4.11.2007

Artvin’de “Madene Hayır” Mitingi


Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün, “biz 10 yıllık maden ocağı değil gelecek nesillere milyonlarca yıllık bir doğa, bir servet bırakmak istiyoruz” dedi.

Artvin Atapark alanında Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde toplanan vatandaşlar, Kafkasör Dağı Cerattepe mevkisinde işletilmek istenen madene karşı yürüyüş yaptı. Atapark mevkisinden eski Sümerbank kavşağına kadar sloganlar eşliğinde yürüyen vatandaşlara, Artvin Belediyesi, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Mitingde konuşmacılar arasında zaman zaman kısa süreli tartışmalar yaşandı.

Mitingde ilk konuşmayı yapan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Erdoğan Gazihan, Artvin’in kalkınması için gelirlerin ilde kalacağı turizm, eğitim, organik tarım, seracılık ve benzeri gibi pek çok alternatif projenin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Biz Artvin’in geleceğini bunlarda görürken çıkarılan bir maden kanunu ile hem Artvin hem de ülkemizin bütün doğal kaynakları yabancılara, maden tekellerine sunulmuştur. Bu maden yasası Cumhuriyetimize yakışmayan talan yasasıdır, mutlaka değişmelidir. İktidardaki ve muhalefetteki milletvekillerimizden halk olarak talebimiz maden yasasının değişmesi için daha çok çaba gösterilmesi. Unutmayın yabancı şirketler madenlerimizle bizleri kalkındırmaz, tersine paraları kendileri alır çevre felaketlerini de bizlere bırakırlar. Bu kararlı tavır her türlü bilimsel, sosyal ve hukuki platformlarda aynen devam edecektir.”

Araştırmacı Mustafa Çınkı’nın konuşmasında siyasilere atıfta bulunması üzerine AK Parti Milletvekili Ertekin Çolak müdahale ederek kürsüden siyasi mesajlar verilmemesi gerektiğini, kendisinin de AK Parti milletvekili olarak madene hayır mitingine katıldığını söyledi.

Yaşanan bu tartışmanın ardından kürsüdeki konuşmasını yarıda bırakıp inmek isteyen Çınkı’ya, mitinge katılan vatandaşlar ve dernek başkanı Erdoğan Gazihan devam etmesi yönünde ricada bulundu. Çınkı, konuşmasını kısa tutup kürsüden ayrıldı.

Daha sonra söz alan Van 100. Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Yılmazer’ın konuşması sırasında da tartışmalar yaşandı.

Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün de konuşmasında, dün fotoğraf çekmek için belediye çalışanlarını Cerattepe’ye yolladığını belirterek şunları ifade etti:

“Burada personelim maden sahasına alınmadı. Oraya gelir, o madeni kafanıza yıkarım. Siz kim oluyorsunuz benim personelimi oraya sokmayacaksınız? Belediye sınırları içerisinde izin almadan maden çıkaracaksınız, benim personelimi oraya almayacaksınız. Yok öyle bir şey. Artvin’e zarar verecek her türlü oluşumun karşısındayım. Çevreye zarar vermeden maden çıkarılacak teknoloji yok. Kim söylüyorsa yalan söylüyor, biz 10 yıllık maden ocağı değil gelecek nesillere milyonlarca yıllık bir doğa, bir servet bırakmak istiyoruz. Artvin’de işsiz genç çok. ‘Artvin’e iş sahası açacağız’ diye benim halkımı kandırıyorlar. Şu ana kadar bu madene 50 trilyon para harcanmış, verin siz 50 trilyonu bana, ben Artvin’e 500 kişinin çalışacağı fabrika kurayım.”
[Ntvmsnbc]

5 altın madeni sahasına daha ihale

Kazdağı’nda altın madenlerindeki sondaj çalışmalarına kamuoyunun tepkisi devam ederken; yeraltı maden kaynaklarının özel sektörce işletilmesi için, 5 altın sahasında daha ihaleye çıkılıyor.
Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü; Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane ve Kırşehir’de toplam 5 bin 300 kilogram görünür altın rezervi bulunan altın yatakları belirledi.
Altın sahalarında yaklaşık 160 milyon YTL değerinde rezerv bulunduğu tahmin ediliyor.

Bu sahalar arasında en yüksek altın rezervinin 3 bin 320 kilogram ile Çanakkale’de bulunduğu belirlendi.

5 altın sahasının özel sektör tarafından işletilmesine yönelik ihalelerin bu ay içinde yapılmasına ve arama faaliyetlerinin bu yıl içinde başlatılmasına karar verildi.
[Ntvmsnbc]

3.11.2007

Jonathan Paul mahkum edildi

Phoenix, Arizona, U.S. - Hayvan Özgürlükçüsü ve eko-aktivist Jonathan Paul, 1997 yılında, Oregon, Redmond'daki bir at mezbahasını ve et paketleme fabrikasını yok ettiği için dört yıldan daha fazla hapis cezasını çekmek için Çarşamba günü cezaevine gönderildi. Paul tahmini $1 milyon hasara yol açan bir yangının başlamasına yardım etmişti. Haftada yaklaşık 500 atın kesildiği fabrika yeniden inşa edilmedi ve eylemde kimse yaralanmadı.



"Bu bizden daha büyük bir yol, bu hayvanlar ve gezegen için, onlar kadar asla ızdırap çekmeyeceğiz." - Jonathan Paul


Çeviri : GlobalDisaster

Madencilik tehlikesi

Monash Üniversitesinden bir çevre mühendisi, yeni bir raporda mineral kaynaklarının tükenmekte, kazı maliyetlerinin artmakta ve madenciliğin çevresel maliyetlerinin yıkıcı boyutlara ulaşmakta olduğu konusunda uyardı.

Dünyanın ilk raporu, Avustralya'da Madenciliğin Sürdürülebilirliği: Gelecek için Önemli Yönelimler ve Çevresel Etkileri, Bağımsız Mineral Politika Kurumu ile birlikte araştırmacı ve yazar Dr. Gavin Mudd tarafından yazıldı.

Dr Mudd istatistiklerin alarm verdiğini söyledi. "Ortalamada, bir ton uranyum elde etmek için 27 ton sera gazı emisyonu yaratılıyor. Bu dokuz aile aracının yıllık emisyonuna eşittir. Bir kilogram altın çıkarmak için 691,000 litre su harcanıyor, ve tek bir kilogram altın üretmek için 141 kilogram siyanür kullanılıyor."

"Çoğu kez sürdürülebilir madencilik üzerine konuşmalar oluyor, fakat son araştırmamız minerallerin korku veren bir oranda çıkarılmakta olduklarını, maden şirketlerinin daha sıkı çalışmak zorunda olduklarını, ve sonuç olarak sürecin ve arıtmanın çevresel maliyetleri üssel olarak artmakta olduğunu gösteriyor."

"Bu önemli yönelimleri önümüzdeki yalnızca 40 yıla yansıttığımızda, aynı miktarda mineral kaynağının bulunması için yeni bir Pilbara'ya ya da yeni bir Isa ya da Broken Hill dağına gerek duyacağını göreceğiz."

"Tek bir kilo altın üretmek için en az iki milyon ton katı atık çıkarılıyor. Bir ton uranyum dioksit için 2,4000 ton düşük seviyeli radyoaktif atık üretilirken, bir ton bakır için 250 ton katı atık üretiliyor."

Dönüm noktası rapor madencilik endüstrisindeki kritik yönelimleri açığa çıkarıyor :
  • Mineral ve cevher derecelenmelerinde azalış
  • Atık kayaçlarda önemli bir artış - şuanda yıllık birkaç milyar ton seviyesinde, bu da uzun çevre için uzun dönemli bir risk yaratmakta.
  • Tamamlanmamış sürdürülebilirlik raporlaması - pek çok şirket atık kayaç, enerji, siyanür ya da su tüketiminin dahil olduğu yararlı verileri raporlamayı reddediyor.
Dr Mudd, araştırmasının sonuçlarının açıkça regülatörlerin, hissedarların, hükümetlerin ve toplulukların henüz tartışılmayan bir boyuttaki bir sorunla yüzleşeceklerini gösterdiğini söyledi.

Dr Mudd'un araştırma ve raporu bu hafta, 30 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında Avustralya Sürdürülebilir Kalkınma Konferansının Madenler Komisyonunda sunulacak.

[Monash University]




Çeviri : GlobalDisaster

Katrina'dan bile korkutucu

Meksika şiddetli yağışlarla, yanı başındaki Karayip ülkeleriyse öldürücü Noel kasırgasıyla boğuşuyor. Afetlerden etkilenenlerin sayısı 1 milyonu aştı, tek çare yolu çatı ve ağaçlara tırmanmak

AA - MEKSİKO - Meksika'da etkili olan son 50 yılın en şiddetli yağışları, Tabasco eyaletinde on binlerce kişiyi mahsur bıraktı, faciadan 1 milyon kişi etkilendi. Meksika Devlet Başkanı Felipe Calderon yaşananları "Durum olağanüstü ağır. Ülkemiz tarihindeki en kötü felaketlerden biri" sözleriyle tanımladı.

Bir eyalet suya gömülüyor
Calderon, Tabasco'yu ziyaret ederek daha fazla askeri destek ve yardım göndereceklerini açıkladı. Tabasco'da, evlerinde ya da barınaklarda mahsur kalan on binlerce kişi, çatılardan helikopterlerle kurtarılmaya çalışılıyor. Eyalet başkenti Villahermose ve diğer kentler büyük göllere dönüşürken, bazı yerlerde yalnızca ağaçların tepeleriyle çatıları görünüyor. Bir kişinin öldüğü afet sürerken 300 bin kişi hâlâ evlerinde kurtarılmayı bekliyor.

Bölgede hastalık salgını olup olmadığını kontrol için 400 doktor ve sağlık görevlisi bölgedeki 300'den fazla şehre dağıldı. Tabasco Valisi Andres Granier, yaklaşık 1 milyon insanın, yani eyalet nüfusunun yarısından fazlasının felaketten etkilendiğini anlattı. Eyaletin neredeyse yüzde 80'inin sular altında kaldığını, 29 bin metrekarelik eyaletteki ürünlerin tamamını kaybettiklerini söyleyen Granier, 2005'teki Katrina kasırgasını hatırlatarak, son olayı "New Orleans bile bunun yanında hafif kalırdı" diye tanımladı.

Bu 'Noel' öldürücü...

Meksika'daki yağışlarla bağlantısız olarak, ülkenin yakınlarında bir başka felaket büyüyerek sürüyor. Karayipleri vurduktan sonra Atlantik Okyanusu'nda ilerleyen Noel fırtınası, kasırgaya dönüştü. ABD Ulusal Kasırga Merkezi, saatte 75 kilometre hızla esen fırtınanın Bahamalar'dan Bermuda'ya yöneldiğini ve birinci seviyede kasırga halini aldığını duyurdu. Felix'ten sonra en öldürücü fırtına olan Noel, Dominik Cumhuriyeti'nde 73, Haiti'de 40 kişinin hayatına mal oldu.

[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...