tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.10.2007

Atatürk’ün barajı kuraklığın pençesinde

Atatürk’ün talimatıyla Ankara’daki Çubuk I Barajı’nın ardından işletmeye açılan ve Cumhuriyet tarihinin ilk barajlarından biri olan Bursa’da bulunan Gölbaşı Barajı’nda kuraklık nedeniyle sular yüzlerce metre çekildi.



BURSA - Bursa Ovası’nın 1. derecede verimli tarım arazilerinin bulunduğu Kestel ve Gürsu ilçeleriyle Barakfakih beldesi ve bağlı köylerin sulama ihtiyacını karşılayan Gölbaşı Barajı’nda, su seviyesi önemli ölçüde düştü. Baraj suları eski yatağından yüzlerce metre çekilirken, geride çatlamış topraklar kaldı. Çevredeki köylüler, bir zamanlar sularla kaplı baraj yatağında, şimdi sürülerini otlatıyor.
Haberin devamı

Aksu Deresi’nin beslediği barajın rezerv sularının genişletilmesini isteyen Kestel Ziraat Odası, bu kapsamda Uludağ’ın kuzey yamaçlarından çıkan Deliçay’ın, Gölbaşı Barajı’na bağlanmasını talep ediyor.

’TARIM İHMAL EDİLDİ, ÜRETİCİ KÜSKÜN’

Kestel Ziraat Odası Başkanı Fevzi Fırtına, meyve ve sebze üretiminin yanı sıra fidancılık ve süs bitkisi yetiştiriciliği yapılan bölgeden, önemli ölçüde ihracat yapıldığını ve döviz girdisi sağlandığını söyledi.

Bölgenin sulama ihtiyacını karşılayan Gölbaşı Barajı’nda, kuraklık yüzünden suların endişe verecek ölçüde çekildiğini belirten Fırtına, Baraklı beldesiyle Dudaklı, Adaköy, Ağaköy, Cambazlar ve Kazıklı köylerinde sulamada büyük sıkıntılar yaşandığını, hatta tankerlerle sulama yöntemine başvurulduğunu anlattı.

Sıkıntının aşılması için barajın rezerv sularının genişletilmesi gerektiğini, bu çerçevede Deliçay’ın sularının baraja bağlanması için 15 yıl önce DSİ’ye başvuruda bulunduklarını dile getiren Fırtına, “Önlem alınmazsa bu bölgelerimiz çok ciddi zararlar görecektir. Üretici tedirgin, gelecek yıllar için önlem alınması kaçınılmaz oldu. Bursa Ovası dünyanın en verimli ovalarından biriyken, bunu çöle dönüştürmenin anlamı yok. Bu son yağmurlar yağmasıydı, bırakın meyvesini almayı ağaçlar kuruyacaktı. Tarım ihmal edildi, üretici çok tedirgin ve küskün. Keşke bizim söylediklerimiz doğru çıkmasaydı.”

[NTVMSNBC]

17.10.2007

Tohum kesintileri yaşanıyor

Küresel tohum kesintisi, tahıl ürünleri, otlak, sebze ekiminin tehlikeye sokarak Avustralyalı üreticileri zora sokuyor.

Yeni Zelanda ve Birleşik Devletler tohum kesintileri bildiriyor, ve Avustralyalı yetiştiriciler tohum fiyatları yükselmeye devam ettikçe gelecek ürünler için endişeleniyorlar.

Ausveg'den Mike Badcock, küresel tohum talebinin özellikle gelişmekte olan ülkelerden gelen baskıyla birlikte önümüzdeki beş ay boyunca güçlü olacağını söyledi.

"Hem Çin hem de Hindisyanın genişleyen üretimi dünya stoklarından çok fazla tohum çekiyor."

"Dünya karnabaharının yaklaşık %50'si Çin'de yetişiyor, ne kadar tohuma gerek duyabileceklerini düşünebiliyorsunuz."


Çeviri : GlobalDisaster
[ABC.net.au]

13.10.2007

Konya'da ekim dönemi geldi çiftçi hâlâ tarlaya inemedi

Hububatta geçen yıl kuraklık yüzünden yüzde 40 rekolte kaybı yaşayan Konya'da ekim dönemi geldi. Kuraklık zararına uğrayan çiftçi ekim yapamıyor, tarlalar boş kaldı

A - KONYA - Yaşanan kuraklık yüzünden rekoltede 40'a yaklaşan oranda kayıp yaşayan 'hububat ambarı' Konya'da, ekim dönemi gelmesine karşın çiftçi henüz tarlaya inemedi.

Konya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kara, dünyayı tehdit eden küresel ısınmanın yol açtığı kuraklığın, Türkiye'de en fazla Konya Ovası'nı etkilediğini söyledi. Ürünlerin tarlada yandığını, çiftçilerin beklediğini alamadığını ifade eden Kara, "Konya'da normalde 2 milyon 400 bin ton buğday, 1 milyon 400 bin ton arpa alınması gerekiyordu. Ancak kuraklık yüzünden yüzde 40 kayıp yaşandı. Hububatta yaklaşık 1.5 milyon tonluk bir kayıp var" dedi. Kara, bunun sadece buğday satışı olarak bakıldığında çiftçinin toplam zararının 750 milyon YTL olduğunu vurgulayarak, farklı sanayi dallarında üretim ele alındığında ise zararın milyarlarca YTL anlamına geleceğini söyledi. Çiftçinin tarladan ürün kaldıramaması yüzünden borçlarını ödeyemediğini ve adeta köşeye sıkıştığını belirten Kara, şunları kaydetti: "Orta Anadolulu çiftçi, çözüm yolu bekliyor. Sertifikalı tohum desteğini, doğrudan gelir desteğini ve kuraklık yüzünden verilmesi planlanan hasar desteğinin ödenmesini bekliyor. Çiftçi zaten borçlu. Borcunu ödeyemediği, yeniden borçlanamadığı için mazot, gübre ve tohum temin edilemiyor. Bunlar olmayınca çiftçi tarlada ne yapsın? Ekim ayındayız, ekim dönemindeyiz ancak çiftçi tarlaya inemediği için tarlalar halen boş duruyor. Bu durum ülke ekonomisi için risktir." Kara, ekim ayının 20'sine kadar ekim yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Bundan sonraki her geçen gün rekolte kaybı demektir. Böyle giderse önümüzdeki yıl Konya, hububat ambarı özelliğini kaybedecek. Ekim, 20'sinden sonraya kalırsa kuraklığın da etkisiyle Konya, gelecek yıl daha büyük rekolte kaybı yaşayacak" dedi. Şu andaki kısır döngüden çıkılması gerektiğini belirten Kara, "Bunun için çiftçinin desteklenmesi gerekiyor. Destek ve hasar paraları ödenmiş olsa çiftçi tarlaya inecek. Tarlaların boş kalmaması için acele edilmesi gerekiyor. Çiftçiyi tarlasına küstürmemeliyiz" diye konuştu.

Narenciyeci de umutsuz
Öte yandan Antalya İl Tarım Müdür Yardımcısı Mehmet Yoran, kuraklık nedeniyle narenciye üretiminde geçen yıllara oranla yüzde 10 verim düşüşünün yaşanabileceğini açıkladı. 2006'da 152 bin 79 dekarlık alanda portakal üretimi yapıldığı ve 450 bin 500 ton ürün elde edildiğini de belirten Yoran, yaş meyve ihracatında ilk sırayı kiraz ve vişnenin aldığını, yaş sebzede ise domates, biber, hıyar, mantar ve soğan, narenciyede ise limon, mandalina, portakal greyfurtun ilk sıralarda yer aldığını söyledi.

[Radikal]

14.04.2007

Buğday sapı mantarı Doğu Afrika'dan yayılıyor

Buğday türlerinin çoğunu etkileyen yeni ve tehlikeli bir mantar Güney Afrika'dan Yemen'e kadar yayıldı.
Siyah buğday pası olarak da bilinen, buğday sapı pası (Puccinia graminis), ciddi kayıplara neden olabilmekte ve tüm buğday alanını yok edebilir.Asya ve Afrika'da ekilen tüm buğday türlerinin %80'i kadarı bu yeni cins mantara karşı savunmasız olduğu tahmin ediliyor. Buğday pasının sporları çoğunlukla rüzgar yardımıyla uzun mesafelerce ve kıtalar arası taşınıyor.
FAO Genel Müdürü Dr Jacques Diouf, sap mantarının başlıca buğday üreticisi ülkelere yayılması sonucunda küresel buğday mahsullerinin risk altında olabileciğini söyledi.

Dr. Diouf, “Mantar süratle yayılabilir ve küresel ekin salgınlarına ve buğday hasatında milyar dolarlarca kayba sebep olabilecek potansiyele sahip. Bu artan buğday fiyatlarına ve yerel ya da bölgesel gıda kesintilerine yol açabilir. Buğdaya bağımlı olan ve dirençli buğday türlerine sahip olmayan gelişmekte olan ülkeler özellikle etkilenecektir." açıklmasında bulundu.
[Kaynak]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...