radyasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
radyasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.12.2011

Fukuşima için 40 yıl

Japonya, nükleer tesisi 40 yıl sürede temizleyecek planını açıkladı

Fukuşima için 40 yıl

TOKYO - Japonya, Mart ayındaki büyük depremden sonra oluşan tsunaminin vurduğu Fukuşima Daiçi nükleer santralini güvenli bir şekilde kontrol altında tutarak temizlemek ve devre dışı bırakmak için öngördüğü 40 yıl sürecek planını açıkladı.

Ticaret Bakanı Yukio Edano, hükümetin, nükleer santralin bulunduğu bölgeden tahliye edilen vatandaşların görüşlerini de dikkate alarak sıkı ve güvenli bir şekilde hareket edeceğini söyledi.

Yeni yol haritası, hükümetin santralin kontrol altına alındığını belirtmesinden birkaç gün sonra açıklandı.

Japonya'da, 11 Mart'ta meydana gelen deprem ve ardından oluşan tsunami Fukuşima Daiçi nükleer santralini vurmuş ve zarar gören santraldeki radyasyon sızıntısı nedeniyle 100 binden fazla kişi bölgeden tahliye edilmişti.

Uzmanlar Fukuşima'nın halen afetlere karşı savunmasız olduğunu belirtiyor.(aa)

19.11.2011

Japonya'da ilk kez pirinçte radyasyon bulundu

Japonya‘da, Fukuşima Nükleer Santrali‘nin Mart ayındaki depremden zarar görmesinden bu yana ilk kez pirinçte radyoaktif sezyum maddesi düzeyinin güvenlik sınırını aştığı belirlendi.

Yetkililer, pirinçten alınan örneklerin santrale 60 kilometre uzaklıktaki Fukuşima kentindeki bir çiftlikten geldiğini kaydetti.

Hükümetin, bölgeden sevkiyatları durdurmayı düşündüğü belirtildi. Japonya’da son aylarda et, mantar ve yeşil çay gibi gıda ürünlerinde radyasyon tespit edilmişti ancak ülkenin temel gıda maddesi pirinçte radyasyona rastlanmamıştı. Pirincin, marketlere pazarlanması için hazırlandığı ancak satış yapılmadığı kaydedildi.

Pirinçte radyoaktif sezyumun bulunması, rüzgar ve yağmurla ülkenin doğu kesimlerine yayılan radyasyonun izini sürmenin zorluklarına dikkat çekti.

Japonya’da 11 Mart’ta meydana gelen depremin, Fukuşima nükleer santralinde oluşturduğu hasar ülkeye büyük miktarda radyasyon yayılmasına neden olmuştu. Fukuşima’daki patlama, Çernobil santrali felaketinden bu yana en büyük nükleer felaket olarak kayıtlara geçti.

16.11.2011

Esrarengiz radyasyon Fransa'ya ulaştı

İlk olarak geçen haftasonu Orta Avrupa ülkeleri tarafından kaydedildiği ortaya çıkan radyoaktivite Fransa'da da tespit edildi. Fransız bilim dünyası tespit edilen oranın sağlık açısından zararlı olmadığını söylemekle birlikte, nereden geldiğini belirleyemiyor.

Strasbourg - Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Avusturya'nın ardından Fransa da havada, nereden geldiği henüz belli olmayan radyoaktif iyot atığı tespit etti. İyot atomunun radyoaktif şekli olan ve kısaca I-131 olarak tanımlanan bu atom, diğer radyoaktif maddeler gibi devamlı surette parçalanarak çevreye radyasyon yayıyor.

Fransız Nükleer Emniyet Enstitüsü (IRSN) Fransa'nın kuzey bölgelerinde yapılan ölçümlerin sağlık açısından tehdit oluşturmadığını açıkladı. Enstitü, örnek olarak, Mayıs 1986'da Çernobil nükleer felaketinin ardından yapılan ölçümlerin bugüne oranla bir milyon kez daha fazla I-131 oranı içerdiğini bildirdi.

Fransız uzmanlar radyoaktivitenin kaynağının ise henüz tespit edilemediğini söylüyor. IRSN, kaynağın Fransa'dan ve Fukuşima nükleer santralinden kaynaklanmadığını açıkladı.
 
UZMANLAR ÜÇ OLASILIK ÜZERİNDE DURUYOR

Fransız nükleer uzmanları şu an için üç olasılık üzerinde duruyor. Birincisi; I-131'in bir nükleer santral veya bir araştırma reaktöründen gelme olasılığı. Ancak santral ve reaktörler başka tür radyoaktif maddeler de ürettiğinden ve ölçümlerde bu maddelere rastlanmadığından bu olasılık geri planda tutuluyor. İkincisi ise I-131 bazı kanserlerin tedavisi için tıp alanında kullanıldığından, bu alanda üretim yapan bir fabrikadan sızıntı yaşanmış olabileceği. Yetkililer benzer bir vakanın 2008 yılında Belçika'da yaşandığını hatırlatıyor.

Üçüncü olasılık ise radyoaktivitenin "bilinçlice" veya "kötü niyetle" havaya atılmış olması. Fransız yetkilileri, böyle bir durumda "suçlunun" kendisini ihbar etmemesi halinde, ölçüm yapılan tüm ülkelerin işbirliği yapıp ellerindeki analiz sonuçlarını karşılaştırmalarını ve kirli hava yığınının parkurunu çizmelerini öneriyor.

[NTV]

6.04.2011

Kabus Sona Erdi

Japonya’nın kuzeydoğusunda, 11 Martta meydana gelen deprem ve tsunami felaketlerinin ardından zarar gören Fukuşima nükleer santralinden, Pasifik Okyanusu’na yüksek radyasyonlu suyun akmasının durdurulduğu bildirildi.

Santrali işleten Tokyo Elektrik Şirketinin (TEPCO) internet sitesinde yayımlanan açıklamada, santralin duvarında açılan ve yüksek radyasyonlu suyu Pasifik Okyanusu’na akıtan deliğin kapatıldığı belirtildi.

Hükümet sözcüsü Yukio Edano, Fukuşima Daiçi nükleer santralı yakınındaki deniz suyunda kabul edilebilir miktarın 7,5 milyon katı radyasyon belirlendiğini söylemişti.

[Milliyet]

3.04.2011

Çernobil'den beter


Japonya’da depremde zarar gören Fukişima nükleer santralinden Büyük Okyanus’a radyasyonlu su akmaya başladı.

TOKYO - Deprem ve tsunamiden sonra nükleer korku saçan Fukushima santralindeki betonda 25 cm çatlak oluştu. Yakıt havuzundaki radyasyonlu su okyanusa sızıyor.

Japonya’da 11 Mart’ta 9.0 büyüklüğündeki deprem ve tsunami felaketinde hasar gören Fukuşima Nükleer Santralin’nde bir türlü giderilemeyen radyasyon sızıntısı daha tehlikeli hale geldi. Dün 2 numaralı reaktörün beton haznesinde 20 cm yarık oluştu. Yakıt havuzundaki yüksek derecede radyasyon ihtiva eden su ilk defa direkt olarak okyanusa akmaya başladı.

Santralde soğutma çalışması yürüten ekip sızıntıyı gidermek için seferber oldu. Yarık betonla kapatılmaya çalışılıyor. Benzer yarıkların diğer reaktörlerde oluşabilme ihtimali bulunuyor.

ÖLÜMCÜL DÜZEYDE
Yüzde 70 hasarlı olan içindeki 81 ton yakut çubuğunun yüzde 33’ü eriyen 2 numaralı reaktörden okyanusa akan suyun üzerinde yapılan ölçümlerde 1000 milisievert radyoaktif madde bulunduğu tespit edildi.

İki gün önce deniz suyunda normalin 4.500 katı radyasyon tespit edilmişti. Bir saat 500 milisievertin üzerinde radyasyona maruz kalmak kanser riskini artırabiliyor. Direkt okyanusa akan radyasyonlu su deniz canlıları için büyük tehlike oluşturuyor.

ÇERNOBİLDEN KÖTÜ
Japonya’daki Fukuşima Nükleer Santrali’nin yol açtığı çevre felaketinin 1986’da Ukrayna’daki Çernobil faciasından çok daha kötü olduğu açıklandı. Çernobil sonrasında nükleer karşıtlarına katılan Rus nükleer uzmanı Natalia Mironova, “Çernobil bir kirli bombanın patlaması gibiydi. Çernobil yedinci seviyedeydi ama sadece tek bir reaktörü arızalanmıştı ve felaket sadece iki hafta sürmüştü. Şu anda üçüncü haftadayız ve dört reaktör çok tehlikeli durumda” dedi.

Japonya'da 11 Mart'ta meydana gelen depremin ardından oluşan tsunamide, felaketten zaran gören Fukuşima nükleer santralinde görevli iki kişinin öldüğü açıklandı.

Nükleer santralleri işleten Tokyo Elektrik Enerjisi Kurumu, 11 Mart'tan beri kayıp olan iki mühendisin tsunamide öldüğünü bildirdi. Görevlilerin cesetlerinin geçen çarşamba günü bulunduğu, ancak açıklamanın bugün yapıldığı belirtildi.

Mühendislerin, felaket yüzünden reaktörlerde başlayan tehlikeli aşırı ısınmayı önlemek ve soğutma sistemlerini yeniden başlatmak için, santralde kesilen elektrikleri tamir etmeye çalışırken felakete yakalandığı kaydedildi.

OKYANUSA AKIYOR
Öte yandan Fukuşima nükleer santralinden Pasifik Okyanusu’na yüksek radyasyonlu su akmaya başladığı açıklandı.

Nükleer güvenlik sözcüsü Hidekiho Nişiyama, sızıntı üzerindeki havada 1000 milisievert radyoaktif madde bulunduğunu belirtti. Kısa süre içinde 500 milisievertin üzerinde radyasyona maruz kalmak kanser riskini artırabiliyor.

KAMİKAZELER ÖLÜMÜ BEKLİYOR
Fukuşima nükleer santralinde çalışan 50 personel de maruz kaldıkları ölümcül radyasyonu kabullendi.

İsimleri açıklanmayan 32 yaşındaki işçinin annesi "Oğlum ve iş arkadaşları enine boyuna tartıştı ve ülkeyi kurtarmak için gerekiyorsa canlarını feda etmeyi kabul etti" diye konuştu.

Acılı anne, oğlunun ya da diğer işçilerin radyasyon sebebiyle hastalanmaya başlayıp başlamadıklarını bilmediğini belirterek, "Birkaç hafta veya birkaç ay içinde öleceklerini biliyorlar" dedi.

İşçinin annesi "Oğlum bir masanın üzerinde uyuyormuş. Çünkü yerde yatmaya korkuyor. Ama yüksek radyasyonun her yerde olduğunu söylüyorlar" diye konuştu.

29.03.2011

Radyasyon bulutları Türkiye'de

Japonya'da Fukuşima Daiçi Nükleer Santralı'ndan sızan radyasyon, dün Ege'den Türkiye'ye girdi. Radyasyon yüklü bulutlar 3 Nisan'a kadar Türkiye'ye gelmeye devam edecek. Çok düşük yoğunlukta radyasyon taşıyan bulutlar Pasifik, Amerika ve Avrupa rotasında 20 bin km'den fazla yol kat etti.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Jet rüzgârlarıyla taşınan bu bulutlar, 10 bin metrede. 5 bin metre üstü bulut yağmur üretmediğinden, radyasyonun yağışla yere düşme olasılığı yok. Esas tehlike Japon çıkışlı gıdalarda” dedi. Meteoroloji uzmanı Bünyamin Sürmeli ise ‘‘Meteorolojik olaylarla birlikte hangi bölgelerin etkilenebileceği belirlenmeli. Türkiye’ye gelen bulutların yağmurla yere inmesi düşük ihtimal olsa da temkinli olmalı” diye konuştu. Peki ya uçak yolcuları? ‘Euro Control’dan henüz bir uyarı gelmediğini belirten havacılık uzmanı Uğur Cebeci ‘‘Radyasyon rüzgârla dağıldığı için ciddi etkiden söz edemeyiz. Kaldı ki iniş yapan tüm uçaklarda radyasyon okuması yapılıyor’’ dedi. Dün Atatürk Havalimanı’nda da radyasyon bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Japonya’dan gelen tüm uçakların içi, dışı ve kargosunda radyasyon taraması yapıldığı, herhangi bir sıkıntı olmadığı açıklandı.

TAEK ölçüyor
TAEK de ‘www.taek.gov.tr’de hem Fukuşima’daki son durum hem de Türkiye’de kurulu 99 istasyondan alınan radyasyon doz hızı bilgilerini veriyor. Türkiye’deki ölçümler 2 saatte bir güncelleniyor. Sitede dün yapılan açıklamaya göre Türkiye’de olağandışı durum tespit edilmedi.

Nükleer kriz aylarca sürecek
Fukuşima civarında toprakta yüksek derecede kanserojen ‘plütonyum’ bulunması kaygıları iyice arttırdı. Yetkililere göre plütonyum sızıntısı, 3 no’lu reaktörde ısının çok yüksek olduğu ve muhafaza sisteminin işlemediğinin göstergesi. Soğutmanın ise aylarca süreceği tahmin ediliyor. Soğutma sularıyla oluşan dev ‘radyasyon havuzları’ da ayrı bir sorun.

Radyasyon intiharı
Fukuşima’da bir çiftçinin radyasyon nedeniyle sebzelerini satamayınca kendini astığı belirtilirken Çin, Güney Kore, Filipinler, Vietnam hava sahasında ‘sağlığa zarar vermeyecek oranda’ radyasyon bulundu. Asya ülkeleri Japonya’dan tarım ve deniz ürünü almayı kesti. Bölge ülkeleri, denize karışan radyasyonun kendi deniz ürünlerine rağbeti düşürmesinden endişeli.

27.03.2011

Radyasyon 10 milyon kat arttı

Japonya'da 11 Mart depremi ve tsunamisinin getirdiği büyük sorunlar sürerken, Fukuşima Daiiçi nükleeer santralının 2. reaktöründeki sudaki radyasyon normal seviyesinin 10 milyon katına çıktı.

TOKYO - Japonya geneline elektrik veren başkent Tokyo Elektrik Şirketi'nin yetkilisi Takaşi Kurita'nın verdiği bilgiye göre, Fukuşima'yı suyla soğutma çalışmaları sürerken, nükleer enerji santralının dört arızalı reaktör birimindeki büyük sızıntıyı engellemek ve muazzam radyasyon yüklü soğutma suyunu depolama çalışmasının nasıl yapılacağı konusunda son derece ciddi sorunu halletmek için uzmanlar var gücüyle çalışıyor.

Kurita, santralın 2. ünitesindeki reaktör havuzunda radyasyonun reaktör normal çalıştığındaki radyasyon düzeyinin 10 milyon kat daha yüksek olduğunu, hükümetin belirlediği güvenlik limitinin de 4 kat üstünde olduğunu söyledi.

Bu arada, acil yardım biriminden radyasyonlu suya dalan iki işçi hastaneye kaldırıldı.

BM'ye bağlı Viyana'daki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun Japon başkanı Yukia Amano, "Fukuşima sorununun halledilmesi aylar sürer" dedi.

25.03.2011

Radyasyon Kapımızda

Radyasyon bulutu İsveç’e ulaştı, İtalyanlar ise panik halinde iyot tabletleri satın alıyor. Türkiye’nin de risk altında olduğunu belirten uzmanlar, yetkililere doz miktarının sürekli ölçülmesini öneriyor.

Japonya’nın başkenti Tokyo’da şebeke suyundaki radyasyon oranının, bebekler için kabul edilebilir yasal sınır olan kilogram başına 100 bekerelin altına düşmesinin ardından Tokyo’ya komşu vilayet Saitama’nın Kavaguçi bölgesinde de şebeke suyunun radyasyondan etkilendiği bildirildi.

Japon ürünlerine ithalat yasağı getiren ülkelerin sayısı da her geçen gün artıyor.

Yetkililer, başkentteki Kanamaçi arıtma istasyonunda oranın 79 bekerele düştüğünü açıkladı.

23.03.2011

Japonya'da radyasyon denize yayıldı

Fukuşima nükleer santralinin yakınlarındaki deniz suyunda ve Tokyo'nun şebeke suyunda yüksek oranda radyoaktif madde tespit edildi.

TOKYO - 11 Mart'ta meydana gelen deprem sonrasında hasar gören Fukuşima nükleer santralinde yaşanan radyasyon sızıntısı denize ve şebeke suyuna da karıştı.

Ülkenin kuzeydoğu kıyılarının yakınındaki nükleer santralin yakınlarındaki deniz suyunda yüksek oranda radyoaktif iyot ve sezyum tespit edildi. Yetkililerin radyasyon seviyesini belirlemek için deniz mahsulü gıdaları test ettikleri açıklandı.

Bu gelişmenin yanısıra Tokyo'daki şebeke suyunda da radyasyona rastlandı. Hükümet yetkilileri, şebeke suyundan alınan numunelerdeki iyot miktarının 210 bekerel olarak ölçüldüğünü, bebekler için kabul edilebilir yasal sınırınsa 100 bekerel olduğunu belirtti. Yetkililer, bebeklere şebeke suyunun verilmemesini veya biberonlarını hazırlamak için bu suyun kullanılmamasını tavsiye etti.

RADYASYON AVRUPA'YA ULAŞTI
Japon Polis Ajansı, ölü sayısının 9 bini geçtiği, 13 bin kadar kişinin de kayıp olduğunu açıkladı. Can kaybının 18 bine çıkmasından endişe edilirken, dün ilk kez radyasyonun ABD’de California’dan sonra Avrupa’da İzlanda’ya ulaştığı belirtildi.

Viyana kaynaklı diplomatlara göre miktar çok küçük ve insan sağlığı için herhangi bir tehdit oluşturmuyor.

Reuters ajansına konuşan kaynağa göre, “İzlanda’nın başkenti Reykjavik, Avrupa’da radyoaktif izinin bulunduğu ilk yer”. Merkezi Viyana’da bulunan Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü (CTBTO), 63 istasyonun dünya çapında küçük partiküllerin incelenmesi için çalıştığını açıkladı.

8.10.2007

Eriyen buzullar Alaska morslarının yerlerini değiştirdi

ANCHORAGE, Alaska (AP) - Binlerce mors Alaska'nın kuzeybatı sahillerinde göründü. Bunun Kutup deniz buzunu eriten küresel ısınmanın dramatik bir sonucu olduğu düşünülüyor.

Alaska'nın morsları, özellikle üreyen dişiler, yaz ve sonbahar aylarında genellikle Kutup buz kütleletrinde bulunurlar. Fakat kayıtlardaki en düşük yaz buzul seviyesi deniz buzunu dış kıta şelfinin kuzey ucuna kadar geriletti.

Morslar deniz tarağı, salyangoz ve diğer deniz dibindeki canlılarla besleniyorlar. 630-ayak dalış mesafelerinin ötesindeki sular üzerinde yer alan bir buzul platformu ya da kıyıda yiyeceklerini toplama arasında bir seçim yapmaları gerektiğinde, binlerce mors Alaska'nın kayalık sahillerini seçti.

Deniz Memelileri Komisyonu idari yöneticisi Tim Ragen, "Bana hayvanlar av bulmak için dağılımlarını değiştiriyor görünüyor." dedi. "Asıl sorun aradıkları alanlarda yeterli miktarda av bulup bulamayacakları."

[Yahoo News!]

Beyin tümörü 'cep' seviyor...


LONDRA - 10 yıldan fazla cep telefonu kullananlarda beyin kanseri riski artıyor. İsveç'teki Orebro Üniversitesi'nden Prof. Lennart Hardell ve Umea Üniversitesi'nden Prof. Kjell Hansson Mild'ın çalışması, bugüne kadar, on seneden fazla süredir cep telefonu kullanan insanlarda tümör oluşumuyla ilgili yapılmış çalışmaları bir araya getirdi. Uzmanlar, kafanın telefona yakın tarafında tümör oluşma riskinin arttığı görüldü. Çalışma, hastalık tehlikesi olmadığı yönündeki resmi açıklamaları yalanlıyor. Buna göre, 10 yıl veya daha uzun süre cep telefonu kullananların beyinlerinin telefonu tuttukları tarafında bir kötü huylu tümör oluşma ihtimali, diğer insanların iki katı. Bilim insanları, günde bir saat cep telefonu kullanmanın, riski artırmaya yeterli olduğunu söylüyor. Kullanıcıları radyasyondan korumak üzere yürürlükte olan uluslararası standartların yenilenmesi gerektiğini söyleyen araştırmacılar, özellikle çocukların cep telefonu kullanmaktan uzaklaştırılması gerektiğini belirtiyor. (The Independent)

[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...