ABD'nin New York kentinde 700'ü aşkın gösterici, kent merkezini Brooklyn mahallesiyle bağlayan, Brooklyn Köprüsü'nü trafiğe kapatınca polis tarafından gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar, iki haftadır kentin ünlü finans merkezi Wall Street'te kamp kuran daha büyük bir grubun parçası.
Occupy Wall Street, Türkçesiyle 'Wall Street'i işgal edin', adında geniş bir siyasi yepazeyi bir araya getiren harekete bağlı protestocular, ekonomik kriz, küresel ısınma, işsizlik ve sosyal eşitsizlik gibi sorunları protesto ediyor.
Protestoculardan bir kısmının uyarılara rağmen köprüye yönelmesi ve bir trafiği kapaması üzerine harekete geçen polis, 700'den fazla göstericiyi gözaltına aldı.
Özellikle büyük şirketlerin aç gözlülüğüne karşı olduklarını söyleyen protestocular, ABD halkının %99'unun haklarını en varlılı %1 karşısında korumaya çalıştıklarını kaydediyor.
Occupy Wall Street hareketi 20 bin kişiye yaptıkları çağrıda, kentin finans merkezi olan, aşağı Manhattan'ı 17 Eylül'de işgal edip, bir kaç ay orada kalmalarını istemişti
New York'ta cuma günü de iki bin kişi, Occupy Wall Street pankartı altında polis merkezine yürümüş ve protestolar sırasında polisin takındığı tavrı protesto etmişti.
Gösterilerine iki hafta önce başlayan protestoculardan 80 kadarı da 25 Eylül'de güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştı.
[BBC]
protesto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
protesto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2.10.2011
25.06.2008
Endonezya'da petrol fiyatları öğrenciyi çıldırttı
Resimler İçin : Radikal Gazetesi
Etiketler:
endonezya,
indonesia,
oil market,
petrol fiyatları,
protesto
25.03.2008
“Dünyanın çatısı” Tibet’te neler oluyor?
Tibet’te özgürlük için ayaklanma, Çin ordusunun kanlı müdahalesi, Pekin Olimpiyatları’nı etkiler mi bilinmiyor. Sürgündeki Tibetliler “alternatif olimpiyat” hazırlıklarına başlarken, Dalay Lama’nın istifa tehdidinin yarattığı belirsizlik ciddi boyutta.Google’da Tibet’i aradığınızda “Barikat” grubunun “Güneşin Çocukları” şarkısı geliyor önce; “Nerede solucana bile saygı gösteren Tibet nerede? / Tibet’e özgürlük!” dizeleriyle... Tibet, Çin’de, yeryüzünden ortalama 4.900 metre yükseklikteki platosu nedeniyle, “Dünyanın Çatısı” olarak adlandırılan; 1950’de Çin’in işgalinden bu yana özgürlük mücadelesi veren bir ülke. 15 gün önce özgürlük için gösteriler, Çin ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırılınca dünya gündemine oturdu. Çin, kanlı görüntülerin internet aracılığıyla dünyaya yayılmasını önlemek için ülkede YouTube’a erişimi yasakladı.
OLAYLAR NASIL BAŞLADI?
Tibet sorunu, dünya gündemine, Çin’in 1950’de bu ülkeyi işgal etmesiyle girdi. Pekin yönetiminin sunduğu anlaşmaya göre; Tibet’e özerklik statüsü veren Çin, kültürel, dinî ve politik işleyişe karışmayacaktı.
O tarihte, Tibet’in dinî ve siyasi lideri Dalay Lama henüz 15 yaşındaydı. Çiftçi bir ailenin çocuğu olarak, 6 Temmuz 1935’te, kuzeydoğu Tibet’de doğmuştu. Ruhani liderlerin reenkarnasyonla, öldükten sonra bir başka bedende dirildiği inancı nedeniyle, iki yaşındayken, Dalay Lama olarak seçilmiş, manastırda eğitim görmüştü.
Çin, Tibet’i işgal ettikten sonra, bugün Dalay Lama’nın “kültürel soykırım” diye ifade ettiği “yayılma” ve baskı politikası uygulamaya başladı. Dalay Lama da, 1959’da, Çin’e karşı bir ayaklanma başlattı. Çin ordusu ayaklanmayı bastırmak için binlerce Tibetliyi öldürünce, Dalay Lama, şiddeti bitirmek amacıyla, Hindistan’a kaçtı.
O tarihten bugüne Tibet’in özgürlüğü için mücadele veren “sürgündeki lider” Dalay Lama, izlediği politikalar nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Beyaz Saray başta olmak üzere dünya liderlerinin muhatap saydığı bir lider.
DALAY LAMA’YA GÖRE “KÜLTÜREL SOYKIRIM”
Bugün 73 yaşında olan Dalay Lama, 15 gün önce, 1959’daki ayaklanmanın yıldönümü nedeniyle yapılan protesto gösterilerine, Çin ordusunun müdahalesi ve kanlı olaylar üzerine de barış çağrısını tekrarladı: “Tibetliler Çinlilerle yan yana, huzur içinde yaşamalı. Bir kere şiddet uygulandığında kontrol kaybolur. Durum ne kadar kötü olsa da, en önemlisi sabırlı, umutlu ve azimli olmak.”
Uluslararası topluma ise “Tibet ulusu ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Çin kabul etsin ya da etmesin bir sorun var. Orada antik, kültürel miras büyük tehlike altında. Kasıt olsun veya olmasın bir çeşit kültürel soykırım söz konusu” mesajı veren Dalay Lama, saygın bir uluslararası kuruluşun, Tibet’le ilgili soruşturma başlatmasını istedi.
OLİMPİYAT MEŞALESİ YOLA ÇIKTI AMA
Pekin yönetimi ise olaylardan Dalay Lama’yı suçlayıp, Pekin Yaz Olimpiyatları’nın baltalanmaya çalışıldığını iddia ediyor. Olimpiyat meşalesi, dün Atina’dan yola çıktı; Tibet’in de bulunduğu güzergahtan geçerek 8 Ağustos’ta Pekin’e ulaştırılacak. Protestolara rağmen Pekin yönetimi, meşalenin geçeceği güzergahı değiştirmemekte ısrarlı; Tibet’e kanlı müdahalenin sonucu, batılı ülkelerin olimpiyatları boykot etmesini ise beklemiyor.
SÜRGÜNDE ALTERNATİF OLİMPİYATLAR
Sürgündeki Tibetliler ise, “Tibet halkının Çin yönetimi altında çektiklerine” dikkati çekmek için kendi olimpiyatlarını düzenleme kararı aldı. “2008 Tibet Olimpiyatları” 15-25 Mayıs’ta, Tibet’in ruhani lideri Dalay Lama’nın yaşadığı Hindistan’ın kuzeyindeki Daramsala’da yapılacak.
Tertip komitesi başkanı Lobsang Wangyal, Associated Press’e yaptığı açıklamada, “Bu, Tibet’teki ve sürgündeki Tibetlilerin vaziyetine dikkat çekecek” dedi. Olimpiyatlarda yarışmaları için 15-30 yaş arasında 15 kadın ve erkek atlet seçilecek.
DARFUR’DA CLOONEY, TİBET’TE GERE
Hollywood’da Darfur sorununa dikkat çeken yıldız George Clooney iken, Tibet sorununa dikkat çeken yıldız da Richard Gere. Uluslararası Tibet Kampanyası’nın da lideri olan Richard Gere, Budist ve Tibet’in ruhani lideri Dalay Lama’ya yakınlığı ile tanınıyor. Yürüttüğü kampanya nedeniyle Çin’e girişi süresiz olarak yasaklanan Budist oyuncu, son olaylar üzerine olimpiyatların boykot edilmesi çağrısı yaptı; “ABD bir şeyler yapmalı” dedi.
Gere kadar aktivist olmasa da, Uma Thurman, Hollywood’un bir başka Dalay Lama destekçisi. Babası Amerikalı Budist rahip olan Uma Thurman, Dalay Lama ile aile dostu.
ÇİN’E SON ÇAĞRI RICE’TAN
Tibet’teki gerginliği ABD de yakından izliyor. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Washington’u ziyaret eden Hindistan Dışişleri Bakanı Pranab Mukherjee ile görüşmesinden sonra düzenledikleri ortak basın toplantısında, Pekin yönetiminden Tibet konusunda daha sürdürülebilir bir siyaset yürütmesini istedi ve bunu yapmasının tek yolunun Dalay Lama ile diyalog kurması olacağını söyledi.
Diyaloğu teşvik etmeye devam edeceklerini belirten Rice, bunun, eninde sonunda Tibet’te sürdürülebilir tek siyaset olacağını belirtti; tarafları şiddetten kaçınmaya çağırdı.
DALAY LAMA: AYRILABİLİRİM
Çin Başbakanı Ven Cibao, Dalay Lama ile diyalog kapısının açık olduğunu, ancak bunun ön şartının Dalay Lama’nın Tibet’in bağımsızlığını amaçlayan faaliyetlerden vazgeçmesi ve Tibet’i Çin topraklarının bir parçası olarak tanıması olduğunu söylüyor.
Çin’in kanlı olayların sorumlusu olmakla suçladığı Dalay Lama ise, istifa sinyali verdi; “olayların kontrolden çıkması durumunda kendisine, makamından ayrılmaktan başka seçenek olmadığını” söyledi.
YENİ DALAY LAMA’YI DA ÇİN BELİRLERSE...
Dalay Lama’nın istifa etmesi halinde ne olacağı bilinmiyor. Ancak ölümü halinde tam bir karışıklık yaşanacak gibi görünüyor. Tibet’in ruhani lideri Dalay Lama, bir de kardeş ruhani lideri Panchen Lama var. Tibetliler, ruhani liderleri öldüğünde, reenkarnasyonla (bir başka bedende) dirildiğine inanıyor. Geleneklere göre Dalay Lama öldüğünde, onun dirildiği bedeni Panchen Lama, Panchen Lama öldüğünde ise onun dirildiği bedeni Dalay Lama buluyor.
Dört yıl önce, Dalay Lama, 1989’da ölen 10. Panchen Lama’nın dirildiği bedeni, Gendun Choekyi Nyima adlı, 5 yaşındaki çocukta bulduğunu ilan etti. Ancak çocuk ve ailesi, ertesi gün kayboldu. Çocuğa ve ailesine ne olduğu bilinmiyor. Pekin yönetimi, kaybettiği Panchen Lama’nın yerine, yenisini de kendisi seçti.
Bugün 10. Panchen Lama, Tibet’te bir manastırda yaşıyor ve son olaylarda doğal olarak Pekin yönetiminin yanında yer alıyor. Dalay Lama öldüğünde ne olacağı ise meçhul. Pekin yönetiminin seçtiği bir Panchen Lama, 15. Dalay Lama’yı nasıl seçecek; seçtiği kişi kabul edilecek mi?
Dalay Lama, öldükten sonra dirileceği bedenin, kesinlikle Tibet dışında doğacağını söylüyor: “Çünkü reenkarnasyonun asıl amacı, henüz tamamlanmamış bir görevi, yani bir öncekinin tamamlayamadığı amacı tamamlamaktır. Benden sonra gelen reenkarnasyonun benim tamamlayamadığım bir amacı bozmaya çalışması saçmalık olur.”
[Ntvmsnbc]
20.02.2008
‘Yeryüzü için bir saat’ karanlık

Küresel ısınmaya dikkati çekmek amacıyla 29 Mart’ta dünyanın 24 metropolü bir saat süreyle ışıklarını söndürecek.
Avustralya’nın en büyük kenti Sidney’de geçen yıl başlatılan “Earth Hour” (Yeryüzü için bir saat) adlı girişimin organizatörü Andy Ridley, bu yerel eylemin büyük ses getirdiğini ve bu yıl 23 dünya kentinin daha buna katılmak istediğini belirtti.
Sidney’de geçen yıl 2,2 milyon kent sakinin ışık kapattığı eylemde, şehrin sembolleri Opera ve Köprü sadece ay ışığıyla aydınlanmıştı.
Bu yılki eyleme, ABD’nin Şikago, San Francisco ve Phoenix, Tayland’ın Bangkok, Kanada, Ottawa, Vancouver, Toronto ve Montreal, İrlanda’nın Dublin, Avustralya’nın Sidney, Perth, Melbourne, Canberra, Brisbane ve Adelaide, Danimarka’nın Kopenhag, Aarhus, Aalborg ve Odense, Filipinler’in Manila, Fiji’nin Suva, Yeni Zelanda’nın Christchurch ve İsrail’in Tel Aviv kentleri katılacak.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından organize edilen “Earth Hour” eylemi 29 Mart’ta yerel saatle 20.00’de düzenlenecek.
Andy Ripley, bu girişime tüm dünyadan çevrecilerin ve çevre konusunda endişesi bulunanların katılmasını beklediklerini söyledi.
[Ntvmsnbc]
[Earth Hour]
4.11.2007
Artvin’de “Madene Hayır” Mitingi

Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün, “biz 10 yıllık maden ocağı değil gelecek nesillere milyonlarca yıllık bir doğa, bir servet bırakmak istiyoruz” dedi.
Artvin Atapark alanında Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde toplanan vatandaşlar, Kafkasör Dağı Cerattepe mevkisinde işletilmek istenen madene karşı yürüyüş yaptı. Atapark mevkisinden eski Sümerbank kavşağına kadar sloganlar eşliğinde yürüyen vatandaşlara, Artvin Belediyesi, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Mitingde konuşmacılar arasında zaman zaman kısa süreli tartışmalar yaşandı.
Mitingde ilk konuşmayı yapan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Erdoğan Gazihan, Artvin’in kalkınması için gelirlerin ilde kalacağı turizm, eğitim, organik tarım, seracılık ve benzeri gibi pek çok alternatif projenin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Biz Artvin’in geleceğini bunlarda görürken çıkarılan bir maden kanunu ile hem Artvin hem de ülkemizin bütün doğal kaynakları yabancılara, maden tekellerine sunulmuştur. Bu maden yasası Cumhuriyetimize yakışmayan talan yasasıdır, mutlaka değişmelidir. İktidardaki ve muhalefetteki milletvekillerimizden halk olarak talebimiz maden yasasının değişmesi için daha çok çaba gösterilmesi. Unutmayın yabancı şirketler madenlerimizle bizleri kalkındırmaz, tersine paraları kendileri alır çevre felaketlerini de bizlere bırakırlar. Bu kararlı tavır her türlü bilimsel, sosyal ve hukuki platformlarda aynen devam edecektir.”
Araştırmacı Mustafa Çınkı’nın konuşmasında siyasilere atıfta bulunması üzerine AK Parti Milletvekili Ertekin Çolak müdahale ederek kürsüden siyasi mesajlar verilmemesi gerektiğini, kendisinin de AK Parti milletvekili olarak madene hayır mitingine katıldığını söyledi.
Yaşanan bu tartışmanın ardından kürsüdeki konuşmasını yarıda bırakıp inmek isteyen Çınkı’ya, mitinge katılan vatandaşlar ve dernek başkanı Erdoğan Gazihan devam etmesi yönünde ricada bulundu. Çınkı, konuşmasını kısa tutup kürsüden ayrıldı.
Daha sonra söz alan Van 100. Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Yılmazer’ın konuşması sırasında da tartışmalar yaşandı.
Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün de konuşmasında, dün fotoğraf çekmek için belediye çalışanlarını Cerattepe’ye yolladığını belirterek şunları ifade etti:
“Burada personelim maden sahasına alınmadı. Oraya gelir, o madeni kafanıza yıkarım. Siz kim oluyorsunuz benim personelimi oraya sokmayacaksınız? Belediye sınırları içerisinde izin almadan maden çıkaracaksınız, benim personelimi oraya almayacaksınız. Yok öyle bir şey. Artvin’e zarar verecek her türlü oluşumun karşısındayım. Çevreye zarar vermeden maden çıkarılacak teknoloji yok. Kim söylüyorsa yalan söylüyor, biz 10 yıllık maden ocağı değil gelecek nesillere milyonlarca yıllık bir doğa, bir servet bırakmak istiyoruz. Artvin’de işsiz genç çok. ‘Artvin’e iş sahası açacağız’ diye benim halkımı kandırıyorlar. Şu ana kadar bu madene 50 trilyon para harcanmış, verin siz 50 trilyonu bana, ben Artvin’e 500 kişinin çalışacağı fabrika kurayım.”
[Ntvmsnbc]
Etiketler:
artvin,
maden arama,
miting,
protesto
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)