açlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.11.2009

Kapitalizmin İkiyüzlülüğü : Açlık zirvesine, lüks damgası

Aşağıda Radikal Gazetesinden alıntıladığım bir haberi okuyacaksınız. Açlıkla Mücadele Zirvesine katılan "yoksul" ülkelerin liderlerinin ve eşlerinin "zengin"liği teşhir edilmiş. Bu zaten hep böyleydi, kapitalizmin ne adaleti vardır ne de adalet isteği.. Finans kapitalin baronları ve devletlerin liderleri, gezegendeki tüm zenginliği gasp ederler ve diğer tüm canlıları ve türleri bu amaç için hunharca kullanmaktan, ezmekten, köleleştirmekten ve nihayetinde yok etmekten çekinmezler. Mutlak bir totalitarizm ve tahakküm, sistemin doğasında vardır, Kapitalizm hiç bir zaman insancıl, gezegencil olmayacağı için düzenlediği zirveler, aldığı kararlar, protokoller, YALANDIR! Hepsi bizi oyalamak, uyutmak, baskı altına almak içindir.. O yüzden hepbirlikte, Yaşanabilir Bir Dünya İçin Mücadele Et!

Kemal Mete

Açlıkla mücadele için yapılan Dünya Gıda Zirvesi'ne katılan yoksul ülkelerin liderlerinin ve lider eşlerinin israfçı tutumları zirveye damgasını vurdu


Açlıkla mücadelede yeni bir stratejinin onaylanması beklenen, İtalya’nın başkenti Roma’da toplanan Dünya Gıda Zirvesi’ne zengin ülkelerin liderlerinden hiçbiri katılmazken, zirveye, katılan yoksul ülkelerin liderlerinin ve lider eşlerinin israfçı tutumları damgasını vurdu.

Libya lideri Muammer Kaddafi pazartesi gecesi bir villada parayla tutulmuş 200 hostese uzun bir konuşma yaparken, Tunus liderinin eşi Leyla Zine, moda devlerinin butiklerinin bulunduğu Via Condotti kasabasına giderken, konvoyu ile trafiği tıkadı. İtalyan gazetesi Il Messaggero, Leyla Zine’nin en lüks mücevher mağazası Bulgari’nin önünde çekilmiş bir fotoğrafını yayımladı.

Bu görüntüler BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) çağrısı ile toplanan zirvenin dünyadaki 1 milyar aç insanın sorunlarına çözüm bulmaktan uzak, sadece konuşulan bir toplantı olduğu eleştirilerini güçlendirdi.

Devamı İçin : Radikal

9.07.2008

Dünya Açken "Büyük Tıkınma"

Açlık ve gıda krizine odaklanan G8 liderleri, sadece akşam birbirinden pahalı ve hazmı zor 19 yemeği mideye indirdi. Zirvenin 566 milyon dolarlık masrafıyla tüm Afrika’da sıtmayla mücadele edilebilirdi.

Ekonomisi en gelişmiş sekiz ülkenin (G8) liderlerinin Japonya’da yiyip içtikleri bile, küresel ısınma, artan petrol ve gıda fiyatları, açlık ve yoksullukla mücadele gündemiyle yapılan zirvenin ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermeye yetti. Menüdeki birbirinden pahalı ve hazmı zor yemekler, Britanya basınına ‘Gıda kıtlığını konuşup sekiz koldan ziyafet çektiler’, ‘Ölümcül yemek’, ‘G8 liderleri, havyar ve deniz kestanesi üzerine gıda krizini düşündü’ başlıklarını attırdı. Zira Britanya Başbakanı Gordon Brown zirveden halkına ‘gıda israfına son’ çağrısı yapmıştı. Oysa Japonya’nın zirveye harcadığı toplam 60 milyar yenle (566 milyon dolar) Afrikalıların sıtmaya yakalanmasını önleyebilecek 100 milyon cibinlik alınacağı hesaplanıyor.

Akıl almaz yemek listesi!!!
Önceki akşam liderlerin tabaklarından gelip geçen 19 çeşit yemeğin bazısı şöyle: Meze olarak mısır doldurulmuş hayvar, tütsülenmiş somon, ‘acı sürpriz’ tarzı deniz kestanesi, sıcak soğanlı turta, kış zambağı soğanı... İkinci turda yosun aromalı soğuk Kyoto bifteği şabu-şabu, susam kremalı kuşkonmaz, avokado, jöleli soya sosu ve şiso otu eşliğinde dilimlenmiş yağlı ton balığı, yine böyle karmaşık sosların eşlik ettiği haşlanmış deniztarağı, karides, ızgarada pişip dulavratotu sapına sarılmış yılanbalığı, soya soslu ve şekerli kızartılmış kayabalığı... Üçüncü turda tüylü yengeçten ‘Kegani’ koyu çorbası ile tuzda kavrulup soslanmış Japonya’ya özgü bir kaya balığı türü... Ana yemek olarak aromatik otlar ve hardalla pişirilmiş halde sütle beslenmiş ‘şiranuka’ kuzusu, kuzu kebabı, kuzu eti suyuyla pişirilmiş mantar türleri. Ayrıca çok özel peynirlerden bir seçki sunulurken, son olarak ‘G8 fantazi tatlısı’ ile şekerleştirilmiş meyve ve sebzelerle getirilen kahve servis edildi. İçki listesinde de sakinin yanısıra Le Reve grand cru şampanyası ile Corton Charlemagne 2005, Chateau Latour burgundy, Ridge California Monte Bello 1997, Macar kökenli Tokaji Essencia 1999 şarapları vardı. Dün de liderler dev yengeç, kilosu 100 dolara langusta gibi lezzetleri mideye indirdi.
Bir kadının günde ortalama 1940, erkeğin 2550 kaloriye ihtiyaç duyduğunu, zirvede sadece öğle yemeğinin 1622 kalori, akşam yemeğinin ise bunun katları olduğunu, günlük protein ve yağ alımının iki katını içerdiğini aktaran Times, bu kadar tıkınmanın üzerine liderlerin dünya meselelerini konuşacak halleri kalamayacağını belirtti. Önceki gün emeklilikten geri çağrılan, Michelin yıldızı kazanmış ilk Japon şef Kutsuhiro Nakaruma, dün Michelin’in üç yıldız verdiği Fransız şef Michel Bras yemekleri pişirdi. Aşçıbaşılara masraflar için açık çek verildi. Sadece zirvenin medya merkezi 48, fibreoptik kabloları 86 milyon dolara mal oldu. Başkanlık suitleri gecesi 14 bin dolar olan Windsor Otel’in yenilenmesi, liderlerin ikamet ve gidiş gelişi, 21 bin polisin teyakkuz hali, uçak ve sahil korumanın devriye masrafları da cabası... Oysa Brown gıda harcamalarında haftada 16 dolar, yılda 832 dolarlık tasarruftan söz ediyordu.
Bu büyük tıkınmadan, geçen yılki bildirinin bir benzeri çıktı. G8 ülkeleri küresel ısınmaya yol açan sera gazları salımının bugünkü değerleri üzerinden 2050’ye dek yüzde 50 oranında azaltılmasını kabul ederken, ne azaltıma başlayacakları tarihi belirledi, ne de orta vadeli (2020 için) hedef koydu. ABD Başkanı George W. Bush harekete geçmek için Çin ile Hindistan’ın da aynısını yapması şartını tekrarladı. Çevre örgütleri bildiriyi ‘acıklı’ diye niteledi.

[Radikal]

9.06.2008

Hasıraltı edilen insanlık suçu

BM Gıda Hakkı Raportörü’nün “İnsanlık suçu” olarak nitelediği biyoyakıt sorunu, dünya liderlerinin Roma Zirvesi’nde de aşılamadı. FAO Baş Ekonomisti Gürkan, NTVMSNBC’ye biyoyakıtın ciddi siyasi boyutları olduğunu ve hasıraltı edildiğini” söyledi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Fonu’nun (FAO) küresel gıda krizine acil çare bulmak için geçen hafta İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlediği zirve toplantısı, Afrika’da tarımsal üretimin kalkındırılmasını hedefleyen “Afrika İçin Yeşil Devrim İttifakı” (AGRA) niyet anlaşmasıyla sona erdi. Devlet ve hükümet başkanları, BM Gıda Hakkı Raportörü Jean Ziegler’in “İnsanlık suçu” olarak nitelediği biyoyakıt sorunu nedeniyle ortak deklarasyon yayınlamadılar; sorunun çözümü için söz vermekle yetindiler.

Devamı : NTVMSNBC

15.05.2008

Myanmar biyoyakıt hamlesi besin kesintisini derinleştiriyor

BANGKOK (AFP) - Myanmar, Nergis Siklon'unun kötü sonuçlarının beraberinde insanlarını beslemek için mücadele ediyor - çünkü rejim biyoyakıt üretme planı içerisinde bazı çiftçileri pirinç yetiştirmeyi bırakmaya zorluyordu.

2005'te askeri hükümetin lideri Than Shwe, dünyanın büyüyen biyoyakıt talebinden faydalanacak bir devlet sanayisinin köşe taşı olacağını umduğu zehirli bir kabuklu yemiş olan jatropha ekimi için ulusal bir hamleyi emretti.

[Yahoo! News]

14.04.2008

Dünya ekmek derdine düştü

Dünya piyasalarında gıda fiyatlarında artış hız kesmiyor. BM, artışın kalıcı olduğunu belirterek, milyonlarca kişinin tehdit altında olduğu uyarısını yaptı. Açları doyurmak için acilen ihtiyaç duyulan paraysa sadece 500 milyon dolar.

Başta pirinç olmak üzere birçok üründe yaşanan fiyat artışları hız kesmiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son raporuna göre, uluslararası pirinç fiyatları, Ocak ayından bugüne kadar ortalama yüzde 20 oranında arttı.

Yüksek kaliteli Tayland pirinci, Mart 2007’ye kıyasla yüzde 68 oranında artarken, Şubat 2008’e kıyasla yüksek kaliteli pirincin fiyatında yüzde 13 oranında artış görüldü. Uzmanlara göre, tonu 800 dolara yaklaşan pirincin fiyatı önümüzdeki üç ay içinde 1000 doları bulacak. Ancak fiyatları hızla artan tek ürün pirinç değil. FAO, gıda maliyetlerinin 2006’dan 2007 yılına kadar dünya genelinde yüzde 23 arttığını bildirdi. Bu dönemde tahıl fiyatları yüzde 42, yemeklik yağın fiyatı yüzde 50, süt ürünlerinin fiyatı ise yüzde 80 yükseldi.

Pirinç fiyatları Türkiye’de dünya piyasalarının oldukça üzerinde yüzde 130’a varan oranlarda zam gördü. Yoksul yiyeceği olarak görülen bulgur fiyatı da Türkiye’de kuraklık gerekçe gösterilerek son 1 yılda yüzde 155 oranında arttı. Son haftalarda bulgur satışları önemli ölçüde artış gösterirken, pirinç satışlarında azalma yaşanıyor.

‘PİRİNÇ SATIŞLARI DURMA NOKTASINDA’
Karaman’da kurulu Duru Bulgur Satın Alma Müdürü Mehmet Ali Orduoğlu, baldo pirincin perakende fiyatının marketlerde 7,00 ile 7,50 YTL, bulgurun ise 2 ile 2,50 YTL civarında satıldığını belirterek, “Pirinç satışları adeta durma noktasına geldi. Bulgur eski cazibesine tekrar kavuştu. Pirinç satamıyoruz ancak bulgur satışlarımız çok iyi” diye konuştu.

FAO: FİYATLARDAKİ ARTIŞ KALICI
Gıda fiyatlarının geleceğine ilişkin senaryolar pek olumlu görünmüyor. FAO, küresel çapta kargaşayı tetikleyen gıda fiyatlarının tırmanmasının büyük olasılıkla kalıcı olduğunu ve dünya çapında günde bir dolar ve altında yaşayan milyonlarca kişiyi tehdit ettiğini belirtti.

Değişmeyen talep, stok azlığı ve yeni ihracat kısıtlamaları sonucu tahıl fiyatlarının arttığı kaydedilirken, yine de sıkı bir tedarik durumuyla sıkıntının azaltılabileceği ve dünyada tahıl üretiminin bu yıl yüzde 2.6 artırılarak rekor düzey olan 2.16 milyar tona çıkmasının beklendiği de belirtildi.

MISIR VE HAİTİ’DE 6 KİŞİ ÖLDÜ
Birleşmiş milletler, bu önlenemeyen artışın, dünya çapında siyasi istikrarsızlığa ve şiddet dalgasına yol açmak üzere olduğu uyarısında bulunuyor. Bazı ülkelerde yaşanan protestolar da BM’nin uyarısını haklı kılıyor.

Mısır’da hafta başındaki iki gün süren gösterilerde 1 kişi ölmüş, Haiti’de gıda fiyatlarındaki artışı protesto gösterilerinde yağmalamalar ve polisle çatışmalar olmuş ve 5 kişi hayatını kaybetmişti.

Tunus’un orta kesimlerinde Redeyef’te, hayat pahalılığı ve işsizliği protesto eylemlerinde polisle göstericiler arasında üç gündür çatışmalar meydana geldiği haber veriliyor.

ACİLEN 500 MİLYON DOLAR GEREK
Zengin ülkelere, krize müdahale etmeleri için çağrı üzerine çağrı yapılıyor. Açları doyurmak için acilen ihtiyaç duyulan paraysa 500 milyon dolar düzeyinde.

KİMİ BENZİN DERDİNDE, KİMİ...
Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, son gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi: “Birçok kişi benzin depolarını doldurmanın derdine düşerken, birçok kişi de karınlarını doyurmak için uğraş veriyor. Bu her geçen gün zorlaşıyor. Son iki ayda pirincin fiyatı yüzde 75 yükseldi. Buğdayın fiyatı geçen yıl yüzde 120 arttı.”

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?
Özellikle Çin ve Hindistan’ın artan talebi, küresel ısınmanın etkileri, petrol fiyatındaki önlenemez yükseliş ve hububatın biyoyakıt üretimine hammadde yapılması, gıda fiyatındaki artışın temel nedenleri olarak sıralanıyor.
[Ntvmsnbc]

13.04.2008

Mad Max filmi gerçek oldu

Mahvolmuş bir dünyayı anlatan Mad Max filmindeki gibi, aç insanlar bir tas pirinç için ayaklandı. Petrol fiyatı yükseldi, nakliye masrafı arttı, gıdalara zam geldi. Zamlar yüzünden dünyada isyanlar başladı. Haiti kan gölü. Mısır ve Tunus'ta çatışmalar sürüyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin İnsani İşlerden Sorumlu Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü John Holmes, kısa bir süre önce kıtlık nedeniyle dünya genelinde isyanlarının çıkabileceği uyarısını yaptıktan sadece bir hafta sonra, birçok ülkede gıdalara zam geldi.

Amerika'da en çok pirinç fiyatları arttı. Tam yüzde 10. Dünya çapında pirinçte fiyat artışı yüzde 70'i aştı. Amerikalılar şaşkın. Ama başka ülkelerde gıda fiyatlarındaki artış tam anlamıyla iç savaş durumları yarattı. Aynen mahvolmuş bir dünyada, bir tas pirinç, bir parça ekmek için saldıran insanlar gibi, günümüzde de insanlar gıda için çatışmaya başladı.

ZİNCİRLEME İSYANLAR

İnsanlar zamları ve hayat pahalılığını protesto etmek için önce Mısır'da, ardından Haiti ve Tunus'ta isyan etti. Onbinlerce insan sokaklara döküldü ama protestocular her zamanki gibi güvenlik güçleri tarafından dağıtılamadı, çatışma çıktı. Çatışmalar iyice büyüdü. Bu isyanlar, dünyanın zenginlerinin gözünu de korkuttu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde bir yardım konferansına katılan Holmes, "Gıda krizinin güvenliğe etkileri azımsanmamalı, bazı bölgelerden isyan haberleri gelmeye başladı" demişti.

Mısır'ın başkenti Kahire'nin 100 kilometre kuzeyindeki Mahal el Kübra'da yükselen gıda fiyatlarını protesto eden işçiler iki gün boyunca polisle çatıştı. Olaylarda yaralanan bir çocuk hayatını kaybetti.

Ardından, Haiti'den kıtlık nedeniyle ayaklanma çıktı. Ürdün'de ise BM çalışanları maaşlarının enflasyon karşısında eridiği gerekçesiyle greve gitti. Tam 7 bin BM görevlisi grev yaptı.

John Holmes, kıtlık nedeniyle fiyatların daha da yükselme eğiliminde olduğunu ifade ederek, son 1 yılda dünya pirinç fiyatlarının yüzde 40 oranında arttığını hatırlattı. BM yetkilisi, petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle gıda nakliye masraflarının da arttığına dikkat çekti.

HAİTİ, ZAMLAR YÜZÜNDEN KAN GÖLÜ
Haiti'nin başkenti Port au Prince'de bir hafta önce başlayan açlığı ve fiyat artışlarını protesto olayları, önceki gün yağmaya dönüştü. Aç Haitililer Başkanlık Sarayı'na saldırdı, ancak sarayın çevresini kordon altına alan BM İstikrar Gücü'ne bağlı askerler, protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Saraya yaklaşamayan halk, eli silahlı grupların öncülüğünde kent merkezindeki cadde ve dükkânları yağmalamaya başladı.

Giderek artan yağmalama ve şiddet olayları nedeniyle başkentte yaşam durdu. Yağmanın diğer kentlere sıçramasından çekinen BM askerleri, olayları havaya ateş ederek durdurmaya çalışıyor. Şiddet olayları sırasında birbiriyle de çatışan grupların cesetleri başkent sokaklarında.

TUNUS'TA DA HAYAT PAHALILIĞI YÜZÜNDEN ÇATIŞMA VAR

Tunus'un orta kesimlerinki Redeyef'te, hayat pahalılığı ve işsizliği protesto eylemlerinde polis ile göstericiler arasında üç gündür şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Reuters'in haberine göre, sendikal kaynaklar, Gafsa fosfat madenleri bölgesinde bulunan Redeyef'te çıkan olaylarda yaklaşık 20 kişinin gözaltına alındığını, bu kişilerden bir kısmının daha sonra serbest bırakıldığını söyledi.

Adını açıklamayan resmi bir kaynak da, gözaltına alınanlardan 8'i hakkında kamu düzenini bozmak ve kamu malına zarar vermek suçlarından dava açıldığını belirtti. Bu konuda, hükümetten henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Kuzey Afrika'nın en büyük orta sınıfına sahip olan Tunus'ta, ithal ürünlerin fiyatlarındaki artış halkın daha da yoksul hissetmesine yol açtı. Tunus'ta, şubat ayındaki enflasyon oranı yüzde 8,6 oldu.

[Hürriyet]

4.04.2008

Fildişi Sahilleri ve Haiti: Artan yiyecek fiyatları karışıklığa neden oluyor


Abidjan, Fildişi Sahilleri - Çoğunluğunu gençlerin ve kadınların oluşturduğu söylenen kalabalık bir gösterici topluluğu, artan yiyecek fiyatlarına karşı iki gün süren şiddetli protestolarda yanan lastiklerle kurdukları barikatlarla yolları kapadılar. Polisin müdahalesi sonucu bir kişi ölürken, hükümet, ithal edilen temel yiyecek maddelerindeki vergileri düşürmek zorunda kaldı. NGO, güney yarım kürede çoğalan huzursuzlukları artan yiyecek fiyatlarına, bunu da Batı dünyasının artan biyoyakıt talebine bağladı.

Les Cayes, Haiti - Artan yiyecek fiyatlarına öfke gösteren yaklaşık 5000 gösterici, polisin çaresiz kalarak izlediği sırada kamyonlardan ve işyerlerinden yiyecek yağmalayıp, bir B.M. merkezini yakmayı denerken devlet karşıtı sloganlar attılar. Bir kişi ayağından vurulurken, B.M. çalışanları bölgeden tahliye edildi. "Kahrolsun pahalı yaşam!" duvar yazılarının Port-au-Prince boyunca görüldüğü bildirildi.

2.04.2008

Çad ölüyor...

Sudan’la savaş tehdidi altında yaşayan Çad, açlık, fakirlik ve pislikle savaşa yenilmek üzere. Türk Kızılayı, Çad’da bir eczane açtı. Bağışlarla çalışan eczane, ücretsiz ilaç dağıtacak ama, Çadlıların asgari yaşam için daha pekçok şeye ihtiyacı var.

Fransa’nın sömürgesi altında yıllarca yaşayan, 20 yıl önce özgürlüğünü kazanan Çad, petrol yatakları üzerinde kurulu; ama dünyanın en fakir 3. ülkesi. Sudan’la “saldırmazlık” anlaşması imzalanmasının ardından, yıkılan evler yeniden yapılmaya çalışılıyor. Ama halk bu anlaşmazlığının her an bozulacağı, yeniden savaş başlayacağı tedirginliği bir yana, açlık ve pislikle savaşa yenilmek üzere... Halk bir yudum suya, bir lokma ekmeğe muhtaç. En hafifi sıtma olanlar, ilaç ve doktorsuzluk nedeniyle ölümün pençesinde yaşıyor. Türk Kızılay’ı, Çad’ın başkentinde “eczane” açtı. Türkiye’den ülkeye yardımların konuşulduğu toplantıda, Çad Başbakanı ve Sağlık Bakanı, ilaçtan doktora, pamuktan çarşafa, tıbbi cihazlardan gıda maddelerine kadar yaşamak için gereken her şeye ihtiyaçları olduğunu duyurdular...
[Ntvmsnbc]

21.07.2007

Zenginlerin paniği Zimbabve'yi daha da kötüleştiriyor

HARARE - Zengin Zimbabvelilerce kullanılan kuponla gaz satın alma sisteminin hükümet tarafından yasaklanmasından sonra, hâlâ yakıt depolayan birkaç benzin istasyonu önünde Cuma günü uzun, düzensiz araç kuyrukları oluştu.

Yaygın enflasyonu engellemek için umutsuzca çabalarında, hükümet 26 Haziran'da tüm eşya ve hizmetlerde yaklaşık %50 fiyat indirimini emretti. İndirim rafların boşalmasına, bazı işyerlerinin kapanmasına ve Zimbabve'nin çöküşün kenarında olduğu uyarılarının dile getirilmesine yol açtı.

Kötüleşen benzin kesintileri kuponla benzin satın alan sürücüler arasında paniğe yol açtı. Benzin istasyonları, Endüstri Bakanı Obert Mpofu'nun Perşembe günü kuponların 1 Ağustos'tan sonra geçersiz olacağını açıklamasıyle birlikte kupon sahiplerine karneyle petrol veriyorlardı.

Kupon sistemi 2000 yılında petrol kesintileri başladığında yasallaştırılmıştı.

Devlet emriyle gerçekleşen fiyat indirimleri benzini ithalat masraflarının yarısından daha azına düşürdü. Ülkenin günaşırı elektrik kesintileri sırasında jeneratör kullanan mağaza ve dükkanlar kapanarak ve banliyö taşımacılığı felce uğrayarak, olağan stoklar tükendi.

Devlet radyosu Cuma günü daha fazla iş adamının sözde fiyat düşürmede başarısız olduğu için tutuklandığını bildirdi. En büyük mağaza zincirinde yüksek kademelerde işadamlarını da içeren üç yönetici Çarşamba günü tutuklanarak hapsedilmişti.

Ülke genelinde yaklaşık 70 süpermarketin, büyük mağazaların, hotellerin ve daha başka işyerlerinin sahibi olan, yüksek kâr marjına sahip Meikles Africa'nın yöneticileri devletin tayin ettiği fiyatların üzerinde kıyafet ve kozmetik ürün sattıkları gerekçesiyle tutuklandılar.

Önde gelen bir tavuk yetiştiricisinin iki idarecisi hapsedildi ve diğer bir tavuk çiftliğine tam faliyetle yeniden başlaması emredildi. Çiftlik yem sıkıntısı çektiğini söyleyerek bazı ağıllarını kapatmıştı.

En az 3,000 işyeri fiyatlardaki aşırılıklarından dolayı para cezası almıştı. Yöneticleri ve müdürlerinden pek çoğu kötü durumdaki polis hücrelerinde tutuluyor. Geceleri dondurucu soğuklara karşı tek bir ince battaniye veriliyor.

Tavuk, kırmızı et, mısır, ekmek, yumurta, süt ve diğer temel yiyecek maddeleri fiyat düşürülme anonsu yapıldıktan sonra raflardan kayboldular. Küçük sevkiyatlar geldiğinde dükkan sahipleri depolara stok yapıyorlar.

Konserve ve diğer yiyecekler büyük ölçüde satıldı.

Harare'den 200 km uzaklıktaki Gweru'nun merkezinden Marjory Wessels adındaki bir ev kadını, "Üç süpermarket gezmiştim. Bakın, yalnızca kahve bulabildim." diyor.

Kadın, temel ihtiyaçları karşılayabilmek için arkadaşlarıyla birlikte Harare'ye yola koyulduklarını söyledi. Gweru'daki mağazalardaki tüm bölümlerin boş olduklarını ya da kapandıklarını söyledi.

Özel eczanelerde, AIDS virüsü taşıyanlar ve şeker hastaları için ilaçları da içeren ithal yaşam destek ilaçları tükenmeye başladı. Kariba'nın kuzeyindeki bir devlet hastanesi trafik kazasında yaralanan bir kişiye ağrı kesici yerine yalnızca aspirin verebiliyor.

Hattın bağlanması için birkaç kez denenmesi ve genellikle birkaç saniye sonra hattın kesilmesiyle birlikte, sabit ve mobil telefon hizmetleri Cuma günü çökme noktasına geldi.

En büyük mobil ağı Econet, dükkan sahiplerinin dükkanlarında neyin olduğunu haber vermek için sürekli olarak birbirlerini aradığı gibi elektrik kesintilerinden sonra telefonları şarj etmede yaşanan izdihamla birlikte, jeneratörlerindeki güç ve benzin kesintilerinin röle istasyonlarını etkilediğini açıkladı.

Resmi enflasyon 4,500% - dünyadaki en yüksek enflasyon - olarak açıklanırken, özel finans kurumları enflasyonun 9,000% civarlarında olduğunu tahmin ediyor. -Sapa-AP

[Citizen.co.za]


Powered by ScribeFire.

18.07.2007

Gıda kesintileri 28 ülkeyi tehdit ediyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün açıklamasına göre, yerel hububat hâsılatındaki yavaşlama ve yüksek uluslararası fiyatlar bu sene dünya genelinde 28 fakir ülkede muhtemel gıda kesintilerine neden olacak.

Afrika'da Zimbabve, Svaziland ve Lesotho, uzun süren kuraklık ve düzensiz yağışlardan sonra darı mahsülünün %40 ila %60 arasında düşmesiyle birlikte şu ana kadarki en kötü hâsılatla yüzleşiyor.

Enflasyonun Mayıs ayında %4,500'ü aştığı ve gıda hâsılatı düşerken fiyatların yükseldiği Zimbabve'de tek başına, hassas durumdaki 4 milyondan fazla insanın gıda güvenliği etkilendi.

Kuzey Kore'de, gıda stok seyri tehlikeli konumunda kaldı, fakat Güney Kore'den gelen 400,000 tonluk pirinç yardımının ilk bölümü Haziran sonunda resmi olarak iletildi.

Dünyanın hububat hâsılatı 2007'de 2,121 milyon ton ile rekor kırarken, düşük-gelirli, gıda açığı bulunan ülkelerdeki üretimin geçen yıla göre %1,2 ile nüfus artışı oranının altında artması bekleniyor.

Çin ve Hindistan gibi en büyük bereketli mahsule sahip üreticiler hesaba katılmazsa, düşük gelirli ülkelerin geri kalanının toplam hububat hâsılatı geçen seneye göre çok az miktarda düşeceği tahmin ediliyor.

Fas'ta, bu yıl kuraklık hububat mahsulünü mahvetmişti. Elde edilen mahsulün geçen seneki seviyenin yalnızca dörtte biri kadar olduğu hesaplandı.

Güney Afrika'da, ana hububat hasadı, Zimbabve, Namibya, Lesotho ve Svaziland'da kuraklıklığın zarar verdiği ekinler ve Malawi, Angola, Mozambik, Madagaskar ve Zambiya'da ortalamanın üzerindeki mahsul ile karıştırıldı.

Batı Afrika'da, düzensiz yağışar Sahel bölgesindeki ekim sezonunu geciktirdi. Doğu Afrika'da, 2007 yılının hububat hâsılatı düzensiz yağışların hâsılatı etkilediği Somali haricinde pek çok ülkede olumluydu.

Uzak Doğu'da, vaktinde gelen mevsimsel muson yağmurları 2007 yılının hububat ve pirinç mahsulünü arttırdı.

[Reuters]




Powered by ScribeFire.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...