ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.04.2011

Her ailenin cebinden 185 dolar çıkacak

Sikorsky'ye ödenecek 3.5 milyar dolar Türkiye'yi ithalatta dünya 4'üncüsü yapacak. Silahlar için aile başına 185 dolar düşüyor.

Türkiye silah ithalatına ayırdığı bütçeyi giderek arttırmasıyla dikkat çekiyor. Son olarak ABD’li silah devi Sikorsky ile 109 helikopter için 3.5 milyar dolarlık anlaşma yapıldı. Bu miktar, son beş yılda harcanan 2.7 milyar dolarlık silah ithalatını tek kalemde geçiyor. Dünyada 14’üncü olan Türkiye, bu harcama ile ilk dörde yükselebilir. 10 yıl içinde ise sayı 600’e, bütçe 20 milyar dolara çıkacak.

Bu para herkesi ilgilendiren sorunlara aktarılsaydı nelerin yapılabileceğine dair küçük bir liste bile, silahlanmanın ürkütücü bilançosunu göstermeye yetiyor. Kaba bir hesapla; maliyeti 1 milyon dolar olan 500 yataklı 3500 devlet hastanesi, 20 derslikli 10 bin okul, Boğaz’a 1.1 milyar dolar maliyetle 3 tüpgeçit yapılabilir. Milli Eğitim’in hesabına göre bir ilköğretim öğrencisinin devlete bir yıllık maliyeti 1174 dolar. Yani bu para ile 3 milyon ilköğretim öğrencisi parasız okuyabilir.

Aynı şekilde bu para, yıllık bütçesi 3.2 milyar dolar olan Adalet Bakanlığı’na aktarılsa, adalet sistemi iyileştirilebilir. Sorunlar göz önüne alındığında benzer örnekleri arttırmak kolay. Ancak farazi hesaplar bir yana kimsenin kaçamayacağı kesin bir maliyet şimdiden belli: 109 Skorsky için Türkiye’deki 19 milyon ailenin evinden 185’er dolar çıkacak.

Neye denk geliyor
Adalet bütçesinden 300 milyon $ fazla
Eğitim bütçesinin altıda 1’i
Sağlık bütçesinin dörtte 1’i
GSYH’nin binde 5’i Türkiye bütçesinin yüzde 2’si

6.10.2008

"Bu Krizden Savaş Çıkabilir"

Prof. Dr. Erinç Yeldan'la yapılan Milliyet Gazetesinde yayımlanıp, Savaş Karşıtları sitesinde linki verilen röportajın detayları aşağıda, dikkatlice okunması gerektiği kanaatindeyim ;

"Büyük sermaye “Dünya ticaretini sadece ben yönlendireyim” diyor. Eğer kârlılığı kısıtlanırsa buradan tek çıkış yolu kalıyor; “düzeltici savaş.” Yoksa çok fazla sermayedar çok fazla üretim yapıyor ve bu borçlulukla da yeni bir talep yaratılamıyor. O zaman da bu iktisadi artığın bir savaşla veya bir başka yolla yakılması gerekiyor"

Dünya borsaları çöktü!
Krize dair-S.Özel
Bir liberal olarak özeleştiri-C.Ülsever

Devrim SEVİMAY / SORU-CEVAP

Kapitalizmin yapısından dolayı büyük sermayedarlar arasındaki çelişkiler o noktaya geliyor ki, birikimlerini sürdürebilmek için birbirlerinin sınırlarını yeniden çizmek durumunda kalıyor Finansal rant ve sermaye kârlılığının doyum noktasına ulaştığı 20'nci yüzyılın son çeyreğinde sistem sürdürülemez bir noktaya geldi. Bunu aşmak için tek çıkış yolu kalıyor; 'düzeltici savaş...'

Tarihin paraya para denmeyen bu döneminde kapitalizmin ne kötü bir şey olduğundan veya Karl Marx’ın ne de doğru laflar ettiğinden söz etmeye kalkana “dinozor”, en iyi ihtimalle “demode” gözüyle bakılırdı, ama özellikle son bir-iki aydır lafın dönüp dolaştığı yer burası oldu. ABD’deki kriz aslında zaten bal gibi bilinenleri bir daha konuşma fırsatı verdi insanlığa... Biz de doları, borsayı, enflasyonu en azından üç-beş soru kadarlık bir kenara koyup, “Bu yaşananın tarihteki anlamı ne”; onu anlamaya çalıştık. Ve böyle bir çaba için de elbette Marksist bir iktisatçıyı seçtik: Prof. Dr. Erinç Yeldan. Krizi iki yıldır yerinde gözlemle fırsatı da bulmuş olan Yeldan’ın bir sosyal bilimci olarak getirdiği yorumlar şöyle:

Kapitalizmin henüz alternatifi yok

- “Kapitalizmin sonuna gelindi” ifadesini siz de abartılı buluyor musunuz?

Kesinlikle abartılı bir ifade. Çünkü önce kapitalizmin sonunu getirecek bir alternatifin, bir toplumsal düzenin ortaya çıkması lazım. Böyle bir alternatif düzen ise halihazırda yok. Sovyet sisteminin 1990’da çöküntüye uğraması, kapitalizm sonrası toplum tahayyüllerinin somut olarak gerçekleştirilmesi konusunda bize henüz bir dayanak sunmuyor.

- Ama bu krizle birlikte bir şeyler de değişti; o değişen ne oldu sizce?
Biliyorsunuz, 1990’larda Francis Fukuyama teziyle “ideolojilerin sonunun geldiği” ilan edildi. Samuel Huntington da bu teze küresel bir boyut getirdi. Ona göre bundan sonra ideolojiler değil, medeniyetler çatışacaktı. Çelişkiler, çatışmalar yine olacaktı, fakat artık tek ideoloji vardı, o da serbest piyasacı, küreselleşmeci ideoloji. Şimdi bu kriz bu tezin özgüvenini temelden sarstı. Çünkü bu kriz, “piyasa ekonomisinin kendi kendini dengeye getireceği, denetleyebileceği, kendi kendine istikrarlı bir büyüme, kaynakların dağılımında istikrar ve verimlilik sağlayacağı” konusundaki bütün ezberleri bozdu.

Ama “Washington mutabakatı” çöktü

- Peki şu cümleyi sarf edebiliyor muyuz: “Fukuyama’nın tarihi yanılgısı!”

Ben sadece Fukuyama’yı manşete çıkarmak istemiyorum, ama doğrudan doğruya “Washington mutabakatı” diye anılan “piyasa her türlü sorunu çözer; istikrarlı ve etkin bir şekilde kaynak dağıtır; müdahaleci devletin iktisatta, ekonomide rolü yoktur; özelleştirmeyi, esnekleştirmeyi, sermayenin serbestleşmesini sağlayan, küreselleşmeye ayak uyduran ekonomiler verimli çalışacaktır; istikrarlı büyüyecektir; bu uygarlık projesine uyanlar uygar dünyanın birer vatandaşı olacaktır” önermesi artık sorgulanır hale geldi. Hatta çöktü.

- Çökünce de ne çıktı ortaya?
Ortaya, “serbest piyasaya dayalı kapitalist ideolojinin aslında uluslararası finansal sermayenin ve çok uluslu şirketlerin ideolojik bir projesi olduğu” gerçeği tüm çıplaklığıyla çıkmış oldu. Öyle ki, örneğin 14 Mart tarihinde ABD’de Bearn Stearns adlı yatırım bankası kamunun kaynaklarıyla kurtarıldığında, muhafazakar görüşleri ile tanınan Financial Times’ın baş ekonomisti Martin Wolf, karışık duygular içerisinde şu satırları dile getirmişti: “14 Mart 2008 tarihini unutmayınız: Bu tarih bundan böyle küresel serbest piyasa kapitalizm düşünün öldüğü gün olarak anılacaktır.”

- Yani bu kriz kapitalist sistemi yıkmadı, ama sistemin o iyi zamanları dışında gerçekte ne olduğunu gösterdi?..
Evet, bu kriz kesinlikle kapitalist sistemin aslında anarşik, istikrarsız, sürekli krizlere gebe bir sistem olduğunu gösterdi ve sistemi tartışmaya açtı. Marx’ın çok sık kullandığım bir cümlesini burada tekrarlayayım: “Kapitalist birikimin önündeki en önemli engel yine sermayedir.” Gerçektende kapitalizm bir anarşi ve kaos sistemidir. Çünkü sermaye birikimi kapitalist ihtirası öyle kamçılar ki, bunun neticesinde periyodik olarak 50-60 senelik veya bunun arasına sıkışmış daha şiddetli fakat daha kısa erimli dalgalar halinde ‘kriz, büyüme, aşırı üretim, tekrardan kriz, tekrardan büyüme, sermayenin el değiştirmesi, yeniden yapılanması, tekelci üretim koşullarının ortaya çıkması, sermayenin yoğunlaşması’ süreçleri kapitalizm tarihinde iç içe yaşanır. Marx bence kapitalizmi en doğru biçimde bu şekilde tahlil ediyor ve bazı çevrelerin bugün Marx’ı yeniden keşfetmeleri de bu yüzden. Oysa Marx ve Engels Manifesto’yu 140 yıl evvel yazdığı vakit zaten çok net bir şekilde kapitalizmin bu özelliklerini ortaya koymuştu.


DEVAMI : Bu krizden sonra ‘savaş’ gelebilir

21.01.2008

Ekonomi : Asya Çöktü, Piyasalar Diken Üstünde

Global piyasalarda dünkü sarsıntı bugün Asya'da devam ederken, İMKB'nin de güne sert bir düşüşle başlaması bekleniyor.

ABD'deki resesyon tedirginliğinin yine vurduğu Japonya'da bugün borsalar tepetaklak oldu. Japon Nikkei endeksi günü yüzde 5.7 düşüşle tamamlarken, son iki günlük düşüşü yüzde 9.3'e ulaştı ve böylece 1991'den bu yana en kötü dönemini yaşadı. Ayrıca Nikkei endeksi 11 Eylül saldırıları sonrası bugün en büyük bir günlük düşüşünü kaydettti.

Çin borsasında da kayıp yüzde 8'e ulaştı. Bank of China'nın büyük bir zarar açıklayacağı ve Çin hükümetinin bankaların mortgageden kaynaklanan zararlarını yazmalarını istemesi, piyasada iki gündür büyük bir satış baskısına neden oluyor.

Asya'daki bu olumsuz seyrin ve ABD vadeli işlemlerindeki keskin düşüşün Avrupa'ya da yansıması bekleniyor. Tedirginlikler tüm hızıyla devam ederken, ortalığın sakinleşmesi için öncelikle ABD piyasalarının bekleneceği belirtiliyor.

Dün yüzde 6.40 kayıpla 45 bin 544 puana inen İMKB'de satışların süreceği tahmin ediliyor. Eczacıbaşı Menkul Kıymetler Teknik Analiz Yöneticisi Sevim Şahin, Reuters'da yer alan açıklamasında, "Dün desteği kolaylıkla kırdık, 45,000 puanı da kıracağımızı ve belki 43,200'de duracağımızı düşünüyorum" dedi.

DOLAR YÜKSELİYOR

Öte yandan dolardaki hızlı hareket de devam ediyor. Bir haftada yüzde 7'ye yaklaşan bir kazançla dün 1.222nin üzerini gören ancak sonrasında 1.212li seviyelere gerileyen dolar bankalararası piyasada güne 1.2290/1.2340 YTL'den başladı, sonrasında 1.2370'e kadar tırmandı.

Raymond James başekonomisti Özgür Altuğ, piyasalarda yılın ilk yarısının zor geçeceğinin zaten belli olduğuna işaret ederek, "Piyasalar bu sorunlarla 3 ay daha uğraşmaya devam eder" diye konuştu.
Altuğ dolarda ise 1.27 seviyelerine yaklaştıkça satış gelme ihtimalinin yükseldiğini belirtti.

[Hürriyet]
[Piyasalarda büyük panik]
[Borsa Sert Düştü]
[Asya Borsalarında Kayıp Sürüyor]
[Borsalarda Sert Düşüş]

6.11.2007

Dolar dibe vurdu, petrol 100 dolara dayandı

Euro, 1,4666 ile dolar karşısında yeni zirvesini gördü. ABD ham petrolü 98 doları aşarken, brent petrolü 95 dolara yaklaştı. Altın fiyatları 28 yılın en yüksek düzeyine yükseldi.

İSTANBUL - Uluslararası piyasalarda doların değer kaybı sürüyor. Euro/dolar paritesi bugün 1,4666 ile yeni bir rekor kırdı. Paritenin yükselmesinde, Çinli bir üst düzey hükümet yetkilisinin, dolar gibi zayıflayan para birimlerinden kaynaklanan zararı bertaraf etmek için Çin’in, Euro gibi güçlü para birimlerine yönelmesi gerektiğini söylemesi etkili oldu.

Dolar yurtiçinde de düşüşte. Bankalararası piyasada dolar 1,17 YTL seviyesinin altında düştü. En iyi dolar alış ve satış kotasyonları bu sabah 1,1635/1,1670 YTL ile Haziran 2001’den bu yana en düşük seviyesini gördü.

PETROL FİYATLARI 100 DOLARA GİDİYOR
Ham petrol fiyatları da rekora doymuyor. ABD ham petrolü bugün 98 dolar 3 sent, brent petrolü ise 94 dolar 57 sentle tarihin en yüksek seviyesine tırmandı. Fiyatların yükselmesinde, ABD’de bugün açıklanacak haftalık petrol stokları verilerinin 900 bin varil daha azaldığı beklentisi başrol oynuyor.

Kış mevsiminde stokların azalmasının yanı sıra, kuzey buz denizinde etkili olan fırtınanın üretimi aksatması ve dolardaki düşüş de bu süreçte etkili oluyor.

ALTIN HIZLI ARTIŞTA
Petroldeki yükseliş ile dolardaki değer kaybı altın fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Spot altın bugün spot piyasada son 28 yılın en yüksek seviyesi olan 836 dolar 75 sente çıktı. Altın en son Ocak 1980’de 850 dolarla rekor kırmıştı.

[NTVMSNBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...