mücadele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mücadele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.11.2007

Samsun’da termik santral tepkisi

Samsun’da, kömürle çalışan iki elektrik santrali kurlması gündemde. Valilik halkı bilgilendirmek amacıyla bir toplantı düzenledi.

SAMSUN - Ancak Çevre ve Orman İl Müdürü, Samsunluların, santrallerin çevreye zarar vereceği endişesini gideremeyince tartışma çıktı ve toplantı başlamadan sona erdi.

Samsun’un Tekkeköy ilçesinde termik santral kurmak için Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan ÇED raporu alan firmalar, halkı bilgilendirmek için toplantı düzenledi.

Samsun Çevre ve Orman İl Müdürü Kadir Kılıç’ın başkanlığındaki toplantıya katılan Tekkeköylüler, toplantı başlamadan termik santrale karşı tepkilerini dile getirdi. Tekkeköylüler, Kadir Kılıç’ın açıklama yapmasına da izin vermedi.

Tepkilerin sürmesi üzerine Çevre ve Orman İl Müdürü Kadir Kılıç toplantıyı başlamadan bitirdi.

[NTVMSNBC]

27.11.2007

Avustralya: Hayvan Hakları Savunucularından Golf Kulübüne Ziyaret



Sidney, Avustralya - Vandallar hafta boyunca Warringah Golf Kulübünü ziyaret ettiler ve gece boyunca dört ayrı bölgede büyük kapsamlı hasara neden oldular ve diğer üç alana da delikler açtılar. İsimsiz ziyaretçiler neden hasar verdikleri konusunda açıktılar. Deliklerden birinin içersine yerleştirilmiş bir notta, "Dikkat!: siz alçak herifler bir kuş öldürürsünüz ve biz tüm yeşilliğinizi boş zamanlarımızda yok ederiz. İzliyoruz ve bekliyoruz" yazılıydı.

Hayvan hakları savunucuları ve çevre halkı, kulübün sahada gezinen yerli ördekleri vurması için bir kişi kiraladığından bu yana tepkiliydiler. Ördekler golfçüler tarafından baş belası olarak görülüyor çünkü yemek aramak için çimlerde küçük delikler açıyorlar. Avcı kiralandığından bu yana kulüp ve bazı çalışanlar telefon ve e-posta yağmurunu tutulmuştu.

Bombs and Shields

23.11.2007

İsviçre: Beton Ormanın Yerlileri iklim değişimine dikkat çekiyor


Stockholm, İsviçre - Kendisine Beton Ormanın Yerlileri olarak adlandıran yeni bir grup, iklim değişimine dikkati çekmek ve sürücüleri çevre üzerinde oldukça yüksek etki yaratan araçları kullanmaktan vaz geçirmek için binden fazla SUV'a (Şehiriçinde kullanılan spor jip) zarar verdiğini açıkladı. Grup ilk kez kendisini başkentteki basın açıklamalarını takip eden eylemlerle tanıtmıştı, fakat şimdi diğer "kabilelerin" Gothenburg, Malmö ve Sundsvall kentlerinde benzer taktikler kullandığını söyleniyor.

Fredhäl bölgesinde Pazartesi gecesi ve Salı sabahı arasında verimsiz yakıt harcayan on büyük araca sabotaj yapıldı. Her SUV'un tekerlerinin havası boşaltıldı ve ön camlarına "Karbon salınımında radikal bir kesinti kabul etseydik, bu olmak zorunda değildi. Şimdi, yarın değil. SUV'unuzun tekerlerinin havasını boşaltarak zararsız durumu getirişimizin nedeni budur" yazan notlar bırakıldı.

Sabotajcıların internet adresindeki bir açıklamaya göre, "Eğer seçici SUV-etkisizleştirme tekrar tekrar ve kitlesel ölçekte yapılırsa, araç sahiplerinin gözlerindeki kızgınlıktan bu araçları sürmek için gerçek engele gelişecektir, böylece burjuva karbon bağımlılığının belki de en iğrenç yansımasınına bir son koyacaktır."

Bombs and Shields

3.11.2007

Jonathan Paul mahkum edildi

Phoenix, Arizona, U.S. - Hayvan Özgürlükçüsü ve eko-aktivist Jonathan Paul, 1997 yılında, Oregon, Redmond'daki bir at mezbahasını ve et paketleme fabrikasını yok ettiği için dört yıldan daha fazla hapis cezasını çekmek için Çarşamba günü cezaevine gönderildi. Paul tahmini $1 milyon hasara yol açan bir yangının başlamasına yardım etmişti. Haftada yaklaşık 500 atın kesildiği fabrika yeniden inşa edilmedi ve eylemde kimse yaralanmadı.



"Bu bizden daha büyük bir yol, bu hayvanlar ve gezegen için, onlar kadar asla ızdırap çekmeyeceğiz." - Jonathan Paul


Çeviri : GlobalDisaster

13.10.2007

ALF İstanbul

"Bazı ALF (Hayvan Özgürlük Cephesi) destekçileri 6 Ekim'da bir evcil hayvan dükkanını hedef aldılar ve pencerelerini kırdılar. Dükkana saldırdılar çünkü dükkanda nadir kuşlar ve sürüngenler satılıyordu. Aktivistlerden biri, "Bunu 6 Ekim'de yaptık çünkü o gün Dünya Kuş Gözlem Günü'dür. Tüm tutsak kuşlar özgürce uçabilene kadar savaşacağız." dedi.

ALF İstanbul

[BiteBack]

9.10.2007

Edremit Körfezi madene karşı tek yumruk oldu

Çanakkale ve Balıkesir illerinin sınırları içinde yer alan Kazdağında başlatılan maden arama çalışmalarını önlemek ve insana, doğaya ve yöreye gelebilecek zararları vatandaşlara anlatıp bilinçlenmesini sağlamak ve Kazdağının Feryadını yetkililere duyurmak için Küçükkuyu Seğmen Motelde düzenlenen panele bin'i aşkın vatandaş katıldı.

Küçükkuyu'da oluşan Kazdağı Koruma Girişimi gönüllülerinin düzenlediği "Kazdağı ve Maden" adlı panel de TMMOB Metalürji Müh. Odası Gen. Bşk Cemalettin KÜÇÜK, "3213 Sayılı Maden Yasasının Değerlendirilmesi", Yüksek Jeoloji Mühendisi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Tahir ÖNGÜR ile Ege Böl. Kimya Müh. Odası Bşk., EGEÇEP Y.K.Bşk. Ertuğrul BARKA "Altın Aramada Kullanılan Yöntemler ve Bu Yöntemlerin Çevreye ve Halk sağlığına Olası Etkileri", Av. İskender Azatoğlu-Araştırmacı Yazar-Turizmci "Tarihten Günümüze Kazdağı Bölgesinde Maden ve Turizm". ÇOMU Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Böl. Bşk. Doç. Dr. Murat ŞEKER- "Zeytin ve Maden" adlı konuları işlerken panele Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur, Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlu, Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç, Güre Belediye Başkanı Kamil Saka ve Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel katılıp panele destek verdiler. Önemli bir işi nedeniyle İstanbul'da bulunan Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy'un ise mesajı okundu.

Ayvalık, Güre, Edremit, Zeytinli, Altınoluk, Bayramiç, Ezine, Ayvacık, Çanakkale ve Çan gibi yerlerden gelen Kazdağı gönüllüleri gerekirse tek vücut olup Kazdağlarına kalkan olacaklarını söylediler. Vatandaşlar ovacığın eşmenin yalnız kaldığını ama körfezde yaşayan bir buçuk milyonu aşkın vatandaşın topluca hareket etmesi halinde Kazdağlarının madenciler için "Zurnanın zırt dediği yer olacağını" yani insan seli olup gerekirse Ankara'ya yürüyüp bu yasaya karşı geleceklerini söylediler.

Üç saat süren panelde konuşmacılardan TMMOB Metalürji Mühendisleri Odası Genel Bşk. Cemalettin KÜÇÜK; "Sağlıklı bir yaşam hakkını tanıyan maddelerle birlikte bu madencilik lobilerine karşı açılmış olan davalar kazanılmaya başlanınca madencilik şirketlerinde ve işbirlikçilerinde sıkıntılar ortaya çıkmaya başladı. Buna bağlı olarak çevre yasası,tabiat ve kültürel varlıkları koruma yasası,orman yasası,mera yasaları ve bunları aşabilmek içinde 2004 yılında 2313sayılı yasadan 9 ayrı kanundan da değişiklikler yapılarak 5170 sayılı madencilik yasası gündeme getirilerek ülkemizi bir hafriyat ülkesi konumuna dönüştürmeye başladı.

2,5 ton topraktan 1gr altın elde ediliyor pasasını üstüne koyduğun zamanda 5 ton topraktan 1gr altın elde edilmektedir. Siyanürle işletme yönteminde 0,2gr'a indiği zaman bu 10 ton topraktan 1gr altın elde edilmektedir

Değerli arkadaşlar!10 ton insanı bir araya toplarsanız, artık 1gr altın elde edersiniz. Bu alçaklar, namussuzlar yakında 10 tonunuzu bir araya toplayıp siyanürden geçirirler haberiniz olsun.

Biz buna karşı ne yapacağız? Hukuku kullanacağız. Hukuk güçlüden yanadır hukukçular bizi kandırıyor Neden, Çünkü hukuk güçlüden yanadır. Bizim Bergama da, Eşme de çeşitli şehirlerde Seydişehir de aldığımız hukuk kararları uygulanmamaktadır. O zaman ne yapacağız, Hukuku değil gücü toplumsallaştıracağız. Bunun karşısında eğer çaresiz kalırsak 1793 yurttaşlık hakları bildirgesi madde 35 derki; hükümet toplumun bir kısmını ya da tamamı aleyhine karar alırsa insanların bu karşı isyan etme hakkı, en temel hakkıdır , Sizleri en temel hakkınızı kullanmaya çağırıyorum arkadaşlar" deyince alkış yağmuruna tutuldu. Diğer bir konuşmacı Yüksek Jeoloji Mühendisi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Tahir ÖNGÜR

"Kazdağını ne bekliyor. Böyle giderse toplam 10–15 yerde altın işletmeleri olacak her birinde rezerve miktarına göre yatağın özelliğine göre 50 ile 300 er milyon ton arasında değişen kazılar yapılacaktır.1000 metre çapında 300–400 metre derinliğinde çukurlar açılacak ormanlar kaldırılacak o derinliğe inildiği için yeraltı suları zarar görecek.

Kaz Dağının çevresinde bu saldırı sürerse, önüne geçilemezse yöre insanının başına neler gelecek bunu bilemek için çok uzak olmayan Balya ya gitmek, sadece Maden Deresi Vadisinde bir dolaşmanız yeterli. Burnunuzu tıkayacağınızdan hiç kuşkum yok. Çünkü genziniz yanacak. Sular pembe, kırmızı, yeşil akıyor. O vadi de her yağmurdan sonra balıklar öldüğü için Çevre Bakanlığının uzmanları gelip analiz yapmışlar bu maden deresinin sularında izin verilen sınırların 22kat üzerinde siyanür bulunmuş.1939 yılında terk edilen maden işletmesinde 70 yıl sonra hala balıklar ölüyor." Dedi.

ÇOMU Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat ŞEKER; Bugün ne yazık ders almamış bir toplum olarak Kazdagı zenginliklerinin tahrip edilmesi ve bunları konuşmak düşündürücü. Zeytin yetiştiriciliğinde madenciliğin ne tür etlileri olabilir onlara değinmek istiyorum. İlk olarak zeytin ağaçlarının bulunduğu doğal yapı tahrip edilecektir. Tam verime yatması 15-20 süre gereken zeytin ağaçları binlercesi ya kesilecek ya kurumaya terk edilecektir. Açık maden sahalarında yeniden zeytincilik yapmak, sağlıklı ağaç yetiştirmek yüksek kalite almak artık bir hayal olacaktır. Kaz Dağı eteklerin de yamaç arazilerin çok fazla olması nedeniyle başta erozyon olmak üzere ekolojik dengenin birçok faktörlerle bozulması söz konusu olacaktır.

Siyanür bulaşığı olan alanlarda zeytincilik yapmak mümkün değildir. Siyanür adının geçmesi bile körfez yöresi yağlarının mevcut imajını son derece kötü etkileyecektir. Diğer taraftan toz bulutları zeytinde rüzgarla gerçeklesen meyve tutumunu sağlayan tozlanma ve döllenme olayını bloke edecektir. Çünkü zeytin çiçeklerinin hassas bir dişi organı vardır. Dişicik tepesi toz parke tülleriyle kaplandığında bu tozla kaplanmış alanda çiçek tozlarının çimlenmesi engellenecek dolayısıyla %50'lere varan ürün kaybı olacaktır." diye konuştu.

Panelde ayrıca Bayramiç,Akçay, Zeytinli ve Güre Belediye Başkanları söz alarak Kazdağlarında maden aranmasına şiddetle karşı çıktılar.

Güre Belediye Başkanı Kamil Saka konuşmasında; "Uluslar arası şirketlerin körfezimiz açısından en önemli tehlikeyi oluşturacak yaklaşık 113 değişik noktada almış olduğu maden arama ruhsatları ile Körfezimizin Güney ucundaki Bergama, Körfezin orta noktasındaki Dereköy ve Körfezin kuzey ucundaki Çan'da başlayan ve arama ruhsatlarının çalışma ruhsatına çevrilmesi suretiyle Körfezimizin diğer noktalarına da yayılmak istenen talan ancak ve ancak burada yaşayan bizlerin örgütlü bir kamuoyu gücüyle durdurabilinir." dedi.

Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç işe, maden çalışma iznini kastedip "Bunun iznini veren insanların hangi psikolojik durumda olduklarını merak ediyorum. Şimdi bir insanın Kazdağındaki bu değerleri bir daha hiç geriye gelemeyeceğini öğrenmediğini düşünemiyorum. Onlar Kazdağının bu maden araması nedeniyle ya da Türkiye'nin bir çok yerinin o madenlerin çıkarılması nedeniyle yok olacağını bilmiyorlar mı? Peki, bile bile buna izin veriyorlarsa bunun karşılığında acaba ne alıyorlar . DSP İstanbul milletvekili o yasayı çıkarırken tahkim kurulu peşinde koştururken ne almıştı acaba bunu bir takip etmenizi istiyorum ama bunu örgütlü yapmalısınız" dedi. Daha sonra Bayramiç belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel ve Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlu'nun yaptığı konuşmalarla son buldu.

Üç saat süren panel gösteriyor ki Ayvalık'tan Çanakkale'ye kadar tün Biga yarımadası ve Kazdağı eteklerinde yaşayanlar tek yumruk olarak madene maden yasasına tepki gösterdiler.

Bekir Erdinç
Çanakkale Olay Gazetesi

16.09.2007

Yangtze nehir yunuslarının anısına: Balina av gemisi batırıldı



Norveç medyasına göre, Willassen Senior adlı balina av gemisi 30 Ağustos günü Svolvaer'in kuzeyinde batırıldı. 27 metre uzunluğundaki gemi batırıldığında gemide kimse yoktu. Sea Shepherd'a göre, Willassen Senior 1992'den bu yana yasadışı balina avcılığından ötürü saldırıya uğrayan beşinci Norveç gemisi. Geminin batırılmasını üstlenen "İsimsiz" açıklama şu şekilde:

Svolvaer, Lofoten Adaları, Norveç

30 Ağusto gecesi, Norveç balina av gemisi "Willassen Senior"un motor odasındaki soğutma borusunun büyük bir bölümünü sökerek İzlanda'daki ticari balina avının bitişini kutlamaya karar verdik. Geminin boş olduğundan emin olduktan sonra, tuzlu suyu içeri alan vana açıldı. Böylece iki yıl önce türleri tehlike altındaki Minke balinasını vahşice öldürmesi 14 dakika süren katil geminin içersine tonlarca su salınmış oldu.

Balina avcısının batırılışı ve ölümcül zıpkınının susturulması, insan türünün açgözlülüğü yüzünden bir daha asla mavi gezegenimizin sularını şereflendiremeyecek Yangtze nehir yunusunun anısına adanmıştır. Anahtarlarımızın dönüşü her yıl onbinlerce türün yok olduğu bir dünyaya verilen makul bir cevaptır.

4.09.2007

İklim protestosu elektrik istasyonu kapattı

İklim değişikliği protestocuları Avustralya Gippsland'de Victoria'nın önemli bir bölümünün elektriğini sağlayan Loy Yang istasyonunu kapattılar.

Dört protestocu kendilerini kömür konveyörüne kilitlediler. Loy Yang Elektrik, güvenlik önlemi olarak 600 megawatt'lık jeneratörü kapatmak zorunda kaldı.

Loy Yang'daki diğer bir enerji birimi bakımdaydı ve bugünkü kapatma enerji çıkışını yarıya indirdi.

Eylemciler adına konuşan Michaela Stubbs, eylemin bu hafta Sidney'de toplanan APEC liderlerine bir mesaj göndermek için planlandığını söyledi.

"İklim değişiminin etkilerini şimdiden görüyoruz. İklim değişiminin uzun dönem sonuçlarıyla başa çıkmak zorunda kalacak olanlar bizim kuşağımız ve gelecek kuşaklar."

"Şimdi, gerçek eylemi görmemiz gerekiyor."

[ABC News]

20.08.2007

Mısırlı köylüler su savaşı veriyor

Nil topraklarında devletin köylülerin susuzluğunu gidermekten ziyade golf sahalarını suladığı suçlamaları arasında içme suyu kesintisi nedeniyle artan protestolar gerçekleşiyor.

Son haftalarda gösteri dalgaları ve birbirini takip eden polisle çatışmalar nedeniyle, Nil Nehrinin içme suyunun %95'ini ve sulamanın %80'inini karşıladığı Mısır'da onlarca kişi yaralandı.

[TerraDaily]

Heathrow’da çevreciler polisle çatıştı

İngiltere’nin başkenti Londra’da Heathrow Havaalanı’nın genişletilmesine karşı çıkan çevre eylemcileriyle polis arasında çatışma çıktı. Eylemcilerden 4’ü gözaltına alındı.

LONDRA - İngiltere’nin başkenti Londra’daki dünyanın en işlek havaalanlarından Heathrow’un genişletilmesine karşı çıkan çevreciler, eylemlerini sürdürüyor.

Bir haftadır havaalanı yakınlarında kamp kuran eylemciler, havaalanını işleten BAA adlı şirkete ait binanın çevresini kuşatmaya çalışınca, polisin müdahalesiyle karşılaştı.

Polis, binanın yakınlarına yaklaşan göstericileri cop kullanarak engellemeye çalıştı.

Protestocuların bir kısmı polisin tüm engellemelerine karşın binanın park alanına girmeyi başardı. Çıkan arbedede 4 protestocu gözaltına alındı.

Hava taşımacılığının iklim değişikliklerine doğrudan etkisi olduğuna dikkat çeken protestocular, havaalanın üçüncü bir pist kurularak genişletilmesine şiddetle karşı çıkıyor.

[NTVMSNBC]

12.08.2007

Tuncelili Munzur Nehri’ne baraj istemiyor

Tunceli’de yüzlerce kişi, Munzur Nehri üzerine barajlar yapılmasını öngören projeyi protesto için eylem yaptı.

TUNCELİ - Tunceli’de düzenlenen 7. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Munzur Çayı’na yapılması planlanan barajları protesto etmek amacıyla “Başka Enerji Mümkün, Başka Munzur Yok” yürüyüşü düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’ndan Munzur Çayı’na kadar yürüyen kalabalığa Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil de eşlik etti.

Munzur Çayı’nda grup adına basın açıklaması yapan Tunceli Dernekleri Federasyonu sözcüsü Hasan Şen, çay üzerinde toplam 8 baraj yapılmak istendiğini, şimdiye kadar bir barajın tamamlandığını ifade etti.

Yapılacak barajlarla birlikte Munzur Vadisi içinde ve çevresinde yaşayan canlı ve bitki türlerinin yok olacağını öne süren Şen, “Biz Munzur’un barajlara değil barışa ve halkların kardeşliğine akmasını istiyoruz” diye konuştu.

Munzur Çayı’na baraj yaptırmamak için tüm demokratik haklarını kullanacaklarını vurgulayan Şen, “Bu vadi sadece bu topraklar için değil, tüm dünya için çok önemlidir. Buranın barajlara boğulmaması için her türlü yasal mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Basın açıklamasının ardından yürüyüşe katılanlar “Dersim dört dağ içinde” adlı türküyü söyledi, çeşitli sloganlar attı.

DAVA AİHM’E TAŞINDI

Munzur Nehri üzerine 7 baraj yapılmasını öngören projenin geçmişi yaklaşık 10 yıl öncesine dayanıyor.

Bölge milli park alanı olduğu için karşı çıkılan proje yargıya taşınmıştı. Avrupa İnsan Hakları Mmahkemesi’ne kadar giden proje ile ilgili yargı süreci devam ediyor.

Barajların yapımıyla ilgili henüz somut bir adım atılmadı.

[NTVMSNBC]

11.08.2007

Güle Güle Ayen Enerji

07/08/2007 tarihinde Fındıklı’da Çağlayan vadisinde yapılması planlanan PAŞALAR HES ve regülatörünü ihale alan Ayen Enerji tarafında gerçekleştirilen “yöre halkını bilgilendirme” (ÇED)toplantısına çevre köylülerin kararlı tutumu damgasını vurdu.. Çevre İl Müdürlüğü başkanlığında raportörlerin ve Ayen inşaat yetkililerinde bulunduğu toplantıda yöre halkı hep birlikte derelerini sattırmayacaklarını bir kez daha haykırdı.

Aslandere Köyü meydanında yapılan toplantıda, Çağlayan Deresi Pashalar mevkiinde AYEN Enerji A.Ş. tarafından yapılması planlanan Hidro Elektrik Santral (HES) konusunda şirket yetkilileri, vatandaşları çevresel etüt konusunda bilgilendirmeye ve projeyi tanıtmaya çalıştılar.

Fındıklı Dereleri Koruma Platformu Avukatı Av.Mehmet Horuş yaptığı konuşmada, HES Projesi için, çevresel etüt değerlendirmesi yapılabilmesi için üretim kapasitesinin 50 MW üstünde olması gerekirken Çağlayan Deresinin üretim kapasitesinin 40 MW olduğunu söyledi.

Çağlayan vadisi için oluşturulmaya çalışılan çevresel etüt değerlendirme raporunun hazırlanmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Horuş, “Fakat buradaki ekosistemin özelliği nedeniyle Çevre ve Orman Bakanlığı çevresel etüt değerlendirme raporu hazırlanması için işletmeci firmaya ‘rapor hazırla gel’ dedi. Bugünde burada vatandaşların yoğun katılımları ile köy muhtarları, sivil toplum örgütleri ve dernek başkanları bu projenin yapılamayacağını toplantı divanına bildirmiş oldu. Fındıklı halkı iradesi tartışmasız şekilde ortaya çıkmıştır. Bu projeleri kesinlikle halk istememektedir. Çevresel etüt değerlendirme süreci bu aşamada tıkanmış, halk bir kez daha kazanmıştır.” dedi.

Firma yetkililerinin santralin tanıtımını yaptıktan sonra söz sırası yöre halkına geldi. Aynı zamanda Muhtarlar Derneği Başkanı olan Fındıklı Dereleri Koruma Platformu Sözcüsü Ozan Hanedar santrali kesinlikle istemediklerinin bir kez daha altını çizdikten sonra başta çevre köy muhtarlıkları olmak üzere muhtarları mikrofona davet etti. Tüm muhtarlar yapılacak HES’e karşı olduklarını bir kez daha yinelediler.

En etkili konuşmalardan birini emekli hemşire Bedriye Şişmanoğlu yaptı. Binlerce yıldır atalarının bu topraklarda, derenin kıyısında yaşadığını belirterek, “Biz bu derelerde santral istemiyoruz. Bu bölgenin turizme ihtiyacı var derelerin kurutulmasına değil. Canımız kanımız pahasına suyumuzu koruyacağız. derelerimizi asla vermeyeceğiz” diye konuştu.

[FındıklıDereleri.com]

1.08.2007

İngiltere: ELF'ten plastik fabrikasına sabotaj

30/07/07'nin erken saatlerinde sabotajcılar, Chelmsford, Essex'deki Rio Tinto Alcan'ın sahip olduğu bir plastik fabrikası olan Smurfit Kappa'yı ziyaret ettiler. Giriş kapıları kilitlendi, ofis ve yükleme kapıları yapıştırıcılarla sabote edildi ve duvara bir mesaj yazıldı. Rio Tinto'ya ait araçlar da sabote edildi.

Yakın zaman önce işletmeyi satın alan Rio Tinto, dünya ve sakinlerine zarar veren şirketlerin en kötülerinden biridir. Güney Pasifik'te soykırım gerçekleştiren paramiliterleri eğitiyorlar ve maddi destek sağlıyorlar, Afrika'daki bütün dağların zirvelerini yok ediyorlar ya da yerli kabilelere ait el değmemiş yağmur ormanlarında maden çıkarıyorlar. Durdurulmak zorundalar.

Rio Tinto'nun yakın zamanda kazandığı Alcan, Avrupa'da şuanda yapılan en büyük ekolojik suça ortak oluyor. İzlanda'nın önemli vahşi alanlarını, dünyadaki en çok kirletici ve yoğun enerji tüketen endüstrilerinden biri olan alüminyum eriticilerine güç sağlamak için monolitik elektrik istasyonlarına dönüştürmeyi planlıyorlar. Rio Tinto gittiği her yere baskı götürür, Güney Pasifik'te Bouganville'de, bakır madenleri Panguna'ya larşı olanları öldürmek ve tehdit etmek için paralı askerler kiraladırlar. İzlanda'yı istilaları da farklı olmayacaktır. Ağır sanayiye karşı protestolar polis şiddeti ile karşılaşır, aktivistler devletin iftiralarına maruz kalır.

Rio Tinto'ya yaralanacağı yerden, kâr elde ettiği noktadan vurmak gereklidir.


DÜNYA ÖZGÜRLÜK CEPHESİ


Powered by ScribeFire.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...