biyolojik çeşitlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biyolojik çeşitlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.10.2007

Primatların üçte biri tehlikede

Koruma örgütleri, maymun ve benzeri hayvanların dahil olduğu biyolojik takım olan primatların üçte birinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu duyurdu.




ANKARA - Uluslararası Primatoloji Derneğinin araştırmasına göre, birçok maymun ve diğer primatlar (goril, orangutan, şempanze vb.) yaşadıkları ormanlık alanlardan sürülüyor, yiyecek ya da ilaç sanayisinde kullanılmak için öldürülüyor.

Dünya Koruma Birliğinin öncülüğündeki 60 kadar uzmanın hazırladığı raporda, en fazla tehlike içindeki 25 türün akıbeti araştırıldı. Uzmanlar, bu türlerin mensuplarının toplamının, sadece küçük bir stadyuma sığacak kadar kaldığını bildirdiler.

Raporda, primatlara en büyük tehdidin tropik ormanların tahrip edildiği ve birçok maymunun avlandığı, ev hayvanı olarak alınıp satıldığı Asya’da olduğu belirtildi.

Uzmanlar ayrıca, bazı türlerin iklim değişimine karşı daha hassas olduklarını bildirdiler.

Bilim adamları, insanoğlu yüzünden dünyadaki hayvan türlerinin soylarının tehlike altında olduğunu onyıllardır söylüyor. Ancak bu araştırmada, insanların yakın akrabaları olarak kabul edildikleri için primatların karşı karşıya oldukları tehlikeden özellikle kaygı duyulduğu belirtildi.

[NTVMSNBC]

26.10.2007

BM çevre raporu alarm zillerini çalıyor

“Gezegeni şimdi kurtarabiliriz, asla daha sonra değil...”

NAİROBİ - BM, iklim değişikliği raporunda, bugünkü ve gelecek nesillerin hayatını garanti altına alabilmek için her alanda mutlaka ve derhal harekete geçilmesinin şart olduğu uyarısında bulundu.
Haberin devamı

BM Çevre Programının (BMÇP) 390 uzmana hazırlattığı 570 sayfalık devasa raporda, çevrenin korunması amacıyla alınması gereken tedbirlerin öncelik taşıdığı dünya liderlerine hatırlatılıyor.

Kenya’nın başkenti Nairobi’de bu akşam yayınlanan raporda, “ihtiyaçların hiç bu kadar acil, zamanın ise hiç bu kadar uygun olmadığına” işaret ediliyor ve “gerek bugünkü, gerekse bundan sonraki nesillerin baki kalabilmesi için hemen harekete geçmenin elzem ve zaruri olduğu” belirtiliyor.

Raporda; atmosfer, karalar, denizler, sular ve biyolojik çeşitlilik bakımlarından gezegenin hal-i pür melali anlatılıyor. Gezegendeki doğal kaynakların sistematik şekilde yok edilmesiyle ülke ekonomilerinin geleceğinin tehdit altında kaldığına vurgu yapılan raporda, “çocuklarımızın ilerde bu faturayı ödeyemeyebileceğine” işaret ediliyor.

Yeryüzünde son 450 milyon yıl içinde nice türün yok olduğu 5 dönem geçirildiği hatırlatılan raporda, bu dönemlerin sonuncusunun 65 milyon yıl önceye uzandığı belirtildi ve “Altıncı büyük tükeniş yolda... Felakete bu kez insanoğlu çanak tutuyor...” ifadesi kullanılıyor.

Rapora göre, dünyadaki gelişme son 20 yıl içinde daha önce hiç görülmemiş boyutlara ulaştı. İnsanoğlu artık çevreye yönelik tehditleri anlamak ve yönetmek için araçlara sahip, fakat bunlar gereği gibi kullanılmıyor...

Raporda, çevre sorunları kıtalara ve bölgelere göre ayrıntılarıyla anlatılıyor.

İklimin son 500 bin yıl içinde olduğundan çok daha hızlı değiştiği kaydedilen raporda, geçen yüzyıl içinde dünyadaki ortalama hava sıcaklığının 0,74 derece arttığı, önümüzdeki yüzyıl içinde de 1,8 ile 4 derece daha artacağı vurgulanıyor.

Raporda, liderlerin önceliği “çevrenin zararına kalkınma”ya değil, “kalkınma için çevreye” vermeleri isteniyor, aksi takdirde insanlığın geri dönemeyeceği bir yola gireceğine dikkat çekiliyor.

[NTVMSNBC]

8.10.2007

'Türkiye yaşayan bir doğa müzesi'

AB'de doğal ormanların oranı yüzde 1, Türkiye'de yüzde 93. Türkiye toprakları, 30'a yakın meyvenin anavatanı. Yeni Zelanda'nın meralarını yeşerten otlar da Anadolu kaynaklı

AA - ANKARA - TEMA, üç ana iklim kuşağının birden etkisi altında olan tek ülke Türkiye'yi tanıttı. 'Türkiye'nin Biyolojik Zenginliği ve Korunması' adlı kitapçıkta, Türkiye'nin AB'nin biyolojik çeşitliliğini ikiye katlayacağı vurgulandı. TEMA'ya göre Anadolu, pek çok türün dünyaya yayıldığı merkez olarak da önemli: "Anadolu'da elmada 500, erikte 200, şeftalide 100, üzümdeyse 1200'den fazla çeşit bulunuyor. Anadolu 30'u aşkın meyve türünün orijin merkezidir. Güneydoğu Anadolu tahıl ve baklagiller başta olmak üzere dünyanın en önemli bitki gen kaynağı merkezidir. ABD en verimli buğday türünü çaresiz bir bitki hastalığından kurtarmak için Güneydoğu'dan bir buğday türüyle aşıladı. Bu şekilde tarım ilaçlarından yılda 50 milyar dolar tasarruf sağladı. Dünyanın önemli koyun üreticisi Yeni Zelanda'nın geniş meraları da Anadolu'nun otlaklarından alınan tohumlarla geliştirildi. Dünya toprakları tuzlandıkça tuza dayanıklı bitkilerin önemi arttıyor. Sadece Tuz Gölü etrafında tuza dayanıklı 30'dan fazla endemik bitki türü yaşamakta."

Kitapçıkta, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine yapacağı katkı da vurgulandı: "Biyolojik zenginlikte sadece İstanbul bile İngiltere ve Hollanda'nın üzerinde. 5 bin 110 kilometrelik İstanbul faunası ve florası 2 bin 450 tür barındırıyor. AB ülkelerinin tamamında doğal ormanların toplam orman sahasına oranı yüzde 1'ken bu oran Türkiye'de yüzde 93'e çıkıyor. Avrupa'da endemik 545 kuş türü bulunurken, Türkiye endemik 386 kuş türü var. Dünyanın en uzun ikinci doğal pisti Palandöken Dağı'nda bulunuyor."

TEMA'nın kitapçığında dikkat çekilen noktalardan biri de Türkiye'nin muazzam organik tarım potansiyeli oldu: "Türkiye'de halen tarım ilaçlarıyla tanışmamış bölgeler bulunuyor. Hektar başına tüketilen tarım ilaçları miktarıysa zaten AB'de kullanılanın üçte birinden az. Türkiye organik tarım üretimi miktarı bakımından çok gerilerde. Ama yüksek bir potansiyele sahip. Öte yandan Türkiye'de organik tarım mevzuatı AB'ye uyarlandı. Türkiye, 2004'te AB Organik Pazar Bilgi Sistemi'ne kabul edildi."

[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...