türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.05.2010

Kül bulutları Marmara'da

Kül bulutlarının İzmir ve Muğla arasında görülmesi ve Güney Ege'yi etkilemesi bekleniyordu. Ancak Marmara ve hatta Batı Karadeniz'de bile duman görülecek.

İzlanda'dan yayılan kül bulutları etkisini yine gösterdi.

Avrupa'da birçok havaalanında uçuşları durduran bulutlar, bugün Türkiye'de görülecek.

Bu akşam İstanbul ve Marmara genelinde 5 bin metrede kül bulutları gökyüzünü kaplayacak. Bulutlar akşam saatlerinde daha fazla görülecek. Duman Batı Karadeniz'de bile gökyüzünde zaman zaman etkisini hissettirecek.
Haberin devamı ↓reklam

5 bin ve 10 bin metre arasında bulutlar olacağı için yeryüzünden sadece bir kırmızılık görülebilir, duman kütlesini uçaklar açık olarak görecek.

Bugün Ege'nin güneyinde, İzmir ve Muğla arasında küllü bir gökyüzü olacak. Akdeniz ve Kıbrıs da bulutlardan etkilenebilir.

Kül kütlesi Avrupa ile kıyaslandığında İspanya ve İtalya'ya göre Türkiye'de fazla yoğun olmayacak.

Kül bulutu Türkiye'ye birçok uçuşu iptal ettirirken, Türkiye'den de bazı seferler iptal edildi. Dün Türk Hava Yolları (THY) dumandan etkilendi, İtalya seferleri yapılamadı.

THY'nin İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yapılması gereken TK 1861 Roma, TK 1865 Bologna ve TK 1874 Milano seferleri kül bulutları nedeniyle gerçekleştirilemedi.

[NTV]

18.04.2010

Kül bulutu Türkiye'de

Avrupa'da yaşamı durduran kül bulutu, Türkiye hava sahasına ulaştı. Zonguldak, Samsun ve Sinop'ta uçuşlara yasak getirildi.

Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İzlanda'daki yanardağın patlamasının ardından oluşan volkanik kül bulutunun, Türkiye'nin hava sahasını da etkilemeye başladığını bildirdi.

Genel Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, İzlanda'nın güneyinde 'Eyjafjallajokull' buzulu altındaki yanardağın 15 Nisan'da patladığı anımsatıldı.

Patlama sonucu oluşan volkanik kül bulutunun Türkiye'nin de hava sahasını etkilemeye başladığı belirtilen açıklamada, ''Söz konusu kül bulutu nedeniyle ülkemiz hava sahası FL 200- FL 350 arasında bugün saat 16.30L'den 19.04.2010 saat 12.00 L arasında kapatılmış olup, G1770 numaralı dahili, A1401 numaralı harici NOTAM ile tüm hava sahası kullanıcılarına duyurulmuştur'' denildi.

Açıklamada, ''İstanbul FIR'ın volkanik kül bulutundan 03:00 L itibarıyla etkilenmesinin beklendiğini'' kaydedildi.

Açıklamada, ayrıca konunun Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nce yakından takip edildiği, hava taşıma işletmelerinin de konuyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmelerinin zorunlu olduğu vurgulandı.

UÇUŞA YASAK
Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, Zonguldak, Samsun ve Sinop hava sahalarında 20 bin ila 30 bin feet arasındaki bölgeyi uçuşa kapattıklarını bildirdi.

Arıduru, kül bulutlarının bugün saat 16.30'dan itibaren Karadeniz kıyısındaki 20-30 bin feet'teki hava sahasını etkilemeye başladığını ve yarın saat 12.00'ye kadar hava sahasının kapalı olacağını belirtti.

Kül bulutlarının bu gece yarısından sonra saat 02.00'den-06.00'ya kadar Çorlu hava sahasını etkilemesinin beklendiğini ifade eden Arıduru, yarın da saat 12.00'den itibaren de İstanbul hava sahasının kül bulutlarından etkilenebileceğini bildirdi.

[NTV]

17.04.2010

Küller Avrupa'nın Üzerine Çöktü, Salı Günü Türkiye'de!


İzlanda'daki yanardağın püskürttüğü kül bulutu nedeniyle dün Avrupa genelindeki her 3 uçuştan 2'si iptal edildi. Havacılık sektörünün günlük zararı 200 milyon doları buldu.

Hava yolu şirketleri, iptal edilen uçuşlar nedeniyle yüzbinlerce yolcuya kiralık araç, tren bileti ve otel odası bulunması sorunuyla karşı karşıya kalırken, havacılık endüstrisinin sadece bir günlük zararının 200 milyon doları aşabileceği belirtiliyor.

Avrupa hava trafik ajansı Eurocontrol Başkan yardımcısı Brian Flynn, Britanya hava sahasının büyük bölümüyle Avrupa'nın kuzey ve orta kesimlerinde birçok bölgenin uçuşa kapalı olduğunu kaydetti.

[Devamı İçin..]

Polonya ulusal sivil havacılık ajansının (PAZP) sözcüsü Grzegorz Hlebowicz, hava sahısının yeni emre kadar kapalı kalacağını ve bu durumun bugün değişmesinin zor olduğunu söyledi.

Hlebowicz, görerek uçuş kurallarına (VFR) uyacak ve 6 bin metre yüksekliği aşmayacak olan uçakların Polonya hava sahasını kullanabileceğini ifade etti.

Polonya'nın ulusal hava yolu şirketi LOT da bütün uçuşlarını iptal ettiğini duyurdu.

KÜLLER BALKANLAR’DA

Eyfyallayöküll'ün faaliyete geçmesinin ardından Avrupa'nın önemli bölümünü saran kül bulutları Bosna Hersek, Hırvatistan ve Sırbistan'ı da etkisi altına aldı.

Kül bulutlarının uçuş güvenliği için risk yaratması üzerine bu sabah Saraybosna, Zagreb ve Belgrad havaalanındaki uçuşlar durduruldu.

Havaalanı yetkilileri, kül bulutunun bölgedeki hava sahasında yaklaşık 10 bin metrede etkili olduğunu, bu durumun da uçakların uçuş güvenliği için risk oluşturduğunu kaydetti.

Bosna Hersek hava sahasının uçuşlara kapatılması sonucu bugün İstanbul-Saraybosna seferleri karşılıklı olarak iptal edildi, ayrıca Stockholm, Zürih, Münih, Viyana, Budapeşte, Zagreb seferleri de yapılamadı.

Saraybosna, Belgrad ve Zagreb havaalanlarının TSİ 01.00'e kadar kapalı kalacağı, ölçümlere göre yarın uçuş yapılıp yapılmayacağına karar verileceği öğrenildi.

Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki "Büyük İskender" havaalanından İstanbul, Viyana, Lübliyana ve Zagrep seferleri dışında tüm Avrupa seferlerinin iptal edildiği bildirildi.

Makedon yetkililer, havaalanında kalan yolculara istedikleri takdirde kara yoluyla yolculuk yapma olanağı sağlanacağını belirtti.
Kül geliyor, asit yağmuruna dikkat!

İzlanda’daki yanardağdan Avrupa’ya yayılan küllerin Salı günü Türkiye’ye ulaşması bekleniyor. Yağmur da yağacağından asit yağmurlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor.

İzlanda'daki yanardağdan yükselen kül bulutu Avrupa’nın üzerini kapladı. Küller nedeniyle uçak seferleri durma noktasına geldi.

Yerden yaklaşık 5.000-10.000 metre yükseklikte etkili olan rüzgar, güney yönden estiğinden Türkiye ve Güney Avrupa'ya şimdiye kadar volkanik küller gelmedi.

Ancak Salı gününden başlayarak özellikle Çarşamba ve Perşembe günü etkili olacak rüzgarların Türkiye’ye volkanik kül taşıması bekleniyor.

Ülkenin büyük bölümünde Salı’dan itibaren Cuma’ya kadar yağmur olacak.

Bu yağmurlar volkanik küller birleşince asit yağmurlarına dönüşecebilecek.

Yağmurun vücudumuza değmesini engellemek gerektiğinden muhakkak şemsiye kullanılması gerekiyor.

Ayrıca deriyle teması önlemek için şemsiye dışında başka koruyucular da yararlı olabilir.

İlgili Diğer Haberler ;
* Kül Geliyor, Asit Yağmuruna Dikkat
* Avrupa'nın Ruh Halinin Resmidir
* Yanardağ 190. Yıllık Uykusundan Uyandı
* More flight chaos after Iceland volcano eruption
* Catch the Latest Iceland Volcano Pictures

22.12.2009

Domuz Gribinde Son Durum : 12 bin 316 vaka, 458 ölüm

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribinde 17 Aralık itibariyle 12 bin 316 vaka görüldüğünü, 458 kişinin ise virüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, CHP Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın domuz gribiyle ilgili soru önergesini yanıtladı.

17 Aralık itibarıyla 12 bin 316 vaka görüldüğünü belirten Akdağ, 458 kişinin virüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Akdağ, Türkiye'nin bütün illerinde hastalığın görüldüğünü söyledi.
Haberin devamı ↓reklam

Akdağ, hastalıktan korunmanın en etkin yönteminin aşılanmak olduğunu hatırlattı ve şimdiye kadar 43 milyon doz aşının alım sözleşmesinin imzalandığını belirtti.

Bu arada, Bakanlığın domuz gribinden kaynaklı ölümlerle ilgili bugün haftalık açıklama yapması bekleniyor.

[NTV]

10.12.2009

Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 353'e Yükseldi

Sağlık Bakanlığı, 'domuz gribi' nedeniyle ölenlerin sayısının 353'e çıktığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin 121'nin (yüzde 35) 50 yaş altındaki daha önce sağlıklı olarak bilinen kişiler olduğu belirtildi.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısının 306 olduğu, 98 hastanın tedavisinin yoğun bakımda sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, 102 hastanın ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edildiği bildirildi.

Hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğu vurgulanan açıklamada, aşının aile hekimlikleri, sağlık ocakları ve hastanelerde ücretsiz uygulandığı hatırlatıldı.

Gebeler için temin edilen 'adjuvansız' aşıların halen sadece gebe olan vatandaşlara uygulandığı ve bunlar dışındaki gruplarda uygulanmasının söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

'Son günlerde vatandaşlarımızın aşıya artan talepleri tüm sağlık kuruluşlarında aşı yapılması suretiyle karşılanmaktadır. Gebeler için temin edilen aşılarımız ise gebe takiplerinin yapıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri, Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezleri ile belirenmiş diğer sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır.

Halen gebelerimize, 6 ay–50 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımıza ve 50 yaşın üstündeki kronik hastalığı olan vatandaşlarımıza, ayrıca kritik kamu hizmetlerinde görev yapan vatandaşlarımıza yaş sınırlaması olmaksızın aşı uygulamasına devam edilmektedir. 10 yaş altında olup ilk aşı dozlarının üzerinden en az 3 hafta geçmiş olan çocuklarımızın ikinci doz aşılarını yaptırmaları önem arz etmektedir.'

Açıklamada, okul çağında olan ve velileri tarafından aşılanmaları uygun görülen çocukların okullarda aşılanmalarına sağlık ekiplerimizce devam edildiği de belirtildi.

[AA]

3.12.2009

Domuz Gribinden 46 Kişi Daha Hayatını Kaybetti

Sağlık Bakanlığı'nın verdiği bilgilere göre domuz gribinden ölenlerin sayısı 241'e yükseldi. Son 3 günde ölen kişilerin sayısı 46 oldu.

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı bir açıklamada, Türkiye’de domuz gribinden ölenlerin sayısının 241’e yükseldiği bildirildi: “Pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı maalesef 241 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 223’dür. Bunların 86’sının takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir. 62 hasta ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.” Açıklamada, gebe kadınlara da özellikle bir uyarıda bulunuluyor:

“BÜTÜN GEBELER AŞI KONUSUNDA HASSASİYET GÖSTERMELİDİRLER”

“Gebelerde kullanılacak olan aşının uygulamasına 7 Aralık 2009 Pazartesi günü başlanacaktır. Hastalık gebelerde ağır seyredebilmekte ve ölüm riskinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu sebeple bütün gebelerimizin aşılanma konusunda hassasiyet göstermeleri gerekmektedir.”

[Radikal]
[NTV]

19.11.2009

Domuz Gribinden 20 Ölüm Daha

Türkiye'de domuz gribinden ölenlerin sayısı 73'ten 93'e yükseldi.

Domuz gribinden ölenlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı, halk arasında domuz gribi olarak bilinen pandemik gripten yaşamını yitirenlerin sayısının 73'ten 93'e yükseldiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, pandemik gripten hastanelerde yatan 280 kişiden 59'unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülüyor. 15 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip ediliyor.

[NTV]

3.05.2009

Antalya'da ‘Domuz gribi' karantinası

ANTALYA'daki Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ‘domuz gribi' şüphesi ile tedavi gören bir hastanın ölmesi üzerine karantina uygulamasına geçildi.

Hastanede tedavi altında bulunan Müjdat Altınbıçak kurtarılamayınca, Tıp Fakültesi Hastanesi'nde karantina uygulamasına başlandığı bildirildi.

Müjdat Altınbıçak adlı 34 yaşındaki bankacı dün gece domuz gribi belirtileri ile Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Hasta sabah erken saatlerde yaşamını yitirdi. Hastaneden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Doğan Haber Ajansı, yaşamını yitiren bankacıya hastaneye yatırılırken domuz gribi şüphesiyle tedaviye başlandığını duyuruyor.

[Milliyet]

[Haber 7]

[Hürriyet]

[Radikal]

16.03.2009

Türkiye için korkutan senaryo

Son aylarda yaşanan büyük bir iklim değişimini hakkında korkutan senaryo.

Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atabay Düzenli, Türkiye'nin son aylarda büyük bir iklim değişimine uğradığını ve uğramaya devam ettiğini kaydederek, "Değişim sonucu yaşanan yağışların sürmesi halinde, önümüzdeki günlerde sel ve çığ felaketleri gündeme gelebilir" dedi.

Düzenli, yaptığı açıklamada, dünya genelinde yaşanan kuraklığın sona erdiğini ve bu kez de mevsim normallerinin üzerinde yağışların gündeme geldiğini kaydetti.

Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesindeki verilere göre, Türkiye'nin son aylarda büyük bir iklim değişimine uğradığını ve bu değişimin sürdüğünü kaydeden Düzenli, şöyle konuştu:

"Nemlilik ve yağış, bununla beraber de sıcaklık artmış durumda. Ne var ki yağışlı günlerde sıcaklıklar düşmekte. Bu durum özellikle batı kesimlerde hissediliyor. Eğer yağışlardaki artış bu şekilde giderse, yer altı suları ve toprak yeteri kadar doyduğu için yağışı bağlayamayacak. Yağan su toprak üstünden akıp gidecek ve toprak üstünde büyük bir su hareketi meydana getirecek. Yani su taşkınları ve seller gündeme gelecek. Ayrıca, doğuda çığ felaketleri yaşanabilecek."

İlk belirtiler

Yaşanacak doğal felaketlerin ilk belirtilerinin görülmeye başladığını söyleyen Düzenli, "Barajlar yağışlar nedeniyle dolduğu için kapakları açılıp fazla su boşaltılmaya başlandı. Ayrıca İstanbul ve Balıkesir bölgelerinde küçük çaplı su baskınlarının olduğu haberleri gelmekte. Bunlar önümüzdeki günlerde yaşanacakların ilk belirtileri" dedi.

Tüm yetkilileri ve vatandaşları gerekli önlemleri almaya çağıran Düzenli, "Bu tedbirleri, özellikle, doğal felaket riski taşıyan alanlar, çay, dere ve nehir yatakları, denizlerdeki büyük dalgaların ve gel-gitlerin görüldüğü bölgeler, çığ ve kar erimesinin olabileceği dağlar ve eteklerindeki bölgelerde almalıyız" diye konuştu.

[Haber3]

25.03.2008

Küresel Isınma Türkiye Raporu : Küresel Isınma Türkiye'yi Nasıl Etkileyecek?

Meterolojinin ilk kez hazırlattığı küresel ısınmanın Türkiye'ye nasıl etkileyeceğine ilişkin rapor iç açıcı değil.

2070’lere gelindiğinde Türkiye’de sıcaklık 6 derece artacak. Yağışlar yüzde 40 azalacak. Tüm bunlar önemli oranda su sıkıntısı doğuracak

DÜN başlayan 4. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu’nda açıklanacak araştırmalardan biri de “Türkiye için İklim Öngörüleri” adını taşıyor. İklim değişikliğinin 2070’taki Türkiye’ye etkilerini saptamaya çalışan araştırmayı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne bağlı “Araştırma ve Bilgi İşlem Dairesi Araştırma Şube Başkanlığı” yaptı. Çalışmada, dünyanın en kötümser ikinci modeli olarak bilinen ve İngiltere Meteoroloji Servisi “Hadley İklim ve Araştırma Merkezi” tarafından geliştirilen Precis Bölgesel İklim Modeli kullanıldı. Buna göre Türkiye, Akdeniz Havzası’nda yer aldığı için iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. 1905-2005 arasında yapılan ölçümlere göre Türkiye’deki hava sıcaklığı 99 yıl içinde ortalama 0.74 derece arttı. Son araştırmaya göre 2070’te Türkiye’deki sıcaklıklar ortalama 6 derece artacak. 1905-2005 ile 2006-2070 dönemi karşılaştırıldığında sıcaklık 8 kat artmış olacak.

BATI KAVRULACAK

Batıya gidildikçe sıcaklık artışı daha fazla olacak. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artış 4-5 derece olacakken, İç Ege, Göller Bölgesi ve Batı Karadeniz’de artış 6-7 derece olarak saptanacak. Ayrıca yaz aylarında 8 dereceyi bulan maksimum artışlar görülecek. Batıdan doğuya gidildikçe kış aylarındaki sıcaklık ortalamalarının arttığı saptanacak. Sıcaklık artışı batı bölgelerinde 3-4 derece olarak gözlenirken, doğuda ise artış 4-6 derece olacak. Sıcaklıklar artarken yağışlarda ise azalma gözlenecek. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de yüzde 5’lik bir azalma beklenirken, Ege’de bu oranın yüzde 40’a çıkacağı öngörülüyor. İlkbahar ve yaz mevsimlerinde yağışlar ülke genelinde azalacak.

Araştırmanın sonuç bölümünde ise özellikle kar kalınlığının düşeceği ifade ediliyor: “Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de kar kalınlıklarında 300 mm azalma olacak. Bu sonucun bölgedeki su havzalarının beslenmesine ciddi oranda olumsuz yansımaları olacak. Yağıştaki azalma ve sıcaklıktaki artışa paralel olarak buharlaşmadaki artış sonucunda, su kaybı da artacak.”

VATAN

Türkiye'de Lodosun Etkisi : 115 Çatı Uçtu

Türkiye'nin batı bölgelerinde etkili olan lodos, çatıları uçurdu, gemileri sürükledi, vapur seferlerini aksattı. Uludağ'da kar yağışı başlarken, İstanbul'da 115 binanın çatısı uçtu.

YURDUN batısında zaman zaman hızı 100 kilometreye ulaşan lodos hayatı felç etti. Özelikle Marmara ve Ege’de deniz ulaşımı durdu. Kuşadası’nda bir turist gemisi ile Kocaeli’nde yapımı süren bir tanker sürüklendi. İstanbul, Kocaeli, Bolu, Bursa’da yüzlerce evin çatıları uçtu, elektrik direkleri devrildi, enerji nakil hatları koptu.

Aydın’ın Kuşadası Limanı’na dün sabah saatlerinde 2008 sezonunun ilk seferini gerçekleştirmek üzere gelen Bahama bayraklı 1200 yolculu Sky Wonder, körfezdeki fırtınanın etkisini artırmasıyla sürüklenmeye başladı. İki römorkörün de devreye girdiği çalışmalara rağmen, Setur Yat Limanı’na doğru sürüklenen gemi üst üste demir atarak durabildi.

Kocaeli’nde 64 kilometreye ulaşan fırtına yüzünden yapımı süren ’Nilüfer Sultan’ adlı tanker saat 02.30 sıralarında, halatlarının kopması sonucu sürüklenerek Kocaeli Fuar alanı yakınlarında karaya oturdu. Gebze ile Yalova arasındaki Eskihisar-Topçular feribot seferleri ise iptal edildi.

Çanakkale Boğazı ve Kuzey Ege Denizi’nde de etkili olan şiddetli lodos deniz ulaşımını olumsuz etkiliyor. Bozcaada-Geyikli arasındaki seferler lodos nedeniyle yapılamıyor. Marmara Denizi’nde şiddetli fırtına nedeniyle, yerli ve yabancı bandıralı 61 şilep ve tanker, Tekirdağ’ın Şarköy Limanı’na sığındı.

Bolu’da fırtına nedeniyle çok sayıda ev ve iş yeri ile Toplu Konut İdaresi’nce Kalıcı Konutlar mevkisinde yapımı devam eden ilköğretim okulu binasının çatısı uçtu.

Bursa’da Uludağ’da kar yağışı başladı. Hava sıcaklığının eksi 2 dereceye düştüğü Uludağ’ın, 28 Mart Cuma günü yine yağışlı havanın etkisine girmesinin beklendiğini ifade eden yetkililer, bölgede etkili olan sisin, görüş mesafesini 300 metreye kadar düşürdüğünü kaydetti. DHA

Bir saatte yaktı, yıktı

İstanbul’da önceki gece bir saat etkili olan şiddetli lodos hayatı felç etti. Binaların çatıları uçtu, Çamlıca’da 100 metrelik radyo vericisi devrildi. Kopan elektrik telleri bazı binalarda yangın çıkmasına neden oldu. Birçok semtte elektrik kesildi. Lodosun hızı, saatte Ömerli’de 101, Büyükada’da 75 ve Kağıthane’de 66 kilometreye ulaştı.

Lodos en çok Fatih, Çengelköy, Kartal, Bakırköy, Maltepe, Bağcılar, Sultanbeyli ve Sefaköy’de etkili oldu. Toplam 115 binanın çatısı uçtu, 11 ağaç devrildi. Yağmurun da etkisiyle kentte 47 trafik kazası oldu. Lodos, günün ilk saatlerinde de etkiliydi. Deniz otobüsü seferleri yapılamadı

HÜRRİYET

28.01.2008

Dikkat : Influenza A H1 (Grip) Türkiye'de !!

Grip vakalarında patlama yaşınıyor. Hastalığın Şubat ve Mart’ta tepe noktasına ulaşılacağını belirten Avrupa’nın iki önemli sağlık otoritesi, çalışanlarda yaygın görülen yeni tip grip virüsüne karşı, “başkalarıyla yakın temastan kaçının” uyarısı yaptı.

Avrupa’nın ikiönemli sağlık otoritesi Avrupa Grip Gözlem Komitesi (EISS) ve Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi (ECDC), önümüzdeki iki ay Avrupa’da büyük bir grip dalgasının olacağını açıkladı.

EISS ve ECDC, içinde bulunduğumuz hafta içinde Avusturya, Bulgaristan, Fransa, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya, İsviçre ve İngiltere’de artan grip vakalarının önümüzdeki günlerde Doğu ve Kuzey Avrupa’ya yayılmasından endişe edildiğini bildirdi. EISS ve ECDC, çocukların yanı sıra yetişkinlerde de yaygın olarak görülmeye başlanan yeni tip bir İnfluenza A (H1) virüsüne karşı uyarıda bulundu.

Yapılan açıklamada, şu ana kadar gözlenen vakalarda bu yılki mevsimsel gribin, İnfluenza A(H1) virüsünün yeni bir alt tipinin etkisiyle oluştuğuna ve bu alt tip virüsün orta ölçekli salgınlara neden olabileceğine dikkat çekildi. Yapılan açıklamaya göre son 15 yılda İnfluenza A (H1) enfeksiyonu en fazla küçük çocuklar üzerinde etkili olurken, bu yıl özellikle İrlanda, İspanya, İsviçre ve İngiltere’de yarattığı enfeksiyon yoğun olarak çalışan nüfus üzerinde tespit edildi.

Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi (ECDC) Direktörü Zsuzsanna Jakab ise gribal enfeksiyonlar karşısında özellikle yaşlıların ve kronik kalp/akciğer rahatsızlığı bulunanların ciddi tehdit altında olduğunu, bu vakalarda hastalığın ölümcül olabileceğini dile getiriyor.

TÜRKİYE DE RİSK ALTINDA
Grip mevsimi ülkemizde geç döneme doğru sarkıyor. Son yıllarda grip Türkiye’de artık Kasım ve Aralık aylarında değil, Ocak, Şubat ve Mart aylarında tepe noktasına ulaşıyor. Bu yıl da Ocak ayının ikinci yarısında patlama var.

T. C. Sağlık Bakanlığı’nın 2. Grip Referans Merkezi olarak kabul ettiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve İmmünoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selim Badur, “Merkezimize 5 ilden ulaşan sonuçlar Ocak ayının ortasından itibaren grip vaka sayısında ciddi bir artış olduğunu gösteriyor. İstanbul, Edirne, Bursa, Antalya ve İzmir’den gelen örneklerde yüksek oranda İnfluenza A pozitif sonucu çıktığını görmekteyiz” diyerek uyarıda bulunuyor.

Prof. Badur gribin Ocak ayı içinde çocuklarda çok daha yaygın olduğunu, bir hafta içinde 22 örnekten 13’ünün pozitif çıktığını da sözlerine ekledi.

Mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Selim Badur son derece bulaşıcı bir hastalık olan gribin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna da dikkat çekti. Prof. Badur “uzun yıllardır yanlış ve bilinçsiz uygulanan grip tedavisi yerini gribe karşı etkili antiviral ilaçlara bıraktı” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti:

“Gribin başarılı biçimde kontrol altına alınması için erken tanı ve tedavi gereklidir. Grip tedavisinde antibiyotik kullanmak yanlıştır, çünkü grip virüsüne antibiyotiklerin etkisi yoktur. Ayrıca, gereksiz ve aşırı antibiyotik kullanımıyla oluşan direnç antibiyotiklerin bakterilere karşı etkinliğini azaltmaktadır. Soğuk algınlığı ilaçları ise, belirtilerde kısa süreli rahatlama sağlar, fakat tedavi edici değildir. Üstelik vücudunuza yerleşip yayılması için grip virüsüne zaman kazandırır.

Son yıllarda geliştirilen gribe karşı etkili antiviral ilaçlar, grip virüsüne etki eder ve vücuda yayılmasını engeller. Grip başladıktan sonra kısa süre içinde gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, hızlı bir şekilde iyileşme sağlamaktadır. Halk arasında kullanılan “tedavi edilirse bir hafta, edilmezse yedi gün sürer” sözünün aksine, gribe karşı etkili olan antiviral ilaçların kullanılması, ateş ve diğer hastalık belirtilerini azaltıp hızla iyileşme sağlar ve normal gündelik yaşama dönüşü hızlandırır.”

Grip nedir? Nasıl korunmak gerekir?
* Yaygın bir şekilde “nezle” olarak adlandırılan aslında nezleden çok farklı seyri olan grip, A ve B tipi grip virüslerin neden olduğu, insandan insana kolayca geçen viral bir hastalıktır.
* Hastalığın belirtileri ani başlayan , baş ağrısı, kas ağrıları, öksürük ateş/üşüme ve yorgunluk/zayıflık hissidir.
* Grip her yıl toplam nüfusun yüzde 5’i ile yüzde 15’ini etkilemektedir.
* Grip her 10-50 yılda bir, grip A virüsünün yeni ve farklı bir alt tipi ile dünya çapında ciddi salgınlara neden olabilir.
* Grip hastalığına yakalanmış olan kişiler mümkün olduğunca başkalarıyla yakın temastan kaçınmalıdır.
* Ellerin yıkanması gibi temel hijyen kurallarına uyulmalıdır.
* Yüksek risk gruplarındaki kişiler (yaşlılar, kalp ve akciğer hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişiler, bağışıklık sorunu taşıyanlar) gribe karşı koruyucu aşı yaptırmalıdır.
* Enfeksiyonu önlemek, semptomların ciddiyetini ve süresini azaltmak için ulusal protokollere göre uygulanan antiviral ilaçlar da alınabilecek diğer önlemler arasındadır.
* Grip konusunda toplumların bilinçlendirilmesiyle herhangi bir salgın ihtimali öncesinde uzman doktorlara başvurma oranı ciddi ölçüde artırılabilir ve grip mevsimi boyunca iş kayıpları önlenebilir.
[Ntvmsnbc]

29.11.2007

Türkiye kuş gribinde risk bölgesi


65 yaş üzerindekiler, huzurevi ve bakımevlerinde kalanlar ile şeker, astım, kronik akciğer, kronik kalp-damar ve kan hastalığı olan kişilerin yılda bir kez grip aşısı olması gerektiği vurgulandı

Ankara İl Sağlık Müdürü Selahattin Şahin, Türkiye’nin göçmen kuşların göç yolları üzerinde bulunması dolayısıyla kuş gribi açısından önemli bir risk bölgesi durumunda olduğunu belirterek, toplumun, bireylerin ve sağlık kuruluşlarının hazırlıklı olması, koruyucu önlemlerin eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini bildirdi.

Selahattin Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de geçen yıl 21 kuş gribi vakası görüldüğüne, bu nedenle kuş gribi konusunda halkın, kurum ve kuruluşların gerekli önlemleri almaları konusunda bilgilendirilmesinin önemli olduğuna işaret etti. Şahin, “Türkiye’nin göçmen kuşların göç yolları üzerinde bulunması, ülkemizi önemli bir risk bölgesi durumuna getirmektedir. Bu nedenle toplumun, bireylerin ve sağlık kuruluşlarının hazırlıklı olması, koruyucu önlemlerin eksiksiz yerine getirilmesi büyük önem arz etmektedir” dedi.

Hasta ya da hastalıktan ölmüş hayvanlarla temasın, virüsün karıştığı havanın solunmasının ve bu hayvanların etleri ile yumurtalarının uygun şekilde pişirilmeden yenilmesinin kuş gribine yakalanma riskini artırdığını vurgulayan Şahin, kuş gribine karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
“Kümesi olan ya da kanatlı hayvan yetiştiriciliği yapanlar, buralarda çalışanlar mutlaka eldiven, maske, gözlük takmalı ve koruyucu elbiseler giymeli. Özellikle hayvanlarla temastan sonra eller bol su ve sabunla yıkanmalı. Kasım-Nisan ayları arasında kümes hayvanları kapalı ortamlarda tutulmalı. Kanatlı hayvanların etleri iyice pişirildikten sonra yenmeli. Etlerin kesilmesi için kullanılan bıçak, et kesme tahtası gibi gereçler deterjanla ve bol suyla yıkanmalı. Ölen ya da itlaf edilen hayvanlar yakılarak ya da derin bir çukura gömülüp üzerine sönmemiş kireç dökülmek yoluyla bertaraf edilmeli. Hastalık şüphesi olan ya da ölmüş hayvanlarla korumasız temastan kaçınmalı. Özellikle çocukların kanatlı hayvanlarla oynamalarına izin verilmemeli. Hasta ya da ölen hayvanlarla ve bunların salgı ve dışkılarıyla temas eden kişiler hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalı. Ölü kuş ya da kanatlı hayvanlar bulunduğunda hemen tarım İl ve ilçe müdürlüklerine, belediyelere, buralara haber verilemediği durumlarda da kaymakamlık, mahalle muhtarı ve jandarmaya haber verilmeli.”
[NTVMSNBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...