28.04.2011

Hortumlar Dehşet Saçtı: 284 ölü

ABD tarihinin en ölümcül kasırgası 284 can aldı. Bazıları saatte 500 km hızla vuran hortumlar yerleşim birimlerini dümdüz etti

ABD’nin güney ve güneydoğu eyaletleri son 40 yılın en büyük kasırga felaketini yaşıyor. Başta Alabama olmak üzere, toplam 7 eyalette hayati felç eden hortum ve kasırgalar en az 284 kişinin ölümüne neden oldu. Bu eyaletlerde çarşamba günü irili ufaklı 120 hortum meydana geldi. Hızı zaman zaman saatte 215 kilometreye çıkan rüzgarların etkilediği yerler felaket bölgesi ilan edildi. İki binden fazla eyalet askeri arama kurtarma çalışmalarına devam ederken ölü sayısının artabileceği haberleri de geldi. Alamaba’da yaşayan yaşlı bir kadın çatısı tamamen uçmuş evine bakarken “Burası bir savaş alanı gibi. Tek istediğim buradan gitmek” dedi.

Kökünden söküp attı
Uzmanlar bölgedeki en az bir hortumun F5, birçoğunun ise F4 şiddetinde olduğunu açıkladı. Hortumlar 1-5 arasında değerlendiriliyor. F5 hortumları saatte 419-512 kilometre hızla vuruyor. Hortum felaketinde en çok Alabama eyaleti kayıp verdi. Burada tam 184 kişi öldü. 180 bin nüfuslu Tuscaloosa kentinde ise kamera görünütleri hortumun önüne kattığı her şeyi kökünden söküp yüzlerce metre uzaklığa fırlattığı görüldü. Hortumlar, Alabama’nın yanı sıra, Mississippi (32 ölü), Tennessee (33 ölü), Georgia (14 ölü), Virginaia (8 ölü), Arkansas (11) ve Kentucky (2 ölü) eyaletlerinde hayatı felce uğrattı. Yalnızca Alabama eyaletinde 1 milyon kişi elektriksiz kaldı.

Milliyet

İran'a bir siber saldırı daha

İran, geçtiğimiz sene Stuxnet adlı bir virüsle tanışmıştı. Sadece nükleer santrallarda kullanılan Siemens imzalı bir sistemi etkileyen ve özel olarak tasarlanan bu virüs bulaştığı reaktörlerde ana sistemi yanıltarak aşırı ısınmaya yol açarak santralı kullanılamaz hale getiriyordu (goo.gl/4RaIc). İran yönetimiyle Siemens’in arasını oldukça geren ve asıl faili hâlâ bulunamayan bu virüs güvenlik uzmanları için de bir muamma olarak tarihe geçti (goo.gl/r7u78).
Ülke şimdi de Stars adlı benzer bir elektronik zararlıyla mücadele halinde. Kamu bilgisayarlarında etkili olan virüs, yasal belgelerin bulunduğu sunucularda hızla yayıldığında keşfedildi. İstihbarat topladığı belirlenen Stars hakkında açıklama yapan İran ordu yetkilisi Golam Rıza Celali, virüsün çıkış noktasının henüz belirlenemediğini ancak fazla etki yapamadan etkisiz hale getirildiğini belirtti.

[Radikal]

24.04.2011

Higgs Bozonu [Tanrı Parçacığı] Bulundu mu?


Fizik dünyasının uzun yıllardır varlığını kanıtlamaya çalıştığı kütlenin özü olarak kabul edilen ‘Higgs bozonu’ adlı atom bileşeninin CERN’de yapılan deneyde tespit edildiği söylentileri büyük bir heyecan yarattı.

CERN’in Higgs’i bulma çalışmalarını yürüttüğü “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” çalışanlarının sızdırdığı iddia edilen raporun gerçek olup olmadığı tartışılıyor.

Milliyet'in haberine göre, parçacık fiziğinin egemen teorisi olan ‘Standart Model’de teorik olarak var olduğu öngörülen Higgs bozonunun “niye maddenin kütlesi vardır” sorusunu cevaplayacağı düşünülüyor.

İlk defa Colombia Üniversitesi’nden matematikçi Peter Woit’in blog’una isimsiz bir kişi tarafından gönderilen LHC raporunu incelemeye başlayan fizikçiler iddiaya şüpheyle yaklaşıyor.

Syracuse Üniversitesi’nden Sheldon Stone, rapordaki üretim oranının Higgs’e dair tahminlerden çok daha yüksek olduğunu ve başka bir partikülün bulunmuş olabileceğini söyledi.

NTV

Higgs Bozonu Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin ;

* CERN Official Site
* Wikipedia (English)
* Vikipedi (Türkçe)
* Parçacık Listesi

Her ailenin cebinden 185 dolar çıkacak

Sikorsky'ye ödenecek 3.5 milyar dolar Türkiye'yi ithalatta dünya 4'üncüsü yapacak. Silahlar için aile başına 185 dolar düşüyor.

Türkiye silah ithalatına ayırdığı bütçeyi giderek arttırmasıyla dikkat çekiyor. Son olarak ABD’li silah devi Sikorsky ile 109 helikopter için 3.5 milyar dolarlık anlaşma yapıldı. Bu miktar, son beş yılda harcanan 2.7 milyar dolarlık silah ithalatını tek kalemde geçiyor. Dünyada 14’üncü olan Türkiye, bu harcama ile ilk dörde yükselebilir. 10 yıl içinde ise sayı 600’e, bütçe 20 milyar dolara çıkacak.

Bu para herkesi ilgilendiren sorunlara aktarılsaydı nelerin yapılabileceğine dair küçük bir liste bile, silahlanmanın ürkütücü bilançosunu göstermeye yetiyor. Kaba bir hesapla; maliyeti 1 milyon dolar olan 500 yataklı 3500 devlet hastanesi, 20 derslikli 10 bin okul, Boğaz’a 1.1 milyar dolar maliyetle 3 tüpgeçit yapılabilir. Milli Eğitim’in hesabına göre bir ilköğretim öğrencisinin devlete bir yıllık maliyeti 1174 dolar. Yani bu para ile 3 milyon ilköğretim öğrencisi parasız okuyabilir.

Aynı şekilde bu para, yıllık bütçesi 3.2 milyar dolar olan Adalet Bakanlığı’na aktarılsa, adalet sistemi iyileştirilebilir. Sorunlar göz önüne alındığında benzer örnekleri arttırmak kolay. Ancak farazi hesaplar bir yana kimsenin kaçamayacağı kesin bir maliyet şimdiden belli: 109 Skorsky için Türkiye’deki 19 milyon ailenin evinden 185’er dolar çıkacak.

Neye denk geliyor
Adalet bütçesinden 300 milyon $ fazla
Eğitim bütçesinin altıda 1’i
Sağlık bütçesinin dörtte 1’i
GSYH’nin binde 5’i Türkiye bütçesinin yüzde 2’si

Nükleere komşu 90 milyon insan var

Dünyada 211 nükleer santralin her birinin 30 kilometre yakınında yaşayanların sayısının 90 milyondan fazla olduğu belirtildi.

İngiliz bilim dergisi Nature'daki makalede, Japonya'daki depremden ağır zarar gören Fukuşima nükleer santralinin 30 kilometre yakınında, tahliye emrinden önce 172 bin insanın yaşadığı ifade edildi.

Asya, Kuzey Amerika, Almanya, İngiltere, Belçika ya da İsviçre'deki 21 nükleer santralin 30 kilometre yakınlarında yaşayanların ise 1 milyon civarında olduğu belirtildi.
Yaklaşık 16 milyon Amerikalı, 9,6 milyon Çinli ve bir o kadar da Almanın bir nükleer santralin 30 kilometre yakınında oturduğu ifade edilen makalede, Fransa'da da bir nükleer santralin etrafında yaklaşık 5 milyon insanın yaşadığına dikkat çekildi.

Amerikan Columbia Üniversitesi ile birlikte yapılan araştırmaların sonucunda yayımlanan makalede, her bir reaktörün 75 kilometre yakınının hesaplanması halinde, dünyada 500 milyon insan için riske maruz kalma olasılığının bulunduğuna vurgu yapıldı. (aa)

Avrupa'da kızamık salgını

Dünya Sağlık Örgütü, başta Fransa olmak üzere Avrupa genelinde kızamık salgını görüldüğünü açıkladı. Fransa'da Ocak-Mart döneminde 5 bine yakın kişinin kızamık hastalığına yakalandığı belirtildi.

Hastalığın, tüm çocukların aşılanamaması sebebiyle salgın haline geldiği sanılıyor. Kızamık salgınını engellenmesi için nüfusun yüzde 90'ının aşılanmış olması gerekiyor. Fakat İngiltere'de yapılan bir araştırmada kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarının otizmle ilişkilendirilmesi; ebeveynlerin aşıdan uzak durmasına sebep oldu.

(CİHAN)

19.04.2011

Kritik sistemlere internet saldırıları artıyor

Gaz, elektrik ve su şebekeleri gibi kritik sistemlere internet üzerinden yapılan saldırılar dünya genelinde arttı.

Güvenlik şirketi McAfee, 14 ülkeden 200 IT yöneticisiyle yaptığı araştırmada, geçen yıl on ağdan sekizinin bilgisayar korsanları tarafından hedef alındığını bildirdi.

BBC News

18.04.2011

Akdeniz alarm veriyor

Akdeniz'deki balık türlerinden 40'a yakınının birkaç yıl içerisinde tükenebileceği bildirildi.

CENEVRE- İsviçre merkezli Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN)’nin yürüttüğü çalışmanın sonuçlarına göre, Akdeniz’deki köpek balığı ve vatoz türlerinin hemen hemen yarısı tükenme tehlikesi altında. Türlerin Akdeniz’den kaybolma tehlikesi altında bulunmasının başta gelen nedenleri aşırı avlanma, deniz kirliliği ve balıkların yaşam alanlarının bozulması.

En büyük tehlikeyle karşı karşıya bulunan türlerin orkinos, levrek, barlam balığı ve esmer orfoz olduğu kaydedildi.(aa)

Radikal

Dünya Bankası Başkanı: "Krizden bir adım uzaktayız"

Dünya Bankası Başkanı dünyanın tam anlamıyla bir krizden bir adım uzakta olduğu uyarısında bulundu.

Robert Zoellick artan gıda fiyatlarının fakir ülkeler için en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BBC News

16.04.2011

Nükleer ve 3. Köprü ÇED'den Muaf

Nükleer santrallar, 3. köprü, Gebze-İzmir otobanı, Ilısu Barajı gibi dev projelere Çevresel Etki Değerlendirmesi muafiyeti getirildi.

İSTANBUL - Dün Resmi Gazete’de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’ndeki, ÇED muafiyetini kapsayan Geçici 3. Madde’yle ilgili bir değişiklik yayımlandı. Buna göre 3. köprü, Gebze-İzmir otoban yolu, Sinop ve Akkuyu nükleer santraları, Hasankeyf gibi uygulamalara ÇED muafiyeti yeniden getirildi.

ÇED Yönetmeliği’nde ‘Kapsam Dışı Projeler’ başlığını taşıyan Geçici 3. Maddesi ile 1993’ten önce planlanan yatırımların ÇED muafiyeti vardı. Çevre Mühendisleri Odası da konuyu yargıya taşıdı. 27 Ocak 2011’de, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Oda’nın itirazını kabul etti. Yönetmeliğin yürütmesini durdurdu. ÇED muafiyeti kalktı ve İstanbul’a 3. köprü, Gebze-İzmir otobanı, Akkuyu ve Sinop nükleer santralları, Ilısu Barajı gibi projelere de ÇED yapma zorunluluğu yeniden geldi. Ancak dün Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Geçici 3. Madde ile bu projeler için yeniden ÇED muafiyeti getirildi.

Üstelik, Bakanlık yeni yönetmelikte bununla da yetinmedi, 1993 ve öncesinde proje kapsamına alınmış tüm üretime ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projelere de bu muafiyet getirildi.

Radikal

 

11.04.2011

Japonya bu kez de 7.1'le sallandı

11 Martta 9 büyüklüğünde bir depremle sallanan Japonya'da bugün de 7.1 büyüklüğünde bir artçı deprem yaşandı.

11 Martt’ta 9 büyüklüğündeki tarihin en büyük beşinci depremi ile sarsılan Japonya’da deprem ve tsunami kabusu bitmiyor.

Geçen hafta 7.4 büyüklüğünde bir artçı depremle sarsılan ülkenin kuzeydoğusunda bugün de 7.1 büyüklüğünde bir artçı yaşandı.

Iwaki yakınlarında gerçekleşen deprem sonrasında 1 metre yüksekliğinde tsunami uyarısı yapıldı. Tsunami uyarısı yaklaşık bir saat sonra kaldırıldı.

Tokyo Electric Power Co.'dan (TEPCO) yapılan açıklamada Fukuşima Nükleer Santrali'nin depremden zarar görmediği bildirildi. Açıklamada ayrıca, santralde soğutma çalışması yapan işçilerin deprem sonrasında bölgeden uzaklaştırıldığı belirtildi.

NTV

7.04.2011

Süpermikroplar kazanabilir

Avrupa Birliği sağlık uzmanları, antibiyotiklere dirençli süpermikroplardaki artışın eşi benzeri görülmedik bir düzeye ulaştığı uyarısını yapıyor. Her yıl Avrupa Birliği’nde 25 bini aşkın kişi en son antibiyotiklerin bile etkili olamadığı bakteri enfeksiyonlarından ölüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), durumun kritik bir noktaya geldiğini açıkladı. Örgüt, uluslararası toplumun yeni ilaçlar üretmek için birlikte hareket etmesi gerektiğini söylüyor. Örgütün Avrupa’dan sorumlu yetkilisi Zsuzsanna Jakab, “Antibiyotik çok kıymetli bir bilimsel keşif. Fakat bu ilacı umursamıyor, aşırı kullanıyor, yanlış alıyoruz. Şimdi de karşımızda hiçbir ilacın yenemediği süpermikroplar var” diye konuştu. (bbc)

[Radikal]

6.04.2011

Kabus Sona Erdi

Japonya’nın kuzeydoğusunda, 11 Martta meydana gelen deprem ve tsunami felaketlerinin ardından zarar gören Fukuşima nükleer santralinden, Pasifik Okyanusu’na yüksek radyasyonlu suyun akmasının durdurulduğu bildirildi.

Santrali işleten Tokyo Elektrik Şirketinin (TEPCO) internet sitesinde yayımlanan açıklamada, santralin duvarında açılan ve yüksek radyasyonlu suyu Pasifik Okyanusu’na akıtan deliğin kapatıldığı belirtildi.

Hükümet sözcüsü Yukio Edano, Fukuşima Daiçi nükleer santralı yakınındaki deniz suyunda kabul edilebilir miktarın 7,5 milyon katı radyasyon belirlendiğini söylemişti.

[Milliyet]

3.04.2011

Çernobil'den beter


Japonya’da depremde zarar gören Fukişima nükleer santralinden Büyük Okyanus’a radyasyonlu su akmaya başladı.

TOKYO - Deprem ve tsunamiden sonra nükleer korku saçan Fukushima santralindeki betonda 25 cm çatlak oluştu. Yakıt havuzundaki radyasyonlu su okyanusa sızıyor.

Japonya’da 11 Mart’ta 9.0 büyüklüğündeki deprem ve tsunami felaketinde hasar gören Fukuşima Nükleer Santralin’nde bir türlü giderilemeyen radyasyon sızıntısı daha tehlikeli hale geldi. Dün 2 numaralı reaktörün beton haznesinde 20 cm yarık oluştu. Yakıt havuzundaki yüksek derecede radyasyon ihtiva eden su ilk defa direkt olarak okyanusa akmaya başladı.

Santralde soğutma çalışması yürüten ekip sızıntıyı gidermek için seferber oldu. Yarık betonla kapatılmaya çalışılıyor. Benzer yarıkların diğer reaktörlerde oluşabilme ihtimali bulunuyor.

ÖLÜMCÜL DÜZEYDE
Yüzde 70 hasarlı olan içindeki 81 ton yakut çubuğunun yüzde 33’ü eriyen 2 numaralı reaktörden okyanusa akan suyun üzerinde yapılan ölçümlerde 1000 milisievert radyoaktif madde bulunduğu tespit edildi.

İki gün önce deniz suyunda normalin 4.500 katı radyasyon tespit edilmişti. Bir saat 500 milisievertin üzerinde radyasyona maruz kalmak kanser riskini artırabiliyor. Direkt okyanusa akan radyasyonlu su deniz canlıları için büyük tehlike oluşturuyor.

ÇERNOBİLDEN KÖTÜ
Japonya’daki Fukuşima Nükleer Santrali’nin yol açtığı çevre felaketinin 1986’da Ukrayna’daki Çernobil faciasından çok daha kötü olduğu açıklandı. Çernobil sonrasında nükleer karşıtlarına katılan Rus nükleer uzmanı Natalia Mironova, “Çernobil bir kirli bombanın patlaması gibiydi. Çernobil yedinci seviyedeydi ama sadece tek bir reaktörü arızalanmıştı ve felaket sadece iki hafta sürmüştü. Şu anda üçüncü haftadayız ve dört reaktör çok tehlikeli durumda” dedi.

Japonya'da 11 Mart'ta meydana gelen depremin ardından oluşan tsunamide, felaketten zaran gören Fukuşima nükleer santralinde görevli iki kişinin öldüğü açıklandı.

Nükleer santralleri işleten Tokyo Elektrik Enerjisi Kurumu, 11 Mart'tan beri kayıp olan iki mühendisin tsunamide öldüğünü bildirdi. Görevlilerin cesetlerinin geçen çarşamba günü bulunduğu, ancak açıklamanın bugün yapıldığı belirtildi.

Mühendislerin, felaket yüzünden reaktörlerde başlayan tehlikeli aşırı ısınmayı önlemek ve soğutma sistemlerini yeniden başlatmak için, santralde kesilen elektrikleri tamir etmeye çalışırken felakete yakalandığı kaydedildi.

OKYANUSA AKIYOR
Öte yandan Fukuşima nükleer santralinden Pasifik Okyanusu’na yüksek radyasyonlu su akmaya başladığı açıklandı.

Nükleer güvenlik sözcüsü Hidekiho Nişiyama, sızıntı üzerindeki havada 1000 milisievert radyoaktif madde bulunduğunu belirtti. Kısa süre içinde 500 milisievertin üzerinde radyasyona maruz kalmak kanser riskini artırabiliyor.

KAMİKAZELER ÖLÜMÜ BEKLİYOR
Fukuşima nükleer santralinde çalışan 50 personel de maruz kaldıkları ölümcül radyasyonu kabullendi.

İsimleri açıklanmayan 32 yaşındaki işçinin annesi "Oğlum ve iş arkadaşları enine boyuna tartıştı ve ülkeyi kurtarmak için gerekiyorsa canlarını feda etmeyi kabul etti" diye konuştu.

Acılı anne, oğlunun ya da diğer işçilerin radyasyon sebebiyle hastalanmaya başlayıp başlamadıklarını bilmediğini belirterek, "Birkaç hafta veya birkaç ay içinde öleceklerini biliyorlar" dedi.

İşçinin annesi "Oğlum bir masanın üzerinde uyuyormuş. Çünkü yerde yatmaya korkuyor. Ama yüksek radyasyonun her yerde olduğunu söylüyorlar" diye konuştu.

HSBC: Petrol 50 yıl içinde tükenebilir


İngiliz bankası HSBC yayınladığı yeni raporda, mevcut tüketim oranlarıyla dünyadaki petrolün elli yıl içerisinde tükenebileceğini açıkladı.

Fukushima Nükleer Santrali

1.04.2011

Antalya'da 6.3'lük Deprem

Saat 16.29'da merkez üssü Akdeniz olan Antalya ve Muğla çevresinde de hissedilen 6,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Saatler 16.29'u gösterirken Akdeniz Bölgesi'nde şiddetli bir sallandı meydana geldi. Kandilli Rasathanesi'nin internet sitesinden edindiğimiz bilgiye göre bölgesi Akdeniz olarak görünen depremin şiddeti 6.3

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü Girit Adası'nın doğu ucu olan depremin saat 16.29'da meydana geldiğini saptadı. Yerin 12.1 kilometre derinliğinde meydana gelen şiddetli deprem Antalya, Muğla illeriyle Burdur ve Isparta'da da hissedildi. Marmaris ve Fethiye gibi turizm beldelerinde deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Deprem ilk belirlemelere göre Türkiye'de can ve mal kaybına neden olmadı.


Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Sayfasından ;
---------- -------- -------- ------- ---------- ------------ -----------
2011.04.01 16:45:23 35.6720 26.6040 19.4 -.- 4.1 -.- AKDENİZ
2011.04.01 16:29:07 35.5870 26.6332 12.1 -.- 6.3 -.- AKDENİZ
http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst8.asp
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...