16.12.2009
Domuz gribinde 62 ölüm daha, Ölü sayısı 415'e yükseldi
[Radikal]
11.12.2009
Domuz Gribinde Korkunç İddia
Rotterdam Üniversitesi’nde görev yapan Profesör Albert Osterhaus, dünyada grip konu olduğunda akla gelen tek isim. Hatta bu nedenle kendisine bilim dünyasında takılan ad: Doktor Grip. SARS ve kuş gribi paniklerinde hep Dünya Sağlık Örgütü’nün krizi önlemek için başvurduğu ilk isim o oldu. Şimdi Hollandalı “Doktor Grip” ile ilgili bir iddia tüm dünyayı kasıp kavuruyor.
İddiayı Hollanda basını yazdı
İlk kez saygın bilim dergisi Science’da kısa bir makale ile dile getirilen, ardından Hollanda’da yayınlanan De Telegraaf gazetesi tarafından yayınlanan iddia, grip salgınının Doktor Grip’in servetinde dramatik bir artışa sebep olduğu yönünde. Profesör Osterhaus Avrupa İnfluenza Bilimsel Araştırma Grubu’nun Başkanı. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) danışma kurulu olan SAGE’nin de üyesi. Hatta WHO, domuz gribiyle ilgili olarak “küresel pandemi” kararı aldığında Osterhaus SAGE’ye başkanlık ediyordu. Ancak bunun yanında Osterhaus’un bir de aşı geliştirip üreten bir şirketi var. Profesör aynı zamanda da Roche, Novartis, Baxter, Mediimmune, Glaxo, Sanofi Pasteur gibi ilaç şirketlerine de maaşlı danışmanlık yapıyor. Yani küresel bir Domuz gribi salgının fayda sağladığı tek bir isim varsa o da Osterhaus. Hem şirketinin değeri bu süreçte oldukça artmış durumda hem de danışmanlık ücreti.
DSÖ’yü de yönlendirdi
Ama daha vahim olan ise Danimarka’nın Information ve İsveç’in SVG gazetelerinde çıkan iddialar. Vatan Gazetesi'nin haberine göre; bu da SAGE’deki 8 kişilik heyette yer alan Osterhaus ve 3 arkadaşının “danışmanlık yaptıkları ilaç şirketlerinin baskısıyla DSÖ’yü yönlendirerek aslında var olmayan bir paniği tüm dünyaya yutturduğu” iddiası. SAGE’de yer alan Osterhaus’un yakın arkadaşı Profesör Frederick Hayden, Roche ve Glaxo’nun maaşlı danışmanı. Profesör Arnold Monto, “40 yıldır küresel salgını bekleyen adam” olarak biliniyor ve burundan verilen Domuz gribi ilacını üreten Medimmune, Glaxo ve Viro Pharma şirketlerine danışmanlık yapıyor. Yine aynı heyette yer alan David Salisbury, İngiltere’deki imunizasyon programının başkanı ve ilaç şirketleriyle danışmanlık ilişkisi içinde... Yani 8 kişilik heyetin en etkili 4 ismi ilaç şirketleriyle organik bağ içinde. Domuz gribini JP Morgan’ın tahminlerine göre ilaç şirketlerine 7.5-10 milyar euro para kazandıracak bir hastalık konumuna yükselten süreçte de bu bilim adamlarının yönlendirmesinin hayati önem taşıdığı biliniyor. Bu uzmanların desteğiyle hazırlanan raporlarda WHO domuz gribine karşı aşılamayı 24 kez, ilaçlı tedaviyi de 18 kez önerirken, sık el yıkamanın önemine ise sadece 2 kez değinildi.
’Salgın’ tanımını değiştirdi
Bu konudaki en önemli kanıtlardan biri Der Spiegel dergisine konuşan ve grip konusundaki araştırmaları değerlendiren Cochrane Teşkilatı’nın başkanı Epidemolog Tom Jefferson’un altını çizdiği gerçek. Buna göre DSÖ, Nisan 2009’da yine bu bilim adamlarının tavsiyesiyle tüm dünyada hükümetlerin referans aldığı “pandemi” (salgın) tanımını değiştirdi. Eski tanımda WHO’nun bir hastalığı pandemi olarak ilan edebilmesi için yeni bir virüsün ortaya çıkması, hızla yayılması, insanların bu hastalığa bağışıklığının bulunmaması, yüksek ölüm oranına sahip olması ve bulaşma oranının yüksek olması gerekiyordu. Ancak Nisan ayında alınan kararla WHO, bu son iki şarttan vazgeçti ve ölüm oranı yüksek olmayan Domuz gribi hastalığı bir anda pandemi tanımının içinde kendine yer bulmuş oldu. Ardından 11 Haziran’da WHO “küresel salgın” kararı aldı. Tüm dünyada hükümetler milyonlarca doz aşı siparişi verdi, ilaçlar stok edilmeye başlandı. Yani ilaç sektörüne milyarlarca dolarlık bir gelirin kapısı aralandı. İddiaya göre WHO’nun bu kritik kararları aldığı toplantılara profesörlerin taşvikiyle Glaxo, Novartis ve Baxter’in temsilcileri de gözlemci sıfatıyla ilk kez katıldı.
Hakkında soruşturma başlatıldı
Tüm bu iddiaların gazetelerde yer bulmasının ardından Hollanda parlamentosu Doktor Grip hakkında soruşturma başlatılmasına karar verdi. Düzenlenen özel oturumda Osterhaus’un bağlantıları didik didik edildi. Ancak meclis ülkedeki bir numaralı sağlık otoritesi olarak gördükleri profesör ile bağları koparmamayı kararlaştırdı. Şimdi ise Rus meclisinde (Duma) bir hazırlık yapılıyor. Duma’nın Sağlık Komisyonu Cenevre’deki WHO temsilcilerine iddiaların detaylı bir şekilde incelenmesi talimatı verdi.
Profesör David Salisbury
- SAGE’nin üyesi
- İngiltere’deki imunizasyon programının başkanı İlaç şirketlerine danışmanlık yapıyor.
Prof. Albert Osterhaus
- Avrupa İnfluenza Bilimsel Araştırma Grubu’nun Başkanı.
- Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) danışma kurulu olan SAGE’nin üyesi. Hatta WHO, domuz gribiyle ilgili olarak “küresel salgın” kararı aldığında SAGE’ye başkanlık ediyordu.
- Aşı geliştirip üreten Viros Cope adlı bir şirketi var.
- Aynı zamanda Roche, Novartis, Baxter, Medimmune, Glaxo, Sanofi Pasteur gibi ilaç şirketlerine maaşlı danışmanlık yapıyor.
Profesör Arnold Monto
- SAGE’nin üyesi
- Burundan verilen Domuz gribi ilacını üreten Medimmune, Glaxo ve Viro Pharma şirketlerine danışmanlık yapıyor
Profesör Frederick Hayden
- SAGE’nin üyesi
- Bir numaralı aşı üreticileri Roche ve Glaxo’nun maaşlı danışmanı.
DOKTOR GRİP’İN İŞİ Mİ?
Rotterdam Üniversitesi Profesör Albert Osterhaus, dünyada grip konu olduğunda akla gelen tek isim. Hatta bu nedenle kendisine bilim dünyasında takılan ad: Doktor Grip. SARS ve kuş gribi paniklerinde hep Dünya Sağlık Örgütü’nün krizi önlemek için başvurduğu ilk isim o oldu.
Harvard Üniversitesi: Salgın çok şiddetli değil
ABD’li ve İngiliz bilim adamları Domuz gribi salgının dünyayı tahmin edildiği kadar şiddetli vurmadığını öne sürdü. Amerika’daki Harvard Üniversitesi ve İngiliz Tıbbi Araştırma Konseyi tarafından yürütülen araştırmalarda ABD’deki domuz gribinden ölüm oranları ve önceki grip sezonlarındaki ölüm oranları incelendi. Buna göre domuz gribinden ölüm oranı her yıl grip yüzünden ortalama 36 bin kişinin yaşamını yitirdiği ülkede, ortalamanın biraz altında kalabilir ya da en kötü ihtimalle bunun çok az üzerine çıkabilir. Ağustos ayında ABD Başkanı’nı bilgilendiren Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi tarafından hazırlanan bir raporda domuz gribinden ölü sayısının 30 bin ile 90 bin arasında olacağı hesaplanmıştı. Harvard Üniversitesi profesörü Marc Lipsitch, hatalı olduğunu öne sürdüğü bu tahminin sınırlı verilerle yapıldığını söylüyor.
WHO açıklama yaptı: İddialar kesinlikle asılsız
İDDİALAR üzerine WHO sözcüsü Gregory Hartl, bir açıklama yaptı. WHO toplantılarına ilaç sektöründen temsilcilerin bulunmasının doğal olduğunu söyleyen sözcü, toplantıda bulunan temsilcilerin hiç söz hakkı olmadığını ve toplantının gidişatını etkilemediğini sözlerine ekledi ve “Aşı yapıyoruz ve bu yüzden aşının içinde olanları bilmemiz gerek” dedi. WHO’da çalışan herkesin geçmişlerinin çok sıkı bir biçimde incelendiğini açıklayan Hartl, adı skandala karışan Frederick Hayden’in Dünya’daki en iyi virolog olduğunu ve grip hakkında birşey sorulması halinde cevap verecek ilk kişinin Hayden olması gerektiğini belirtti. WHO’nun çalışanlarının finansal geçmişlerini kamuoyuyla paylaşmalarının şimdilik mümkün olmadığını söyleyen Hartl WHO’nun özgür bir kurum olduğunu açıkladı.
[Hürriyet]
10.12.2009
Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 353'e Yükseldi
Bakanlıktan yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin 121'nin (yüzde 35) 50 yaş altındaki daha önce sağlıklı olarak bilinen kişiler olduğu belirtildi.
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısının 306 olduğu, 98 hastanın tedavisinin yoğun bakımda sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, 102 hastanın ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edildiği bildirildi.
Hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğu vurgulanan açıklamada, aşının aile hekimlikleri, sağlık ocakları ve hastanelerde ücretsiz uygulandığı hatırlatıldı.
Gebeler için temin edilen 'adjuvansız' aşıların halen sadece gebe olan vatandaşlara uygulandığı ve bunlar dışındaki gruplarda uygulanmasının söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
'Son günlerde vatandaşlarımızın aşıya artan talepleri tüm sağlık kuruluşlarında aşı yapılması suretiyle karşılanmaktadır. Gebeler için temin edilen aşılarımız ise gebe takiplerinin yapıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri, Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezleri ile belirenmiş diğer sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır.
Halen gebelerimize, 6 ay–50 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımıza ve 50 yaşın üstündeki kronik hastalığı olan vatandaşlarımıza, ayrıca kritik kamu hizmetlerinde görev yapan vatandaşlarımıza yaş sınırlaması olmaksızın aşı uygulamasına devam edilmektedir. 10 yaş altında olup ilk aşı dozlarının üzerinden en az 3 hafta geçmiş olan çocuklarımızın ikinci doz aşılarını yaptırmaları önem arz etmektedir.'
Açıklamada, okul çağında olan ve velileri tarafından aşılanmaları uygun görülen çocukların okullarda aşılanmalarına sağlık ekiplerimizce devam edildiği de belirtildi.
[AA]
7.12.2009
Domuz Gribine 55 Ölüm Daha
Sağlık Bakanlığı domuz gribinden hayatını kaybedenlerin sayısının 296'ya çıktığını açıkladı.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, halen domuz gribi sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısının 347 olduğu, bunların 113'ünün takip ve tedavisinin yoğun bakımlarda sürdürüldüğü, 99 hastanın ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edildiği belirtildi.
Vefat edenlerin 103'üne tekabül eden yüzde 35'inin 50 yaş altında, daha önce sağlıklı olduğu bilinen kişiler olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Aşı aile hekimlikleri, sağlık ocakları ve hastanelerimizde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.
3 Aralık 2009 tarihli basın açıklamamızda gebelerde kullanılmak için temin edilen aşılar ile gebe aşılamasına bugün başlanacağı belirtilmişti. Gebe aşılamaları gebe takiplerinin yapıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri, Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezleri ile belirenmiş diğer sağlık kuruluşlarında yapılacaktır.
Aileleri tarafından aşılanmaları talep edilen ve halen aşılanamayan çocuklarımız için, sayılarına bakılmaksızın okullarında aşılama çalışmaları başlatılmıştır. Çocuklarına aşı yaptırmak isteyenlerin bu amaçla Sağlık Ocaklarımız ve diğer aşılama merkezlerinden faydalanma imkanları da devam etmektedir.''
[NTV]
3.12.2009
Domuz Gribinden 46 Kişi Daha Hayatını Kaybetti
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı bir açıklamada, Türkiye’de domuz gribinden ölenlerin sayısının 241’e yükseldiği bildirildi: “Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 241 olmuştur.
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 223’dür. Bunların 86’sının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 62 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.” Açıklamada, gebe kadınlara da özellikle bir uyarıda bulunuluyor:
“BÜTÜN GEBELER AŞI KONUSUNDA HASSASİYET GÖSTERMELİDİRLER”
“Gebelerde kullanılacak olan aşının uygulamasına 7 Aralık 2009 Pazartesi günü başlanacaktır. Hastalık gebelerde ağır seyredebilmekte ve ölüm riskinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu sebeple bütün gebelerimizin aşılanma konusunda hassasiyet göstermeleri gerekmektedir.”
[Radikal]
[NTV]
22.11.2009
Domuz Gribi Mutasyona Uğradı
Dünya Sağlık Örgütü’nden (WHO) yapılan açıklamada ülkede yaşanan son iki Domuz gribi ölümünde H1N1 virüsünün mutasyona uğradığını açıkladı.
Norveçli yetkililer mutasyonlu griple ölen iki kişinin de sıkı şekilde izole bir şekilde tedavi edildiğini ifade etti. Virüsün mutasyona uğraması demek şu anda kullanılan aşıların işe yaramaması anlamına geliyor. İlaç şirketleri daha önce yaptıkları açıklamada, “Aşıları bedava yenileriz” demişlerdi. Ancak böyle bir durumda yeni aşıların üretim süreci çok fazla gecikecek. H1N1 virüsünde benzer mutasyonlar daha önce Brezilya, Çin, Japonya, Meksika, Ukrayna ve ABD’de görülmüştü.
[Hürriyet]
Dünya Sağlık Örgütü'nden salgın uyarısı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa'da domuz gribi salgınını yakından takip eden kurumların yetkilileri, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede salgının daha da hızlanacağı uyarısını dile getirdi, özellikle çocuklar, gençler ve diğer risk grubundakilerin aşılanmalarının önemine işaret etti.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile Türkiye'de domuz gribi salgınına karşı yürütülen çalışmalar konusunda istişarelerde bulunan DSÖ ve Avrupa Hastalık Koruma ve Kontrol Merkezi (European Centre for Disease Prevention and Control)(ECDC) yetkilileri, soruları yanıtladı.
DSÖ Avrupa Bölgesi Danışmanı ve Nottingham Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Jonathan Nguyen Van Tam, 1918'deki İspanyol gribi salgını ile karşılaştırıldığında daha hafif seyreden bu salgının, mevsimsel gripten farklı olarak daha çok genç erişkinlerle küçük çocukların ölümüne yol açtığını söyledi.
İngiltere'de bu hastalıktan hastaneye daha çok çocuklar, gençler ve genç erişkinlerin yattığını anlatan Van Tam, bu hastaların yüzde 13'ünün de yoğun bakım veya solunum cihazı desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Van Tam, ''Bütün bu gerçekleri dikkate alarak konuşmak gerekirse bütün hükümetlerin yapabilecekleri tek şey aşı temin edip uygulayarak ölümlerin önünü almaktır. Dünya genelinde olası bütün riskleri çok dikkatle inceledik. Ciddi riskle yüz yüze olan sağlık çalışanları, kronik hastalığı bulunanlar, hamileler, genç yetişkinler ve çocuklar mutlaka aşılanmalı'' diye konuştu.
''Kimin hangi öncelik sırasına göre aşılanacağı konusunda Türkiye'nin şu ana kadar her adımı doğru attığını'' vurgulayan Van Tam, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye aşı konusunda Avrupa bölgesinde çok ciddi saygınlığa sahip firmaların aşılarını aldı. Bunların tabi tutulduğu test düzeyleri, İngiltere dahil diğer Avrupa ülkelerinin aldığı aşılar ile aynı. Türkiye'nin aşı aldığı firmalardan biri, aynı zamanda İngiltere'nin de en fazla miktarda aşı temin ettiği firmalardan birisi. Salgın şu anda Türkiye'de tam hızlanma aşamasında. Henüz daha en kötü durumla karşılaşılmadı. Vaka, hastaneye yatış ve ölümlerde artış bekliyoruz.''
[NTV]
19.11.2009
Domuz Gribinden 20 Ölüm Daha
Domuz gribinden ölenlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.
Sağlık Bakanlığı, halk arasında domuz gribi olarak bilinen pandemik gripten yaşamını yitirenlerin sayısının 73'ten 93'e yükseldiğini açıkladı.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, pandemik gripten hastanelerde yatan 280 kişiden 59'unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülüyor. 15 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip ediliyor.
[NTV]
16.11.2009
Domuz Gribi Tip mi Değiştirdi?
Domuz gribi salgını dünyanın dört bir yanına yayılırken, Ukrayna'da 189 kişinin ölümüne yol açan ve 1 milyondan fazla kişiye buluşan virüs korkutuyor. Virüsün Domuz gribi virüsü olarak bilinen H1N1'in evrimleşmiş bir versiyonu mu , yoksa yeni bir virüs mü olduğu bilinmiyor. Gazete Port'un haberine göre İngiliz bilim insanları da Ukrayna'daki virüsün mutasyona uğrayıp uğramadığını incelemeye başladı.
Ukraynalı doktorların açıklamaları ise korkutucu. Bazı doktorlar ülkedeki kurbanlarda görülen semptomların, Birinci Dünya Savaşı'nda milyonlarca insanın ölümüne yol açan İspanyol gribi kurbanlarında görünlere benzediğini belirtiyor. Ukrayna'nın batısından adı açıklanmayan bir doktorun sözleri ise tüyler ürperten cinsten:
"İki kurbana otopsi yaptık ve akciğerlerinin kömür gibi kapkara olduğunu gördük. Yanmış gibiydi. Korkunçtu."
H1N1 OLDUĞUNA İNANMIYORUZ
Lviv'deki hastanenin acil bölümünden başhekim Miron Boriseviç, dört adam ve bir kadının ölümünün ardından, "Analizleri Kiev'e gönderdik. Bunun H1N1 Domuz gribi olduğuna inanmıyoruz. Ama bunun ne tür akciğer iltihaplanması olduğunu da bilmiyoruz" dedi.
Gizemli virüsün yayılmasından korkan Komşu Polonya AB'yi harekete geçmeye çağırırken, "Bu tehdidin niteliği Avrupa Birliği düzeyinde bir acil eylemi gerektiriyor" dedi.
Rusya, Slovakya, Polonya, Macaristan ve Romanya ülkeye gelen Ukraynalıları çok sıkı sağlık kontrollerinden geçiriyor, Slovakya da beş sınırından ikisini kapattı.
Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko, Dünya Sağlık Örgütü'nü yardıma çağırdı. Bir uzman ekip Kiev ve Lviv'de virüsü incelemek üzere testler yapıyor.
Başkan Yuşçenko, "İnsanlar ölüyor. Salgın doktorları öldürüyor. Bu 21. yüzyılda akıl almaz bir şey. Diğer ülkelerdeki benzer salgınlardan farklı olarak Ukrayna'da ciddi virüs enfeksiyonlarının üç kaynağı eş zamanlı olarak birleşmiş durumda: İki mevsimsel grip ve bir California virüsü. Uzmanlar bu kompinasyonun mutasyon sonucu çok daha saldırgan yeni bir virüs üretebileceğini belirtiyor" diye konuştu.
Ülkede üniversiteler, okullar ve kreşler kapalı. Toplantı, gösteri ve yürüyüşlere izin yok, sinema ve tiyatrolar kapalı. Ukrayna'dan alınan virüs Londra Mill Hill'deki Tıp Araştırmaları Konseyi araştırma laboratuvarında da test edildi.
Konsey sözcüsü, ilk sonuçların elde edildiğini, ancak açıklama yapamayacağını söyledi. Sözcü, yeteri kadar virüs örneğine sahip olmadıklarını ve virüsün doğasına dair kesin bir sonuç elde etmeden önce daha fazla virüs örneği elde etmeleri gerektiğini belirtti.
[Hürriyet]
2.11.2009
Ukrayna'da esrarengiz virüs: 60 ölü
Domuz gribi salgını tüm dünyada yayılırken, Ukrayna hükümetinin dünyadaki en sert önlemleri alması kuşku yarattı. Ülke genelinde okulların üç hafta süreyle kapatılması, mitinglerin yasaklanması ve vatandaşlara seyahat sınırlamalarının getirilmesi talimatı verilirken, sıkı yönetim ilanının bile gündemde olması "Bütün bunlar domuz gribi nedeniyle mi, yoksa daha tehlikeli bilinmeyen bir virüs mü söz konusu?" sorusunu gündeme getirerek paniğe yol açtı. Gazeteport'un haberine göre, bir kesim ise ülke başkanlık seçimine doğru giderken asıl nedenin politika olduğunu ve domuz gribine siyasetin bulaştırıldığını söylüyor.
ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR
Başbakan Yulia Timoşenko, cuma günü önlemlerin bilhassa ülkenin batısındaki vakalar nedeniyle artan endişeler karşısında alındığını belirtirtti.
Ancak, ölümlerden hangi tür virüsün sorumlu olduğuna dair ortaya konulan çelişkili bilgiler kafalarda soru işaretlerine yol açıyor. Timoşenko, Ukrayna'daki durumun 'salgın eşiğine ulaştığını' söyledi. Başbakan, 'tüm büyük ölçekli etkinliklerin, konserlerin, film gösterilmlerinin ve diğer tüm kamusal toplanmaların üç hafta boyunca yasaklandığnı' kaydetti.
ECZANELERİN ÖNÜNDE UZUN KUYRUKLAR
Dünya Sağlık Örgütü'nün Ukrayna'ya destek olarak bir ekip göndereceğini açıklaması ise durumun açıklanandan daha vahim olduğu yönündeki kuşkuları artırdı. Ülkenin batısından gelen haberler ise insanların maske ve ilaç için eczanelerin önünde uzun kuyruklar oluşturduğu yönünde.
AB VE NATO'DAN ACİL YARDIM İSTEDİ
Son bir hafta içinde domuz gribinden 60 kişi hayatını kaybedince, Ukrayna başta ABD olmaz üzere AB ve NATO'dan ilaç ve tıbbi malzeme yardımı istedi. Ülkede 190 bin kişi domuz gribine yakalandı.
190 BİN HASTADAN 133'ÜNÜN DURUMU AĞIR
Ukrayna'da son bir hafta içinde 60 kişi Domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetti. Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşenko komşu ülkeler başta olmak üzere Avrupa Birliği, ABD ve NATO'dan domuz gribiyle etkili mücadele için ilaç ve tıbbi malzeme yardımı istedi. Karantina altına alınan ülkede 190 bin hastadan 133'ünün durumu ağır. Sınırlarda yoğun güvenlik önlemleri alınan Ukrayna'da hastalık belirtisi taşıyan yabancıların ülkeye girmesine izin verilmiyor. Kiliseler özel ayinler yaparak toplu dua ediyor.
İŞİN İÇİNDE SİYASET Mİ VAR?
Öte yandan 17 Ocak'ta devlet başkanlığı seçiminin yapılması öngörülürken, gribe karşı alınan katı önlemler arasında tüm gösteri ve yürüyüşlerin yasaklanmasınını bulunmasının kampanya sürecini derinden etkileyeceği kaydediliyor.
Timoşenko da cumartesi günü devlet başkanlığına adaylığını açıkladı. Virüs, tüm Doğu Avrupa genelinde yayılırken, Timoşenko'nun Rusya ve Polonya'dan daha sert önlemler alaması da şaşkınlık yarattı. Bununla birlikte hükümetin bu sıkı önlemlerinin altında politik hesapların yattığı da söyleniyor.
Timoşenko'nun kampanya sürecini domuz gribini bahane ederek baltalamasının rakiplerinin önünü kesme amaçlı olduğu öne sürülüyor. Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko da bunun farkında olacak ki, 'ülkenin neden hazırlıklı olmadığına ilişkin' bir soru önergesi verdi. Timoşenko’nun asıl rakibi ise yüzde 31’lik halk desteğine sahip Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç. (Gazeteport)
[Radikal]
21.09.2009
Domuz Gribi Anarşi Yaratabilir!
Birleşmiş Milletler'in domuz giribiyle ilgili son raporu korku yarattı. Rapora göre, zengin ülkeler fakir ülkelere domuz giribi ilacı ve para yardımında bulunmazsa fakir ülkeler isyan edecek ve dünyada anarşi çıkacak!
Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün ortak yaptığı açıklamaya göre fakir ülkelere aşı yardımı yapmak çin yaklaşık 900 milyon pounda ihtiyaç var ve bu yardım geciktiği takdirde hastalığa bağlı kayıplar yüzünden fakir güney ülkelerindeki halk anarşi çıkarabilir.
İngiliz The Guardian Gazetesi’nin Observer ekinde yayımlanan Rajeev Syal imzalı makaleye göre, aşı gönderilmeyen pek çok ülkede milyonlarca kişi H1N1 virüsü yüzünden hayatını kaybedecek, bu ülkelerin zaten çok kötü olan ekonomi ve sağlık sistemleri de çökecek ve kaos başlayacak. 47 sayfalık raporda, “Domuz gribi aynı zamanda insanlık için büyük bir imtihan olacak” deniliyor ve tüm hükümetlerin ortak bir savunma politikası geliştirerek, fonları paylaşarak domuz gribinden halklarını korumaları öneriliyor. Rapora göre Küba, Bolivya, Kongo, Bengladeş, Kuzey Kore gibi ülkeler tehdit altında. (The Guardian)
[Radikal]
29.04.2009
Domuz gribinde 5. evre: Tehdit artıyor (6. Evre Pandemi, Küresel Salgın)
Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribini 1 ila 6 arasında derecelendirdiği salgın evreleri sıralamasında alarm düzeyini 4. evreden, 5. evreye çıkardı.
DSÖ'den yapılan açıklamada, alarm düzeyinin 5. evreye çıkarılmasının, bu hastalığın en az iki ülkede insandan insana bulaştığının doğrulandığı ve bu hastalığın aşısının üretilmesi çabalarının hızlandırılması anlamına geldiği kaydedildi.
DSÖ Başkanı doktor Margaret Chan, Cenevre'de düzenlenen basın toplantısında, dünyadaki grip uzmanlarıyla yapılan danışmalardan sonra alarm seviyesinin yükseltilmesine karar verdiğini bildirdi.
Tüm ülkelerin salgına hazırlık planlarını şimdi faaliyete geçirmeleri gerektiğini belirten doktor Chan, bir salgında tüm insanlığın tehdit altında olacağı uyarısında bulundu.
Doktor Chan ayrıca, hastalıktan 159 kişinin öldüğü Meksika'yı, DSÖ'ye ve diğer hükümetlere bu yeni vakayı bildirme konusunda gösterdiği açıklık ve saydamlıkdan dolayı övdü.
Hastalığın insandan insana bulaşma derecelerinin ele alındığı 4. ve 5. evreden sonra gelen 6. evre 'Pandemi dönemi' olarak nitelendiriliyor ve bu aşamada hastalığın 'genel toplumda arttığı ve devam eden bir buluşma olduğu' belirtiliyor.
'AŞI EYLÜLDEN ÖNCE KULLANIMA HAZIR OLMAZ'
Öte yandan, ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi, domuz gribi virüsüne karşı bir aşı için 'önemli çabalar' sarf edildiğini, ancak aşının eylül ayından önce kullanıma hazır olamayacağını bildirdi.
ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi halk sağlığı ve bilimi biriminden Anne Schuchat adlı yetkili, Senato İç Güvenlik Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, "Herşey yolunda giderse aşı eylül ayından itibaren kullanımda olabilir. Ancak herşey her zaman yolunda gitmeyebiliyor" dedi.
Bu arada, ABD'nin Kaliforniya'nın ardından Teksas eyaletinde de domuz gribine karşı olağanüstü durum ilan edildiği bildirildi. ABD'de domuz gribi olduğu kesinleşen vaka sayısının 91'e çıktığı açıklanmıştı.
Öte yandan, Hırvatistan Sağlık Bakanlığı, ülkede ilk kez şüpheli bir vakanın görüldüğünü, Osijek'te 22 yaşındaki bir kızın karantinaya alındığını, şahsın sağlık durumunun genel olarak iyi olduğunu ve Tamiflu tedavisi uygulandığını kaydetti.
[Ntvmsnbc]
Domuz gribine karşı 1. derecede alarm!
Dünya genelindeki teknik personelden de birinci derecede alarm durumunda kalmalarını isteyen örgüt, domuzlardaki durumun derhal kendilerine iletilmesini ve numunelerin laboratuvarlarına gönderilmesini talep etti. Açıklamada, şu an için, grip virüsünün yalnızca insandan insana geçiyor gibi göründüğü, bugüne dek A tipi grip virüsünün yeni türünün insana doğrudan domuzdan geçtiğini gösteren bulguya rastlanmadığı kaydedildi. FAO, beslenme zincirinin tehdit altında olduğuna dair kanıt bulunmadığını, bunun hayvana ait değil insani bir kriz olduğunu, ancak dikkatli ve hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Yönetimlere ve uluslararası topluma domuzların kontrolünün yoğunlaştırılması çağrısında bulunan örgüt, hayvan sağlığı kriz yönetimi merkezinden ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nden uzmanların, hükümetin durumu değerlendirmesine yardım etmek üzere bu hafta Meksika’ya gideceklerini söyledi.
Wikipedia : Swine Influenza
HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİL
Domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulunan Dünya Sağlık Örgütü alarm seviyesini 3’ten 4’e çıkardı. Bu, hastalığın insandan insana geçtiği vakaların arttığı anlamına geliyor. Örgütün iki numaralı ismi Keiji Fukuda, ’’insanların çok hızlı biçimde dünyanın her yerine seyahat ettiği bir çağda virüsün yayılamayacağı hiçbir bölge yok’’ açıklamasında bulundu.
Avrupa Birliği ve ABD, Meksika’ya acil olmayan ziyaretlerin ertelenmesi çağrısında bulundu.
WHO UYARMIŞTI
Daha önce Dünya Sağlık Örgütü domuz gribi virüsünün hızla değiştiğini ve daha tehlikeli bir hale gelebileceğini söylemişti.
Ancak örgüt yetkilileri, dünyanın potansiyel bir salgın tehlikesine karşı daha önce görülmemiş düzeyde hazırlıklı olduğunu belirtmişti.
SARS’TAN SONRA DOMUZ GRİBİ KABUSU
2003’teki SARS virüsü belleklerde tazeyken, dünya yeni bir tehditle karşı karşıya. Meksika’da patlak verip hızla yayılan ve kuş, insan ve domuz gribinin karışımı bir virüs olduğu söylenen domuz gribine karşı dünya alarma geçti.
Meksika’da patlak veren domuz gribinde can kaybı yüzü aşarken, çok sayıda ülkede virüs kaynaklı vakalara rastlanması üzerine dünya alarm durumuna geçti.
CAN KAYBI HANGİ ÜLKELERDE GÖRÜLDÜ?
Domuz gribi salgınının patlak verdiği Meksika’da şimdiye dek hastalık nedeniyle ölenlerin sayısı 149’a çıktı. Meksika Sağlık Bakanı Jose Angel Cordova, domuz gribinden öldüğü sanılan kişilerin sayısının 149’a çıktığını söyledi. Hükümetten yapılan açıklamada da önlem olarak, ülke genelinde tüm okullarda eğitim-öğretime ara verildiği kaydedildi. Ülkede başkentteki konserler iptal edildi, bar ve gece kulüplerinin yüzde 70’i, kiliseler, sinema salonları kapatıldı. Halk haftasonunu genelde evlerinden çıkmadan geçirdi. Sokağa çıkanlar ise askerler tarafından dağıtılan mavi maskelerden taktı. Hükümet, halka, kalabalık yerlere girmemeleri çağrısında bulundu, tokalaşmaktan, sarılmaktan ve öpüşmekten sakınılmasını, sık sık el yıkanmasını, yiyecek ve mutfak araç-gereçlerinin ortak kullanımından kaçınılmasını tavsiye etti.
DOĞRULANAN 73 VAKA VAR
Dünya Sağlık Örgütü, dünya çapında şu an için doğrulanan 73 domuz gribi vakası olduğunu bildirdi. Hastalığın yayılmasından oldukça kaygı duyulduğu belirtilen WHO açıklamasında, doğrulanan domuz gribi vakalarının ABD’de 40, Meksika’da 26, Kanada’da 6, İspanya’da da 1 olduğu ifade edildi. Hala domuz gribi hastalığının merkezi olarak görülen Meksika’da, kuşkulu 1614 vaka olduğu bildiriliyor. Virüs özellikle seyahat yoluyla başka ülkelere yayılıyor. Dünyanın dört bir yanından büyük bir hızla virüs vakalarına rastlandığı yönünde haberler geliyor.
AVRUPA’YA ULAŞTI
İspanya’da bir domuz gribi vakasının tespit edilmesiyle virüs, Avrupa’ya ulaşmış oldu. Avrupa’da insanda ilk domuz gribi vakasının tespit edildiği İspanya’da söz konusu hastanın, Meksika’dan dönen 23 yaşındaki bir İspanyol olduğu belirtildi. Albacete kentinin Almansa ilçesindeki hastanede gözetim altında tutulan ve yapılan testlerde sonucu pozitif çıkan 23 yaşındaki erkek hastanın, öğrenim için bulunduğu Meksika’dan 22 Nisanda döndüğü kaydedildi. Hastanın tedaviye olumlu cevap verdiği, her şeyin kontrol altında olduğu ve hayati riskin bulunmadığı açıklandı. İspanya Sağlık Bakanı Trinidad Jimenez, hastanın tedavisinin, Dünya Sağlık Örgütünün açıkladığı protokole uygun şekilde başlatıldığını duyurdu. Jimenez ayrıca, ülkede domuz gribi şüphesiyle gözetim altında tutulanların sayısının 17’ye çıktığını belirtti. İngiltere’de de, ilk kez 2 domuz gribi vakası belirlendiği bildirildi. İskoçya Sağlık Bakanlığı, domuz gribine yakalandığı doğrulanan 2 kişinin, Glasgow kenti yakınındaki Airdrie’deki hastanede karantina altında tedaviye alındıklarını kaydetti. İskoçya Sağlık Bakanı Nicola Sturgeon, kuşkulu 2 vakanın, yapılan tetkikler sonucu domuz gribi olduğunun doğrulandığını belirterek, 2 hastanın da hastanede iyileşmeye başladıklarını açıklamaktan memmun olduğunu söyledi.
ABD’DE ÖLÜMLER BEKLENİYOR
ABD’de sağlık yetkilileri, Meksika’da can alan domuz gribi virüsünden ölümlerin ABD’de de beklendiğini bildirdi. ABD’nin New York kentinde 20 domuz gribi vakası daha belirlenmesiyle, kentte doğrulanan vaka sayısının 28’e çıktığı açıklandı. Bir yetkili, New York’da 17 kuşkulu domuz gribi vakası daha bulunduğunu kaydetti. Amerikan Sağlık Birimi Müdürü Richard Besser, ABC kanalına yaptığı açıklamada, ABD’de daha ciddi domuz gribi vakaları ve hatta ölümlere hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulundu.
DANİMARKA, İSVEÇ VE İSVİÇRE’DE 15 KİŞİ MÜŞAHEDE ALTINDA
Avrupa kıtasında Danimarka ve İsveç’te domuz gribi virüsü kaptığı sanılan 10 kişinin müşahede altında tutulduğu bildirildi. Bu ülkelerdeki hastane kaynakları, İsveç’te bazıları kısa süre önce Meksika’ya gitmiş 5 kişinin müşahede altında tutulduğunu, Danimarka’da da ABD ve Meksika’dan dönen 3 kadınla bir erkeğin durumunun izlendiğini belirtti. Aynı kaynaklar, Danimarka’nın kuzeyindeki Aalborg’da yaşlı bir adamın da domuz gribi şüphesiyle hastaneye kaldırıldığını kaydetti. Öte yandan İsviçre’de de Meksika’dan dönen 5 kişinin domuz gribi virüsü kaptığından şüphelenildiği açıklandı. İsviçre Kamu Sağlığı Federal Bürosu sözcüsü Jean-Louis Zürcher, çağrılar üzerine doktorlarına başvuran bu kişilerde domuz gribi semptomları görüldüğünü bildirdi.
İTALYA’DA BİR KADINDA DOMUZ GRİBİ ŞÜPHESİ
İtalya’da bir kadın domuz gribi kuşkusuyla Venedik’te hastaneye kaldırıldı. Venedik Hastanesi bulaşıcı hastalıklar bölümünde karantina altında tedavi gören hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve hayati tehlikenin söz konusu olmadığı bildirildi. Edinilen bilgilere göre 31 yaşındaki İtalyan vatandaşı, Kaliforniya’daki San Diego’dan yeni döndüğünü belirterek dün akşam yüksek ateş şikayetiyle acil servise başvurdu. İtalyan yetkililer de bunun üzerine hastaneye kaldırdıkları kadını, domuz gribi ihtimalini göz önüne alarak karantinaya aldılar. San Diego’da domuz gribi vakalarına rastlanmış olmasından hareketle ihtiyatlı davranmayı yeğleyen hastane yetkilileri, A-H1N1 virüsünün bulunup bulunmadığını saptama amacıyla kadından alınan kan örneğinin incelenmekte olduğunu kaydettiler.
AVUSTRALYA: CİDDİ BİR HASTALIK
Avustralyalı yetkililer de Meksika’dan dönen 2 kişide domuz gribi belirtileri görüldüğünü ve bu kişilerin hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Queensland Eyaleti Başbakanı Anna Bligh, hastaneye kaldırılan bu kişilerin test sonuçlarını beklediklerini söyledi.Bligh,’’Bunun ciddi bir hastalık olduğu kesin, bunu ciddiye alıyoruz’’ dedi. Brezilya’da da Meksika’dan gelen 24 yaşındaki bir adam, kendisinde domuz gribi belirtileri görülmesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Sao Paolo’daki Emilio Ribas Bulaşıcı Hastalıklar Hastanesi doktorlarından Edenilson Calore, 16 Nisan’da Meksika’dan gelen bu kişinin muayenesinde öksürdüğünün ve sırtında ağrı olduğunun, ancak ateşinin yüksek olmadığının belirlendiğini söyledi. Bu nedenle bu kişinin domuz gribine yakalandığını sanmadıklarını belirten yetkililer, bu kişinin tedbiren hastaneye kaldırıldığını kaydetti.
İSRAİL’DE İKİ KİŞİ KARANTİNADA
İsrail’de, Meksika’dan gelen iki kişi, domuz gribi virüsü kapmış olabileceği şüphesiyle karantina altına alındı. Meksika’dan gelen ve bir süre önce boğazında yanma şikayetiyle hastaneye başvuran bir kişinin, test sonuçları açıklanana dek karantina altında tutulacağı bildirildi. Hastane yetkilileri, bu kişinin domuz gribine yakalanma olasılığının çok düşük olduğunu belirtiyor. Dün de yine Meksika’dan dönen bir başka İsrail vatandaşı, grip benzeri belirtiler nedeniyle şüphe üzerine karantinaya alındı. Söz konusu kişinin test sonuçlarının da birkaç günde alınması bekleniyor. İsrail ilk yardım kuruluşu Magen David Adom, son zamanlarda Meksika, Kaliforniya veya Teksas’a gidip dönenlerden kan bağışı kabul etmeyeceğini bildirdi. Meksika’daki İsrail Büyükelçiliği de İsrail Savunma Kuvvetlerinin, kuruluşundan bu yana savaşlarda ve terör eylemlerindeki kayıpları nedeniyle yarın yapılacak anma günü etkinliklerini iptal etti.
DSÖ ’SAVAŞ ODASINI’ FAALİYETE GEÇİRDİ
Gribe karşı ilaç geliştirmek için çalışmaların başladığını duyuran DSÖ bugün olağanüstü toplanırken, acil vakalarda gerekli yardımın yapılabilmesi için "savaş odası" adı verilen bir komuta ve kontrol merkezini faaliyete geçirdi. Örgütün, virüse karşı etkisi kanıtlanmış olan Tamiflu ve Relenza ilaçlarından 5 milyon adetlik stoku bulunuyor. Virüsün bulaşmasını önlemede ve hastalığın tedavisinde, oseltamivir ve zanamivir tavsiye ediliyor. DSÖ, bunun yanı sıra Meksika’ya gidecek turistlerin tatil planlarını askıya almalarına ve Meksika sınırlarının kapatılmasına gerek olmadığını da duyurdu. Gribe karşı ihtiyatlı davranan ABD de, stoktaki 12 milyon Tamiflu’nun eyaletlere gönderildiğini açıkladı. Çin, Rusya, Tayvan ve Bolivya, domuz gribi belirtileri gösterenlerin karantina altına alınmasına karar verirken, Güney Kore ve Hong Kong, Mexico City ile bölgedeki 3 eyalete seyahat uyarısında bulundu. İspanya, İtalya, Polonya ve Venezuela, vatandaşlarına, Meksika ile ABD’nin, virüse rastlanan bölgelerine gitmemeleri çağrısında bulundu. Domuz gribi nedeniyle Yunanistan’ın alarm durumuna geçtiği bildirildi.
SALGIN EVRESİ 3. DÜZEYDE
Domuz gribi, DSÖ’nün 1 ila 6 arasında derecelendirdiği salgın evreleri sıralamasında şu anda 3. evrede bulunuyor. Sağlık Bakanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Dünya Sağlık Örgütü pandemi alarm düzeyinde 3 evre, "İnsanlarda yeni influenza virüs alt-tipi ile enfeksiyon(lar) olmakla birlikte, insandan insana yayılımın olmadığı veya ancak yakın temasa bağlı nadir yayılım vakalarının söz konusu" olduğu durum olarak açıklanıyor.
ALTINCI EVRE ’PANDEMİ DÖNEMİ’
Hastalığının insandan insana bulaşma derecelerinin ele alındığı 4. ve 5 evreden sonra gelen 6. evre "Pandemi dönemi" olarak nitelendiriliyor ve bu aşamada hastalığın "genel toplumda arttığı ve devam eden bir bulaşma olduğu" belirtiliyor.
DSÖ: ASYA ÜLKELERİ DAHA HAZIRLIKLI
DSÖ, Asya ülkelerinin, Meksika ve ABD’de görülen domuz gribine karşı diğer ülkelere göre daha hazırlıklı olduğunu bildirdi. DSÖ’nün Batı Pasifik bölgesi birimi sözcüsü Peter Cordingley, bugün yaptığı açıklamada, 2003’te Çin’de patlak veren ve 8 bin kişinin etkilendiği ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu (SARS) salgını döneminde ciddi önlemler alan Asya’nın, diğer ülkelere göre daha hazırlıklı ve daha iyi durumda bulunduğunu belirtti. Sözcü, 2003’teki bu krizin "hastalığın kontrolü ve denetleme mekanizmaları açısından ders verdiğini" kaydetti.
AB SAĞLIK BAKANLARI OLAĞANÜSTÜ TOPLANACAK
AB, alınacak önlemleri görüşmek için sağlık bakanlarını mümkün olan en kısa zamanda olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantının perşembe günü yapılması bekleniyor. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, domuz gribi salgınını Dünya Sağlık Örgütü ve üye ülkelerle koordinasyon içinde yakından izlediklerini kaydederek, uzmanların önerisi doğrultusunda somut önlemler alacaklarını bildirdi. Lüksemburg’daki AB dışişleri bakanları toplantısına katılan AB Komisyonunun sağlıktan sorumlu üyesi Androulla Vassiliou’nun da domuz gribi salgınıyla ilgili detaylı açıklama yapacağı belirtildi.
OBAMA: "DOMUZ GRİBİ, ALARM NEDENİ DEĞİL"
ABD Başkanı Barack Obama, Amerikalı yetkililerin ülkedeki domuz gribi vakalarını yakından izlediğini, ancak alarma yol açacak bir nedenin olmadığını söyledi. Obama, Ulusal Bilimler Akademisi’nin toplantısında yaptığı konuşmada, domuz gribiyle ilgili olarak, "Bu açıkça endişe nedeni ve yüksek seviyede tetikte olmayı gerektiriyor. Ancak alarm nedeni değil" dedi. ABD Başkanı ayrıca Amerikan halkının, Washington yönetiminin bu konuda ne yaptığıyla ilgili olarak düzenli ve sıklıkla bilgilendirileceğini kaydetti.
YUNANİSTAN ALARMDA
Domuz gribi nedeniyle Yunanistan’ın alarm durumuna geçtiği bildirildi. Yunan basını, ülkede domuz gribi vakasına rastlanmadığını, ancak yetkili makamların gerekli tüm önlemleri aldığını duyurdu. Hastalıkla mücadelede gerekli olan, daha önce de kuş gribi salgını sırasında kullanıldığı belirtilen ilaçların yeterli miktarda bulunduğu belirtilen haberlerde, bugünden itibaren ülke havaalanlarında hastalığın görüldüğü ülkelere gidecek yolculara bilgilendirici broşürler dağıtılmaya başlanacağı kaydedildi. Halkın konuya ilişkin bilgi almak veya şüpheli bir vakayı bildirmesi için özel telefon hattının da hizmete açıldığı açıklandı. Grip Salgını Olağanüstü Komitesi Başkanı Panos Efstathiu yaptığı açıklamada, domuz gribinin görüldüğü ülkelere yolculuk yapacak kişilere, kapalı mekanlardan ve domuz çiftliklerinin bulunduğu bölgelerden uzak kalmalarının, alkol bazlı temizleyicilerle sık sık ellerini yıkamalarının tavsiye edildiğini kaydetti.
PEKİN’DE ALARM DURUMU
Domuz gribi nedeniyle Çin’in başkenti Pekin’de alarm durumuna geçildi. Resmi Şinhua haber ajansı, bir sağlık yetkilisinin sözlerine dayanarak, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) domuz gribinin yayılma olasılığı uyarısı üzerine başkentte grip vakalarının dikkatle izleneceğini duyurdu. Pekin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Müdürü Deng Ying, şehirdeki 125 sağlık ünitesinin ateşli vakaları izleyeceğini belirtti. Doktorlardan grip belirtisi gösteren hastalara kısa süre önce Meksika veya ABD’ye gidip gitmediklerinin veya domuzlarla temasta bulunup bulunmadıklarını sormalarının istendiğini söyleyen Çinli yetkili, ilaç ve tıbbi teçhizat stokunun artırılacağını ve sağlık personelinin domuz gribini teşhis ve tedavi etme konusunda eğitileceğini ifade etti. Söz konusu merkez tarafından her ne kadar yeni ve bulaşıcı olsa da hastalığın önlenebilir ve kontrol edilebilir olduğu bildirilerek, halktan telaşa kapılmamaları istendi. Çin Sağlık Bakanlığı tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada, domuz gribinin aşısı bulunmadığına işaret edilerek, vatandaşlar dikkatli olmaları konusunda uyarılmıştı. Karantina İdaresi de aynı gün acil bir duyuru yayımlayarak, domuz gribinin ortaya çıktığı bölgeden gelenlerde grip belirtisi görülmesi durumunda en yakın sağlık kurumuna bildirilmesi istenmişti. Öte yandan Çin Denetim ve Karantina Araştırma Enstitüsü Başkanı Li Huailin, dün yaptığı açıklamada, Çin’in domuz gribi virüsü testi yapma kabiliyetine ve teknolojisine sahip olduğunu belirtti.
SIRBİSTAN, DOMUZ ALIMINI DURDURDU
Sırbistan Amerika kıtası ülkelerinden canlı domuz ve domuz eti alımını durdurdu.
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Amerika kıtasından Sırbistan’a uzun süredir canlı hayvan ve hayvan ürünleri alınmadığının tespit edildiği belirtildi. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, her ihtimale karşı, tedbir olarak bu kıtadan canlı domuz ve domuz eti ithalatına yasak getirildiğini söylediler. Sırbistan’ın, diğer ülkelerden ithal edilen canlı hayvan ve et ürünlerini de sıkı şekilde kontrolden geçirmeye başladığı kaydedildi. Sağlık Bakanlığı ayrıca, Meksika ve ABD’deki Sırbistan yurttaşlarına bulundukları ülkelerdeki yetkili kurumların talimatları yönünde hareket etme çağrısı yaptı.
İSPANYA’DAN MEKSİKA’YA SEYAHAT UYARISI
İspanya Dışişleri Bakanlığı, gerekli olmadıkça Meksika’ya gidilmemesi tavsiyesinde bulundu. İspanya Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamalarda, "profesyonel veya çok önemli bir sebep dışında" Meksika ve ABD’nin California ve Texas eyaletlerine seyahat edilmemesi gerektiği belirtildi. Sağlık Bakanlığı ayrıca, Meksika’dan İspanya’ya gelen kişilere, ateşlenmeleri veya solunum güçlüğü çekmeleri halinde hemen sağlık merkezlerine gitmeleri gerektiği uyarısını yaptı. İspanya’da çoğu Katalonya bölgesinde olan 10 kişinin, domuz gribi şüphesiyle hastanede gözetim altında tutulduğu da bildirildi. Portekiz de vatandaşlarını domuz gribinden korumak için önlemler alıyor. Meksika’da bulunan 200 kadar Portekizli turistin bugün Lizbon’a getirileceği açıklanırken, olası bir domuz gribi vakasına karşı Lizbon’daki 4 hastanenin alarma geçirildiği belirtildi.
RUSYA AMERİKA KITASINDAN GELEN UÇAKLARI DENETLEYECEK
Rusya, Amerika kıtasından gelen uçakları denetleyeceğini duyururken, Romanya ise vatandaşlarına zorunlu olmadıkça Meksika’ya gitmemeleri tavsiyesinde bulundu. Rus sağlık birimi başkanı Gennadi Oniçenko, Amerika kıtasında domuz gribinin görülmesi üzerine, hastalığın Rusya’ya girişini engellemek amacıyla Meksika ve ABD’den gelen uçakların bugünden itibaren önlem olarak denetleneceğini belirtti. Romanya da vatandaşlarına zorunlu olmadıkça Meksika’ya gitmekten kaçınma çağrısında bulundu. Romanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ayrıca başkent Bükreş’teki uluslararası iki havaalanında kontrollerin artırıldığı belirtildi. Açıklamada, yine de hastalık semptomlarının görülmesi halinde doktora başvurulması gerektiği ifade edildi.
KÜBA UÇUŞLARI SINIRLIYOR
Küba, domuz gribi nedeniyle bu ülkeye ve bu ülkeden Küba’ya yapılan uçuşları sınırlıyor. Hükümet açıklamasında, Küba’da domuz gribi vakasının görülüp görülmediğine ilişkin bilgi verilmezken, Meksika’dan Küba’ya ve Küba’dan Meksika’ya yapılan uçuşların önlem olarak sınırlandırılacağı belirtildi. Havana-Meksiko ve Havana-Cancun arasında günde birkaç sefer yapılıyor. Açıklamada, Kübalılara ellerini sık sık yıkamaları, öksürdükleri ve hapşırdıklarında ağızları ve burunlarını kapatmaları tavsiyesinde de bulunuldu.
MAKEDONYA, CİDDİ ÖNLEMLER ALIYOR
Makedonya’da, domuz gribine karşı olağanüstü önlemler alınıyor. Makedonya’nın başkenti Üsküp’ün Büyük İskender Havaalanı dahil olmak üzere, ülkedeki tüm sınır kapıları sağlık müfettişlerinin kontrolü altına alındı. Makedonya’ya gelen yolcularda bu hastalığın belirtilerinin görülmesi durumunda, kuşku duyulan yolcunun derhal hastanelerin bulaşıcı hastalıklar bölümüne yatırılacağı bildirildi. Ayrıca, domuz gribinin görüldüğü ülkelerden gelen yolculara hastanede tahlillerin yapılacağı kaydedildi. Meksika’dan Makedonya’ya domuz eti ithal edilmemesine karşın, alınan önlemler arasında, domuz etinden her tür gıda imalatının ithalinin durdurulması da yer alıyor.
NEDİR, NASIL BULAŞIR, BELİRTİLER VE KORUNMA YÖNTEMİ NELERDİR?
Domuz gribi virüsü, insandan insana geçebiliyor ve insan, domuz ve kuş gribi karışımından oluşan bir virüs olarak tanımlanıyor. Meksikalı yetkililere göre virüs, genelde 25-45 yaş arasındaki hastaların ölümüne yol açtı. Domuzlardan kaynaklandığı tahmin edilen H1N1 taşıyan Influenza A tipi virüs, insandan insana, hapşırık, öksürük ve hatta tokalaşma yoluyla bulaşabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre domuz yiyerek virüs kapma olasılığı bulunmuyor. Merkezi Cenevre’de bulunan DSÖ’nün, gribin, kuş gribinin 2003’te tekrar belirmesinden bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riskini taşıdığını açıklaması, tehdidin boyutunu ortaya koyuyor. Normal grip vakalarıyla, ani ateş, kas ağrısı, boğaz ağrısı ve kuru öksürük gibi benzeri belirtileri bulunan bulunan domuz gribi, bunların dışında, aşırı kusmaya ve ishale neden olabiliyor. Yaygın grip tipleri, genelde yaşı ilerlemiş insanları hedef alıyor ve yılda ortalama 250 bin ila 500 bin kişinin ölümüne yol açıyor. Çoğu ölüm zatürreden oluyor. Yeni grip virüsleri ise insan vücudunun bağışık olmaması ve ilaç geliştirmenin süre alması nedeniyle çok çabuk yayılabiliyor.
Domuz gribi, genetik açıdan bakıldığında, ilaçla karşı konulabilen H1N1 virüsünden farklılıklar içeriyor. DSÖ, 1968’deki ’Hong Kong’ gribinin dünya genelinde yaklaşık 1 milyon kişinin ölümüne ve 1918’deki "İspanyol" gribinin 40-100 milyon kişinin ölümüne yol açtığı düşünüldüğünde, artık dünyanın, yeni bir grip hastalığının yayılmasına karşı daha hazırlıklı olduğunu açıkladı. Örgüt, domuz gribi virüsünün evrim geçirip çok daha tehlikeli hale gelebileceği uyarısında da bulundu. Domuz gribi için domuzlara yapılan aşı bulunuyor, insan, kuş ve domuz gribinin karışımından oluştuğu belirtilen bu grip için henüz bir aşı bulunmuş değil.
’İNSAN, DOMUZ VE KUŞ GRİBİ KARIŞIMINDAN OLUŞAN BİR VİRÜS TÜRÜ’
Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin, domuz gribinin, insan, domuz ve kuş gribi karışımından oluşan bir virüs olduğunu belirterek, ’’Domuz türünde hastalık yapan bir virüs. Bu virüs bazen insanlara da geçebiliyor’’ açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyaya yayılmasından endişe edilen domuz gribinin bilinen bir hastalık olduğunu, domuzların vücudunda çeşitli grip virüsleri bulunabildiğini söyledi. Kuşa ait virüslerin de domuzlarda enfeksiyon yapabildiğini belirten Doç. Dr. Keskin, domuzun vücudundaki çeşitli virüslerden kaynaklanan enfeksiyonların aynı anda oluşabildiğine dikkati çekti. Domuzun vücudunda hem domuz virüsü hem de kuş gribi virüsünün aynı anda bulunması halinde bu virüslerin birbirleri arasında genetik alışveriş yaparak başka bir virüs tipi ortaya çıkardığına işaret eden Keskin, şöyle konuştu: ’’H5N1 dediğimiz kuş gribi virüsü insanda hastalık yapan bir virüs. Domuz gribi de muhtemelen bu türde gelişmiş bir virüstür. Domuz türünde hastalık yapan bir virüs. Bu virüs bazen insana da geçebiliyor. İnsan, domuz ve kuş gribi karışımından oluşan bir virüs türü denebilir.’’
NORMAL GRİPLE AYNI BELİRTİLER
Domuz gribinin insana da bulaşabildiğini anlatan Doç. Dr. Keskin, şöyle devam etti: ’’İnsanda görüldüğü zaman bildiğimiz griple aynı belirtileri gösteriyor. Belirtileri, ateş, baş ağrısı, burunda akıntı, kuru öksürük, gözlerde kızarıklık gibi klasik griple aynı. Ama domuz gribi daha kolay yayılıyor ve bulaşıcı özelliği daha yüksek. 2 gün ile 1 hafta arasında kuluçka süresi var. Solunum yoluyla bulaşıyor. Virüsten korunma yöntemi de klasik griple aynı.’’
KORUNMA YÖNTEMİ
Doç. Dr. Kenan Keskin, domuz gribinin direk temasla da geçebildiğini belirterek, şunları kaydetti: ’’Nasıl bildiğimiz gripten korunmak için kalabalık yerlerde bulunmamamız gerekiyorsa ya da havalandırması olan yerlerde bulunmalıysak, domuz gribinden korunmak için de özellikle domuzlarla ortak paylaşım alanlarında bulunmamak lazım. Bizim kültürümüzde pek yok ama domuzlar arasına girmek zorundaysak maske takmak ve ortamı havalandırmak gerekir. Normal gripten korunma yöntemleri bu grip türünden korunmak için de aynen uygulanmalı.’’
’TEDAVİSİ ZOR’
Domuz gribi hastalığının tedavisinin zor olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Keskin, ’’Tedavisi olan bir hastalık demek doğru olmaz. Viral hastalıklardan ve iyi bir tedavi imkanımız yok. Ama klasik gripte olduğu gibi bu amaçla kullanılan ilaçlar da var’’ dedi. Domuz gribinin özellikle ağır seyreden vakalarında hastanın hastaneye yatırılarak vücut gribi atlatana kadar, yaşamını devam ettirmesine yönelik destek tedavisi uygulandığını belirten Keskin, ’’Vücutta bir komplikasyon gelişmesi halinde, yani domuz gribinin dışında vücutta başka mikroplar ortaya çıkarsa tedavi ona göre değişir. Mesela hastada zatürre, beyin iltihabı gelişebilir, o zaman tedavi buna göre yapılır’’ diye konuştu.
’TÜRKİYE’DE OLMAZ DEMEK, DOĞRU OLMAZ’
Türkiye’de şu ana kadar domuz gribi vakasına rastlandığını duymadığını ifade eden Keskin, ’’Türkiye’de, hiç olmayacak demek doğru olmaz. Bilinçli olmak lazım’’ dedi.
ROCHE: 5 MİLYON KİŞİYE YETECEK KADAR TAMİFLU VAR
Bu arada İsviçreli ilaç şirketi Roche, DSÖ’nün 5 milyon insanı tedavi etmek için yeteri kadar Tamiflu ilacı stoğu bulunduğunu açıkladı. Şirket sözcüsü Martina Rupp, DSÖ’nün stoklarının 5’te üçünün şirketin ABD ve İsviçre’deki tesislerinde, kalan miktarın ise DSÖ’nün dünyanın çeşitli yerlerindeki depolarında bulunduğunu söyledi. Roche’un bu ilaçları DSÖ’ye bağışladığını ve DSÖ’nün istemesi halinde 24 saat içinde hemen kullanıma sokacağını ifade eden Rupp, şirketin yılda 400 milyon tedavi için gerekli 4 milyar kapsül üretebilecek kapasitesi bulunduğunu kaydetti. Kuş gribinden tecrübeli Asya ülkelerinde sağlık yetkilileri, stoklarında yeterli miktarda Tamiflu bulunduğunu belirtirken, özel bir kabine toplantısı düzenleyen Japonya derhal aşı bulunması yönünde çalışmalara başlanacağını duyurdu. Ancak bu sürecin aylar alabileceği belirtiliyor.
GRİBE İSİM TARTIŞMASI
Dünya Hayvan Sağlığı örgütü (OIE), dünyada yayılmakta olan gribe "domuz gribi" adının verilmesinin yanlış olduğunu, çünkü bugüne kadar bu grip türüne yakalanmış bir domuz tespit edilemediğini bildirdi. Merkezi Paris’te bulunan örgütten yapılan açıklamada, "Virüs bugüne kadar hayvanlarda tespit edilememiştir. Bu nedenle bu gribe domuz gribi demek doğru değildir" denildi ve hastalığa, yayılmaya başladığı coğrafi bölgeden dolayı "Kuzey Amerika gribi" denilmesi önerildi. Küresel bir grip salgınından korkulurken, şimdiye kadar son gribe yakalananlara Meksika, ABD, Kanada ve İspanya’da rastlandı. İsrail ve Yeni Zelanda’daki bazı vakaların da bu grip türüne ait olabileceği belirtiliyor. OIE’den yapılan açıklamada, virüsün hayvanlarda da hastalığa yol açtığı kanıtlanabilirse, virüsün yayılmasının bölgesel ve küresel durumu daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuldu. Öte yandan İsrail Sağlık Bakan Yardımcısı ve aşırı dinci Birleşik Tevrat Yahudiliği partisi lideri Yakov Litzman, kamuoyuna bilgi vermek amacıyla düzenlediği basın toplantısında, ölümcül virüsün yol açtığı hastalığa "domuz gribi" yerine "Meksika gribi" denilmesi önerisinde bulundu. Litzman, halihazırda yurt dışına gidecekler için resmen bir uyarı bulunmadığını belirtmesine rağmen, Meksika’ya gidilmemesinin tavsiye edildiğini kaydetti.
EKONOMİYİ NASIL ETKİLEDİ? BUNDAN SONRA NELER OLABİLİR?
Meksika’da yüzü aşkın kişinin ölümüne yol açan domuz gribinin, küresel salgına dönüşmesinin yanı sıra ekonomileri etkilemesi endişeleri giderek artıyor. Uluslararası borsalar, yatırımcıların domuz gribinin küresel bir salgına dönüşebileceği ve küresel ekonomik düzelmeyi olumsuz etkileyeceği endişeleri yüzünden geriledi. CMS Markets’den borsacı Matt Buckland, ’’Hafta sonundaki ölümcül grip salgınıyla ilgili haberler finansal piyasaları sallıyor’’ dedi. İngiltere’de FTSE 100 endeksi şu sıralar yüzde 0,7, Almanya’da DAX yüzde 1,11, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde yüzde 1,24 düştü. Asya’da ise Hong Kong borsası yüzde 2,7 ve Şanghay’da yüzde 1,8 değer kaybederken, New York Borsası’nın da düşüşle açılması bekleniyor. Domuz gribi yüzünden ilaç şirketlerinin hisseleri değer kazanırken, havayolu şirketleri ile turizm şirketlerinin hisseleri ise düştü.
PETROL FİYATLARI 50 DOLARIN ALTINA DÜŞTÜ
Domuz gribinin piyasalara etkisi haliyle petrol fiyatına da yansıdı. Petrolün varil fiyatı yüzde 4’ten fazla düşerek 50 doların altına geriledi.
İLAÇ HİSSELERİ YÜKSELİŞTE
Tamiflu ilacını üreten İsveçli Roche’un hisseleri Avrupa’da yüzde 4, yine aynı ilacı üreten Japon Chugai Pharmaceutical şirketinin hisseleri de Tokyo’da yüzde 14,3 değer kazandı. Relenza ilacını üreten, dünyanın ikinci büyük ilaç şirketi İngiliz GlaxoSmithKline’ın hisseleri Avrupa’da yüzde 3, aynı ilacı üreten Avustralyalı Biota şirketinin hisseleri de Sydney’de yüzde 82 yükseldi. Ayrıca koruyucu cihaz üreticisi Sperian Protection şirketinin hisseleri yüzde 15,6 ve dünyanın en büyük balık üreticisi Marine Harvest Group’un hisseleri, daha önce kuş gribi ve deli dana hastalığında olduğu gibi somon balığının fiyatının domuz gribi nedeniyle artacağı beklentisiyle yüzde 9’dan fazla arttı.
HAVAYOLLARI ŞİRKETLERİNİN HİSSELERİ DÜŞÜŞTE
Ancak domuz gribi uluslararası havayolu şirketleri ile turizm şirketlerinin hisselerini olumsuz etkiledi. Hong Kong havayolu şirketi Cathay Pacific’in hisseleri yüzde 8, Avustralya’nın Qantas Airways şirketinin hisseleri yüzde 4, İngiliz British Airways, Air France-KLM ve Alman havayolu şirketi Lufthansa’nın hisseleri de yüzde 7,3 ve yüzde 10 arasında düştü. İngiliz gemi seyahati şirketi Carnival’ın hisseleri yüzde 6,9 ve Fransız otel işletmesi Accor’un hisseleri yüzde 6,3, seyahat şirketleri Thomas Cook Group, TUI Travel ve TUI AG’nin hisseleri de yüzde 4’ten fazla değer kaybetti. Küresel havayolu yolcu trafiğinin beşte birini ve küresel havayolu kargo trafiğinin üçte birini temsil eden Kuala Lumpur merkezli Asya Pasifik Havayolları Derneğinin (AAPA) Genel Müdürü Andrew Herdman, ’’Biz şu anda sektörün gerilediği bir dönemin ortasındayız ve bu kesinlikle iyi olmadı. Ancak bu potansiyel kamu sağlığı için acil bur durum ve bu öncelikli olmalı’’ dedi.
DÜNYA BANKASI’NDAN 25 MİLYON DOLAR
Öte yandan Dünya Bankası Meksika’ya hemen 25 milyon dolar kredi vereceğini ve grip salgınının üstesinden gelmek için 180 milyon dolar tutarında uzun vadeli yardımda bulunacağını açıkladı. Ayrıca Japon seyahat şirketleri Meksika’ya paket turlarını durdururken, restoran zinciri Matsuya Foods, menülerinden Meksika’dan ithal edilen domuz ürünleriyle yapılan yemekleri geçici olarak çıkaracağını bildirdi. Bu arada Almanya’nın en büyük tur şirketi TUI, önlem olarak Meksika’nın başkenti Mexico City’e bütün seyahatleri durdurduğunu, Meksika’nın diğer bölgelerine turların devam edeceğini, ancak gelecek bir kaç hafta başkente tur düzenlemeyeceğini belirtti.
DÜNYA BANKASI 3 TRİLYON DOLAR ÖNGÖRMÜŞTÜ
Dünya Bankası geçen yıl bir grip salgınının maliyetinin 3 trilyon doları bulacağı ve küresel gayrisafi hasılanın yüzde 5 azalacağı, küresel ekonomik krizden sonraki düzelmeye zarar verebileceği tahmininde bulunmuştu.
SARS DA EKONOMİYİ SARSMIŞTI
Çin’de 2003’te patlak veren, 800 kişinin ölümüne ve 8 bin kişinin etkilendiği ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu (SARS) salgını aynı zamanda başta Asya ülkeleri olmak üzere bazı ülkelerin ekonomilerine ağır darbe vurmuştu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Mart 2003’de SARS salgınını ilan etmiş, aynı yılın haziran ayında SARS’ın etkilediği ülkelere seyahat uyarısını kaldırmıştı. SARS salgınının en görünür etkisi, salgından en fazla etkilenen Singapur, Hong Kong, Çin ve Malezya’da turizm gelirlerinde ve tüketimde azalma olmuştu. Singapur ve Hong Kong ekonomileri 2003 yılında durgunluğa girerken, salgın Kanada, Güney Afrika, İsveç, Fransa ve ABD gibi ülkelerinde içinde bulunduğu bazı ülkeleri olumsuz etkilemişti. Salgın Asya, Kanada, Fransa ve Güney Afrika’da ölümlere yol açmıştı.
SARS’IN MALİYETİ 40 MİLYAR DOLAR
Asya Kalkınma Bankası’na (ADB) göre, SARS’ın maliyeti sadece Doğu ve Güneydoğu Asya’da 18 milyar dolar ya da 2003 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 0,6 kadar olmuştu. Seyahat etmeyi, ticareti ve iş yerlerini etkileyen SARS salgınının Asya-Pasifik bölgesindeki maliyeti ise 40 milyar doları bulmuştu. SARS salgını, turist sayısında azalışa yol açarken, ADB verileri, salgından en fazla etkilenen ülkelerdeki turist sayısının yüzde 20-70 ve diğer Asya ülkelerinde yüzde 15-35 düştüğünü, turizm gelirleri kaybının da yaklaşık 15 milyar doları bulduğunu ortaya koydu. Hong Kong ekonomisi 2003 yılında yüzde 2,6 ve Singapur ekonomisi aynı yılın ilk yarısında yüzde 2 daraldı. SARS ile ilgili paniğin sadece bir çeyrek sürmesi ve hükümetlerin hızlı tepki vermesi yüzünden piyasaların tepkisi göreli olarak yumuşaktı. Singapur doları, Ocak 2003 sonu ve Nisan 2003 sonu arasında ABD doları karşısında yüzde 4 değer kaybetti. Japonya hariç gelişen Asya’nın MCSI Endeksi, Ocak ve Mart 2003 arasında yüzde 14, Hong Kong borsası Aralık 2002 ve Nisan 2003 arasında yüzde 18 geriledi. Çin, SARS salgınına karşı ekonomik önlem olarak SARS ile ilgili ilaçlarda fiyat kontrolü yaparken, turizm sektörüne vergi muafiyeti uygulamış, Hong Kong hükümeti vergi indirimleri ve kredi garantileri dahil gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1’i kadar önlem paketi açıklamış, Singapur hükümeti hava yollarını da kapsayan önlem paketi hazırlamış ve Malezya, ucuz kredi, iş eğitimi desteği ve turizm sektörlerini kapsayan gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 2’si kadar bir paket uygulamaya koymuştu. Turizm gelirleri 2004 ve 2007 yılları arasında Asya ülkeleri için önemli gelir kaynağı olurken, Hong Kong, Malezya, Tayland ve Singapur’un gelirlerinin yüzde 6 ila yüzde 9’unu turizm geliri oluşturuyor.
[Haber X]
26.04.2009
Domuz gribi ABD ve Kanada'ya sıçradı!
ABD'de ilk domuz gribi vakası haberi New York'tan geldi. Kentte bir grup lise öğrencisinde domuz gribi olduğu tespit edildi. Ardından Ohio, Kansas, Texas ve California'da da domuz gribi belirlendi. 8 öğrenciden sonra diğer eyaletlerle birlikte vaka sayısı 20'ye ulaştı.
Ülkede sağlık alanında olağanüstü hal ilan edildi. İç Güvenlik Bakanlığı, virüsün görüldüğü ülkelerden gelen kişilerin ABD sınırlarında taramadan geçirileceğini duyurdu.
ABD Başkanı Barack Obama da durumu yakından takip ediyor. Obama, domuz gribiyle mücadelede etkin, enerjik ve koordineli bir yanıt emri verdi.
ABD'de yetkililer, vaka sayısının artmasından ve hastalığın seyrinin ağırlaşmasından endişe ediyor. ABD Hastalık Kontrolü ve Önleme Merkezi Direktörü Richard Besser, ''Herşey hızla gelişiyor, uzmanlar virüsün daha da yayılacağını öngörüyor. Ancak salgının etkilerini en aza indirgemek için elimizden geleni yapıyoruz'' dedi.
ÖĞRENCİLER MEKSİKA'YA TATİLE GİTMİŞ
New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, Amerikan Hastalık Kontrolü ve Önleme Merkezi'nin kentin Queens bölgesindeki St. Francis Koleji öğrencilerinden 8'inde domuz gribi saptadığını doğruladı.
Okul iki gün kapatılırken, 100 kadar öğrencinin grip benzeri şikayetlerde bulunduğu, bazı öğrencilerin iki hafta önce bahar tatili için Meksika'nın Cancun kentine gittiği öğrenildi. Domuz gribi belirtilerinin görülmesinin ardından okulun 75 öğrencisine tahlil yapılmıştı.
KANADA'DA 4 KİŞİDE VİRÜS TESPİT EDİLDİ
Kanada'nın doğusundaki Nova Scotia kentinde de 4 kişide domuz gribi vakası saptandı.
MEKSİKA'DA 5 YENİ ÖLÜM
Meksika'nın başkenti Meksiko'nun Belediye Başkanı Marcelo Ebrard, 5 yeni şüpheli ölüm olduğunu açıkladı.
Ebrard, domuz gribiyle ilgili son bilgileri açıkladığı basın toplantısında, ''73 kişi hastanede tedavi görüyor, 59 kişi taburcu edildi, 5 kişi öldü'' dedi.
Meksika Sağlık Bakanı Jose Angel Cordova, ülkede 13 Nisan'dan beri domuz gribinden öldüğü sanılan kişilerin sayısının 81 olduğunu duyurmuştu. Hastalıktan ölenlerin büyük bölümünün 20 ila 45 yaşlarındaki kişiler olduğu belirtiliyor.
Cordova, bu 81 kişiden 20'sinin domuz gribinden öldüğünün doğrulandığını belirtmişti. Son ölümlerle birilkte şüpheli ölüm sayısı 66'ya yükseldi.
Meksika genelinde 1324 kişi domuz gribi şüphesiyle tıbbi gözetim altında tutuluyor.
Domuz gribi nedeniyle başkent Meksiko'da okul, müze, kütüphane ve devlet tiyatroları kapatıldı. Ülkede okullar 6 Mayıs'a kadar, müze ve tiyatrolar ise 1 hafta kapalı kalacak.
Sağlık Bakanlığı, hastalığın yayılmasını engellemek için bir süre kapalı ya da açık alanlarda gösteri düzenlenmemesini istedi.
YENİ ZELANDA'YA DA SIÇRADI
Öte yandan Yeni Zelanda'da da Meksika'dan dönen 25 kişi karantinaya alındı. Bu kişilerden bazısının grip belirtisi gösterdiği belirtiliyor.
Yeni Zelanda'nın en büyük lisesinin öğrenci ve öğretmenlerinden oluşan grubun dün Auckland'e döndüğü belirtildi.
Auckland Bölge Halk Sağlığı Hizmetleri Müdürü Dr. Julia Peters, 13 öğrenciyle 1 öğretmenin sağlık durumunun iyi olmadığını, bir öğrencinin hastaneye kaldırıldığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı sözcüsü Michael Flyger da gruptakilerin bir kısmının grip benzeri belirtileri olduğunu, test sonuçlarının gün içinde alınacağını kaydetti.
DSÖ: DAHA TEHLİKELİ HALE GELEBİLİR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Meksika'da ölümlere yol açan domuz gribi virüsünün evrim geçirip çok daha tehlikeli hale gelebileceğini açıkladı.
DSÖ yetkilisi Keiji Fukuda, "Virüsün evrim geçirmesi kuvvetle muhtemel. Virüs evrimleştiğinde, bunun halk sağlığı için çok daha tehlikeli hale gelmesi de açıktır" ifadesini kullandı.
BİRÇOK ÜLKE ALARMDA
Japonya'nın en büyük uluslararası havaalanında da sağlık kontrolleri artırıldı, Filipinler Meksika'dan gelen ve ateşi olan yolcuların karantinaya alınabileceği bildirildi.
Tayland ve Hong Kong'taki sağlık yetkilileri de durumu yakından izlediğini belirtti.
Çin, domuz gribinin vurduğu bölgelerden son iki hafta içinde gelen ve grip belirtileri bulunan kişilerin yetkililere bilgi vermesi gerektiğini bildirdi.
Avustralya Sağlık Müdürlüğü de Meksika'ya ziyarette bulunan ve grip benzeri hastalık geçirenlerden doktorlarına görünmelerini istedi.
Malezya ve diğer Asya ülkeleri ise Dünya Sağlık Örgütünün yeni açıklamalarını beklediğini bildirdi.
Asya, 2003'te patlak veren kuş gribi virüsü H5N1'den en çok mustarip olan bölge olmuştu. Kuş gribinden en az 257 kişi hayatını kaybetmişti.
Domuz Gribi Hakkında Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ
[Ntvmsnbc]
13.01.2009
İklim hastalıkları kırıp geçirecek...
Dünyadaki iklim değişiklikleri, enfeksiyon yoluyla bulaşan bazı hastalıklar ile solunum yolu hastalıklarını artırırken, fırtına ve yangınların yol açtığı yaralanmalarla da sağlığı etkileyecek.
Avustralya Çevre Doktorları'nın yayınladığı rapora göre önümüzdeki 10 yıl içinde özellikle çocuk ve yaşlılar yükselen hava sıcaklığının tehdidi altında olacak. İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri konusunda bilinçliliği artırmayı hedefleyen grubun raporunda, 2020 yılında Avustralyalı doktorlar ve diğer sağlık görevlilerinin iklim değişikliğiyle bağlantılı pek çok hastalıktan mustarip hastalarla uğraşacağı vurgulanıyor.
Daha çok alerji görülecek
Küresel ısınmayla bağlantılı ortaya çıkan rahatsızlıklar arasında sıcaklığın yol açtığı stres, travma gibi problemlerin yanı sıra yine sıcaklıkla bağlantılı olarak kalp, damar ve akciğerleri etkileyen hastalıklar var. Alerjik vakalarda da artış görülecek. Havanın daha da kirlenmesi solunum yolu hastalıklarını artırırken, yüksek sıcaklıklar mide-bağırsak hastalıkları ile sivrisinek yoluyla bulaşan rahatsızlıkların daha çok görülmesine neden olacak.
Avustralya'da sel, yangın, fırtına gibi ekstrem hava olaylarının daha sık görüleceğini öngören rapora göre küresel ısınmadan en çok kırsal bölge halkı etkilenecek. Çünkü bu bölgelerde yaşayanlar daha ekstrem iklim olaylarıyla karşılaşmalarının yanı sıra gıda ve su kaynakları konusunda da sıkıntı yaşıyor. Avustralya'da yaşanacak ısınmanın şiddeti de diğer ülkelerden fazla olacak.
Rapor 7 Nisan Dünya Sağlık Günü öncesinde yayınlandı. Dünya Sağlık Günü'nün bu seneki odağı da iklim değişikliklerinin yol açtığı ters etkilere karşı sağlığın korunması olacak.
[Radikal]
28.01.2008
Dikkat : Influenza A H1 (Grip) Türkiye'de !!
Avrupa’nın ikiönemli sağlık otoritesi Avrupa Grip Gözlem Komitesi (EISS) ve Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi (ECDC), önümüzdeki iki ay Avrupa’da büyük bir grip dalgasının olacağını açıkladı.
EISS ve ECDC, içinde bulunduğumuz hafta içinde Avusturya, Bulgaristan, Fransa, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya, İsviçre ve İngiltere’de artan grip vakalarının önümüzdeki günlerde Doğu ve Kuzey Avrupa’ya yayılmasından endişe edildiğini bildirdi. EISS ve ECDC, çocukların yanı sıra yetişkinlerde de yaygın olarak görülmeye başlanan yeni tip bir İnfluenza A (H1) virüsüne karşı uyarıda bulundu.
Yapılan açıklamada, şu ana kadar gözlenen vakalarda bu yılki mevsimsel gribin, İnfluenza A(H1) virüsünün yeni bir alt tipinin etkisiyle oluştuğuna ve bu alt tip virüsün orta ölçekli salgınlara neden olabileceğine dikkat çekildi. Yapılan açıklamaya göre son 15 yılda İnfluenza A (H1) enfeksiyonu en fazla küçük çocuklar üzerinde etkili olurken, bu yıl özellikle İrlanda, İspanya, İsviçre ve İngiltere’de yarattığı enfeksiyon yoğun olarak çalışan nüfus üzerinde tespit edildi.
Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi (ECDC) Direktörü Zsuzsanna Jakab ise gribal enfeksiyonlar karşısında özellikle yaşlıların ve kronik kalp/akciğer rahatsızlığı bulunanların ciddi tehdit altında olduğunu, bu vakalarda hastalığın ölümcül olabileceğini dile getiriyor.
TÜRKİYE DE RİSK ALTINDA
Grip mevsimi ülkemizde geç döneme doğru sarkıyor. Son yıllarda grip Türkiye’de artık Kasım ve Aralık aylarında değil, Ocak, Şubat ve Mart aylarında tepe noktasına ulaşıyor. Bu yıl da Ocak ayının ikinci yarısında patlama var.
T. C. Sağlık Bakanlığı’nın 2. Grip Referans Merkezi olarak kabul ettiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve İmmünoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selim Badur, “Merkezimize 5 ilden ulaşan sonuçlar Ocak ayının ortasından itibaren grip vaka sayısında ciddi bir artış olduğunu gösteriyor. İstanbul, Edirne, Bursa, Antalya ve İzmir’den gelen örneklerde yüksek oranda İnfluenza A pozitif sonucu çıktığını görmekteyiz” diyerek uyarıda bulunuyor.
Prof. Badur gribin Ocak ayı içinde çocuklarda çok daha yaygın olduğunu, bir hafta içinde 22 örnekten 13’ünün pozitif çıktığını da sözlerine ekledi.
Mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Selim Badur son derece bulaşıcı bir hastalık olan gribin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna da dikkat çekti. Prof. Badur “uzun yıllardır yanlış ve bilinçsiz uygulanan grip tedavisi yerini gribe karşı etkili antiviral ilaçlara bıraktı” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti:
“Gribin başarılı biçimde kontrol altına alınması için erken tanı ve tedavi gereklidir. Grip tedavisinde antibiyotik kullanmak yanlıştır, çünkü grip virüsüne antibiyotiklerin etkisi yoktur. Ayrıca, gereksiz ve aşırı antibiyotik kullanımıyla oluşan direnç antibiyotiklerin bakterilere karşı etkinliğini azaltmaktadır. Soğuk algınlığı ilaçları ise, belirtilerde kısa süreli rahatlama sağlar, fakat tedavi edici değildir. Üstelik vücudunuza yerleşip yayılması için grip virüsüne zaman kazandırır.
Son yıllarda geliştirilen gribe karşı etkili antiviral ilaçlar, grip virüsüne etki eder ve vücuda yayılmasını engeller. Grip başladıktan sonra kısa süre içinde gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, hızlı bir şekilde iyileşme sağlamaktadır. Halk arasında kullanılan “tedavi edilirse bir hafta, edilmezse yedi gün sürer” sözünün aksine, gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, ateş ve diğer hastalık belirtilerini azaltıp hızla iyileşme sağlar ve normal gündelik yaşama dönüşü hızlandırır.”
Grip nedir? Nasıl korunmak gerekir?
* Yaygın bir şekilde “nezle” olarak adlandırılan aslında nezleden çok farklı seyri olan grip, A ve B tipi grip virüslerin neden olduğu, insandan insana kolayca geçen viral bir hastalıktır.
* Hastalığın belirtileri ani başlayan , baş ağrısı, kas ağrıları, öksürük ateş/üşüme ve yorgunluk/zayıflık hissidir.
* Grip her yıl toplam nüfusun yüzde 5’i ile yüzde 15’ini etkilemektedir.
* Grip her 10-50 yılda bir, grip A virüsünün yeni ve farklı bir alt tipi ile dünya çapında ciddi salgınlara neden olabilir.
* Grip hastalığına yakalanmış olan kişiler mümkün olduğunca başkalarıyla yakın temastan kaçınmalıdır.
* Ellerin yıkanması gibi temel hijyen kurallarına uyulmalıdır.
* Yüksek risk gruplarındaki kişiler (yaşlılar, kalp ve akciğer hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişiler, bağışıklık sorunu taşıyanlar) gribe karşı koruyucu aşı yaptırmalıdır.
* Enfeksiyonu önlemek, semptomların ciddiyetini ve süresini azaltmak için ulusal protokollere göre uygulanan antiviral ilaçlar da alınabilecek diğer önlemler arasındadır.
* Grip konusunda toplumların bilinçlendirilmesiyle herhangi bir salgın ihtimali öncesinde uzman doktorlara başvurma oranı ciddi ölçüde artırılabilir ve grip mevsimi boyunca iş kayıpları önlenebilir.
[Ntvmsnbc]
14.01.2008
Endonezya'da Kuş Gribinden Bir Ölüm Daha
Endonezya Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 32 yaşındaki bir kadının 10 Ocak’ta evinde öldüğü belirtildi.
Açıklamada, H5N1 türü kuş gribi virüsü taşıyan bu kişinin başkent Cakarta’nın Tangerang bölgesinden olduğu kaydedildi.
Bu ölümle Endonezya’da kuş gribinden ölenlerin sayısı 95’e çıktı.
[NTVMSNBC]
3.01.2008
Milyonları yatağa düşüren hastalık
İngiltere'de mideye yerleşen, kusma ve ishalle kendisini gösteren norovirüsün milyonlarca kişiyi yatağa düşürdüğü bildirildi.
Aile hekimleri, norovirüs kapan kişilerin işe ve okula gitmemesi gerektiği, böylece virüsün yayılmasının önüne geçilebileceği uyarısında bulundu.
Virüsün hızla yayıldığı, bir hafta içinde yaklaşık 100 bin kişinin mide şikayetleriyle aile hekimlerine başvurduğu açıklandı.
Virüsün yayılmasının bu ay hızlanabileceğine dikkat çeken uzmanlar, hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra hastanın en az 48 saat süreyle evde dinlenmesi gerektiğini bildirdi.
Virüsün şu ana kadar 2 milyon kişiyi etkilediği ve bu rakamın da bir rekor sayılabileceği belirtildi.
Hastalığın en hızlı yayıldığı yerlerin okullar, işyerleri, hastaneler ve hapishaneler olduğuna dikkat çeken uzmanlar, pahalı turlar düzenleyen "Queen Victoria" adlı lüks geminin de virüsün etkili olduğu yerler arasında bulunduğunu, binlerce yolcunun aynı anda yatağa düştüklerinin rapor edildiğini açıkladı.
Uzmanlar, virüsün etkilediği kişilere yatak istirahati, bol sıvı tüketilmesi ve hekimin önereceği ilaçları alması tavsiyesinde bulundu.
Bu arada hastalık yüzünden işe gidemeyenlerin sayısının da giderek arttığı ve bu durumun ekonomiye milyonlarca sterline mal olduğu belirtiliyor.
[HaberTürk]
[NTVMSNBC]
13.12.2007
Uganda’da ebola salgını: Ölü sayısı 34
KAMPALA - Yerel yetkililer, dün ve bugün 4 kişinin daha salgında öldüğünü belirterek, ölenlerin sayısının 34’e çıktığını söylediler. Uganda’nın kuzeyinde 2000 yılındaki salgında da 173 kişi ölmüştü.
[NTVMSNBC]
29.11.2007
Romanya’da kuş gribi
BÜKREŞ - Romanyalı yetkililerin açıklamasında, kasabadaki 85 kanatlı hayvanın bulunduğu bir kümeste ölümcül H5N1 türü kuş gribi virüsüne rastlandığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, söz konusu kümesteki kanatlı hayvanların itlaf edildiği, bölgenin dezenfekte edildiğini, kasabaya giriş çıkışların da denetlendiği belirtildi.Son 2 sene içerisinde kuş gribi virüsünün rastlandığı Romanya’da 1 milyondan fazla kanatlı hayvan itlaf edildi.
[NTVMSNBC]
23.11.2007
İngiltere'de grip alarmı
Radikal