığı belirtiliyor.

Bugün (17.12.2008) Adliye önünde, yarın ise Sindagma ve Omonia meydanlarında iki ayrı protesto yürüyüşü yapılacak.

[TRT]

14.12.2008

"Unutmuyoruz, affetmiyoruz" - devletin katillerine karşı uluslararası eylem günü, 20.12.2008

Bugün (Cuma), işgal altındaki Atina Politeknik meclisi, katledilen tüm gençler, göçmenler ve devletin uşaklarına karşı mücadele edenlerin anısına, Avrupa'da ve küresel-ölçekte direniş eylemleri çağrısı yapmayı kararlaştırdı. Carlo Guliani; Fransız banliyö gençleri; Alexandros Grigoropoulos ve dünyanın dört bir yanındaki sayısız diğerleri için. Yaşamlarımız devletlere ve katillerine ait değil! Katledilen kız ve erkek kardeşlerimizin, dostlarımızın ve yoldaşlarımızın anısı mücadelelerimizde yaşıyor! Kardeşlerimizi unutmuyoruz, katillerini affetmiyoruz. Lütfen dünyanın olabildiğince çok yerinde eşgüdümlü direniş eylemleri için ortak bir gün çağrısı yapan bu mesajı çevirin ve yayın.
İngilizce çağrı metni:

"Paris Komünü" yeniden doğdu, "Atina"da anarşi var...

Bizim Yüzyılımız Başlarken...

Merhaba...

Şu an gümbür gümbür Keny Arkana dinlediğimiz İktisat Fakültesi işgalinde, enformasyon noktası olarak kullandığımız mekanda, eldeki verileri derli toplu kılmaya çalışıyoruz.
Ne mümkün! Yarın isyanın 1. haftasına giriyoruz ve bu süre içinde olan bitenlerin bir listesini tutmaya kalksak başa çıkamayacağımız ortada. Diğer yandan insanın kaleme kağıda dokunası gelmiyor. Nefes almayı ve isyanda olduğumuz bilincini bir an olsun yitirmemek, tadını çıkarabilmek için.
Yine de bilgilendirme adına üzerimize düşen tek şey çeviriler değil. Elbette size nasıl hissettiğimi anlatabilmem zor. En azından birkaç gözlemde bulunmak ve size bulunduğumuz noktanın tarihsel ciddiyetini hatırlatmak istiyorum.
Agyos Dimitrios’ta Halk Meclisi’nin Özgür Belediyesi’yle birlikte başka bir sürece girdiğimizi düşünüyorum. İşgaldeki Yoannina şehri Belediyesi’ni ve Halandri Belediyesi’ni de bu listeye ekleyelim. İlerleyen günlerde yeni belediyelerin de doğrudan demokrasi alanına geçeceğine inanıyorum. İsyanın attığı en büyük adımlardan biri bu. Doğrudan demokrasi, isyandan devrime doğru atılmış en ciddi adım olarak görünüyor gözüme. Bugün yapılan açık toplantılarda tartışılan eylem programlarına baktığımızda, ya da dünyaya Atina’dan baktığımızda, sadece biçimsel bir hamleden bahsetmediğimiz de ayan beyan olacak.

300 kadar yoldaşın katıldığı bir genel toplantıda, ifade edilen verilere bakacak olursak, halihazırda Atina’nın ticari kapasitesinin yüzde 10’u tahrip edilmiş durumda. Toplam nüfusun binde 5’inin, politik aktivite içindeki nüfusun yüzde 3.4’ünün eylemlerde yeraldığı türünden hesaplar ifade edildi. Bunlar büyük ihtimalle basında yeralan veriler. Yani bir yandan sistem hükmünü sürüyor. Ama yeni olan bu değil. Yeni olan, adım adım ilerleyen isyan.
Her ne kadar dünya egemenleri hükümeti daha sert önlemlere zorlasa da hükümetin yapabileceği fazla birşey yok. Böyle durumlarda çözücü faktör olarak devreye soktukları polis halk tarafından defterden silindi. Hükümet, vahşi bir hayvana sükunet enjekte etmenin yollarını arıyor. Yeni bir ölüm haberinin yıkım olacağını onlar da biliyor. Fakat o ölüm haberi Melbourne’dan geliyor. Mücadelenin küreselliğini anlatmak isteyenlere, saldırının küreselliğini hatırlatır gibi. Yine 15’inde bir çocuk, yine polisler tarafından öldürülüyor.
Danimarka’da 62 yoldaşımız gözaltında. Meksika’da yoldaşlar polis merkezini patlatıyorlar dayanışma için. İtalya ve İspanya’da ilk kıvılcımları çakıyor isyanın. Eylemlerin yapıldığı şehirleri yazmak bile yorucu görünüyor. Ve sizden ricam, bunu Yunanistan isyanı olarak görmekten ve dayanışmaktan vazgeçmeniz. Yunanistan’da isyanı bir günde bastırabilirler. Ama ertesi gün Paris’te karşılaşacağınız, aynı isyandır. Bu isyan yüzyıl sürecek arkadaşlar. 99 yıl toprağın altına çekilse de 100. yıl yeniden çıkacak ortaya. Bu bizim isyanımız, dünyanın dört yanında yoldaşları ve düşmanları olanların isyanı. Biraz empati, dayanışmacı rolünü unutturacak ve ateşi, içinizdeki ateşi sokağa taşımanız gerektiğini farketmenize yetecek.

Tarihin en net çizgilerle ayrılan sınıfsal isyanı içinde olduğumuza inanıyorum. Dahası, tüketim toplumuna ve teknolojiye karşı bu kadar ciddi bir saldırının daha önce yaşanmamış olduğuna inanıyorum. Bu yüzden, ihtiyarların ‘şiddet’ edebiyatı karşısında sabırlı olun. Onlar çok acı çektiler ve içleri katranla doldu. Nerede ışık görseler orayı çamurla sıvamaya kalkıyorlar. Bu sefer güneşi sıvamaya kalkıyorlar. Bizim onlardan naçizane farkımız, şiddetin sadece dinamik değil, kinetik de olabileceğini anlamış olmamız.
Yani bütün o doğrudan demokrasi alanları bir günde ortadan kaldırılabilirler. Bunu biliyoruz. Mesele şu ki bunlar bir hafta önce yoktu. Ve sesimize dünyanın dört bir yanından yankı gelmeseydi, isyan bu aşamaya bile gelemezdi.
Hepimiz gördük ki, 3-5 kişi değiliz. Yalnız değiliz. İçinde bulunduğumuz tarihsel noktanın önemi işte bu. Hayallerimizi gerçekleştirebilecek kadar çoğuz. Yeterki kıvılcım çaksın.

Derin bir nefes alın arkadaşlar. Bizim yüzyılımız asıl şimdi başlıyor.

* Yunanistan´da isyana katılan bir anarşistin ilettiği mesaj

Kaynaklar :

http://www.anarsi.org/haber.php?isl=oku&id=250
ODTU'nün Sesi
İstanbul Indymedia

12.12.2008

YUNANİSTAN'DA ANARŞİST İSYAN 6.GÜNÜNDE!

Öfke Sönmüyor! Bugünler Aleksi’nin günleri!
6 Aralık´ta Atina´nın Atina Exarchia semtinde anarşist Aleksandros Grigoropulos´un polis tarafından öldürülmesiyle başlayan isyan devam ediyor. Katil devlet ve polislere karşı Yunanistan´ın birçok şehrinde ve dünyada öfke artarak sürüyor.

Atina´dan selamlar...

Medyaya bakacak olursanız bugün sönmüş olması gereken isyan sürüyor. Her ne kadar yağmur yağıyor olsa da Atina ve diğer şehirlerde isyan ateşi sönmüyor. Bugün ortaöğretim öğrencileriyle birlikte gençler ve işçiler yeniden meydanlara döküldüler. Binlerce insan bugün de polis güçlerine karşı öfkelerini kustular ve en az 25 polis karakoluna saldırıda bulundular.

Hukuk, İktisat ve Politeknik´te işgaller devam ediyor. Genel toplantılara 300-500 kişi katılıyor. 300 okulda işgallerin sürdüğü bilgisi var.

Ayrıca Agyos Dimitrios Belediyesi de yoldaşlarımız tarafından işgal edildi ve ´halk meclisi´ çağrısı yapıldı. Yarın saat 12´de bütün öğrencilerin katılacağı bir yürüyüş çağrısı var.

Aynı zamanda devletin kolluk güçleri faşistlerle birlikte anarşistlere, öğrencilere ve göçmenlere yönelik saldırıları tırmandırıyorlar. Akşam saatlerinde 5 yoldaş (aralarında bir Filistinli bir de Polonyalı) Koridallos Cezaevi´ne götürüldü. Üstelik 4 kişi daha Pazartesi günü mahkemeye çıkarılacaklar. Büyük ihtimalle onlar da tutuklanacaklar. Şimdiye kadar gözaltına alınan 200 kişiden 5´i Atina´da, 8´i de Larisa´da tutuklandılar. Tutuklananlar, polisle çatışma ve yağmaya katıldıkları gerekçesiyle yargılanacaklar. Gözaltına alınanların yüzde 50´si göçmen ve Arap ülkelerinden göçen 25 kişi antiterör yasasına muhalefetten hakim karşısına çıkarılacaklar.

Neredeyse bütün sokaklarda şu kuşlamayla karşılaşabilirsiniz; Öfke Sönmüyor!

Bugünler Aleksi´nin günleri!

Kaynak : Anarsi.Org


Yunanistan’ın başkenti Atina’da geçen haftasonu bir gencin polis tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar 6. gününde de devam etti. Göstericiler polisle çatıştı. Başbakan Karamanlis, muhalefetin erken seçim çağrısını reddetti.

Başkent Atina’da, çoğunluğunu orta dereceli okul öğrencileri, öğretmenler ve velilerin oluşturduğu grupların parlamentonun bulunduğu Sindagma Meydanı’nda düzenledikleri gösteride, güvenlik kuvvetleriyle yer yer çatışmalar yaşandı.

Kent merkezindeki kamu binaları ile bakanlık binalarını kordona alan çevik kuvvet ekiplerine taş atan göstericilere polis göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sindagma’daki çatışmalar sağanak yağmurun da etkisiyle fazla büyümeden sona ererken, söz konusu gruptan kopan, aralarında maskeli şahısların da bulunduğu bir grup Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesi önünde bulunan polis ekiplerine saldırdı..

Kaynak : Ntvmsnbc

YUNANİSTAN'ın başkenti Atina'da 16 yaşındaki Aleks'in polis tarafından öldürülmesi ardından 6 gün geçmesine rağmen öfke dinmedi. Trajik olay ardından hükümetten kimsenin istifa etmemesi ve Aleks'i öldüren polisin özür dilemek yerine Aleks için kötüleyici sözler kullanması Yunanistan'da isyana neden oldu.

Her gün düzenlenen protesto gösterilerine her kesimden katılanlar polislere ‘katil' diye bağırırken son 1 yılda yolsuzluk skandallarıyla çalkalanan hükümette kimse cezalandırılmadığı belirtildi. Ekonomik kriz ortasında yüzlerce milyon Euro’'uk Vatopedi skandalının kopması ve Ekonomi Bakanının “Bütçede 7 milyar açığımız var” diyerek vergileri arttırmasının ardından devletin bankalara 28 milyar Euro'luk destekte bulunması halkı iyice kışkırttı. Ama o ana kadar bankalara toplam 3 milyar borcu olan halkın paralarıyla ileride evlerini haciz edecek bankalara maddi destek verilmesi “hükümet bizi soyuyor” olarak algılandı. “Polis yolsuzluk yapanları tutuklamak yerine çocuklarımızı öldürüyor” sesleri yükseldi.

Kaynak : Radikal

Yunanistan’da 15 yaşındaki bir gencin polis kurşunuyla öldürülmesinin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen, başkent Atina ve diğer kentlerde düzenlenen polisi protesto gösterileri, aynı şiddette sürüyor.

Öğrenciler, işçiler, devlet memurları, orta dereceli ve yüksekokul öğretim üyeleri, veliler, hemen her gün kent merkezlerinde toplanıyor ve polisi hedef alan sloganlara paralel olarak polis kuvvetlerine çeşitli cisimler fırlatıyorlar.

Bu gösteriler sırasında ve sonrasında ise kendilerini 'iktidar karşıtları' olarak tanımlayan yüzü maskeli kalabalık bir genç grubu ellerindeki demir çubuklarla, zincir ve sopalarla alış veriş merkezlerini ateşe veriyor, kaldırımları söküyor, mağaza ve bankaları yakıp yıkarak yağmalıyorlar.

Aynı anda kendi okullarını işgal altında bulunduran ve yaşları 14 ila 17 olan öğrenciler, semt karakollarını önünde protesto gösterileri düzenliyor ve gördükleri polis kuvvetlerine taş ve sopalarla saldırıyorlar.

Kaynak : BBC Turkish

Olan, spontane ama son derece bilinçli yeni bir küresel siyasi hareketin ilk adımlarını atmaya başlamasıdır. Bunun eski ulus-devlet sınırları içine politik yaşamını sıkıştırmış solla hiçbir alakası yok. Bundan dolayı olaylara katılan gençlerin çoğu kendilerini anarşist olarak tanımlıyorlar. Yani hiç sorgusuz otoriteye karşılar. Bu otorite, solda da olsa karşılar sağda da olsa karşılar. Devlet egemenliğine ve sınırlara karşılar. Bundan dolayı Yunanistan kalkışması yalnız Karamanlis hükümetini hedef almıyor; çok daha ötesini anlatıyor. Bugün Yunanistanda PASOKun solundaki muhalefet önemli bir yüzde 15e yaklaşan- oy oranına sahip. Ama bu kalkışma Karamanlis hükümetini hedef aldığı gibi, PASOKu ve onun solunu da hiç takmıyor. Dolayısıyla bu durum, çok yeni ve sistemin tümünü hedef alacak kadar ciddi.

Dolayısıyla görüyoruz ki ve bu küresel kriz ortaya çıkartıyor ki, ilkönce ulus-devletle sonra refah devleti ile sonra da neoliberal paradigma ile ayakta duran emperyal/ ulus-devlet kapitalizmi sağı ve solu ile iflas etti ve yolcu.

Kaynak : Taraf Gazetesi, Anarşist Çocuklar, Endüstri Solcuları ve Devletleri Yazısından (Cemil Ertem)

11.12.2008

KATİL DEVLET! ATİNA'DAN DUYURU

Atina' daki Politeknik okul isgalinden duyuru!

6 Aralık 2008 Cumartesi gunu 15 yasinda ki yoldasımız Alexandros Grigoropoulos , Exarchia bolgesindeki bir polis tarafindan gogusunden vurularak sogukkanlılıkla olduruldu.

Cinayetin suc ortagı politikacıların ve gazetecilerin ifadelerinin tersine bu, izole bir olay degil, direnenleri, isyan edenleri, anarsistleri ve otorite karsıtlarını hedefleyen devletin sistematik ve organize baskısının bir patlamasıdır. Bu, yenilenen baskı mekanizmalarında, surekli silahlanmada ve artan siddet kullanımında ifadesini bulan, sıfır tolerans politikasıyla ve medyanin iftira propagandasıyla otoriteye karsi savasanları suclu durumuna dusuren devlet terorunun tepe noktasıdır.

Iste bu kosullar, baskının yogunlastırılmasına, toplumsal onayın onceden alınma girisimine ve uniformalı devlet katillerinin silahlandırılmasına zemin hazırlarlar.

Sosyal ve sınıf mucadelesi icindeki insanlara yoneltilen olumcul siddet, insanların teslimiyetini amaclar. Bu da ornek teskil ederek korkunun yayılmasını saglar. Bu, devlet ve patronların tum toplumu hedef alan daha buyuk saldırısının bir parcasıdır. Boylelikle somuru ve baskının daha sert sartları topluma empoze edilebilir. Okul ve universitelerden yuzlerce iscinin guya is kazalarında öldugu ucretli
kolelik zindanlarına, nufusun buyuk bolumunu sarmalayan yoksulluga... Sınır kapılarindaki mayınlar ile gocmenlerin katliamlarından, sayısız
sıgınmacının hapishanelerde ve karakollardaki intiharlarına ..polis ablukasındaki "kaza kursunlarından" yerel direnislerin vahsice bastırılmasına... Demokrasi dislerini gosteriyor!

Alexandros'un oldurulmesinden hemen sonra Atina'nın merkezinde, kendiliginden gosteri ve isyanlar basladı. Politeknik okulu, Ekonomi ve Hukuk fakultesi isgal edildi. Bircok komsu bolgede ve Atina'nın merkezinde devlet ve kapitalizmin hedeflerine saldırıldı. Thessaloniki, Patras, Volos, Chania, Giannena, Komotini ve Girit' teki Heraklion ve daha bir cok sehirde gosteriler ve carpısmalar patlak verdi. Atina'da Patission sokagında, Politeknik ve Ekonomi okulunda carpısmalar butun gece surdu. Politeknik' teki catısmada toplum polisi plastik mermi kullandı.

7 Kasım Pazar gunu binlerce kisi Atina'daki polis merkezine karsı gosteri yaptı. Sehir merkezindeki sokaklarda esi benzeri gorulmemis gerilimdeki catısmalar gece gec saatlere kadar surdu. Bir cok gosterici yaralandı ve bircogu da tutuklandı.

Cumartesi gecesinden beri Politeknik okulunu isgal etmeye devam ediyoruz. Birlikte kavgaya katılan herkese yer acıyoruz. Sehirde bir tane daha kalıcı direnis noktası yaratıyoruz.

Barikatlarda, universite isgallerinde, eylemlerde, toplantılarda Alexandros' un, ama sadece onun degil Michalis Kaltezas ve devlet tarafından oldurulen butun yoldasların anısını yasatıyoruz. Boylelikle kole ve efendilerin, polisin, ordunun, hapishane ve sınırların olmadıgı bir dunya mucadelesini guclendiriyoruz.

Uniformalı katillerin kursunları, eylemcilerin tutuklanması ve dovulmesi, polis guclerinin ortaya koydugu kimyasal gaz savası, korku ve sessizlik yaratmayı becerememekle kalmayacak, insanların devlet terorizmine karsı ozgurluk mucadelesinin cıglıklarını yukseltme, korkuyu terketme, hergun daha fazla devrimin sokaklarında bulusma sebebi olacaktır... Ofkenin tasarak onları bogması icin!!

DEVLET TERORUNE GECİT YOK!!!

CUMARTESİ-PAZAR (7-8 ARALIK) OLAYLARININ TUM TUTUKLULARI

SERBESTBIRAKILSIN!

Butun ulkede devlet katilleriyle carpisan, eylemde bulunan,
universiteleri isgal eden herkese dayanısmacı selamlarımızı
yolluyoruz!

Atina Politeknik Universitesi isgalcileri!


Kaynak : ODTU'nün Sesi

ANARŞİST İSYAN SÜRÜYOR!

Yunanistan'da 15 yaşındaki bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesiyle başlayan şiddet olayları devam ediyor. Sabah saatlerinde Atina çevresindeki 15 karakol daha protestocuların saldırısına hedef oldu.


video

Atina'da bugün yaklaşık 15 polis karakolunun, güvenlik güçleri aleyhine sloganlar atan lise öğrencilerden oluşan grupların saldırısına uğradığı belirtildi.

Öğrencilerin, karakolları taşladıkları ve bir karakolun da devriye aracını devirdikleri kaydedildi.

Bu arada, Grigoropulos'un katil zanlısı polis memuru Epaminondas Korkoneas'ın bugün götürülmesi beklenen Koridalos cezaevinin çevresinde görevli polis ekiplerine bir grup göstericinin taş ve sopalarla saldırdığı bildirildi...

....

Yunanistan'a destek yürüyüşünde 63 gözaltı

Yunanistan'daki gösterilere destek amacıyla Danimarka'da düzenlenen yürüyüşte 63 kişi gözaltına alındı.

Polis sözcüsü Michael Paulsen, Kopenhag'ın merkezinde düzenlenen eyleme yaklaşık 150 kişinin katıldığını, emniyet kuvvetlerine saldırılmasının ardından 63 eylemcinin kısa süreliğine gözaltına alındığını söyledi

.....

İspanya'da da gençler olay çıkardı

Yunanistan'da 15 yaşındaki gencin polis kurşunuyla öldürülmesini protesto edenlere destek amacıyla İspanya'da gösteri düzenleyen gençler olay çıkardı.

Dün akşam başkent Madrid'in merkezindeki polis karakoluna taşlarla saldıran 200 kişilik gruptan 9 gencin gözaltına alındığı bildirildi.

Bankaların otomatik para çekme makinelerine zarar veren, duvarlara "Katil devlet, infazcı polis" yazıp, Yunanistan'daki göstericilere destek verdiklerini belirten gençler, Barcelona'da da izinsiz gösteri düzenleyip çevreye zarar verdi.

Barcelona'daki olaylarda biri Yunan 2 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.

Olaylarda 3'ü polis 9 kişinin yaralandığı da kaydedildi.

İnternet üzerinden çağrıda bulunarak izinsiz gösteri düzenleyen grubun, bugün için de değişik kentlerde eylem hazırlığında olduğu ifade edildi.

.....

Limasol'da maskeli grup polis karakolunu taşladı

Kıbrıs Rum kesimine bağlı Limasol'da yaklaşık 100 kişilik maskeli bir grup, Yunanistan'da çıkan olaylarda bir gencin
ölmesini protesto etmek amacıyla düzenlediği eylemde, Limasol Polis Karakolu'nu taşladı.

Rum radyosunun haberine göre, dün akşam Limasol'daki Grigori Afksentiu Meydanı'nda toplanan maskeli kişiler, Yunanistan'daki olaylarda bir gencin "polis kurşunuyla hayatını kaybetmesini" kınamak amacıyla broşür dağıttı.

Maskeli grup, Limasol Polis Karakolu'na doğru yürüyerek, karakolu taşladı ve polis aleyhinde sloganlar attı.

[CNN TURK]

9.12.2008

Yunanistan'da Anarşistler İktidara Karşı Ayaklandı!

Güncel : Yunanistan’da, polis kurşunuyla ölen 16 yaşındaki genç toprağa verildi. Aleksis Grigoropulos’un cenazesinin ardından Atina’da yine olaylar çıktı. Ülkede siyasi tansiyon yüksek, Karamanlis birlik çağrısı yaparken muhalefet erken seçim istedi.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da geçen Cumartesi gecesi bir polisin açtığı ateşle yaşamını yitiren 16 yaşındaki Aleksis Grigoropulos toprağa verildi. Atina’nın güneyindeki Palio Faliro semti mezarlığında yapılan cenaze törenine binlerce kişi katıldı. Tören sırasında zaman zaman polisi hedef alan sloganlar atan kalabalık, töreni yöneten papazın konuşmasını da sık sık alkışlarla kesti. Cenaze töreni sırasında mezarlık etrafında geniş güvenlik önlemleri alan polisle, çevredeki işyerleri ve araçlara saldıran küçük gruplar arasında yer yer ufak çaplı çatışmalar çıktı. Çok yoğun güvenlik önlemlerine rağmen Grigoropulos’un cenaze töreninden dağılan kalabalık, olayları yeniden başlattı.
[Ntvmsnbc]

Atina: Barikatlar Destek Bekliyor!
* Politeknik'ten herkese merhaba...
Arkadaşlar size olan bitenleri ayrıntılarıyla yazma vaktini ancak bulabildim. 15 yaşında bir gencin polis tarafından infaz edilmesi sonrası (yani 3 gündür) sadece Atina değil, Yunanistan'ın dört bir köşesinde (abartıyorsam bağışlayın) başlayan isyan sürüyor. Şu an ortalık Eksarhia'da sakin ama bugün saat 6'da düzenlenecek yürüyüşle birlikte polis sürülerinin saldırısı da başlayacak. Eksarhia çevresindeki üniversitelerde, özellikle Politeknik'te geceboyu çatışmalar sürüyor. Yarın olması beklenen cenazeye kadar burada işgal sürecek. çarşamba günü ise genel grev var. Öyle sanıyorum ki çarşamba da barikatlarda olacağız. Bugün (8 Aralık) Londra ve Berlin'deki yoldaşlar Yunan elçiliklerini işgal ettiler. Birkaç saat önce de Kerkira adasındaki emniyet müdürlüğü öğrenciler tarafından yakıldı. Pire'de de emniyet müdürlüğü parçalanmış durumda. Dün ülkenin birçok noktasında emniyet müdürlükleri taşlı sopalı baskınlara uğradı. Çevre Bakanlığı, onlarca banka, büyük sermaye mağazası ve polis otosu tahrip edildi.

Eylemlerin dinamik unsuru anarşistler olmakla birlikte, artık kendiliğinden bir karakter aldığını ifade edebiliriz. ve diğer ülkelerden destek eylemlerinin artması yönünde bir beklentinin olduğunu da hatırlatayım. Sanırım yarın sizi tekrar bilgilendirebilirim .
Sesimize ses verin...
*Barikatlardan bir anarşist

Londra'dan Ses Var!

Yunanistan'da cumartesi akşamı 15 yaşındaki bir gencin polis kurşunuyla ölmesi, Londra'daki Yunanistan Büyükelçiliği önünde de protesto edildi.
İngiliz polisinin açıklamasına göre, yaklaşık 40 göstericinin katıldığı gösteride 5 kişi gözaltına alındı.
Siyah renkli giysiler giymiş, kar maskesi takmış göstericilerin, elçilik binasına anarşistleri temsil eden bir bayrak astıkları ve bir Yunan bayrağını yaktıkları belirtildi. Göstericilerin büyükelçiyle görüşme talebi de reddedildi.
Yardımınıza ihtiyacımız var!
"Ey iktidar sevicileri; güce tapanlar, seçim sandıklarındaki oylarıyla iktidarın tuğlaları! Doğayı insanları; katletmeye; türleri yok etmeye, daha ne kadar devam edebileceksiniz, ya da seyirciliğiniz ne kadar devam edecek? Bu ölümü hissedebiliyor musunuz?"
6 Aralık saat 22.00'da, iki erkek yunan polisi Atina merkezinde, Exarchia meydanı çevresinde devriye sırasında, çevredeki gençlerle münakaşa başladı. Tartışma sırasında, polislerden birisi silahını çekerek çocuklardan 16 yaşındakine iki el ateş etti. Mağdur Evangelismos Hastahanesi'ne kaldırıldığında yaşama veda etmişti. Görgü tanıklarının aktardıklarına göre ateş etmeden önce, polis çocuğa küfrediyordu ve penisini gösteriyordu.
Dünya'nın farklı noktalarında protesto gösterileri ve doğrudan eylemler devam ediyor...
Spontane bir şekilde yanıt olarak; binlerce insan birçok şehir merkezinde toplandı. Atina'da, Evangelismos Hastanesi'in dışında, polisin hastahaneye girişini engellemek için toplanıldı. Toplanan isyancı gruba, isyan polisi Earchia sokağında ve bir eylemciyi göz altına aldı.
Yine dün akşam olay sonrasında, Atina'da Politeknik Üniversitesi'nde spontane bir toplantı gerçekleştirildi. Atina şehir merkezi birçok isyana ve protestoya sahne oldu. (Fotoğraf, Video) Polis Karakollarına ve Bankalara saldırılar sabahın erken saatlerine kadar sürdü. Aynı zamanda kendiliğinden gerçekleştirilen eylemlere isyan polisi göz yaşartıcı gazla saldırıdı. Üç üniversite binası daha; Ekonomi, Hukuk, Panteon işgal edildi.
[İstanbul Indymedia 1]
[İstanbul Indymedia 2]

Radikal Gazetesi :
Yorgo Kırbaki
Yunanistan'da cumartesi gecesi polis kurşununun bir genci öldürmesiyle patlak veren şiddet dalgası dördüncü gününde de dinmezken, muhalefet krizden çıkış yolu bulamayan hükümeti istifaya çağırdı. 15 yaşındaki Aleksandros Grigoropulos'un öldürülmesini protesto için anarşistlerle öğrencilerin ülke çapında yüzlerce banka şubesi, dükkan, alışveriş merkezi, otel ve otomobili yakıp yağmalayarak devlet dairelerine saldırdığı üç günün ardından, cenaze töreni yeni olaylarla vesile oldu. Olağanüstü hal ilan edeceği iddialarını yalanlayan sağcı Başbakan Kostas Karamanlis, krizden çıkış yolu arayışıyla önceki gece kabineyi olağanüstü toplayıp dün Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'la acilen görüştü. Anamuhalefetteki sosyalist parti PASOK, hükümeti istifaya çağırdı.
[Radikal]

BBC Turkish :
Başta Alexandros Grigoropoulos'un polis tarafından öldürülmesini protesto amacıyla öğrenciler, öğretmenler ve ailelerin katıldığı barışçı bir gösteri planlanmıştı.
Grup, "Katiller, suçlu hükümet" yazılı bir pankartın ardından yürüyerek Atina'daki parlamento binası önünde toplandı.
Anack protesto eylemine başka yerlerden yüzlerce gencin katılmasıyla gerginlik attı.
Taş ve şişe fırlatan gençlere polis karşılık verdi.
Başbakan Kostas Karamanlis, Cumhurbaşkanı ve muhalefet liderleriyle sukunetin nasıl sağlanacağını tartışmak amacıyla acil toplantı düzenledi.
Muhalefetteki Sosyalist lider Yorgo Papandreu ise erken seçim çağrısı yaptı.
Papandreu, mevcut hükümetin ülkeyi şiddet yanlılarından korumakta başarısız olduğu yorumunu yaptı.
[BBC Turkish]

ANARŞİSTLER KONSOLOSLUĞU İŞGAL ETTİ
Yüzleri maskeli siyah elbiseli anarşist grup konsolosluğun pencerelerinden sarkıttıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla iki gündür Yunanistan genelinde yaşanan olaylara destek vererek ölümü protesto ettiler. Camlara astıkları anarşist bayraklarla polisi kınayan eylemciler, "katil devlet", "katil polis", "Andreas öldü, her yer isyan" sloganları eşliğinde Yunan devletini kınayan bildiriler dağıttılar. Atina ve Selanik başta olmak üzere önceki gün yapılan eylemlere Almanya"dan da büyük destek geldi. Hamburg"da bir araya gelen yüzlerce kişi polis kurşunu ile gelen ölümü protesto ederek Yunanistan"da başlatılan ayaklanmaya destek verdi. Şimdiye kadar meydana gelen olaylarda 100 milyon avroluk zararın oluştuğu açıklandı.
Katillerin hükümeti düşürülsün
1) 6 Aralık Cumartesi akşamı, Polis Güçleri mensubu bir kişinin kurşunuyla 15 yaşında bir genç Atina"nın rota yerinde öldürüldü.
2) Onlarca tanığın basındaki anlatımlarına göre bu olay ortada hiçbir sebep yokken yapılmış kanlı bir cinayettir. Yunan hükümeti halkı yanlış yönlendirmek için çocukların polise saldırdığını anlatmaktaydı. 7 aralık Cumartesi günü ana akım medya açıkça hükümetin yalan söylediğini ortaya koydu.
3) Polis cinayeti, devlet terörünün gençlere ve çalışanlara karşı giderek arttığı bir dönemde ortaya çıktı. Bu cinayetler neoliberal K. karamanlis hükümeti tarafından örtpas ediliiyor ve cezasız bırakılıyor. Son yıllarda onlarca eylemci ve yurttaş ya da göçmentutuklanmakta, polis tarafından işkence görmekte ve yaralnmaktadır.
4) Yunan hükümeti insanları rahatlatmak için İçişleri bakanı ve Polis Müdürü"nün istifa tiyatrosunu sahneye koydu ancak Başbakan istifaları reddetti.
5) Hal böyle olunca Yunan Hükümeti 15 yalında bir çocuğun katledilmesinin tüm politik sorumluluğunu almış olmaktadır. Yunan Hükümeti eli kanlı katilin eli-koludur. Katil, polisi eğiten ve onlara, "siz devletin kendisisiniz, dokunulmazsınız, yasaların üstündesiniz" fikrini veren hükümettir.
6) 3 gündür binlerce genç ve emekçi Yunanistan"ın her yanını kuşatarak adalet talepli öfkelerini katillere ve hırsızlar hükümetine yönlendirdi. Onlarca mitinig, Atina"da, Patra"da ve diğer pekçok Yunan şehrinde gerçekleştirildi.
7)Tüm sol partiler (Yunanistan Komünist Partisi"nin bir bildiriyle durumu geçitirerek utangaç tavrı dışında) bu eylemliklerin içinde yer aldı, "Hırsızların katıillerin hükümetini düşürelim" sloganı altında birleşti.
8) 7 Aralık Pazar günü Atina"da sol güçlerin örgütlediği eyleme binler katıldı. Bu eylem polisin şiddetine maruz kaldı ancak devlet terörü yürüyüşü durduramadı. Bizler yeni eylemlilikler düzenliyoruz. Protestola rsürecek. Yunanistan"ın her yanına yayılacak.
9) Katiller ve işbirlikçileri neoliberal K. Karamanlis hükümeti, tüm cinayetlerinin hesabını verecek. halkın mücadelesi zafer kazanacak.
8 Aralık 2008, Atina
Anti Emperyalist Birlik
[Birgün Gazetesi]

4.12.2008

ABD Korkusuz Asker Mi Yetişecek?

ABD askerlerin korku duymasını önlemenin yollarını arıyor. Amerikan Savunma Bakanlığı’nca finanse edilen bir araştırmada insanın farkında olmadan korkunun kokusunu alabildiği ortaya çıktı. Pentagon iddiaları yalanladı ama spekülasyonlara engel olamadı.

ABD’de yapılan araştırma için bir çeşit paraşüt sporu olan skydiving yapanların koltuk altı salgıları incelenmiş. Sporcuların korkuyu net hissettikleri ilk atlayışlarında, koltuk altlarına teri emen bezler yerleştirilmiş.

Guardian’ın haberine göre, aynı sporculardan koşu bandına çıkmaları istenmiş ve yine ter örnekleri alınmış. Bu iki bez deneklere koklatılmış ve denekler beyin faaliyetlerini ölçen cihazlara bağlanmış. Tabii deneklere deneyden söz edilmemiş.

Sonuçta denekler iki ter kokusu arasında bir fark görememiş. Ancak cihazlar, skydiving sırasında alınan ter örneklerini kokladıklarında, deneklerin beyninde korkuyu kontrol eden bölgede faaliyetin birden bire arttığını saptamış.

Araştırma Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından finanse edildi. Bu nedenle araştırmanın amacının askerlerin korku duymasını engelleyecek yollar arama olduğu spekülasyonları yapıldı. Ancak Pentagon bunu yalanlıyor.

[Ntvmsnbc]

24.11.2008

Kanada'ya Meteor Düştü

Kanada’nın Alberta eyaletinin kuzeyine meteor düştü.

Alberta yerel saatiyle olayda, gökyüzü bir anda gündüz gibi aydınlanırken, şiddetli patlama sesi duyuldu. Düşen meteorun sebep olduğu aydınlanma, Manitoba ve Saskatchewan eyaletlerinin Alberta sınırına yakın bazı şehirlerinde de görüldü.

Edmonton İlkyardım Koordinasyon Merkezi;nden Pierre Bolduc, şehir sakinlerinden yüzlerce ihbar telefonu aldıklarını belirterek, “Merkezi arayanların kimi büyük bir uçağın yanarak düşüp infilak ettiğini, kimi bomba patladığını, kimi de büyük bir yangın olduğunu haber verdiler. Biz de ilkönce şaşırdık ama ilgili yerlerden bilgi gelince halkı rahatlattık” dedi.

Video :

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!


Kanada Kraliyet Astronomi Topluluğu üyesi Edmonton;lu gökbilimci Alister Ling, meteorun düşüşünü baştan sona kaydettiğini ve görüntüleri Alberta Üniversitesi bilimadamları ile inceleyeceklerini söyledi.

Kanada Kraliyet Atlı Polisi (RCMP) yetkilileri de, ateştopu halinde yere çakılan ve “meteorit” haline gelen meteorun büyüklüğü ve özellikleri ile ilgili bilgilerin, Alberta Üniversitesi;nin yapacağı incelemeden sonra kamuoyuna açıklanacağını belirttiler.

[Ntvmsnbc]

Rusya’da 7 büyüklüğünde deprem

Rusya’nın doğusunda 7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Rusya’nın doğusundaki Petropavlovsk-Kamçatskiy’nin 313 kilometre kuzeybatısında 7 büyüklüğünde bir deprem gerçekleştiğini bildirdi. Depremin 488 kilometre derinlikte olduğu belirtilirken, hasar olup olmadığı konusunda bilgi verilmedi.

[Ntvmsnbc]

53 balina intihar etti

Avustralya’nın Tazmanya adasında kıyıya vuran 64 balinadan 53’ü kurtarılamadı. Çevreciler ve yetkililer, saatler süren çabaların ardından 11 balinayı ise denize döndürmeyi başardı.

Avustralya’nın Tazmanya adasında onlarca pilot balinanın kıyıya vurduğunu gören çevre sakinlerinin yetkililere haber vermesiyle hummalı bir çalışma başladı. Yetkililer, uzmanlar, dalgıçlar ve gönüllüler, 64 pilot balinayı kurtarmak için büyük bir gayret sarfetti. Ancak balinalardan 53’ü kurtarılamadı.

Küçük balina türleri arasında yer alan ve ortalama 5 metre olan pilot balinalardan 11’i ise araçlarla 17 kilomtere uzaklıktaki bir başka kıyıya götürülerek denize döndürüldü.

Balinalar, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın kıyılarında zaman zaman intihara kalkışıyor, ancak bilmadamları bu dev memelilerin neden böyle davrandıklarını çözebilmiş değil.

[Ntvmsnbc]

19.11.2008

Norveç Buzullarında Farklı Durum

Dünya Kuzey Kutbu'ndan Himalayalar'a buzullarını daha önce öngörülemeyen bir hızda yitiriyor.

Avrupa'nın en büyük buzullarına ev sahipliği yapan Norveç de buzulların hızla erimesine yol açan küresel ısınmadan etkileniyor.

Buzulların erimesiyle, denizlerin daha çok ısındığını ve Norveç kıyılarında etkili olan Gulf Stream sıcak su akıntısının sıcaklığının geçen 20 yıl içerisinde 2 derece arttığı belirtiliyor.

Havanın yumuşamasının etkisiyle kar yağışının artmasından dolayı ülkedeki bazı buzullarda genel eğilimin tersine büyüme görüldü.

Düzenli olarak buzulları inceleyen uzmanlar, denize yakın bölgelerdeki bu kısmi büyümenin de küresel ısınmanın sonucu olduğu görüşünde.

Uzmanlar beyaz buzulların güneşten gelen enerjiyi yansıtıklarını, ancak erimeyle buzulların yerine gelen kara, toprak ve denizin güneş enerjisini depoladığını belirtiyor.

Bu ısınma da havayı yumuşatarak daha fazla kar yağışına yol açıyor.

[TRT]

Endonezya'da 10 bin kişi evinden oldu

Endonezya'nın Sulawesi adasında önceki gün 7,5 büyüklüğünde meydana gelen depremde ölenlerin sayısı 6'ya yükseldi. 10 bin kişi evlerinden oldu.

Yetkililer, şiddetli depremde, adanın iki bölgesinde binden fazla binanın yıkıldığını ve yaklaşık 10 bin kişinin evsiz kaldığını kaydetti.

Bir köprünün de yıkıldığı depremde yaralı sayısının 150'yi geçtiği belirtildi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, depremin merkezinin denizin 26 kilometre altında olduğunu, depremden sonra 5,5 ve 5,1 büyüklüğünde iki artçı sarsıntının meydana geldiğini duyurmuştu. Endonezya meteoroloji ajansı da, tsunami uyarısında bulunmuştu.

Güney Asya'da 2004'te meydana gelen depremin yol açtığı tsunami felaketinde 160 bini Endonezya'da olmak üzere 230 binden fazla kişi ölmüştü.

[Haber7]

Maldivler ‘yüksek yerlerden’ toprak alacak

Her yıl turistlerin yaklaşık 1 milyon dolar bırarak gittiği Maldivler, şimdilerde bu gelirle yaşanılabilecek yeni yerler satın alma telaşında. Ülkenin demokratik yollarla başa gelen ilk devlet başkanı Muhammed Ani Naşid 300 bin adalının küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliği yüzünden mülteci olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. 1200 ada ve Hindistan kıyılarınca yayılan mercan adalarından oluşan ada zincirinin, deniz seviyesi bu şekilde yükselmeye devam ederse, sular altında kalmasından korkuluyor. Tahminler küresel ısınma sebebiyle 2010’da deniz seviyesinin 59 cm. yükseleceği yönünde. Naşid, küçücük bir yükselmenin bile denizden en yüksek noktası 2.4 m. olan takımadaları sulara gömebileceğini hatırlatarak “Bu, en kötü senaryo için hazırlanmış bir güvence politikası” diyor.
Geçen yıl oyları silip süpüren ve aynı zamanda bir insan hakları aktivisti olan Naşid, ilk hedeflerinin Sri Lanka ve Hindistan olduğunu, yerleşim yerlerinin boşluğu nedeniyle de Avustralya’yı düşündüklerini söylüyor. Uzmanlar Maldivler’in küresel ısınma kurbanı olacağını belirtirken bunun aynı zamanda bir ‘uyandırma çağrısı’ olduğunu vurguluyorlar. (The Guardian)
[Radikal]

17.11.2008

Roland Emmerich'ten 2012 Filmi

Independence Day ve Day After Tomorrow filmlerinden tanıdığımız Roland Emmerich’in yeni filmi “2012” 10 Temmuz 2009 günü tüm dünyada gösterime girecek. “Yarından Sonra” (Day After Tomorrow) filmi ile küresel ısınmanın yaratacağı olumsuz sonuçları ve buzul çağına girişi konu alan yönetmen, bu sefer Maya’ların Uzun Hesabına göre 21 Aralık (bazı hesaplara göre 22 veya 23 Aralık) 2012 tarihinde büyük felaketlerle insan çağının sona ereceği inancını ele alıyor. Filmin trailerını filmin official sitesinden (watch the trailer linkine tıklayarak) izleyebilirsiniz.

Official Site : http://www.sonypictures.com/movies/2012/ (With the Mayan calendar ending in 2012, a large group of people must deal with natural disasters such as )
Wikipedia Adresi : http://en.wikipedia.org/wiki/2012_(film)


12.11.2008

Konya'daki Gizemli Obruklar

Genellikle suların çekilmesiyle oluşan 33 metrelik obruğun oluşma süreci deprem sanıldı

Konya'nın Karapınar İlçesi’nde yeni bir obruk (derin çukur) daha oluştu. İnoba Köyü’nde oluşan obrukla birlikte Karapınar’daki obruk sayısı 15'e yükseldi. Obruğun 25 metre çapında, 35 metre derinliğinde olduğu belirlendi.
Rüzgar erozyonunun başgösterdiği Karapınar’da dün yeni bir obruk daha oluştu. Karapınar’a 14 kilometre güney batıda olan İnoba Köyü’nde meydana gelen obruk oluşumu, yerleşim yerine yaklaşık 100 metre mesafade bulunması köylüleri tedirgin etti. Bir haftadır yer altından ses duyduklarını belirten çiftçi Kadir Köroğlu, “Sürekli göçme sesleri geliyordu. Biz deprem oluyor sandık. Fakat dün, çökme oldu ve yeni bir obruk oluştu. Evlere çok yakın bir yerde meydana gelmesi bizleri korkuttu. Çünkü, obruğun çapı genişlerse evlere de zarar verebilir” dedi.
25 metre çapında 35 metre derinliğinde oluşan Obruk’ta inceleme yapan Karapınar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü personeli Ecmel Dinç, “Obruğun taban çapı geniş, o yüzden biraz daha büyüme ihtimalı var. Ayrıca su seviyesini de henüz ölçemedik. Belediye olarak, obruk çevresinde güvenlik şeridi çekip gerekli önlemleri alacağız” diye konuştu.
İnoba Köy halkının obruğu görmek için geldiği sırada, yeniden obruğun hareketlenmesi halk arasında panik yarattı. Karapınar’da bu yıl içinde 5’inci obruğun oluştuğu öğrenildi. Daha önce oluşan obrukların tamamının Karapınar’ın kuzeyinde ve Acıgöl çevresinde olurken, yeni olaşan obruğun güney batıda olması dikkat çekti.

[Milliyet]

6.10.2008

"Bu Krizden Savaş Çıkabilir"

Prof. Dr. Erinç Yeldan'la yapılan Milliyet Gazetesinde yayımlanıp, Savaş Karşıtları sitesinde linki verilen röportajın detayları aşağıda, dikkatlice okunması gerektiği kanaatindeyim ;

"Büyük sermaye “Dünya ticaretini sadece ben yönlendireyim” diyor. Eğer kârlılığı kısıtlanırsa buradan tek çıkış yolu kalıyor; “düzeltici savaş.” Yoksa çok fazla sermayedar çok fazla üretim yapıyor ve bu borçlulukla da yeni bir talep yaratılamıyor. O zaman da bu iktisadi artığın bir savaşla veya bir başka yolla yakılması gerekiyor"

Dünya borsaları çöktü!
Krize dair-S.Özel
Bir liberal olarak özeleştiri-C.Ülsever

Devrim SEVİMAY / SORU-CEVAP

Kapitalizmin yapısından dolayı büyük sermayedarlar arasındaki çelişkiler o noktaya geliyor ki, birikimlerini sürdürebilmek için birbirlerinin sınırlarını yeniden çizmek durumunda kalıyor Finansal rant ve sermaye kârlılığının doyum noktasına ulaştığı 20'nci yüzyılın son çeyreğinde sistem sürdürülemez bir noktaya geldi. Bunu aşmak için tek çıkış yolu kalıyor; 'düzeltici savaş...'

Tarihin paraya para denmeyen bu döneminde kapitalizmin ne kötü bir şey olduğundan veya Karl Marx’ın ne de doğru laflar ettiğinden söz etmeye kalkana “dinozor”, en iyi ihtimalle “demode” gözüyle bakılırdı, ama özellikle son bir-iki aydır lafın dönüp dolaştığı yer burası oldu. ABD’deki kriz aslında zaten bal gibi bilinenleri bir daha konuşma fırsatı verdi insanlığa... Biz de doları, borsayı, enflasyonu en azından üç-beş soru kadarlık bir kenara koyup, “Bu yaşananın tarihteki anlamı ne”; onu anlamaya çalıştık. Ve böyle bir çaba için de elbette Marksist bir iktisatçıyı seçtik: Prof. Dr. Erinç Yeldan. Krizi iki yıldır yerinde gözlemle fırsatı da bulmuş olan Yeldan’ın bir sosyal bilimci olarak getirdiği yorumlar şöyle:

Kapitalizmin henüz alternatifi yok

- “Kapitalizmin sonuna gelindi” ifadesini siz de abartılı buluyor musunuz?

Kesinlikle abartılı bir ifade. Çünkü önce kapitalizmin sonunu getirecek bir alternatifin, bir toplumsal düzenin ortaya çıkması lazım. Böyle bir alternatif düzen ise halihazırda yok. Sovyet sisteminin 1990’da çöküntüye uğraması, kapitalizm sonrası toplum tahayyüllerinin somut olarak gerçekleştirilmesi konusunda bize henüz bir dayanak sunmuyor.

- Ama bu krizle birlikte bir şeyler de değişti; o değişen ne oldu sizce?
Biliyorsunuz, 1990’larda Francis Fukuyama teziyle “ideolojilerin sonunun geldiği” ilan edildi. Samuel Huntington da bu teze küresel bir boyut getirdi. Ona göre bundan sonra ideolojiler değil, medeniyetler çatışacaktı. Çelişkiler, çatışmalar yine olacaktı, fakat artık tek ideoloji vardı, o da serbest piyasacı, küreselleşmeci ideoloji. Şimdi bu kriz bu tezin özgüvenini temelden sarstı. Çünkü bu kriz, “piyasa ekonomisinin kendi kendini dengeye getireceği, denetleyebileceği, kendi kendine istikrarlı bir büyüme, kaynakların dağılımında istikrar ve verimlilik sağlayacağı” konusundaki bütün ezberleri bozdu.

Ama “Washington mutabakatı” çöktü

- Peki şu cümleyi sarf edebiliyor muyuz: “Fukuyama’nın tarihi yanılgısı!”

Ben sadece Fukuyama’yı manşete çıkarmak istemiyorum, ama doğrudan doğruya “Washington mutabakatı” diye anılan “piyasa her türlü sorunu çözer; istikrarlı ve etkin bir şekilde kaynak dağıtır; müdahaleci devletin iktisatta, ekonomide rolü yoktur; özelleştirmeyi, esnekleştirmeyi, sermayenin serbestleşmesini sağlayan, küreselleşmeye ayak uyduran ekonomiler verimli çalışacaktır; istikrarlı büyüyecektir; bu uygarlık projesine uyanlar uygar dünyanın birer vatandaşı olacaktır” önermesi artık sorgulanır hale geldi. Hatta çöktü.

- Çökünce de ne çıktı ortaya?
Ortaya, “serbest piyasaya dayalı kapitalist ideolojinin aslında uluslararası finansal sermayenin ve çok uluslu şirketlerin ideolojik bir projesi olduğu” gerçeği tüm çıplaklığıyla çıkmış oldu. Öyle ki, örneğin 14 Mart tarihinde ABD’de Bearn Stearns adlı yatırım bankası kamunun kaynaklarıyla kurtarıldığında, muhafazakar görüşleri ile tanınan Financial Times’ın baş ekonomisti Martin Wolf, karışık duygular içerisinde şu satırları dile getirmişti: “14 Mart 2008 tarihini unutmayınız: Bu tarih bundan böyle küresel serbest piyasa kapitalizm düşünün öldüğü gün olarak anılacaktır.”

- Yani bu kriz kapitalist sistemi yıkmadı, ama sistemin o iyi zamanları dışında gerçekte ne olduğunu gösterdi?..
Evet, bu kriz kesinlikle kapitalist sistemin aslında anarşik, istikrarsız, sürekli krizlere gebe bir sistem olduğunu gösterdi ve sistemi tartışmaya açtı. Marx’ın çok sık kullandığım bir cümlesini burada tekrarlayayım: “Kapitalist birikimin önündeki en önemli engel yine sermayedir.” Gerçektende kapitalizm bir anarşi ve kaos sistemidir. Çünkü sermaye birikimi kapitalist ihtirası öyle kamçılar ki, bunun neticesinde periyodik olarak 50-60 senelik veya bunun arasına sıkışmış daha şiddetli fakat daha kısa erimli dalgalar halinde ‘kriz, büyüme, aşırı üretim, tekrardan kriz, tekrardan büyüme, sermayenin el değiştirmesi, yeniden yapılanması, tekelci üretim koşullarının ortaya çıkması, sermayenin yoğunlaşması’ süreçleri kapitalizm tarihinde iç içe yaşanır. Marx bence kapitalizmi en doğru biçimde bu şekilde tahlil ediyor ve bazı çevrelerin bugün Marx’ı yeniden keşfetmeleri de bu yüzden. Oysa Marx ve Engels Manifesto’yu 140 yıl evvel yazdığı vakit zaten çok net bir şekilde kapitalizmin bu özelliklerini ortaya koymuştu.


DEVAMI : Bu krizden sonra ‘savaş’ gelebilir

27.09.2008

Güneş rüzgarları, 50 yılın en zayıf düzeyinde

Güneş’ten dalga dalga yayılan parçacıklarla yüklü güneş rüzgarlarının, son 50 yılın en zayıf düzeyinde olduğu belirlendi.

Güneş’ten yayılan parçacıkları inceleyen Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Ulyssees uydusunun 18 yıldır gönderdiği verileri inceleyen bilim adamları, Güneş’in “corona” adı verilen sıcak dış atmosferinden yayılan güneş rüzgarlarının giderek zayıfladığını tespit ettiler.

Bunun tüm Güneş Sistemi’nde etkileri olacağını düşünen araştırmacılar, Güneş’in yüzde 20-25 daha az üflediğini ve Ulyssees uydusunun, güneş rüzgarlarının yüzde 13 serinlediğini belirlediğini ifade ettiler.

[Ntvmsnbc]

24.09.2008

Stop Global Warming!

Aşağıdaki Animasyon video çok etkileyici, çok üzücü.. belki de insanları buradan yakalamak gerek.. bilemiyorum..

23.09.2008

Hindistan Sellere Teslim

Muson yağmurlarının yol açtığı sellerde 200 kişi öldü.

Hindistan'ın doğusunda etkili olan muson yağmurları ve sellerde en az 200 kişi öldü, yarım milyon insan evsiz kaldı.

Muson yağmurlarının yoğun olduğu Uttar Pradesh'de nehir taştı, en az 100 kişi öldü.

Himachal Pradesh'te ise aşırı yağış sonucu bazı evlerin çatıları çöktü, 100 kişi hayatını kaybetti.

Orissa'da ise, Mahanadi nehri taştı. Bölgede yaklaşık yarım milyon kişi evlerini terketti.

[TRT]

Çevreye ‘metan bombası’

Kutuplardan atmosfere çıkan metan gazı dünyayı tehdit ediyor.

Kuzey Kutbu’nda tüm dünyanın geleceğini tehdit eden saatli bir bomba var. Bilimadamları, buzulların erimesiyle, kutuplarda denizin altında biriken metan gazının hızla atmosfere salınmaya başladığını belirtiyor. Üstelik metan, karbondioksitten tam 20 kat daha zararlı bir sera gazı.

Kuzey Kutbu alarm veriyor, kutuptaki buzullar hızla eriyor. bilimadamları, buzulların erimesiyle atmosfere, karbondioksitten 20 kat daha zararlı olan metan gazı salındığını tespit etti. Üstelik de milyonlarca ton...

Buz tabakaları, bir kapak görevi görerek metan gazının denizin altında depolanmasını sağlıyordu. Ancak erimenin başlamasıyla son buzul çağından önce denizin dibine depolanan metan gazı hızla atmosfere yükselmeye başladı.

Öyle ki Rusya’nın kuzey sahilini boydan boya kateden bir araştırma gemisi, buradaki metanın geçmişe oranla yer yer 100 kat arttığını saptadı.

Bilimadamları endişeli. Metan gazının küresel ısınmayı artırabileceğini, bunun sonucunda da Kuzey Kutbu’nda daha çok buzul kütlesinin eriyebileceğini vurguluyorlar.

Kuzey Kutbu’nda denizin altında biriken metan gazının, tüm kömür rezervlerindeki karbondioksitten daha fazla olduğu dikkate alındığında, durum gerçekten kaygı verici.

[Ntvmsnbc]

17.09.2008

15 dakikalık yağmur Bursa’da hayatı durdurdu


Bursa’da 15 dakika yağan sağanak metrekareye 17,6 kilogram yağış bıraktı, şehirde hayat durdu. Kırklareli’nde sağanak yağış nedeniyle bazı ev ve işyerlerini su bastı. Çanakkale’de yağış ve dolu yaşamı olumsuz etkiledi.

BURSA/ÇANAKKALE/KIRKLARELİ - Yağış nedeniyle Gelibolu Eşref Bitlis İlköğretim Okulunun bahçe duvarının bir kısmı çöktü. Kuvvetli rüzgar Gelibolu Devlet Hastanesinin önündeki bir ağacı da yıktı.

Bursa’da, saatteki hızı 71 kilometreye ulaşan fırtına eşliğinde etkili olan yağan sağanak yağış nedeniyle çok sayıda ev ve iş yerinin alt katlarını su bastı, bazı caddelerde trafik tamamen durdu, elektrik kesintileri yaşandı.

Saat 16.30 sıralarında başlayan ve yaklaşık 15 dakika süreyle etkili olan sağanak yağış ve fırtına yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Kentte, saatte 71 kilometre hızla esen fırtına eşliğinde yağan sağanağın ardından metre kareye 17,6 kilogram yağış düştü.

Kentin ana arterlerinde biriken sular nedeniyle bazı caddelerde trafik uzun süre tamamen durdu. Çekirge Caddesi’nin Kültürpark Yağcılar kapısı ile Stadyum Kavşağı arasında kalan bölümde yarım metre yüksekliğinde su birikti. Trafiğin durduğu caddede çok sayıda ev ve iş yerlerinin alt katlarını su bastı.

Bursa-Ankara ve Bursa-İzmir kara yolu üzerindeki bazı alt geçitlerde su birikmesi nedeniyle trafik akışı durdu. Şiddetli fırtına yüzünden bir okulun çatısı uçtu.

İZNİK’TE CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDE DOLU YAĞDI
Bursa’nın İznik ilçesinde de ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Yaklaşık yarım saat süren dolu, ilçe merkezinde su baskınlarına, tarım alanlarında da önemli zarara yol açtı.

KIRKLARELİ’NDE EVLERİ SU BASTI
Kırklareli’nde yağan şiddetli sağanak yağış nedeniyle Doğu ve Akalar mahallelerindeki bazı ev ve iş yerleri su altında kaldı. İtfaiye ekipleri, ev ve iş yerlerindeki suyu tahliye ederken, bazı vatandaşlar da kendi imkanlarıyla suyu boşaltmaya çalıştı.

ÇANAKKALE’DE ETKİLİ YAĞIŞ
Çanakkale’de de kent merkezinde sabah saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak nedeniyle yaklaşık 2,5 saatte metrekareye 6 kilogram yağış düştü.

Gelibolu ve Lapseki ilçelerinde yağmurla birlikte dolu yağışı da etkili oldu. Yağış nedeniyle Gelibolu Eşref Bitlis İlköğretim Okulunun bahçe duvarının bir kısmı çöktü. Kuvvetli rüzgar Gelibolu Devlet Hastanesinin önündeki bir ağacı da yıktı.

AKÇAKOCA’DA ELEKTRİKLER KESİLDİ
Düzce’nin Akçakoca ilçesinde etkili olan sağanak yağış, dolu ve fırtına, su baskınlarına neden oldu. Yaklaşık 20 dakika devam eden yağış sonrası ilçe merkezinde elektrikler kesildi. Fırtına nedeniyle sahil bölgesindeki bazı çınar ağaçları da devrildi.

[Ntvmsnbc]

15.09.2008

Kapitalizmin Krizi : Küresel Çöküş Yakında mı?

2008'e girdiğimiz ilk aylarda, bağımsız, sosyalist ekonomistlerin çoğu 2008 yılının krizlerle kapanacağını 2009'a büyük krizlerle gireceğimizi söylemişlerdi. Görüşlerini önemsediğim politik iktisatçı Ahmet İNSEL 30.12.2007 tarihli Radikal 2'de "2008'de Büyük Kriz mi?" başlıklı bir yazı yazmıştı. (Yazıya ulaşmak için : TIKLAYINIZ) Yazıda Ahmet İnsel ; "Varolan, mali piyasalar merkezli kapitalist sistemin bir müddet daha sürdürülebilir olup olmadığı, 2008'de büyük ölçüde açıklığa kavuşacak. Bu nedenle, önümüzdeki günlerde, "piyasalar 2008'i coşkuyla karşıladı" manşeti atacak olan borsa goygoycularının dediklerine gözü kapalı inanmak, onların peşi sıra gitmek, akılla değil imanla izah edilebilir bir durum olacak. Ama kapitalizm büyük ölçüde akla değil, sermayeye ve piyasaya iman etmeye dayanmıyor mu?" diyordu. Dün ABD piyasalarında büyük bir krizin ilk çatırtısı duyuldu, ABD yatırım bankası Lehman Brothers iflas ettiğini duyurdu. Söz konusu banka iki dünya savaşında da zararsız çıkmış bir bankaydı. Öte yandan Sigorta Devi AIG'in de tehlikede olduğu söyleniyor. Dolar/YTL kotasyonu bankalar arası piyasada 1,27 YTL'yi aştı yıl sonuna dek 1,40'a ulaşacağı iddia edilmekte. Biliyoruz ki krizler kapitalizmin itici motoru işlevini görür, kapitalist sistemin oligarşisini oluşturan bir avuç ultra-zengin yine bu krizden korkunç paralar kazanıp kasalarına dolduracaklar, olan binlerde, milyonlarca emekçiye olacak. Peki krizler kapitalizmin sonunu getirebilir mi? Kapitalist sistemin motoru olmaya devam eden krizler elbette sistemin sonunu getirmeyecek, ta ki emekçilerin, işçilerin krize müdahale edip, kapitalist sistemin aleyhinde derinleştirmediği sürece...

Krizle İlgili Haberler :
* Dolar 1,27’yi aştı, borsada kayıp sürüyor
* Greenspan: Bu kriz yüzyılda bir olur
* Sigorta devi AIG’nin varlığı da tehlikede
* IMF: Krizde en kötüyü atlatmadık
* Borsalarda kara pazartesi
* Piyasalarda ABD Gerginliği
* ABD borsasında tarihi düşüş

Asya Beşik Gibi

Asya'yı 4 Günden Beri Sarsan 6 İla 7 Büyüklüğündeki Depremlere Bügün Yenisi Eklendi.

Asya'yı 4 günden beri sarsan 6 ila 7 büyüklüğündeki depremlere bügün yenisi eklendi.

11 Eylül'den bu yana Asya kıtası beşik gibi. 11 Eylül'de, önce Endonezya'da 7.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Tsunami uyarısı yapıldı.

Ardından 7.0 büyüklüğünde bir deprem Japonya'yı sarstı. Aynen Endonezya'da olduğu gibi tsunami uyarısı yapıldı. Her iki depremin de okyanusta meydana gelmesi büyük faciaları önledi. Ancak aynı gün İran'ı vuran 6.0 büyüklüğündeki deprem 43 kişinin ölümüyle sonuçlandı. İran'ı vuran deprem Körfez ülkesi Dubai'yi bile salladı.

Bugün ise Asya ülkelerinden Doğu Timor açıklarında Richter ölçeğine göre 6.2 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

Amerikan Jeofizik Ofisinden yapılan açıklamada, depremin başkent Dili'nin 148 kilometre uzağında, 35 metre derinlikte meydana geldiği, depremin ardından tsunami uyarısında bulunulmadığı belirtildi.

[Haberler.com]

13.09.2008

Ike 7 metrelik dalgalarla vurdu

Ike kasırgası Teksas’ta binlerce evi su altıda bıraktı, yollar kapandı ve bini aşkın noktada yangın çıktı. 180 kilometre hıza ulaşan kasırga 7 metrelik dalgalara neden oldu.

Sahil bölgesinde çok şiddetli ve güçlü yağmur görülürken, kasırga saatte 180 kilometre hızdaki rüzgarla birlikte kıyıdaki Galveston kentini vurdu. Meydana gelen dalgaların yüksekliği ise 7 metreye ulaştı. Kasırga, 5’lik skalada 2’den 1’nci kategoriye geriledi.

Kasırga nedeniyle binlerce bina sular altında kaldı, yollar kapandı ve bini aşkın noktada yangın çıktı. Yüzbinlerce kişi karanlıkta kaldı. Uyarılara rağmen bölgeden ayrılmayan 140 bin ABD’li büyük tehlike altında bulunuyor.

Kasırga kıyıdan içeriye doğru ilerlerken ilk önce ABD’nin dördüncü büyük kenti olan Houston’ı etkisine alacak. Kasırganın, Houston bölgesinde yoğun olarak bulunan petrol tesislerinde hasara yol açmasından kaygılanılıyor. Ike kasırgasının Houston’dan sonra yine büyük bir kent olan Dallas’a yönelmesi bekleniyor.

Kasırga öncesinde kıyı bölgelerinden yaklaşık 1 milyon kişi tahliye edildi.

Üç yıl önceki Katrina kasırgasından bu yana ABD’yi tehdit eden en büyük doğal felaket olarak görülen Ike kasırgasının çapı bin kilometreyi buluyor.

Ike’ın sahilde ilk vuracağı Galveston, 1900 yılında benzer bir kasırgada ABD tarihinin en büyük doğal felaketlerinden birine sahne olmuş ve 6 bin kişi yaşamını yitirmişti.

Ike’ın, Teksas’ın Meksika Körfezi kıyılarını son 50 yılda tehdit eden en büyük kasırga olduğu belirtiliyor.

Foto Galeri İçin : TIKLAYINIZ

[Ntvmsnbc}

11.09.2008

Art Arda Meydana Gelen Depremler Deneyin Sonucu mu?

CERN tarafından ilk aşaması başarılı olarak gerçekleştirilen asrın deneyinin ardından meydana gelen 4 büyük deprem akıllarda soru işareti bıraktı.

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı"yla (LHC) yapılan deneyinin ilk aşamasının başarıyla tamamlanmasının ardından ilk deprem dün İran'da meydana geldi.

İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde yerel saat ile 15.30'da (TSİ 14.00) Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde şiddetli bir deprem gerçekleşti. Bu depremde bazı konutlar yıkılırken 6 kişi hayatını kaybetti, 46 kişi ise yaralandı.

Akşam saatlerinde bir deprem haberi de Şili'den geldi. Şili'de, 6,0 büyüklüğünde deprem oldu. Şili Üniversitesi Sismoloji Fakültesi'nden yapılan açıklamada, sarsıntının TSİ 19.12'de olduğu belirtildi ve merkez üssü, Santiago'nun 1800 kilometre kuzeyindeki Pica kenti yakınları olarak gösterildi. Depremin can veya mal kaybına yol açtığına dair bir bilgi henüz verilmedi.

Bu sabah saatlerinde ise Endonezya ve Japonya'da art arda iki ayrı güçlü deprem meydana geldi.

Endonezya'nın doğusundaki Molucca adalarını sarsan depremin TSİ 03:00'te meydana geldiğini ve 7,6 büyüklüğünde olduğunu duyurdu. Depremin merkezinin denizde, Molucca'daki Ternate kentinin 120 kilometre uzağında olduğu kaydedildi. Depremin ardından verilen tsunami alarmı yaklaşık 1 saat sonra kaldırıldı.

Japonya'da ise Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde deprem meydana geldi. Japonya Meteoroloji Ajansı, depremin TSİ 03.21'de meydana geldiğini ve merkezinin Hokkaido adasının açıkları olduğunu açıkladı. Depremden sonra tsunami alarmı verildi.

Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adası açıklarında deniz tabanında meydana gelen depremden sonra sahile çok küçük çaplı tsunami dalgaları vurdu.

7 büyüklüğündeki depremden sonra 50 santimetre yüksekliğinde dalgaların vurabileceği ve halkın sahilden uzak durması yönünde uyarı yapıldı ancak, depremden 35 dakika sonra vuran dalgalar 10 santimetrede kaldı.

CERN'in gerçekleştirdiği "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" deneyinden önce bazı bilim adamlarının yaptığı açıklamalar 'dünyanın yok olacağı senaryoları üretmişti.

[Samanyolu Haber]
[Korsan Haber]

Japonya ve Endonezya’da şiddetli deprem

Endonezya ve Japonya’da art arda iki ayrı şiddetli deprem meydana geldi. Her iki ülkede de tsunami alarmı verildi.

Endonezya Metoroloji Ajansı’nın açıklamasına göre doğudaki Molucca adalarını vuran deprem TSİ 03:00’de, 7,6 büyüklüğünde oldu. Depremin merkezinin denizde olduğu kaydedildi. Amerikan Deprem Araştırma Merkezi ise depremin şiddetini 6.6 olarak açıkladı.

Depremin ardından verilen tsunami alarmı yaklaşık 1 saat sonra kaldırıldı.

JAPONYA 7,2 İLE SARSILDI
7,2 büyüklüğündeki bir deprem de Japonya’da meydana geldi. Japonya Meteoroloji Ajansının açıklamasına göre yerel saatle 09.21’de (TSİ 03.21) meydana gelen depremden sonra tsunami alarmı verildi. Japon yetkiller doğu kıyılarında 50 santimetrelik tsunami beklediklerini açıkladı. Ancak depremden 35 dakika sonra vuran dalgalar 10 santimetrede kaldı.

Depremin can ve mal kaybına neden olup olmadığı henüz açıklanmadı.

Depremin merkezinin Hokkaido adasının açıkları olduğu belirtildi. NHK televizyonu Hokkaido’dan görüntülere yer verdi, bu görüntülerde, binalarda belirli bir hasar göze çarpmadı.

[Ntvmsnbc]

Japonya'da Mini Tsunami
Endonezya ve Japonya'da peş peşe şiddetli iki deprem oldu. Depremden 35 dakika sonra dalgalar kıyıya vurdu.

Endonezya ve Japonya'da art arda iki ayrı güçlü deprem meydana geldi. Richter ölçeğine göre 7 şiddetindeki bir deprem de Japonya'da meydana geldi.

Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adası açıklarında deniz tabanında meydana gelen depremden sonra sahile çok küçük çaplı tsunami dalgaları vurdu.

7 büyüklüğündeki depremden sonra 50 santimetre yüksekliğinde dalgaların vurabileceği ve halkın sahilden uzak durması yönünde uyarı yapıldı ancak, depremden 35 dakika sonra vuran dalgalar 10 santimetrede kaldı.

Depremin merkezinin Hokkaido adasının açıkları olduğu belirtildi. NHK televizyonu Hokkaido'dan görüntülere yer verdi, bu görüntülerde, binalarda belirli bir hasar göze çarpmadı.

ENDONEZYA'DA DEPREM

Endonezya Metoroloja Ajansının açıklamasına göre doğudaki Molucca adalarını vuran deprem TSİ 03:00'de, 7,6 büyüklüğünde oldu. Depremin merkezinin denizde olduğu ve Molucca'daki Ternate kentinin 120 kilometre uzağında olduğu kaydedildi. Depremin ardından verilen tsunami alarmı yaklaşık 1 saat sonra kaldırıldı.

[İnternet Haber]

10.09.2008

Yüzyılın deneyinde ilk aşama tamam

5 binden fazla fizikçinin 10 yıldır üzerinde çalıştığı yüzyılın deneyinin ilk aşaması başarıyla tamamlandı. “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”yla yapılan deneyin sonuçları merakla bekleniyor.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yapımı yıllar süren ve evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkarması beklenen dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”yla (Large Hadron Collider-LHC) (LHC) yapılan deneyin ilk aşaması başarıyla tamamlandı.

Deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama’dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.

PROTONLAR HAREKETE GEÇİRİLDİ
Proje ekibinin lideri Lyn Evans, yeraltındaki 27 metrelik tünelde protonlar harekete geçirilerek yapılan deneyin ilk safhasının tamamlandığını açıklarken, projeye katkıda bulunan bilim adamları deneyin tamamlanışını şampanya patlatarak kutladı.

Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) tarafından yapılan deneyde ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atıldı. Saat yönünde
yapılan ilk deneyden sonra, saat yönünün tersi istikamette olacak şekilde ikinci demet devreye sokulacak ve nihayetinde iki ışın huzmesinin farklı yönlerde harekete geçirilmesiyle “büyük patlama”dan hemen sonraki koşullar yaratılmaya çalışılacak.

PROTONLAR DETEKTÖRÜN İÇİNDEN GEÇTİ
California Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Ünel, CERN’deki gelişmelerle ilgili bilgi verirken, bugün büyük hadron çarpıştırıcısının ilk kez test edildiğini aktardı. Ünel, “Bugün büyük hadron çarpıştırıcısı çalışmaya başladı. Bundan sonra protonların çarpıştırıcıda döndürülmesine devam edilecek. Bu deney artık başladı ve yüksek enerjilerde devam edecek” dedi.

Ünel, hızlandırıcıda iki ayrı proton demetinin bulunduğunu, bunlardan birinin saat, diğerinin de ters yönde döndüğünü belirterek, “Bugün CERN’de saat yönünde dönen proton demetini daha az enerjiyle ve daha az proton sayısıyla başarıyla attırdık. Protonlar detektörün içinden geçti ve detektörün içinde bıraktığı izleri gördük ve bu bizi çok heyecanlandırdı” dedi.

Bugün ilerleyen saatlerde diğer yöndeki proton demetinin halkada döndürüleceğini anlatan Ünel, bu demetlerin birbirinden bağımsız olduğunu dile getirerek, “Akşam saatlerinde bu iki demeti birbiriyle çarpıştırmayı deneyeceğiz. Bu, düşük enerji seviyelerinde olacak. Yani 0.450 Tera elektron volt ya da trilyon elektron volt (TeV) seviyelerinde” diye konuştu.

Enerjinin 7 TeV seviyesine çıkmasının ardından ATLAS ve CMS deneylerinde yeni hızlandırıcı üzerinden 10-15 yıl veri toplamanın planlandığını ifade eden Ünel, “Bu aşamadan sonra hızlandırıcı daha da güçlendirilecek ve deneyler daha da hassas hale getirilecek” dedi.

Bugünkü aşamayla hemen sonuca ulaşmanın beklenemeyeceğini vurgulayan Gökhan Ünel, deneyle ilgili beklenen gelişmeleri şöyle anlattı:

“Düşük enerjide yani 1 TeV seviyesinde bugün başlatılan çarpıştırmaların Ekim ayı içinde 5 TeV seviyesine çıkması hedefleniyor. 5 5 TeV yani kademeli olarak 10 TeV seviyesine ulaşıncaya kadar, Aralık ayına kadar elimizden geldiğince veri toplayacağız. Aralıkta 2 ya da 3 hafta, yılbaşı tatili nedeniyle deney durdurulacak. Ondan sonra istediğimiz enerjiye ulaşmak için çalışmalara yeniden başlayacağız.”

[Ntvmsnbc]

İran’da 6,1 büyüklüğünde deprem

İran’ın güneyinde Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Fars Haber Ajansı, son haberinde, Deprem Araştırma Merkezine dayanarak, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas (Bandar Abbas) kenti yakınlarında yerel saat ile 15.30’da (TSİ 14.00) Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde şiddetli bir depremin meydana geldiğini belirtti. Fars Haber Ajansı daha önce depremin büyüklüğünü 7,5 olarak açıklamıştı.

Depremin yerin 55 km derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.

Depremde ilk belirlemelere göre bazı evlerin yıkıldığı, halkın evleri terk ederek sokağa çıktığı belirtildi.

Komşu eyaletlerden de hissedilen depremde, olası can kaybına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

[Ntvmsnbc]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...