afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.05.2008

Afrika'dan vahşet manzaraları

Güney Afrika, ANC-Zulu kapışmasından beri ilk kez siyahın siyahı katletmesine sahne oluyor. Ekonomik krize gıda fiyatlarındaki artış eklenince, Mugabe rejiminden kaçan Zimbabveli göçmenler hedef oldu.

Göçmen karşıtlığı daha çok Batı ülkeleriyle birlikte anılırken, bu kez bir Afrika ülkesinde bir başka Afrika ülkesinden gelenler hedef alınıyor. Güney Afrika’nın ‘altın şehir’ lakaplı ekonomik başkenti Johannesburg ve çevresinde Zimbabve’den kaçmış göçmenlere yönelik saldırılarda en az 22 kişi ölürken, ateş topuna çevrilen insan görüntüleri herkesi şoke etti. Apartheid devrinde Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ile Zulu Inkhata Özgürlük Partisi yandaşları arasındaki çatışmalardan beri ilk kez siyahlar siyahlara karşı böylesine bir şiddet uyguluyor.

Johannesburg’un polisin giremediği teneke semtlerinde yüzlerce kişi saldırıya uğradı, barakaları yağmalanıp ateşe verildi. Yerliler elde silah ‘yabancı avı’na çıkarken, şiddetten kaçan en az altı bin kişi kilise ya da karakollara sığındı. Sokaklarda dövülmüş, kanlar içinde, ateşe verilmeye çalışılmış kol, bacakları yanık insan bedenleri yatıyor. Pazar günü üstüne battaniye kapatılıp ateşe verilerek öldürülen bir göçmenin fotoğrafları dün tüm Güney Afrika gazetelerinin manşetindeydi. Bin Zimbabvelinin sığındığı bir kiliseye de saldırıldı. Dumanı tüten semtlerden Reiger Park’ta Noxolo adlı bir kadın, “Hepsi Zimbabvelilerin suçu. Çekip gitmeliler” diyerek saldırgan hissiyatı dile getirdi.

Apartheid sonrası işler düzelmedi
Apartheid’ın bitmesinden 14 yıl sonra, Güney Afrika doğal kaynak zenginliğine rağmen hâlâ gelişmekte olan bir ülke ve gelir eşitsizliğinde başı çekiyor. İşsizliğin yüzde 40’larda seyrettiği, suçun alıp başını gittiği yoksul bölgelerde, göçmenler yerlilerden ‘iş çalmak’la suçlanıyor. Tüm dünyayı etkileyen gıda krizinin de darbesini yiyen ülkede yoksullar yiyecek alamaz hale gelince şiddet göçmene patladı. En yoğun Johannesburg’da olmak üzere Güney Afrika’da, üç milyonu Mugabe rejiminin demir yumruğunu beş haneli enflasyonun keskinleştirdiği Zimbave’den kaçmış, kalanı Mozambik, Nijerya, Malavi ve Kongo’dan gelen 5 milyon göçmen yaşıyor.
Geçen hafta başlayan şiddet kontrolden çıkarak, göçmenlerle birlikte yerel halkı da hedef alma yolunda. Reiger Park sakini Bongani, devrilmiş bir konteynırı göstererek “Sahibi renkli bir Güney Afrikalıdır. Ama her şeyini çaldılar” dedi ve ekledi: “Polisin geldiğine memnunum, ama beni de bacağımdan vurdular. Bahçemdeyken sebepsiz yere ateş ettiler.” Tutuklananların sayısı 257’yi buldu. Kötü yönetimle suçlanan hükümet, saldırıları kuvvetle kınadı. Nobel Barış Ödüllü Başpiskopos Desmond Tutu “Biz böyle davranmayız. Bunlar bizim kardeşlerimiz. Lütfen durun. Apartheid’la savaşırken Afrikalılar bizi destekledi. Teşekkürümüz çocuklarını öldürmek olamaz. Şiddet eylemiyle mücadelemize itibar kaybettiremeyiz” çağrısı yaptı. (afp)

[Radikal]

4.02.2008

Afrika Sallandı : 40 Ölü Var

Afrika'nın Büyük Göller Bölgesi dün sabah saatlerinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde meydana gelen şiddetli bir depremle sarsıldı.

Radyo Ruanda ve hastane kaynaklarına göre en az 40 kişinin hayatını kaybettiği deprem, bölge ülkelerinin çoğunda hissedildi. Richter ölçeğiyle 6 büyüklüğündeki deprem Ruanda'da en az 35, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeyse en az beş kişinin ölümüne sebep oldu.
Ruanda'da yaklaşık 250, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeyse 70'ten fazla yaralı hastanelere kaldırıldı.

En fazla hasara Ruanda'nın Rusizi bölgesinde sebep olan deprem güneydeki Burundi Cumhuriyeti'nde de hissedildi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda sakinlerine göre yaklaşık 15 saniye süren ilk sarsıntının ardından daha az şiddetli iki artçı sarsıntı yaşandı. Kuzey Kivu'daki Goma rasathanesinden deprembilimci Francois Lukaya depremin Kivu bölgesinde bugüne kadar gerçekleşen en şiddetli depremlerden biri olduğunu belirtti.
[Radikal]

2.01.2008

Afrika Zürafaları Tehlikede

Kenyalı ve ABD’li biyoloji uzmanları, Afrika zürafalarının en az 6 türünün tehlikede olduğu uyarısında bulundu.

Merkezi ABD’de bulunan bir doğal yaşamı koruma derneğinin katkılarıyla hazırlanarak yayımlanan çalışmada, tek bir tür olduğu sanılan 110 bin Afrika zürafasının giderek artan kuraklık ve insanların neden olduğu baskılar yüzünden dağıldığına ve yok olduğuna dikkat çekildi.

Son 10 yıldır Somali, Etiyopya ve Kenya’daki silahlı çatışmaların da zürafaların sayılarının azalmasına ve bölgelere dağılmalarına neden olduğu belirtilen çalışmada, bu hayvanların genetik yapılarının “tek bir tür” oldukları teorisini çürüttüğünü de kaydedildi. Farklı zürafa nüfusunun ayrı biçimde korunmasıyla ilgili bir çalışma başlatılması çağrısında bulunuldu.

Uluslararası zürafa çalışmaları grubunun (IGWG) da yetişkin olduğunda 6 metre uzunluğa 2 ton ağırlığa ulaşan zürafaların sayılmasına çalıştığı belirtildi.
[NTVMSNBC]

29.11.2007

BM KALKINMA PROGRAMI RAPORU: En az kirleten Afrika yüksek bedel ödeyecek

Afrika'nın dünyayı en az kirleten kıta olmasına karşın, kıta sakinlerinin iklim değişikliğinden korunma olanaklarına sahip olmaması nedeniyle küresel ısınma karşısında yüksek bedeller ödeme riskiyle karşı karşıya bulunduğu belirtildi.

1 DOLARIN ALTINDA YAŞAMLAR
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (BMKP) dün yayımlanan yıllık raporunda, iklim değişikliğinin Afrika Sah-ra-altı'nı, kuşaktan kuşağa geçecek sakat döngüler yaratacak şekilde etkileyeceği vurgulanarak, Afrika'da sıcaklık yükseldiğinde hasadın kötü olacağı ve insanların açlıktan öleceği ya da insanların su bulmak için uzun saatler geçirecekleri kaydedildi.

Buna karşılık zengin ülkelerde iklim değişikliğine karşı, uzun ve sıcak yazlarla mevsim değişikliklerine uygun bir düzenleme yapılacağı belirtilen raporda, fırtınalara, su baskınlarına ve kuraklığa karşı bu eşitsizliğin en çok yoksul ülkeleri etkileyeceğine, ancak nüfusunun yüzde 4o'ı günde bir doların altında bir gelirle yaşayan Afrika Sahra-altı'nı en çok vuracağı bildirildi.

Raporu hazırlayanlar, bu bölgede yaşayan 720 milyon insanın 75 ila 250 milyonunun yaşam koşullarının ya da kalkınma hedeflerinin, küresel ısınmanın etkisiyle kötüleştiğini göreceklerini belirterek, iklim dengesi bozulunca tarım üretiminin zarara uğrayacağı ve kötü beslenme, gelir kaybı ve sağlık sorunlarının ortaya çıkacağına işaret ettiler.

Etiyopya ve Kenya gibi ülkelerde kuraklık zamanında doğan çocukların şimdiden kötü beslenme ve yetersiz gelişme sorunuyla karşı karşıya bulunduklarına işaret edilen raporda, Nijer'de bu yıl içinde meydana gelen su baskınlarının sivrisinekleri ve dolayısıyla hastalıkların artışına neden olduğu, ateşli hastalıklar ve sıtma vakalarında yükselme kaydedildiği belirtildi.

SICAKLIK 2,9 DERECE ARTINCA...
BMKP, sıcaklığın 2,9 derece yükselmesi ve yağışların yüzde 4 azalması durumunda Afrika Sahra-altı'nda kişi başına gelirin yüzde 25 azalacağı uyarısında bulunurken, bu bölgenin tamamının, tek başına ancak ABD'nin Teksas eyaleti kadar, sera etkisine yol açan karbondiyoksit (COJ gazı ürettiğine dikkati çekti.

Afrika kıtasının, dünyanın en az karbondiyoksit gazı üreticisi olmasına karşın, gelecek yüzyılda, iklim değişikliği yüzünden en ağır bedeli ödeyecek gibi göründüğü vurgulanan BMKP raporunda, "Onlar için, zengin ülkeler sorumluluklarını üstlenmeli ve uluslararası işbirliği için Endonezya'nın Bali adasında gelecek ay düzenlenecek BM çevre konferansı fırsatını değerlendirmeli" denildi.

[Birgün]

21.11.2007

Afrika: Besin üretimi 2020 yılında yarıya inecek

JOHANNESBURG, (IRIN) - İklim değişimi uzmanlarına göre, 2020 yılında üretimin yarıya inmesi beklenen üretim ile birlikte, Afrika'da gıda güvenliğinin iklim değişimi nedeniyle "şiddetle tehlikeye sokulma" olasılığı var.

Tahminler, Uluslararası İklim Değişimi Paneli (IPCC) tarafından Londra'da geçen hafta yayımlanmış bir rapor içersinde yer alıyor.

Raporu hazırlayan IPCC çalışma grubunun ikinci kurul başkanı Martin Parry, "Tartışmalar, Afika'nın kuzey [Sahel] ve güneydeki artan kuruluk nedeniyle [iklim değişimi tarafından] kısmen en çok etkilenen yer olması muhtemeldir: ve bu bölgeler kıtanın en kalabalık bölgeleridir," dedi. Ayrıca bölgenin bölgenin iklim değişimine maruz kalışını arttırdığı gibi iklim değişimine adapte edilebilecek teknolojinin eksikliğini listeledi.

[IRIN Africa]

20.09.2007

Afrika'daki seller, La Nina'nın sonucu

Afrika’daki sellerin “La Nina” hava hareketinin sonucu olabileceği belirtildi.

CENEVRE - Dünya Meteoroloji Örgütü’nden Ömer Beddur, “La Nina” ve Batı Afrika’daki seller arasında çok yakın bağlantılar tespit ettiklerini belirterek, Sudan’dan Senegal’e uzanan bölgede yağışlı dönemin geçmesinin zaten olası olduğunu söyledi.

Afrika hükümetlerinin mayısta yaz boyunca aşırı yağış ihtimaline karşı uyarıldığını belirten örgütün meteoroloji uzmanı Beddur, yağış döneminin ortalamalardan biraz daha geç başladığını, ancak Batı Afrika’da özellikle ağustos ve eylül aylarının çok yağışlı geçtiğini ifade etti.

Dünya Gıda Programı, Afrika’da aşırı yağışların neden olduğu sel felaketinden en az 1,5 milyon kişinin etkilendiğini, bunun bölgedeki son yılların en kötü sel felaketi olduğunu açıklamıştı.

Yardım örgütleri ve hükümet kaynaklarının verdiği bilgiye göre başta Sudan, Gana ve Nijerya’da olmak üzere Afrika’daki sellerde temmuz ayından bu yana 270’ten fazla kişi yaşamını yitirdi.

“El Nino” (Küçük oğlan) Büyük Okyanusun tropikal orta ve doğu bölümünde özellikle de Güney Amerika kıyıları boyunca, düzgün olmayan aralıklarla her 3 ile 7 yılda bir görülen, okyanus yüzey sularının aşırı ısınmasıyla ve üzerindeki havayı ısıtmasıyla ortaya çıkan bir okyanus-atmosfer olayı. “La Nina” (Küçük Kız) ise El Nino’nun tam tersi. Büyük Okyanusta ılık su toplanmaya başlayınca, çoğunlukla buralarda kuraklık baş göstermeye başlıyor, Güney Amerika’nın kuzey bölümünde sellere, Kuzey Amerika’nın kuzeyinde ılıman ve yağışlı yazlara, Amerika Birleşik Devletleri’nin güneydoğusunda ise yine kuraklığa neden oluyor.

[NTVMSNBC]


18.09.2007

Afrika Sellerle Boğuşuyor

Afrika kıtasında bu yaz şiddetli sağanak yağışların yol açtığı, bazı kentlerin tamamen sular altında kaldığı, köprüler, okullar, ekin alanlarının sularla süreklendiği sellerde 234 kişinin öldüğü bildirildi.
Binlerce kişinin de yerlerinden olduğu seller nedeniyle BM de salgın hastalıkların patlak verebileceği uyarısında bulundu.
M İnsani İşler Koordinasyon Bürosu sözcüsü Elisabeth Byrs, Afrika’da sellerden 17 ülkedeki bir milyondan fazla kişinin etkilendiğini bildirdi.

Yağışların devam edeceğine işaret eden Byrs, birçok insanın evsiz kalması nedeniyle durumdan endişe ettiklerini, salgın hastalıkların ortaya çıkabileceğini belirtti.

Açıklanan verilere göre, Uganda’nın doğusunda Ağustos başından bu yana 9 kişi öldü, 150 bin kişi evsiz kaldı.

Yaklaşık 400 bin kişinin de tarım alanlarının, yolların sel suları altında kalmasıyla geçim kaynaklarını yitirdiği Uganda’da, gelecek ay yağışların daha da şiddetleneceği bildiriliyor.

Ugandalı yetkililer, sorunun her saat daha da ağırlaştığını belirterek, bazı topluluklara ulaşmanın neredeyse imkansız olduğunu, acil yardımlar dağıtmak için kayıklara ve helikopterlere ihtiyaç duyduklarını kaydetti.

Afrika kıtasının batı yakasındaki Gana’da da Temmuz ve Ağustos aylarında şiddetli yağışlarda 18 kişi öldü, yaklaşık 250 bin kişi yerlerinden oldu. Kentlerin ve köylerin tamamen sular altında kaldığı Gana’nın kuzeyindeki üç bölge felaket bölgesi ilan edildi.

Kenya ve Etiyopya hükümetleri geçen yıl da sel felaketinin vurduğu ülkelerinde on binlerce kişinin yardıma ihtiyacı olduğunu bildiriyor.

Sudan’da da iç savaşın ardından sellerin vurduğu Haziran ortasından bu yana 119 kişi öldü, on binlerce kişi evsiz kaldı.

Batı Afrika ülkesi Togo’da da geçen hafta barajların yıkıldığı, yaklaşık 100 köprünün sel sularında sürüklendiği belirtildi. Ülkede 46 okulun sel nedeniyle yerle bir olduğu, 20 kişinin öldüğü, 66 bin kişinin yerlerinden olduğu kaydedildi.

Nijerya’da da sellerde 68 kişi öldü, 50 bin kişi de felaketten etkilendi.
[Ntvmsnbc]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...