25.11.2009

Influenza A H1N1 Çin'de de Mutasyona Uğradı

Daha önce Global Disaster'da Influenza A H1N1'in (Domuz Gribi) Norveç'te mutasyona uğradığı haberini yayımlamıştık. [Domuz Gribi Mutasyona Uğradı] Aşağıdaki Hürriyet gazetesi haberine göre Influenza A H1N1, bu kez Çin'de mutasyona uğradı.

Çin'in ana kesiminde sekiz domuz gribi vakasında, hastalığa neden olan İnfluenza A/H1N1 virüsünün genetik mutasyona uğradığı bildirildi.


Şinhua ajansının haberine göre, Çin Milli Grip Merkezi Başkanı Şu Yüelong, şu anda piyasada bulunan aşı ve ilaçların değişim geçiren virüse karşı da etkili olduğunu duyurdu.

Ülkenin Salgın Önleme ve Koruma Merkezi ise yeni virüsün H1N1'den daha tehlikeli olmadığını ve yeni vakaların henüz ölüme yol açmadığını belirtti.

China Daily gazetesi de yetkililerin, Hong Kong'ta bir yaşındaki bir çocukta da mutasyona uğramış virüs tespit ettiklerini ve çocuğun tedaviden sonra taburcu edildiğini bildirdiğini haber verdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Pekin Bürosu yetkilisi Vivien Ten, düzenlediği basın toplantısında, Çin hükümetini virüsün mutasyonuyla ilgili olarak bilgilendirdiklerini ve ülke genelindeki sağlık kuruluşlarıyla beraber virüsü izlediklerini söyledi.

DSÖ, grip virüslerindeki mutasyonun genelde rastlanan, normal bir durum olduğunu açıkladı.

[Hürriyet]

24.11.2009

Kıyamet Meteoru Yer Değiştirdi

Hindistan açıklarında bulunan dev krater, 65 milyon yıl önce yeryüzündeki tüm canlıları yok eden meteora ait olabilir.

Dinozorların yeryüzünden silinmesine neden olduğu düşünülen meteorun sanıldığından dört kata daha büyük ve Meksika değil Hindistan’da bulunduğu ileri sürüldü.

Bugüne kadar en çok kabul gören teoriye göre dinozorlar 65 milyon yıl önce Meksika’nın Yucatan Yarımadası’na düşen bir meteor nedeniyle yok oldu. Ancak Hindistan’ın açıklarında denizin altında keşfedilen bir ‘katil krater’in Yucatan’dakinden en az 50 kat daha büyük olduğu tespit edildi. Kraterin bir göktaşının düşmesiyle oluştuğu kesinleşirse, yeryüzündeki tüm canlıları yok ettiği söylenebilecek.

Hindu tanrısı Şiva’nın adını taşıyan 500 km çapındaki deniz altı havzasının çapı 40 km, merkezi yükseltisi 4.8 kilometreyi buluyor. Yeni keşfedilen dev krater, daha önce dinozor kıyametine yol açtığı düşünülen 9.6 kilometre çaplı Yucatan kraterinin neredeyse 50 katı.
Haberin devamı ↓reklam

Telegraph gazetesine konuşan Texas Tech University araştırma görevlisi Sankar Chatterjee, Hindistan’daki havzanın, bugüne kadar yeryüzünde bulunan en büyük krater olduğunu belirtti. Chatterjee, havzanın tabanındaki kayalarda iridyum anormallikleri ve şoklanmış kuartz arama çalışmalarının başladığınısöyledi. İridyum, göktaşlarında bolca bulunuyor.

Chatterjee’ye göre bu kadar büyük bir meteorun çarpması yeryüzü kabuğunu eritir ve üzerindeki tüm canlıları da öldürür.

[NTV]

172 Bin Domuz Gribi Aşısı Geri Çekildi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), GlaxoSmithKline ilaç şirketine ait domuz gribi aşısının Kanada'ya gönderilen bir partisinin "ciddi" alerjik reaksiyona neden olduğunu, söz konusu aşının geri çekildiğini bildirdi.

DSÖ sözcüsü Thomas Abraham, Kanada'da aşıya karşı alışılmamış oranda "ciddi" alerjik reaksiyonun belirlenmesi üzerine, bunun nedenini bulmak için gerekli araştırmaların yapılmakta olduğunu açıkladı.

Sözcü, DSÖ'nün bu aşamada aşılanmayla ilgili önerilerinde bir değişiklik yapmayacağını belirterek, "Öncelikle Kanada'da ne olup bittiğini anlamamız gerekiyor" dedi.

GlaxoSmithKline sözcüsü Gwenan White da bir parti domuz gribi aşısına karşı normalden fazla alerjik reaksiyon tespit edildiği yönündeki haberlerin ardından bir tavsiye yayımladıklarını söyledi.

Sözcü, Kanada'daki sağlık görevlilerine söz konusu aşıyı kullanmamaları tavsiyesinde bulunduklarını, sağlık yetkilileri ile firmanın olayı araştırdığını kaydetti.

White, aşırı alerjik reaksiyona neden olduğu belirtilen bu partide 172 bin doz aşı bulunduğunu, Kanada'ya toplam 7,5 milyon doz aşı dağıtıldığını ifade etti.(aa)

[Radikal]

22.11.2009

Domuz Gribi Mutasyona Uğradı

Dünya genelinde yarım milyon kişiye bulaşan ve 6 binden fazla cana mal olan domuz gribinin Kuzey Avrupa ülkesi Norveç’te mutasyona uğradığı saptandı.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (WHO) yapılan açıklamada ülkede yaşanan son iki Domuz gribi ölümünde H1N1 virüsünün mutasyona uğradığını açıkladı.

Norveçli yetkililer mutasyonlu griple ölen iki kişinin de sıkı şekilde izole bir şekilde tedavi edildiğini ifade etti. Virüsün mutasyona uğraması demek şu anda kullanılan aşıların işe yaramaması anlamına geliyor. İlaç şirketleri daha önce yaptıkları açıklamada, “Aşıları bedava yenileriz” demişlerdi. Ancak böyle bir durumda yeni aşıların üretim süreci çok fazla gecikecek. H1N1 virüsünde benzer mutasyonlar daha önce Brezilya, Çin, Japonya, Meksika, Ukrayna ve ABD’de görülmüştü.

[Hürriyet]

Dünya Sağlık Örgütü'nden salgın uyarısı


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa'da domuz gribi salgınını yakından takip eden kurumların yetkilileri, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede salgının daha da hızlanacağı uyarısını dile getirdi, özellikle çocuklar, gençler ve diğer risk grubundakilerin aşılanmalarının önemine işaret etti.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile Türkiye'de domuz gribi salgınına karşı yürütülen çalışmalar konusunda istişarelerde bulunan DSÖ ve Avrupa Hastalık Koruma ve Kontrol Merkezi (European Centre for Disease Prevention and Control)(ECDC) yetkilileri, soruları yanıtladı.

DSÖ Avrupa Bölgesi Danışmanı ve Nottingham Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Jonathan Nguyen Van Tam, 1918'deki İspanyol gribi salgını ile karşılaştırıldığında daha hafif seyreden bu salgının, mevsimsel gripten farklı olarak daha çok genç erişkinlerle küçük çocukların ölümüne yol açtığını söyledi.

İngiltere'de bu hastalıktan hastaneye daha çok çocuklar, gençler ve genç erişkinlerin yattığını anlatan Van Tam, bu hastaların yüzde 13'ünün de yoğun bakım veya solunum cihazı desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Van Tam, ''Bütün bu gerçekleri dikkate alarak konuşmak gerekirse bütün hükümetlerin yapabilecekleri tek şey aşı temin edip uygulayarak ölümlerin önünü almaktır. Dünya genelinde olası bütün riskleri çok dikkatle inceledik. Ciddi riskle yüz yüze olan sağlık çalışanları, kronik hastalığı bulunanlar, hamileler, genç yetişkinler ve çocuklar mutlaka aşılanmalı'' diye konuştu.

''Kimin hangi öncelik sırasına göre aşılanacağı konusunda Türkiye'nin şu ana kadar her adımı doğru attığını'' vurgulayan Van Tam, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye aşı konusunda Avrupa bölgesinde çok ciddi saygınlığa sahip firmaların aşılarını aldı. Bunların tabi tutulduğu test düzeyleri, İngiltere dahil diğer Avrupa ülkelerinin aldığı aşılar ile aynı. Türkiye'nin aşı aldığı firmalardan biri, aynı zamanda İngiltere'nin de en fazla miktarda aşı temin ettiği firmalardan birisi. Salgın şu anda Türkiye'de tam hızlanma aşamasında. Henüz daha en kötü durumla karşılaşılmadı. Vaka, hastaneye yatış ve ölümlerde artış bekliyoruz.''

[NTV]

21.11.2009

Tamiflu'ya Direnç Kazanmış H1N1 Virüsüne Rastlandı

Galler’de doktorlar Cardiff’deki bir hastanede, hastadan hastaya geçen ve Tamiflu’ya direnç kazanmış domuz gribi virüsüne rastladılar. Kolayca insandan insana geçebilen ve ilaca direnç kazanmış bu virüsün ortaya çıkışı sağlık çalışanlarını korkuttu.

Dünyada Tamifluya direnç kazanmış H1N1 virüsü vakası çok az sayıda. Sadece Amerika’da bir yaz kampında yaşanmış bir örnek var. Cardiff’de bu yeni durumun saptandığı beş hastanın tedavilerine başka bir anti-viral ilaçla devam ediliyor. Bu hastalardan 2’si taburcu edildi, diğer 3′ünün tedavisine ise hastanede devam ediliyor. Bunlardan biri yoğun bakımda.

Galler Bulaşıcı Hastalık Sürveyans Merkezi başkanı Roland Salmon’ın yaptığı açıklama ise şöyle: “Tamiflu’ya direnç kazanmış H1N1 virüsünün ortaya çıkması aslında beklenmedik bir olay değil. Fakat bu durumda ortaya çıkan virüsün Nisan ayından bu yana yayılan H1N1 virüsünden daha tehlikeli olduğunu söyleyemeyiz. Tamiflu ile yapılan tedavilerin çoğu etkili oldu. Fakat hala en etkili yöntem aşılanma. Bu sebeple risk altındaki insanların bir an önce aşılanmasını öneriyorum.”

Tamiflu’ya direnç gösteren bu virüsün halk arasında yayılması şüphesiz ki önemli bir soruna yol açacaktır. Hükümet son zamanlarda Tamiflu’yu virüs bulaşmış insanlar için tedavinin ilk aşaması olarak açıklamıştı.

Londra Sağlık Departmanı’ndan bir uzman ise “Bu gelişmeyi ciddi bir şekilde ele aldık fakat Sağlık Koruma Ajansı bu virüsün sağlıklı insanlara geçme ihtimalinin çok az olduğunu düşünüyor. Bu konuda bizim izlediğimiz ve doğru bulduğumuz yöntem virüs bulaşmış hastalara, hastalığın etkilerini ve oluşabilecek komplikasyonları azaltmak için anti-viral kullanımını önermek. Yine de durumu gözlem altında tutuyoruz.” şeklinde konuştu. (GUARDIAN)

Çev: Hande Turhan

[Yeşil Gazete]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...