antarktika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antarktika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.02.2012

'Hitler'in gizli üssü gün yüzüne çıkacak'


Antarktika’daki dondurucu soğuklarda 20 milyon yıllık Vostok Nehri’ne ulaşmaya çalışan Rus araştırmacıların, sondaj çalışmalarını başarıyla tamamladığı bildirildi. Rus basınına göre, çalışma Nazilerin Antarktika’daki gizli üssünü ortaya çıkaracak. 
Rusya’nın devlet haber ajansı Ria Novosti, kendilerinden bir haftadır haber alınamayan Rus bilim insanlarının buzul tabakanın 3,7 kilometre derinliğindeki nehre ulaştıklarını duyurdu.

Ria Novosti’nin verdiği haberde, “Rus bilim insanları yerin 3 bin 768 metre derinliğine inmeyi başararak Vostok Nehri’nin yüzeyine ulaşmayı başardı” ifadesi yer aldı.

Rusya Arktik ve Antarktik Araştırmalar Merkezi (AARI) Başkanı Valery Lukin, Rus araştırmacıların Vostok Gölü’ne ulaştıklarını doğrularken, keşfi, “bilinmeyenle karşılaşmak” olarak yorumladı.

Bilim dünyası, dünyanın en eski ve en büyük nehirlerinden biri olan Vostok Nehri’nden alınacak numunelerin incelenmesiyle, milyonlarca yıl öncesine uzanan iklim koşullarına ve yaşam örneklerine ulaşmayı hedefliyor.

Vostok Nehri, buzul katmanın altındaki çok sayıdaki nehir ve göl yatağının birleşmesinden oluşan büyük bir ağı temsil ediyor. Nehrin incelenmesiyle, bilim insanları Mars’ın yanı sıra, Jüpiter’in uydusu Europa ve Satürn’ün uydusu Titan’daki coğrafi ve jeolojik koşulları daha iyi anlamayı umuyor.

BİLİM DÜNYASI DOĞRULAMA İSTİYOR 

Rusların açıklamalarına rağmen, bilim çevreleri araştırma ekibinin Vostok Nehri’ne ulaştığına dair kesin bilgi istedi.

ABD’nin A&M Üniversitesi’nde okyanusbilimci olan Mahlon Kennicutt, resmi açıklamayı beklemeleri gerektiğini ifade ederek, “Bu kadar sessiz bir açıklama yapılması beni şaşırttı. Ayrıca açıklamayı yapan kaynağın adı belli değil. Ne olduğunu anlamak zor” dedi.

Montana State Üniversitesi’nde ekolojist olan John Priscu ise National Geographic’a gönderdiği mailde, “Vostok Nehri’ne ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda çok fazla spekülasyon var. Resmi bir açıklama beklemek zorundayız” ifadesini kullandı.

Discovery News yazarı Christina Reed, Rus Büyükelçiliği’nin ABD bürosundan kendisine gönderilen e-mailde, Rus araştırmacıların Vostok Nehri’ne ulaştıkları bilgisinin gayri resmi olarak doğrulandığını belirtti. Reed, Rus basınının gelen haberle bir anda Nazi Almanya’sından kalan teorilere sarıldığına da dikkat çekti.

NAZİLERİN GİZLİ ÜSSÜ 

Vostok Nehri’ne ulaşılması, Antarktika’da yapılan araştırmalar hakkında geçmişten kalan teorileri de yeniden gündeme getirdi.

Bazı çevreler, ABD ve İngiliz araştırmacıların yapamadığını başaran Rusların, 1930’larda Naziler tarafından Antarktika’ya inşa edilmiş gizli üssü ortaya çıkardığına inanıyor. Bu teoriye göre, İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında, Naziler savaşın sonlarına doğru Güney Kutbu’na giderek Vostok Nehri’nde bir üs inşa etmeye başladı.

Hatta, 1943 yılında Nazi Almanyası’nın Donanma Konutamı Karl Dönitz, “Denizaltı filomuz Führer (Adolf Hitler) için dünyanın diğer ucunda aşılmaz bir kale inşa ettikleri için gurur duyuyorlar” demişti.

Alman donanma arşivlerinde yer alan bilgilere göre, Almanların müttefik kuvvetlere Mayıs 1945’te teslim olmalarından aylar sonra, bir U-530 Kiel limanından Güney Kutbu’na geldi. Anakaraya adım atanların, Hitler’in gizli belgeleri olmak üzere Nazi Almanya’sından kalan birçok eseri Antarktika’ya taşıdıkları öne sürülüyor.

Arşiv kayıtlarına göre ayrıca, bir U-977 denizaltısı Adolf Hitler ve beraber intihar ettiğine inanılan sevgilisi Eva Braun’un DNA’larını Antarktika’ya getirdi. Amaç, Hitler ve sevgilisini klonlamaktı.

Ruslar, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Antarktika görevlerini gerçekleştiren denizaltıların daha sonra Arjantin’in Mar-del-Plata limanına giderek müttefiklere teslim olduğuna inanıyor.

[NTV]

17.10.2009

Kuzey Kutbu'nda on yıl içinde hiç buz kalmayacak

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden Peter Wadhams, 20-30 yılda Kuzey Kutbunun tüm deniz buzunun tamamen kaybedileceğini, ancak daha kısa zamanda büyük ölçüde inceleceğini, yaz döneminde, yaklaşık 10 yılda kuzey buz denizinin açık bir deniz halini alacağını belirtti.

Wadhams, İngiliz kaşif Pen Hadow'un liderliğindeki bir ekibin, ilkbaharda 73 gün boyunca elde ettiği verilere dayanılarak çıkarılan sonuçları Londra'daki basın toplantısında açıkladı.Hadow ve ekibinin incelediği yaklaşık 450 kilometrelik alanda buzulun ortalama kalınlığının 1,8 metre olduğunu açıklayan Wadhams, buzulun yazın daha hassas duruma geldiğini, 1,8 metre kalınlığın yıl içinde oluşmuş buzula işaret ettiğini, iklim değişikliğinin somut göstergesi olarak yıllarca süren buzul birikmelerinin hızla azaldığını ifade etti.

Araştırmaya imza atanlardan Dünya Doğayı Koruma Vakfından Martin Sommerkorn, araştırmanın çok karanlık bir tablo çizdiğini, buzul tabakasının tahmin edilenden daha hızlı eridiğini vurguladı.

Sommerkorn, buzulun tamamen erimesinin, bölgede yaşayan hayvanların neslinin tükenmesinin yanı sıra okyanuslardaki su seviyesinin yükselmesine, hava değişikliklerine, dalgalara ve sera etkisine yol açan gazların çok yüksek oranda salımına yol açacağına dikkati çekti.

Bu araştırma sonuçları aralık ayında Kopenhag'da yapılacak İklim Zirvesi'nde tartışılacak. Amaç Kuzey Kutbu'ndaki erimenin hızını azaltacak önlemler alabilmek...

[Bilim.Org]

4.08.2008

En büyük buzul kopması Antartika’da olacak

The Independent’ın haberine göre, 2020’den önce kıtadan Kuzey İrlanda büyüklüğünde bir buzul kopacak. Uzmanlar bunun en büyük kopma olacağını belirtiyor.

Uzmanlar Antartika’da kış olmasına rağmen Kuzey İrlanda büyüklüğünde bir buzul parçasının yakında kopacağını açıkladı.

UYDU GÖRÜNTÜLERİYLE ANLAŞILDI
Avrupa Uzay Ajansı uydudan görüntülenen fotoğraflarla bugüne kadar yıkılan en büyük buzul parçası olacağını söyledi. 5600 mil kare büyüklüğünde olan bu buzul parçası bir buzul köprünün adayla arasındaki bağlantı noktasında olduğu görüldü.

“Küresel ısınmanın beklenenden daha çabuk gerçekleştiğinin bir kanıtıdır” diyen uzmanlar bu buzul parçasının en erken 2020 yılına kadar kopmasının beklenmediğine dikkat çekti.

Antartika’ kışın tam ortası olmasına rağmen eriyen buzul parçaları dünya için büyük tehdit oluşturuyor.

[Ntvmsnbc]

23.01.2008

Antarktika’da buzlar altında volkan keşfedildi

Antarktika’da buzlar altında gömülü ve hâlâ aktif yanardağ keşfedildi. Yanardağ yaklaşık 2300 yıl önce faaliyete geçmiş.

İngiliz araştırmacıların Nature Geosciences dergisinde yayımladıkları makaleye göre, buzlar altında gömülü yanardağ yaklaşık 2300 yıl önce faaliyete geçmiş.Araştırmanın eşbaşkanlarından buzulbilimci Hugh Corr, bu yanardağ patlamasının son 10 bin yılda Antarktika’daki en büyüğü olduğunu düşündüklerini belirterek, “Yanardağın faaliyete geçmesiyle buz tabakasında büyük bir delik açıldı ve 12 km yüksekliğe toz ve gaz püskürdü” dedi.

BUZ TABAKASINDA DELİK AÇILDI
İsimsiz volkanın sonrasında buzlar altında kalmasına rağmen ergimiş kayanın hala aşağıda çalkalandığını belirten araştırmacılar, keşiflerinin bölgenin çok yavaş hareket eden buzullarının son dönemde karaya doğru daha hızlı hareketlenmelerinin nedenini açıklayabileceğine işaret ettiler.

İngiliz bilim adamları, volkanın neden olduğu ısıyla buzulların hareketinin artmış olabileceğini belirtirken, buzlar altında gizli yanardağın Antarktika buzul tabakasının incelmesinin açıklaması olamayacağına, bunun büyük olasılıkla nedeninin ısınan okyanus suları olduğuna dikkat çektiler.
[Ntvmsnbc]

Kuzey Buz Denizinde Rekor Erime

Kuzey Buz Denizindeki buzulların, geçen yaz rekor seviyede eridiği bildirildi.

Fransız Ulusal Bilim Araştırma Merkezi Araştırma Müdürü Jean-Claude Gascard, düzenlediği basın toplantısında, 2007 yazında Kuzey Buz Denizindeki buzullarda çok büyük erime görüldüğünü ve buzullarda bu kadar büyük bir erimeyi beklemediklerini söyledi.

Bunun en önemli nedeninin küresel ısınma olduğunu belirten Gascard’a göre, geçen eylül ayında buzulların Kuzey Buz Denizi’nde kapladığı alan yaklaşık 4.13 milyon kilometre kare oldu. Bu alan 2005’te 5,3 milyon kilometre kareydi.

2005’e göre buzulların kapladığı alanın yüzde 23 azaldığını belirten Gascard, buzulların kapladığı alanın 2 yılda 1 milyon kilometre kareden daha fazla azaldığını kaydetti.

Gascard, Kuzey Kutbundaki buzulların son 20 yılda yüzde 40 oranında yok olduğunu, ortalama buz kalınlığının 3 metreden 1,5 metreye düştüğünü ve buzların erime döneminin uzadığını hatırlattı.

Buzulların arasından Kuzey Buz Denizini geçen Tara adlı geminin, yolculuğunu 16 aydan biraz uzun sürede tamamladığını belirten Gascard, Norveçli kaşif Fridtjof Nansen’in Fram adlı gemisiyle bu yolculuğu 19. yüzyılın sonunda 3 yılda tamamladığını kaydetti.

Gascard, 2008 yılının buzulların erimesi açısından çok önemli olduğunu ve bu yaz 1 milyon kilometre karelik buzulun eriyebileceğini söyledi.
[Ntvmsnbc]

22.01.2008

Antarktika hâlâ aktif!

İngiliz araştırmacılar, Batı Antarktika'da bir buzulun içinde donmuş halde volkanik küllere rastladıklarını açıkladı. Araştırmayla ilk kez Antarktika'da buzulların içinde delik açan bir volkan olduğu ortaya çıktı. Volkanik faaliyetler açısından sakin bir bölge olan Antarktika'da MÖ 325 civarında gizli ve hâlâ aktif bir volkanın patladığı bilinse de yeri bilinmiyordu. Uzmanlar yakınlardaki Pine Adası buzulunun hızla erimesinin nedeninin de bu volkandan yayılan ısı olduğunu düşünüyor.
(The New York Times)

[Radikal]

6.06.2007

Büyük Erimenin Hızı Korkutuyor!


Dünya Grönland’dan Antarktika’ya, buzullarını daha önce öngörülemeyen bir hızda yitiriyor. Uzmanlar bu gidişin nasıl durdurulabileceği üzerinde çalışıyor. National Geographic Türkiye, Haziran sayısında küresel çözülmeyi mercek altına aldı.
Chacaltaya kayak bölgesi daha iyi günlerinde de Aspen’e rakip değildi. Bolivya’da, And Dağları’nın yükseklerindeki Chacaltaya, konuklarına 800 metrelik bir pist sunuyor; teleski ile yapılan tehlikeli bir yolculukla ulaştıkları bu noktada kayakçılar, yüksek irtifa nedeniyle ağrıyan başlarının acısını koka yapraklarıyla yapılan çayla dindiriyordu. Ne de olsa Chacaltaya 5260 metreyle dünyanın en yüksek kayak bölgesiydi. Dağcılık kulübü başkanı Walter Laguna, ‘Chacaltaya birçok zafere imza atmamızı sağladı,’ diyor. Ama artık zafer dolu o günler geride kaldı...
Bu tür bir sporun yapılabilirliği olasılığının çok düşük olduğu bu noktada kayak, ancak, yağışlı mevsimde karla örtüldüğünde geçit veren bir pist oluşturan küçük bir buzula bağlıydı. Kayak bölgesinin hizmete açıldığı 1939’da bu buzul küçülmeye başlamıştı bile. Ancak özellikle son on yılda çok büyük bir hızla küçülmeye başladı ve geri dönüşü olmayan bir yok oluş sürecine girdi.

Öyle ki, geçtiğimiz yıla gelindiğinde geriye sadece en büyüğü en çok birkaç yüz metre genişliğinde olan üç parça kumlu buz kütlesi kalmıştı. Ve teleski artık çıplak kaya parçalarının açığa çıktığı arazilerin üzerinden geçiyordu. Yüksek dağ zirvelerinden çok geniş kıta buzul alanlarına; dünya, buzullarını kimsenin öngöremeyeceği bir hızda yitiriyor.
1991’den bu yana Chacaltaya’yı izleyen araştırmacılar dahi bu kayak bölgesinin birkaç yıl daha varlığını sürdüreceği inancındaydı. Gerek trafikteki araçlar gerekse endüstri tesislerinin açığa çıkardığı emisyonların iklimde yol açtığı ısınma sonucu buzulların erimesi şaşırtıcı değil. Ancak yakın dönemlerde kaybedilen buzul miktarı, küresel sıcaklıkların artış eğrisinin çok üzerine çıktı.

Araştırmacılar, buzul ve buzul örtüsünün sıcaklık, nem ve yağış miktarındaki değişikliklere son derece duyarlı olduğunu bulguluyor. Buzullar ‘yaz sıcağında belirli bir hızla eriyen bir buz parçasından farklı olarak’ erimenin daha fazla erimeye neden olduğu geribildirimlerle besleniyor ve büyük bir hızla küçülüyor.

Örneğin Chacaltaya’da eriyen buzul, koyu renkli kayaçları ortaya çıkardı ve bu kayaçlar güneşten ısı emerek erime sürecini daha da hızlandırdı. Daha büyük dağ buzullarının öngörülenden çok daha önce erimeye başlaması ve kıta buzullarının denize kayması da diğer geribildirimler.

Alpler’deki çoğu buzul, içinde bulunduğumuz yüzyıl sona ermeden yok olabilir. And Dağları ve Himalayalar boyunca sağa sola serpilmiş olan küçük buzulların en iyimser tahminlere göre 20-30 yılları daha var. Peki Grönland ve Antarktika’yı kaplayan devasa kıta buzulları için yapılan tahminler? Kimse bilmiyor. Bunun nedeni bir bakıma en kötünün çok çabuk yaşanıyor olması.
NASA Jet İtki Laboratuvarı’nda (JPL) araştırmacı olan ve son on yılda Grönland’da eriyen buz miktarının iki katına çıktığını saptayan Eric Rignot, ‘Günümüzde, beş yıl öncesinde tümüyle olanaksız ve abartılı görülen şeylere tanıklık ediyoruz diyor.

Dağ buzullarının kaderi zaten belli. Bolivya’da kayak sporunu yaşatmak için Walter Laguna’nın daha yükseklerde, daha büyük bir buzul alanı bulması gerekecek. Ve Bolivya, Peru, Hindistan gibi, günümüzde gerek kullanım ve sulama amaçlı olarak, gerekse hidroelektrik elde etmek için dağ buzullarının erimesiyle açığa çıkan suya bağımlı olan ülkelerdeki milyonlarca kişi de susuzlukla karşı karşıya kalacak.

Bu arada, küresel ısınmanın hız kesmeksizin sürmesi halinde kıyı bölgeleri sular altında kalabilecek. Grönland ve Antarktika’yı örten buzun kırılgan bölümlerinin erimesi halinde yükselen deniz seviyesi yüz binlerce kilometre karelik bir alanı Bangladeş, Hollanda ve Florida’nın büyük bir bölümünü sular altında bırakırken; on milyonlarca kişiyi evlerinden edebilecek.
Deniz seviyesinde yaşanabilecek büyük yükselme için gerekli olan sıcaklık eşiğine neredeyse ulaşıldı, ancak araştırmacılar küresel ısınmaya neden olan kömür, petrol ve gaz kullanımında ciddi düşüşler sağlanması halinde hâlâ bunu önleyecek kadar zamanımız olduğunu düşünüyor. Ancak bazı araştırmacılar da mevcut uygulamaların sürdürülmesi durumunda 50 yıl sonunda geri dönülemez bir noktaya gelineceği görüşünü savunuyor

Makalenin devamını ve küresel ısınma ile ilgili merak ettiklerinizi National Geographic Haziran sayısında bulabilirsiniz.
[NTVMSNBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...