küresel felaket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küresel felaket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.10.2009

Kuzey Kutbu'nda on yıl içinde hiç buz kalmayacak

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden Peter Wadhams, 20-30 yılda Kuzey Kutbunun tüm deniz buzunun tamamen kaybedileceğini, ancak daha kısa zamanda büyük ölçüde inceleceğini, yaz döneminde, yaklaşık 10 yılda kuzey buz denizinin açık bir deniz halini alacağını belirtti.

Wadhams, İngiliz kaşif Pen Hadow'un liderliğindeki bir ekibin, ilkbaharda 73 gün boyunca elde ettiği verilere dayanılarak çıkarılan sonuçları Londra'daki basın toplantısında açıkladı.Hadow ve ekibinin incelediği yaklaşık 450 kilometrelik alanda buzulun ortalama kalınlığının 1,8 metre olduğunu açıklayan Wadhams, buzulun yazın daha hassas duruma geldiğini, 1,8 metre kalınlığın yıl içinde oluşmuş buzula işaret ettiğini, iklim değişikliğinin somut göstergesi olarak yıllarca süren buzul birikmelerinin hızla azaldığını ifade etti.

Araştırmaya imza atanlardan Dünya Doğayı Koruma Vakfından Martin Sommerkorn, araştırmanın çok karanlık bir tablo çizdiğini, buzul tabakasının tahmin edilenden daha hızlı eridiğini vurguladı.

Sommerkorn, buzulun tamamen erimesinin, bölgede yaşayan hayvanların neslinin tükenmesinin yanı sıra okyanuslardaki su seviyesinin yükselmesine, hava değişikliklerine, dalgalara ve sera etkisine yol açan gazların çok yüksek oranda salımına yol açacağına dikkati çekti.

Bu araştırma sonuçları aralık ayında Kopenhag'da yapılacak İklim Zirvesi'nde tartışılacak. Amaç Kuzey Kutbu'ndaki erimenin hızını azaltacak önlemler alabilmek...

[Bilim.Org]

5.10.2009

Deprem Sırası İstanbul'da mı?

Uzmanlar, dünyadaki deprem ve tsunami felaketleri sonrası İstanbul için kritik uyarılarda bulundu.

Dünya tayfunlar, depremler ve tsunamilerle dolu bir hafta geçirdi. Bilim adamları Pasifik tektonik tabakasının diğer plakaları harekete geçirdiğini açıklayarak depreme karşı İstanbul’u uyardı

Güneydoğu Asya ve Güney Asya geçen haftayı felaketlerle geçirdi. Filipinler’de tayfun, Samoa’da deprem ve tsunami, Sumatra’da şiddetli deprem yaşandı. Bilim adamları ise afetlerin bir son değil başlangıç olduğu konusunda hemfikir. 400’ü aşkın can alan Ketsana’nın vurduğu Filipinler’de, dün Parma tayfunu ve 6.5’lik deprem, Tonga ve Samoa’da 6.3’lük yeni depremler yaşandı. Singapur’daki Nanyang Üniversitesi’nden Sismolog Karry Sieh, 200 yılın en büyük afetleriyle karşı karşıya olduğumuzu iddia etti. Sumatra’daki Talang, Tandikat ve Merapi volkanlarındaki hareketliliğe dikkat çekti.

Tayfunlar ve volkanik patlamalar Samoa ve ABD’de depremler Bilim en kötü depremin adresini verdi

Pasifik tektonik tabakasındaki hareketliliğin yol açtığı doğal afetler sonucu son bir haftada 2 bin kişi yaşamını yitirdi.

AKDENİZ KIYILARI TEHLİKEDE

Prof. Sieh, “Sumatra’nın önündeki Pasifik tektonik tabakası Endonezya’nın üzerinde bulunduğu Sunda levhası altında itiliyor. Levha bir yılda 8 santim çöktü. Yeraltındaki hareketlilik büyük felaketlere gebe. Plaka 10 metre çöktüğünde diğer fayları herekete geçirecek” diye konuştu.

Peki dünyadaki en riskli bölgeler nereler? Alman Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nden Prof. Rainer Kind (66), “İstanbul’u büyük deprem bekliyor” dedi. Kuzeydoğu Anadolu fayı gerilim yaratıyor. İstanbul’un dışında Türkiye’nin Akdeniz kıyılarından Tibet’e kadar tüm bölge tehlikede” dedi. • BILD

JAPON BİLİM ADAMINDAN KOLON UYARISI

Japonya’daki Tohoku Üniversitesi Afet Araştırma Kontrol Merkezi Müdürü Prof. Dr. Masato Motosaka, 10 yıl aradan sonra geldiği Adapazarı’nda orta düzeydeki binaların yerine 2 katlı binaların yapıldığını görünce büyük şok yaşadığını söyleyerek, “Binaların bitişik nizam olması yıkıma neden oluyor. İki binanın birbiri ile çarpışması (çekiç etkisi) sonucu yıkımlar oluyor. Kolonların çoğu dikdörtgen şeklinde yapılıyor. Binaların yatay yöndeki hareketlerinin eşit kuvvette olması lazım. Türkiy’ede buna dikkat edilmiyor. İki yöndeki kuvvetlerin eşit olması gerekiyor. Bu kare şeklinde kolanlar yapılarak aşılabilir.. Kolonu çevreleyen etriyelerin daha sık örülmesi gerekiyor” dedi.

[En Son Haber]

17.08.2009

Uydudan gelen korkunç veri

Küresel ısınma her gün yeni doğal felaketlere yol açıyor. Ama uydudan geçen bu veriler çok daha ürkütücü.

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) yeni uydu verilerine göre, Grönland, Antarktika ve Alaska'da 2003'ten bu yana 2 trilyon tondan fazla buzul erdi.

Bilim adamlarının küresel ısınmaya ilişkin son veriler olarak nitelediği bulguların, NASA'nın GRACE uydusunun ölçümlerine dayandığı belirtildi.

NASA'da görevli jeofizik uzmanı Scott Luthcke, uydunun buz ölçüm verilerine göre son beş yıl içindeki kara buzulları kaybının yarısından fazlasının Grönland'da meydana geldiğini kaydetti.

Luthcke, Grönland'daki buzulların 2008 yazındaki verilerinin henüz tamamlanmadığını ancak bu yılki buz kaybının, hala çok önemli olmakla birlikte 2007'deki kadar ağır çıkmayacağını söyledi.

Alaska'daki durumun daha iyi olduğunu ifade eden Lutchke, 2005'deki büyük azalmanın ardından kara buzullarının 2008'de, kışın yoğun kar yağışı nedeniyle biraz arttığını belirtti. Luthcke, Alaska'nın NASA uydusunun ölçümlere başladığı 2003'ten bu yana 400 milyar ton kara buzulunu kaybettiğini ifade etti.

Bilim adamları iklim değişikliğine ilişkin değerlendirmelerinde genel bir eğilime karar vermek için genellikle birkaç yıla bakıyor.
NASA'dan bilim adamlarının son bulguları perşembe günü San Francisco'da düzenlenecek Amerikan Jeofizik Birliği konferansında sunmayı planladığı bildirildi.

[Hürriyet]

18.06.2009

Roland Emmerich'in "2012" Filmi Yeni Trailer

Roland Emmerich'in yeni filmi "2012" nin yeni fragmanı yayımlandı. Film dün dünyada 2009 yılı Kasım ayında gösterime girecek. Türkiye'de 13 Kasım'da gösterime girecek filmin yeni fragmanına göre küresel ölçekte büyük bir yıkım ve bu çöküşten kurtulmaya çalışan insanlar görünüyor. Başrollerde John Cusack'ı görüyoruz.

7.08.2008

Küresel Sıcaklık 4 Derece Yükselecek! Felakete Hazır Olun!

Guardian gazetesi, İngiltere’de hükümete danışmanlık yapan en üst düzeydeki bilim insanlarından birinin iklim değişikliği konusundaki uyarısını manşetten duyurdu: Küresel sıcaklığın 4 santigrad derece yükselmesine hazır olun...

İngiliz The Guardian gazetesi, bilim danışmanı Profesör Bob Watson’un hükümete, İngiltere’nin atması gereken somut adımlarla ilgili bir uyarıda bulunduğunu aktarıyor.

Habere göre, bu düzeyde bir artış İngiltere açısından herşeyden önce deniz seviyesinin yükselmesi ve artan seller anlamına gelecek. İklim uzmanlarının ayrıca kışları yağış miktarında büyük bir artış ve yazları kuraklık da tahmin ettikleri aktarılıyor.

Guardian buna karşılık bazı uzmanların 4 derecelik bir ısınmaya şimdiden hazırlanmanın yenilgiyi baştan kabullenmek anlamına geleceği görüşünde olduklarını da yazıyor. Ama küresel ısınmayı engellemeye yönelik en etkili uluslararası anlaşmalar bile sağlansa, bu düzeyde bir sıcaklık artışının muhtemel olduğunu düşünen bir çok uzmanın görüşlerine de yer veriyor.

[Ntvmsnbc]

Dünya Felakete Sürükleniyor!

İklim değişikliği sonucu küresel ölçekte dünyanın 4 derece ısınacağı uyarısı yapılırken bilim adamlarının önlem almak üzere harekete geçtiği belirtildi.

İngiliz Guardian gazetesinin manşetten verdiği haberde, dünya üzerinde sıcaklıkların 4 derece artmasının bir felaketle sonuçlanabileceği kaydedildi.

Haberde, İngiliz hükümetinin hazırlattığı 2006 iklim değişikliği ile ilgili önlemlerin gözden geçirilmesi raporunda, her sene kıyı taşkınlarından 7 ila 300 milyon arası kişinin etkilenebileceği, Güney Afrika’da su kullanılırlığının yüzde 30 ila 50 arasında azalabileceği ve Akdeniz’de zirai kazançların yüzde 15 ila 35 arasında azalırken, hayvan ve bitki türlerinin yüzde 20 ila 50’sinin soyunun tükenmesi ile karşı karşıya kalabileceği belirtildi.

İngiliz hükümetinin önde gelen bilimsel danışmanlarından birine göre, İngiltere’nin, belki de 4 C civarında olacak olan tehlikeli bir iklim değişikliğine kendini hazırlamak için etkin adımlar atması gerektiği kaydedildi.
Gazete, Marakeş ve Fas gibi ülkelerde yetişen ve kuraklığa dayanıklı olan bitkilerin ileride İngiliz bahçelerinde daha yaygın olarak görülebileceğini bildirirken, İngiltere’de en önemli etkinin yükselen deniz yüzeyleri ve denizden uzak bölgelerde yaşanabilecek olan taşkınlar olacağını kaydetti.

Ayrıca iklim uzmanlarının kışın sağanak yağmur ve yazları da daha kurak bir yaz öngördükleri bildirildi.

[Milliyet]

Climate change: Prepare for global temperature rise of 4C, warns top scientist

The UK should take active steps to prepare for dangerous climate change of perhaps 4C according to one of the government's chief scientific advisers.

In policy areas such as flood protection, agriculture and coastal erosion Professor Bob Watson said the country should plan for the effects of a 4C global average rise on pre-industrial levels. The EU is committed to limiting emissions globally so that temperatures do not rise more than 2C.

"There is no doubt that we should aim to limit changes in the global mean surface temperature to 2C above pre-industrial," Watson, the chief scientific adviser to the Department for the Environment, Food and Rural Affairs, told the Guardian. "But given this is an ambitious target, and we don't know in detail how to limit greenhouse gas emissions to realise a 2 degree target, we should be prepared to adapt to 4C."

Globally, a 4C temperature rise would have a catastrophic impact.

According to the government's 2006 Stern review on the economics of climate change, between 7 million and 300 million more people would be affected by coastal flooding each year, there would be a 30-50% reduction in water availability in Southern Africa and the Mediterranean, agricultural yields would decline 15 to 35% in Africa and 20 to 50% of animal and plant species would face extinction.

In the UK, the most significant impact would be rising sea levels and inland flooding. Climate modellers also predict there would be an increase in heavy rainfall events in winter and drier summers.

[The Guardian]

1.08.2008

Isınma sürüyor, buzullar parçalanıyor

Kuzey Buz Denizi küresel ısınmadan etkilenmeye devam ediyor. En büyük buzuldan iki parça daha koptu.

Kuzey Buz Denizi’ndeki en büyük buzul olan Ward Hunt buzulundan 2 dev parçanın koptuğu ve bu parçaların yüzen ada haline geldiği bildirildi.

Kanadalı yetkili Luc Desjardins, Kanada’nın kuzeyindeki Ellesmere Adası yakınındaki Ward Hunt buzulundan biri 4-5 kilometrekare, diğeri 14 kilometrekare yüzölçümüne sahip 2 parçanın koptuğunu ve bu parçaların 2 yüzen ada oluşturduğunu söyledi. Desjardins, ilk parçanın 22 Temmuz'da, ikinci parçanınsa 23 Temmuz gecesi koptuğunu ve bu kopmaların Kuzey Buz Denizi’nde son 3 yılda meydana gelen en önemli kopmalar olduğunu belirtti. Kanadalı uzman, Ward Hunt buzulundan bu dev parçaların yanı sıra birçok küçük parçanın da ayrıldığını kaydetti.

Kuzey Buz Denizi’nde, Ağustos 2005’te Ayles buz adası Ellesmere Adası’ndan ayrılmıştı. 66 kilometrekarelik Ayles buz adasının kopuşu sırasında ortaya çıkan enerji, bölgeden 250 kilometre uzaklıktaki Kanadalı sismologlar tarafındn tespit edilmişti. Ellesmere Adası kıyısında 5 büyük buzul bulunuyor. Bunların en büyüğü 443 kilometrekarelik yüzölçümüyle Ward Hunt. Kanadalı uzmanlara göre, Ellesmere Adası çevresinde bulunan kalın, büyük ve karaya bağlı buzullar yaklaşık 4 bin yıl önce oluşmaya başlamış. Kuzey Buz Denizi’ndeki erimenin devam ettiğini belirten uzmanlar, bunun küresel ısınmanın göstergesi olduğunu ifade ediyor.

[Radikal]

7.07.2008

İstanbul’da küresel ısınma zirvesi

48 ülkeden 270 akademisyen küresel ısınma konferansı için İstanbul’a geliyor. Konferansta beş gün boyunca dünyanın içinde bulunduğu durum ve küresel çözümler tartışılacak.

Dünya çölleşiyor, Türkiye çölleşiyor. Her geçen gün su kaynakları dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kuruyor. Her geçen gün insanlığın yaşama sevinci olan yeşil dünya yitiriliyor.

ölgesel ve küresel çözümler için bütün disiplinleri bir araya getirmeyi amaçlayan Global Conference On Global Warming 2008, 6-10 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak.

Prof. Dr. İbrahim Dinçer’in (Ontario Üniversitesi) başkanlık yapacağı konferansa dünyanın dört bir yanından çevreciler, akademisyenler ve bilim adamları katılacak.

KATILIMCILAR:
Prof. Dr. İbrahim Dinçer (Konferans Başkanı-Ontario Üniversitesi),
Prof. Dr. Terry Barker (Cambridge Üniversitesi), Prof. Dr. Gustav R. Grob (Cenevre Uluslararası Sürdürülebilir Enerji Kaynakları Genel Sekreteri), Prof. Dr. Haruo Imai (Kyoto Üniversitesi), Prof. Dr. Ian S. F. Jones (Sydney Üniversitesi), Prof. Dr. David J.C. MacKay (Cambridge Üniversitesi), Nobel Ödüllü Prof. Dr. Rajendra K. Pachauri (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Oturum Başkanı-IPPC), Prof. Dr. Marc A. Rosen (Ontario Üniversitesi), Prof. Dr. Takamitsu Sawa(Kyoto Üniversitesi), Dr. Katia Simeonova (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteri).


[Ntvmsnbc]

13.12.2007

2007’de doğal afetler yüzde 20 arttı

Dünyada doğal afetlerin sayısının son bir yılda yaklaşık yüzde 20 oranında arttığı ve bu yıl 500’ün üzerine çıkarak rekor sayıya ulaştığı bildirildi.

CENEVRE - Uluslararası Kızılhaç Federasyonu’nun yıllık afet raporuna göre, afet sayısındaki artış küresel ısınmanın sonuçlarına bağlanarak, geçen yıl 2004’e oranla yüzde 70 artışla 427 doğal afet saptandı.

1997-2006 arasındaki on yıllık dönemde meydana gelen afet sayısının, 1987-96 arasındaki bir önceki on yıllık döneme göre yüzde 60 arttığı, aynı dönemler arasında ölü sayısının 600 binden 1,2 milyona ulaşarak ikiye katlandığı, bu afetlerden etkilenen yıllık ortalama insan sayısının da 230 milyondan 270 milyona yükseldiği kaydedildi.

Genellikle ayrımcılığa uğradıkları belirtilen kadınlar, azınlıklar, yaşlılar ve engellilere de dikkat çekilen raporda, bu kesimlerin doğal afetler sırasında da cezalandırıldıkları vurgulandı.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu Genel Sekreteri Markku Niskala, bu insanların gözden kaçtığını ve yardım göremediklerini, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.

Raporu hazırlayanlardan Mohammed Mukhier, Asya’da Aralık 2004’te meydana gelen tsunami felaketinde ölen kadın sayısının erkek sayısından üç kat fazla olduğunu bildirdi ve bunun nedeninin kadınların felaket anında evde bulunmaları olduğuna dikkat çekti.

Raporda, Hindistan’daki Dalitler veya Sri Lanka’daki Tamiller gibi bazı azınlıkların, tsunami felaketinin ardından siyasi, etnik veya dini nedenlerle eşit miktarlarda yardım alamadıkları ifade edilerek, yaşlıların da hızlı hareket edememelerinden veya özellikle kentlerde yalnız bırakılmalarından dolayı felaketlerden daha fazla etkilendiklerine değinildi.

[NTVMSNBC]

29.11.2007

BM KALKINMA PROGRAMI RAPORU: En az kirleten Afrika yüksek bedel ödeyecek

Afrika'nın dünyayı en az kirleten kıta olmasına karşın, kıta sakinlerinin iklim değişikliğinden korunma olanaklarına sahip olmaması nedeniyle küresel ısınma karşısında yüksek bedeller ödeme riskiyle karşı karşıya bulunduğu belirtildi.

1 DOLARIN ALTINDA YAŞAMLAR
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (BMKP) dün yayımlanan yıllık raporunda, iklim değişikliğinin Afrika Sah-ra-altı'nı, kuşaktan kuşağa geçecek sakat döngüler yaratacak şekilde etkileyeceği vurgulanarak, Afrika'da sıcaklık yükseldiğinde hasadın kötü olacağı ve insanların açlıktan öleceği ya da insanların su bulmak için uzun saatler geçirecekleri kaydedildi.

Buna karşılık zengin ülkelerde iklim değişikliğine karşı, uzun ve sıcak yazlarla mevsim değişikliklerine uygun bir düzenleme yapılacağı belirtilen raporda, fırtınalara, su baskınlarına ve kuraklığa karşı bu eşitsizliğin en çok yoksul ülkeleri etkileyeceğine, ancak nüfusunun yüzde 4o'ı günde bir doların altında bir gelirle yaşayan Afrika Sahra-altı'nı en çok vuracağı bildirildi.

Raporu hazırlayanlar, bu bölgede yaşayan 720 milyon insanın 75 ila 250 milyonunun yaşam koşullarının ya da kalkınma hedeflerinin, küresel ısınmanın etkisiyle kötüleştiğini göreceklerini belirterek, iklim dengesi bozulunca tarım üretiminin zarara uğrayacağı ve kötü beslenme, gelir kaybı ve sağlık sorunlarının ortaya çıkacağına işaret ettiler.

Etiyopya ve Kenya gibi ülkelerde kuraklık zamanında doğan çocukların şimdiden kötü beslenme ve yetersiz gelişme sorunuyla karşı karşıya bulunduklarına işaret edilen raporda, Nijer'de bu yıl içinde meydana gelen su baskınlarının sivrisinekleri ve dolayısıyla hastalıkların artışına neden olduğu, ateşli hastalıklar ve sıtma vakalarında yükselme kaydedildiği belirtildi.

SICAKLIK 2,9 DERECE ARTINCA...
BMKP, sıcaklığın 2,9 derece yükselmesi ve yağışların yüzde 4 azalması durumunda Afrika Sahra-altı'nda kişi başına gelirin yüzde 25 azalacağı uyarısında bulunurken, bu bölgenin tamamının, tek başına ancak ABD'nin Teksas eyaleti kadar, sera etkisine yol açan karbondiyoksit (COJ gazı ürettiğine dikkati çekti.

Afrika kıtasının, dünyanın en az karbondiyoksit gazı üreticisi olmasına karşın, gelecek yüzyılda, iklim değişikliği yüzünden en ağır bedeli ödeyecek gibi göründüğü vurgulanan BMKP raporunda, "Onlar için, zengin ülkeler sorumluluklarını üstlenmeli ve uluslararası işbirliği için Endonezya'nın Bali adasında gelecek ay düzenlenecek BM çevre konferansı fırsatını değerlendirmeli" denildi.

[Birgün]

27.11.2007

Dünya ekolojik bir felaketin eşiğinde

Kötü gidişi tersine çevirebilmek için 10 yıldan az süre var...

İSTANBUL - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (BMKP) İnsani Kalkınma Raporu açıklandı. Rapora göre, dünya ekolojik bir felaketin eşiğinde ve bu kötü gidişatı tersine çevirebilmek için kalan süresi de 10 yıldan az. Üstelik, raporda meydana gelecek felaketlerden en çok yoksul ülkelerin etkileneceği belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının son raporu, dünya üzerinde hiçbir ülkenin küresel ısınma tehdidinden korunamayacağını bir kez daha ortaya koydu.

2007-2008 İnsani Kalkınma Raporuna göre,atmosfere en çok karbon gazı salan ABD, Kanada, Avustralya, Çin gibi ülkeler tüm dünyayı büyük bir tehlikeye sürüklüyor.

Üstelik bunu durdurabilmek ya da en azından yavaşlatabilmek için gerekli süre liderlerin sorumsuzluğu yüzünden boşa harcanıyor.

Rapor, olumsuz gidişata “dur” diyebilmek için dünyanın en fazla 10 yılı kaldığını söylüyor.

Şu tespit de çarpıcı, öyle ki dünyadaki her fakir insanın ABD’li ya da Kanadalılar gibi enerji tüketmiş olsaydı atmosfere salınan tüm karbon gazının emilmesi için dünya gibi 9 gezegene daha ihtiyaç duyulacağı vurgulanıyor.

Zira, New York’ta yaşayan 19 milyon kişi dünyanın en az gelişmiş 50 ülkesinde yaşayan 766 milyon insandan daha fazla karbon salımı gerçekleştiriyor.

Raporda, uluslararası toplumun önüne
  • 2050 yılına kadar gelişmiş ülkelerin karbon salımlarını yüzde 80, gelişmekte olan ülkelerinse yüzde 20 oranında azaltması,
  • Kyoto Protokolü uyarınca atmosfere salınan karbon miktarı için belirlenen vergilerin tahsilinin sağlanması,
  • Yoksul ülkelerin verimli enerji teknolojilerine uyumu için yıllık 86 milyar dolarlık fon ayrılması
  • hedefleri konuluyor.
Bu felaket öngörülerinin senaryo olmadığı da özellikle vurgulanıyor ve her ne kadar hiçbiri bundan kaçamayacak olsa da felaketin getireceği sonuçlardan en çok etkileneceklerin aslında atmosfere en az zarar veren yoksul ülkeler olacağı belirtiliyor.

[NTVMSNBC]

19.11.2007

Dünya Afetlerle Boğuşuyor

Aşırı yağış ve seller dünyanın pek çok bölgesinde etkili oluyor. Papua Yeni Gine’de de Guba kasırgasının yol açtığı sellerde 17 kişi öldü. Yağışlar Doğu Akdeniz’de de etkili oluyor. Yunanistan’da son iki günde meydana gelen yağışlar sonucu sel sularına kapılan 1 kişi öldü. Seller büyük maddi hasara yol açtı. Bulgaristan’ın başkenti Sofya da sular altında kaldı.

Bangladeş'te Kasırga 3 Bin Can Aldı

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Bangladeş’te büyük yıkıma yol açan Sidr kasırgasında ölenlerin sayısı 3 bine ulaştı. Yetkililer, sayının daha da artacağı tahmininde bulunuyor
Bangladeş Kızılay Teşkilatı Başkanı Abdur Rab, kasırgada 3 bin kişinin öldüğünün doğrulandığını belirterek, ölenlerin sayısının 5 bini aşabileceğini, ancak 10 binin altında olacağını söyledi. Bangladeş Kızılayı, felaketten etkilenen bölgede 900 bin ailenin yardıma ihtiyacı olduğunu duyurdu.

Kurtarma görevlileri yardım bekleyen binlerce felaketzedeye ulaşmak için çabalarken, Bangladeş donanması da tonlarca gıda ve tıbbi malzemeyi afet bölgelerine gönderdi.

Ancak birçok bölgeye hala yardım ulaşmadı. Çok sayıda küçük ve büyükbaş hayvanın telef olduğu afette bu ay sonunda başlaması gereken, ülkenin en önemli besin kaynağı olan pirincin hasadı da olanaksız hale geldi.

DÜNYANIN PEK ÇOK BÖLGESİ SEL SULARI ALTINDA
Papua Yeni Gine’de tropikal Guba kasırgasıyla birlikte gelen şiddetli yağışların yol açtığı sellerde 17 kişi öldü. Hükümet, yüzlerce ev, onlarca köprü ve yolun yıkıldığı felaketin ardından ülkenin kuzeyinde olağanüstü hal ilan etti.

Kabine, ülkenin savunma güçlerinin kurtarma operasyonları için Oro eyaletine seferber edilmesine ve maddi hasarın devletin bütçesinden karşılanmasına onay verdi. Bu arada, yerel basın ölü sayısının 70 olduğunu bildirirken, 50 kişinin kayıp olduğunu yazdı.

YUNANİSTAN’DA 1 ÖLÜ

Yunanistan’da da son iki günde etkili olan şiddetli yağışlar yaşamı felce uğratırken, başkent Atina yakınlarında sel sularına kapılan bir kişi öldü.

Ülkenin büyük bölümünde etkili olan dolu ile karışık sağanak yağışlarda, Mora yarımadasında geçen yaz yaşanan orman yangını felaketinde zarar gören İlia bölgesi ile Kavala ve Drama illerinde binlerce dönüm arazi sular altında kaldı; çok sayıda ev ve iş yeri zarar gördü.

Viotia ilindeki Lutofiyu bölgesinde meydana gelen kasırganın da çok sayıda yerleşim biriminde büyük çapta maddi hasara yol açtığı belirtildi. Bu arada, bölgedeki akarsuların taşma olasılığına karşı Batı Trakya’daki Rodop ve Meriç illerinde olağanüstü hal ilan edildi.

BULGARİSTAN’IN BAŞKENTİ SULAR ALTINDA

Bulgaristan’da bir gün süren karla karışık şiddetli yağmur yüzünden başta başkent Sofya olmak üzere çevredeki birçok büyük kenti sel bastı.

Sofya’nın çevre yolu dahil birçok sokak ve caddesi su altında kalırken, şehirdeki trafik felce uğradı.

Kontrolsüz yoğun inşaat çalışmaları nedeniyle başkentin kanalizasyon şebekesi birçok yerde tıkanırken, Pançarevo Gölü bölgesinde bir tesiste çalışan iki işçinin yükselen sular yüzünden bulundukları yerden kaçamayınca, olay yerine yollanan dalgıç ekipleri tarafından kurtarıldığı belirtildi.

Pernik kentinde ise evlerinden çıkamayan kimi yaşlılar Sivil Savunma ekipleri tarafından çıkarıldı.

ROMANYA LİMANLARINI KAPATTI

Romanya, kötü hava koşulları nedeniyle Karadeniz’deki bütün limanlarını kapattı.

Köstence limanı trafik kontrol yetkilisi Florea Rasica, “şiddetli rüzgar nedeniyle bütün Karadeniz limanlarındaki faaliyetler askıya alındı” dedi. Köstence limanından başka bir yetkili ise havanın kısa zamanda iyileşmesinin beklenmediğini belirterek, faaliyetlerin askıya alınmasının 12 saat sürmesini bekledikleri söyledi.
[NTMSNBC]
[Milliyet]
[BBC Turkish]

26.10.2007

BM çevre raporu alarm zillerini çalıyor

“Gezegeni şimdi kurtarabiliriz, asla daha sonra değil...”

NAİROBİ - BM, iklim değişikliği raporunda, bugünkü ve gelecek nesillerin hayatını garanti altına alabilmek için her alanda mutlaka ve derhal harekete geçilmesinin şart olduğu uyarısında bulundu.
Haberin devamı

BM Çevre Programının (BMÇP) 390 uzmana hazırlattığı 570 sayfalık devasa raporda, çevrenin korunması amacıyla alınması gereken tedbirlerin öncelik taşıdığı dünya liderlerine hatırlatılıyor.

Kenya’nın başkenti Nairobi’de bu akşam yayınlanan raporda, “ihtiyaçların hiç bu kadar acil, zamanın ise hiç bu kadar uygun olmadığına” işaret ediliyor ve “gerek bugünkü, gerekse bundan sonraki nesillerin baki kalabilmesi için hemen harekete geçmenin elzem ve zaruri olduğu” belirtiliyor.

Raporda; atmosfer, karalar, denizler, sular ve biyolojik çeşitlilik bakımlarından gezegenin hal-i pür melali anlatılıyor. Gezegendeki doğal kaynakların sistematik şekilde yok edilmesiyle ülke ekonomilerinin geleceğinin tehdit altında kaldığına vurgu yapılan raporda, “çocuklarımızın ilerde bu faturayı ödeyemeyebileceğine” işaret ediliyor.

Yeryüzünde son 450 milyon yıl içinde nice türün yok olduğu 5 dönem geçirildiği hatırlatılan raporda, bu dönemlerin sonuncusunun 65 milyon yıl önceye uzandığı belirtildi ve “Altıncı büyük tükeniş yolda... Felakete bu kez insanoğlu çanak tutuyor...” ifadesi kullanılıyor.

Rapora göre, dünyadaki gelişme son 20 yıl içinde daha önce hiç görülmemiş boyutlara ulaştı. İnsanoğlu artık çevreye yönelik tehditleri anlamak ve yönetmek için araçlara sahip, fakat bunlar gereği gibi kullanılmıyor...

Raporda, çevre sorunları kıtalara ve bölgelere göre ayrıntılarıyla anlatılıyor.

İklimin son 500 bin yıl içinde olduğundan çok daha hızlı değiştiği kaydedilen raporda, geçen yüzyıl içinde dünyadaki ortalama hava sıcaklığının 0,74 derece arttığı, önümüzdeki yüzyıl içinde de 1,8 ile 4 derece daha artacağı vurgulanıyor.

Raporda, liderlerin önceliği “çevrenin zararına kalkınma”ya değil, “kalkınma için çevreye” vermeleri isteniyor, aksi takdirde insanlığın geri dönemeyeceği bir yola gireceğine dikkat çekiliyor.

[NTVMSNBC]

11.10.2007

BM daha sık yaşanacak felaketler için hazır olmaya çağırıyor

(REUTERS) - Birleşmiş Milletler, iklimle alakalı felaketlerdeki dramatik artışın ortasında, uluslararası yardım ajanslarının ülkelerin felaket risklerini azaltma sözlerini arttırmaya çağırdığını açıkladı.

BM İnsani Yardım Genel Müsteşarı John Holmes, "İklim değişimi ısı dalgaları, seller, kuraklıklar ve tropik kasırgalarda artışa neden oluyor. Bu doğal felaketlerin başlarken kontrol alınması için daha fazla gereksinimlerin yerine getirilmesine inanıyoruz." dedi.

"Felaket risk indirimi iklim değişimine verilen küresel tepkinin en önemli parçası."

[PlanetArk]

10.10.2007

Ömer Madra "Küresel Felaketin" Kitabını Yazdı


Gazeteci, yazar ve radyo programcısı Ömer Madra, ‘Küresel Isınma ve İklim Krizi’ adlı kitabında küresel felaketin bugünkü ve gelecekteki sonuçlarını yazdı.
Yazar, gazeteci ve radyo programcısı Ömer Madra, ‘Küresel Isınma ve İklim Krizi’ adlı bir kitap çıkardı. Kitabını İTÜ’de gerçekleşen TTDM’nin küresel ısınma seminerinde tanıtan Madra, küresel ısınmanın dünyayı nasıl etkilediğini farklı örnekler vererek anlattı; “Eskimolar ilk defa buzdolabı ve klima satın aldılar. Bu bir fıkra değil, çok üzücü bir durum” dedi.
KİTAPTAN ALINTILAR:
* Yakın gelecek üzerine...
Derken dünyada petrol talebinin ve ona bağlı olarak bütün tüketim şehvetinin daha da büyük bir hızla yükselmeye devam edeceğini, uçak seferlerinin yakın gelecekte kat be kat artıp dünya semalarını karbonla kaplayacağını, Hindistan gibi ‘gelişmekte olan’ ülkelerin de yüz milyonları ucuz araba sahibi yapacağını öğrendik. Eh gene mood’umuz değişti, yeni bir mood’a girdik ve kitabın adını da değiştirtik: “Bütün eller havaya-küresel ısınma buraya!”

* Endüstri devrimi üzerine...

Küresel ısınma çağdaş endüstri medeniyetinin bir sonucu aslında. Endüstri devrimine kadar geri götürebileceğimiz bir olay. Enerji, sanayi, ulaşım, tarım, ticaret ve ısınma için tüketilen yakıtların bir sonucu.
"Yalnız 1980’deki makalede bile fosil yakıt kullanımının sıcaklıkları 21. yüzyılın sonlarına doğru 2,5 derece arttıcağını, bunun da dünyayı bu hesaba göre milyonlarca yıl öncekinden daha sıcak bir duruma sokacağını ve mesozoik çağ da denen dinozorlar çağından bile daha sıcak hale getireceğini söylemişler."

* Türkiye’deki dağlar üzerine...
Ağrı, Cilo, Süphan ve Kaşgar dağlarının çok az bir kısmında kar kalmış. Erciyes ve Aladağ’larda tamamen yok olmuş. Bu haberde tek kelime küresel iklim değişikliğinden bahsedilmiyor, biliyor musunuz? Gazetelerde Türkiye’de buzulların eridiğine ilişkin koskoca bir haber yapılıyor ve hiçbir bağlantı kurulmuyor.

* Küresel felakette ilk yok olacak ada Tuvalu üzerine...

Daha 1978’de sömürgecilikten kurtulmuş, ama dünyanın en kısa ömürlü demokrasilerinden biri olacağa benziyor Tuvalu. Lynas’a o şarkıları çeviren adam da aslında adanın ilk başbakanı Toaripi imiş. Hatta biliyor musun demiş, bilge Toaripi, ben Kyoto Konferansı’na da gittim. Bilimciler bu salımları anlattılar, ben de eğer dünyayı bu hale getiriyorsa, benim adamı da batırıyorsa, e durdursunlar o zaman dedim. Ama durdurmadılar. İnsanlarımız, gelenekleri, kültürleri, örf ve adetleriyle birlikte taşınsınlar o zaman demiş çözüm olarak da..... Ama ben bu adada kalıp Tuvalu’yla birlikte denizin dibine gitmeyi düşünüyorum, fikrim budur diyor ilk başbakan. Çok acıklı, değil mi?

* Bush yönetiminin tavrı üzerine...

Amerikan bilim dernekleri, tehdit altındayken bile insanların fosil yakıtlar ve petrol kullanarak küresel ısınmayı yarattığını söylüyor. Bush yönetimiyse söylenenleri bilimsel değildir diye reddediyor ve önemli iklim kuruluşlarının başındaki insanları değiştiriyor.

ames Hansen gibi önemli bazı bilimciler çıkıp, Bush yönetimi baskı yapıyor, konuşma bunları halkla paylaşma diyor, bu kadarı ancak Nazi ve Stalin yönetimlerinde oluyordu, diyorlar

* Nükleer silahlar üzerine...
Amerika’nın toplam 3 bin yerde nükleer silahı var. On binlerce nükleer başlık geliştiriliyor ve binden fazla deneme yapmış, bunun çevre üzerinde etkilerini incelemek lazım. Washington eyaletinde, Batı’da yani, Columbia nehrinin çevresinde uçsuz bucaksız kurak yerleri var, orada Manhattan projesi sırasında açılan ve Hanford Site denen muazzam bir bomba fabrikası var, İkinci Dünya Savaşı’nda açılmış. Nagasaki’ye atılan bomba da orada yapılmış. 1945 yılından 1995’e kadar plütonyum üretilmiş, 50 yıl boyunca milyarlarca galon radyoaktif suyu Columbia nehrine akıtmış, Allah bilir sonucunu.

* ABD’nin Kyoto Protokolü’nü imzalamaması üzerine...

Gazetelerde evlerin ısıtılmasından tutun da, yazlıklara ya da turistik seyahatlere gidilmesine kadar her şeyin küresel ısınmayı arttırdığına dair haberler verilse bile, bütün bunların arkasında yatan faaliyetleri ortaya çıkarmaya yönelik bir yayın yapılmıyor. Neden? Reklam gelirleri düşünüldüğü için. Dolayısıyla, medyanın da aynı derecede ağır bir sorumluluğu olduğu çıkıyor ortaya. Çünkü medya bütün bu gerçekleri sessizlik içinde geçiştirmeyi tercih ediyor. Büyük ölçüde Amerikan endüstrisini temsil eden bir kuruluş olan ABD Ulusal İmalatçılar Birliği, 2001’de George Bush’a bir mektup yazmış, “14 bin üye şirketimiz ve bunların 18 milyon çalışanı adına, yani Amerika’da imalat yapan işçiler adına, Kyoto Protokolü’ne karşı çıktığınız için size teşekkürlerimizi bildiririz, çünkü Kyoto’yu imzalamanız ABD ekonomisine ağır zarar verecekti” demişti.

* Giderek artan sıcaklık üzerine...
Kuzey Buz Denizi’nde buzullar çözülünce 5 bin kilometrelik yeni bir ticaret yolu açılacak. Etrafından dolaşacağımıza ortasından geçeceğiz diye ve oradan bol bol petrol çıkaracağız... Yalnız 1980’deki makalede bile fosil yakıt kullanımının sıcaklıkları 21. yüzyılın sonlarına doğru 2,5 derece arttıcağını, bunun da dünyayı bu hesaba göre milyonlarca yıl öncekinden daha sıcak bir duruma sokacağını ve mesozoik çağ da denen dinozorlar çağından bile daha sıcak hale getireceğini söylemişler.
[NTVMSNBC]

27.08.2007

Dev alevler altında Yunan trajedisi


Dev orman yangınlarının kundaklama olduğunu düşünen Yunanistan hükümeti, sorumluların yakalanmasına yardımcı olanlara 1 milyon Euro ödül vadediyor. Muhalefet partileriyse, yangınlardan dolayı hükümeti suçluyor.
Yunanistan tarihinin en büyük yangın felaketlerinden biriyle mücadele ediyor. Başta Mora Yarımadası, Atina ve Eğriboz adasını etkisi altına alan yangınlarda can kaybı 62’ye yükseldi. Antik Olympia kentiyse alevlerden son anda kurtarıldı. Yunan hükümeti, yangınların sabotaj kaynaklı olduğu görüşünde. Başta Avrupa Birliği üyeleri olmak üzere birçok ülke yangınların kontrol altına alınabilmesi için yardım seferberliği başlattı.
Giderek yayılan yangınları Yunanlı yetkililer “eşi benzeri görülmedik bir felaket” diye tanımlıyor, muhalefetse yangınlardan Karamanlis yönetimini suçluyor.

TARİHİ OLYMPİA ALEVLER İÇİNDE
Yunanistan’da Olimpiyat Oyunları’nın doğduğu yer olan antik Olympia dün alevler içinde kaldı. Yetkililer ören yerinin korunduğunu söylüyor.

Yunanistan’ın en değerli arkeolojik koleksiyonlarından birine sahip olan müzenin bahçesine dek uzanan yangın, antik olimpiyat stadyumunun kenarlarına vardı.
Tehlike altında kalan müze, Zeus Mabedi’nden heykelleri ve antik Olimpiyatlar’dan kalma eserleri barındırıyor.

Kültür Bakanı Yorgos Vulgarakis, kurtarma çalışmalarını yerinde izlemek üzere Olympia’ya gitti.

Olympia yakınlarında yer alan Pelopi’den bildiren BBC muhabiri Malcolm Brabant, çevredeki ormanlık alanı hızla yutan alevlerin çok sayıda köyün tahliye edilmesine neden olduğunu söylüyor. Muhabirimize göre rüzgarlı hava nedeniyle yangın bir ara bir kilometreyi birkaç dakikada alacak kadar süratli yayılıyordu.

ATİNA’DA GÖZYÜZÜ DUMANLA KAPLI
Yangınlar Yunanistan’ın Mora yarımadasını, Atina ve çevresini ve Eğriboz adasını etkisi altına aldı. Hızla ilerleyen yangının çok sayıda kişiyi habersiz yakaladığı bildirilen Eğriboz’da boşaltılan köylerin sakinleri feribotla Atina yakınlarına taşınıyor.

Başkent Atina’da gökyüzü, kent yakınlarında birkaç yerde birden devam eden yangınlar yüzünden dumanla kaplandı.

Çok sayıda yerleşim birimi tahliye edildi ancak yine de can kayıpları ve yaralanmaların önüne geçilemedi. Ölenlerin sayısı 62’ye ulaştı, yüzlerce yaralı var. En büyük can kaybı, Mora yarımadasının batısında bulunan ve en az 39 kişinin cesedine ulaşılan Zaharo’da meydana geldi.

Yüzlerce ev ve binlerce hektarlık alan da kül oldu. Başbakan Kostas Karamanlis, yakınlarını ya da evlerine kaybedenlere 10 bin Euro’ya kadar yardım vaadinde bulundu.

KARAMANLIS: TESADÜF OLAMAZ
Yangınların birçoğunun kundaklama olayları olduğunu düşünen Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, televizyondan halka seslendiği konuşmasında


“Aynı anda bu kadar çok sayıda yangının meydana gelmesi bir tesadüf olamaz” dedi.

Yunanistan’ın güney ucunda bulunan Aeropolis’te 65 yaşında bir adam kundaklama ve altı kişinin ölümüne yol açma iddiasıyla tutuklanmış bulunuyor. Kuzeydeki Kavala kentinde de iki genç yangınlarla ilgili olarak gözaltına alındı.

Başbakan Karamanlis, “bu felakete karşı ülkenin bütün olanaklarının seferber edilmesini” isterken, itfaiye sözcüsü Nikos Diamandis Yunanistan’ın yarısını aşkın bölgesinde yangınlarla mücadele edildiğini açıkladı.

Avrupa Birliği ülkelerinden gelen yangın uçakları ve kurtarma ekiplerine ek olarak, AB dışından da yardım vaadinde bulunuldu.

‘FARELER GİBİ ÖLECEĞİZ’
İngiliz Guardian gazetesi, olimpiyatların doğum yerini kurtarmak için canla başla mücadele verildiğini duyururken, karamsar bir tablo çizdi. Antik Olympia kentini içine alan ilin yerel yöneticilerinden birinin,

“Tarihimizi korumak için elimizden geleni yapıyoruz fakat, bu arada hepimizin fareler gibi yanıp ölmesinden korkuyorum” ifadesine yer veren gazete, muhalefet partilerinin, itifaiyenin başına tecrübesiz siyasi yandaşlarını atadığı için Karamanlis hükümetini suçladığını kaydetti.

YUNANİSTAN’IN 11 EYLÜL’Ü
Times gazetesi de, Yunanlı yetkililerin ülkeyi saran alevlerle terör saldırıları arasında paralellik kurduğunu yazdı. Sağ kanat siyasi lider Yorgos Karacaferis’in, “Bu Yunanistan’ın 11 Eylül’üdür” sözüne yer veren Times, “Bu sözler birçok Yunanlı açısından hiç de abartılı gelmedi” diye ekledi. Gazete, “Muhafazakar siyasetçilerden hiç kimse açıkça telaffuz etmese de çoğunun aklından geçen bir olasılık, yangınların arkasında seçimlerden önce ortalığı karıştırmak isteyen radikal solcuların bulunabileceği yönünde” yorumu da yaptı.

Yunanistan’a yangın söndürme çalışmalarında başta Rusya ve Avrupa Birliği üyeleri olmak üzere birçok ülke destek verirken, Yunan yetkililerle temasa geçen Türk Kızılay’ı da talep gelmesi halinde insani yardımda bulunmaya hazır olduğunu bildirdi.
[Ntvmsnbc]

17.08.2007

Dünya Doğal Afetlerle Boğuşuyor


Kuzey Kore'de sel 214, Japonya'da sıcak 13 can aldı.
Kuzey Kore'de son on yılın en büyük sel felaketi yaşanıyor.

Kızılhaç 214 kişinin öldüğü selde 80 kişinin de kayıp olduğunu açıkladı.
Kuzey Kore'de bir haftadır etkili olan yağışların yolaçtığı sellerde resmi rakamlara göre 300 bin kişi evsiz kaldı.
Seller 30 bin evin yıkılmasına 800 devlet dairesi ile 540 köprünün de hasar görmesine neden oldu.
Başkent Pyongyang ile doğudaki Wonsan kentini bağlayan otoyol da sel yüzünden kullanılamaz hale geldi.
Ülkenin batı bölgelerine elektrik sağlayan santralin hasar görmesi sonucu bölgede elektrik kesintileri yaşanıyor.

Uluslararası gıda yardımı alan ülkede 450 bin ton ürün de sel altında kaldı.
Dünya Gıda Programı bir aylığına 500 bin kişi için gıda sağlamayı hedefleyen acil bir program hazırladığını, Pyongyang hükümetinin cevabını beklediklerini açıkladı.
Birleşmiş Milletler ise halen aralarında çocuk ve kadınların da olduğu 750 bin kişiye yapılan gıda yardımını, gelecek ay 1 milyon 900 bin kişiye çıkarmayı planlıyor.

Japonya'da Sıcak 13 Can Aldı
Rekor seviyeye ulaşan sıcak hava yüzünden 13 kişinin öldüğü bildirildi.
Yetkililer başkent Tokyo ve çevresinde meydana gelen ölümlerin sebebini sıcak çarpması olarak açıkladı.

Termometrenin 40,9 dereceyi gösterdiği Tajimi kentinde 1933'ten beri en sıcak hava yaşanıyor.

Himalaya'da Toprak Kayması

Öte yandan Himalaya dağlarının Hindistan sınırları içinde kalan kısmında meydana gelen toprak kaymasında 60 kişinin öldüğü belirtiliyor.
Bölgede halen kayıp olan 55 kişinin de öldüğü sanılıyor.
[TRT]

1.08.2007

Güney Asya'yı Sel Vurdu


Hindistan'da 112, Bangladeş'te 27 kişi öldü. Milyonlarca kişi evsiz...
Güney Asya'da sel etkili oluyor. Bangladeş'te su baskınlarında 27 kişi yaşamını yitirdi, Hindistan'da ise sellerde ölenlerin sayısı 112'ye yükseldi. İki ülkede 13 milyon kişi evlerini terketti.
Hindistan Muson Yağmurları Altında
Hindistan'ın doğusunda etkili olan Muson Yağmurları'nın yol açtığı seller can almaya devam ediyor.
Felaketten en çok etkilenen Bihar eyaletinde 62 kişi yaşamını yitirirken, 2 milyon 800 bin kişi de evsiz kaldı.
Sellerin okulları basması sonucu öğrenime ara verilen eyalette, kamuya ait bazı binaların da ağır hasar gördüğü gelen haberler arasında.Nesli tükenme tehlikesi altındaki tek boynuzlu gergedanların bulunduğu Kaziranga Ulusal Parkı'na da ulaşan sel sularının çok sayıda hayvanı telef ettiği, gergedanların ise hayatta kaldığı bildiriliyor.
Hindistan ordusu kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
Bangladeş'te Ölü Sayısı Artıyor
Muson yağmurları ve dağlardaki karların erimesi sonucu oluşan sellerden etkilenen Bangladeş'te de ölü sayısı artıyor.
Başkent Dakka'da nehirlerin çoğu taşarken 16 kişi yaşamını yitirdi, 1 milyondan fazla kişi de evsiz kaldı. Her geçen gün daha da yükselen su seviyesinin selleri tetikleyerek ölü sayısını artırmasından endişe duyuluyor.
Bogra kentinde de çoğu çocuk 11 kişinin yaşamını yitirdiği, 5 milyon kişinin evsiz kaldığı ve salgın hastalıkların ortaya çıkmaya başladığı gelen haberler arasında.
Kurtarma çalışmalarının teknik yetersizlikler nedeniyle yavaş ilerlediği ve bunun da ölü sayısını artırabileceği söyleniyor.
[TRT]

27.07.2007

Dünya Yanıyor!

İstanbul'da kuvvetli esen poyraz, sıcaklıkların mevsim normallerine inmesini sağladı, ülkenin güneyi ve Doğu Avrupa ülkeleri İstanbul kadar şanslı değil. Meteoroloji İstanbul Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, İstanbul'da hafta sonuna kadar poyrazın etkili olacağını, sıcaklıkların da 30-32 derece olarak gerçekleşeceğini söyledi. Çarşamba günü hava sıcaklığının 44.1 dereceye çıkarak, son 78 yılın en yüksek seviyesine ulaşan Edirne'de de sıcaklıklar 5-6 derece düştü. Adana'da ise bu yıl sıcaklık 6-7 derece birden artıp 40 dereceye ulaştı. Sıcak havanın hafta sonuna kadar 3-4 derece daha artması bekleniyor. Diyarbakır Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'nün verdiği bilgiye göre, sıcaklıklar gölgede 41 derece.
* Erciyes Dağı'nın zirvesindeki karlar, 38-40 derecelere ulaşan hava sıcaklıkları nedeniyle büyük ölçüde eridi. Sadece zirveye yakın bölgede çok az miktarda kar kaldı.
Uzmanlar, yaşlı, çocuk, hasta ve hamilelerin sıcak havalara dikkat etmeleri gerektiği yönündeki uyarısını yeniledi.
* Britanya, seller yüzünden zor durumdayken, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk gibi Doğu Avrupa ülkeleri ise sıcak hava ve orman yangınlarıyla mücadele ediyor.
* Son bir haftada Macaristan'da 500 kişi, Romanya'da da 30 kişi sıcaklar yüzünden hayatını kaybetti. Yunanistan'ın Mora Yarımadası ile İyon Denizi'ndeki Kefalonya Adası'ndaki yangınlarda üç kişi yaşamını yitirdi. Kosova'da orman yangınları başladı. Kosova'daki Priştine, Prizren, İpek ve Kosova Ovası'nda etkili olan yangınlar nedeniyle hükümet olağanüstü hal ilan etti. Bulgaristan'da ise 65 kilometrekarelik alana yayılan yangınlarda son günlerde toplam 120 bin dekarlık ormanlık alan kül oldu.
[Radikal]

24.07.2007

Tuz Gölü Yarı Yarıya Küçüldü

Türkiye ikinci büyük gölünü kaybediyor. Kuraklık yüzünden yarı yarıya küçülen Tuz Gölü'nün haritası da değişti. Göl, uzay görüntülerinde eski yatağının ortasına düşen bir damlacığa dönüştü.
Son 35-40 yılda yanlış sulama yüzünden yarı yarıya küçülen Tuz Gölü'nün 'yok oluşu', uzaya da yansıdı. Google Earth'te yayımlanan uzay görüntülerine göre Tuz Gölü haritası tamamen değişti. Ülkenin tuz ihtiyacının yüzde 20'sini karşılayan göl, kenarlarından içeri çekilerek bir 'damlacığa' dönüştü.Türkiye'nin ikinci büyük gölü konumundaki Tuz Gölü, gölü besleyen yerüstü sularının bitmesi, yeraltı sularının bilinçsiz tüketimi ve tarımsal arazilerde aşırı su kullanımı sonucu 35-40 yılda yüzde 50 küçülmüştü. Her yıl küçülen ve çölleşmeye doğru giden göl, Türkiye'nin
önemli bitki alanlarından da birisi olarak biliniyor. Birinci derecede doğal sit alanı olan ve Özel Çevre Koruma alanı içinde bulunan gölde, her yıl su seviyesi bir metre azalıyor. 40 yıl önce 260 bin hektar olan göl, şu an 131 bin hektar olarak görünüyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı Konya yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye'nin tahıl ambarında hızla bir çöl büyüyor. Bölgede yanlış tarım yapılması ve sulama politikalarının doğru uygulanmaması sonucu İç Anadolu'nun ortasındaki Tuz Gölü her yıl çölleşmeye doğru bir adım daha yaklaşıyor.Göl, kuraklığın yanı sıra kirlilik tehdidi altında. Tuz Gölü Konya'daki tüm kanalizasyon atıklarının akıtılmasıyla kirlendi. Peçeneközü Deresi ve Taşpınar kaynağı kurudu, 30 bin kaçak su kuyusu da gölün yeraltından beslenmesini bitirdi. Tuz Gölü konusunda detaylı bir çalışma yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar bir süre önce yaptığı uyarıda, "Kirlenme durmazsa Tuz Gölü'nü yakın gelecekte tamamen kayberiz" demişti.
Irmaktan elle balık yakalıyorlar
Türkiye'nin hızla kuruyan sulak alanlarından biri de Kastamonu'nun Hanönü ilçesindeki Gökırmak. Kastamonu'nun tek ırmağı olan ve Daday'dan Sinop'a kadar büyük bir vadiye hayat veren Gökırmak, uzun zamandır yaşanan kuraklık nedeniyle kuruma noktasına geldi. Vatandaşlar, su seviyesi giderek düşen Gökırmak'taki balıkları elleriyle yakalıyor. Hanönü Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, ilçede hem içme suyu hem de sulamada sıkıntı yaşandığını söyledi.
(Radikal)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...