Danimarka'da bir sağlık taraması, çevreye verilen zararların insana geri döndüğünü acı bir şekilde ortaya koyuyor. Ülkede pek çok çocuğun vücudunda yüksek miktarda toksik maddenin biriktiği tespit edildi.
Uzmanların kaynağını henüz tam olarak tespit edemediği durumla ilgili olarak, politikacılar ve bilim adamları hükümeti yetersizlikle suçluyor.
Danimarka'da yapılan bir sağlık taraması çok ciddi bir durumu ortaya çıkardı. Test sonuçlarında, birçok çocuğun vücutlarında kaynağı henüz belirlenemeyen toksik madde birikimi olduğu tespit edildi.
Karen Hakkerup adlı kadının 5 yaşındaki kızının vücudunda annesinin tam 4 katı kurşun bulundu. Kurşundan başka, küçük kızda 15 farklı zararlı maddenin daha varolduğu görüldü.
Bu maddelerin küçük kızın vücuduna nereden geldiği henüz bilinmiyor. Anne, hükümeti sorunu araştırmak için yeterli yatırım yapmamakla suçluyor. Küçük kızın gittiği kreşteki anne babaların hepsi endişe içinde.
Çünkü kurşun gibi ağır metaller vücuttan atılamıyor ve kanserojen etkiye sahip. Ülkedeki politikacılar ve uzmanlar ise hükümetin sorunu çözmek için yeterli kaynağı ayırmadığını iddia ediyor.
[TRT]
çevre kirliliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çevre kirliliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24.03.2009
23.09.2008
Çevreye ‘metan bombası’
Kutuplardan atmosfere çıkan metan gazı dünyayı tehdit ediyor.
Kuzey Kutbu’nda tüm dünyanın geleceğini tehdit eden saatli bir bomba var. Bilimadamları, buzulların erimesiyle, kutuplarda denizin altında biriken metan gazının hızla atmosfere salınmaya başladığını belirtiyor. Üstelik metan, karbondioksitten tam 20 kat daha zararlı bir sera gazı.
Kuzey Kutbu alarm veriyor, kutuptaki buzullar hızla eriyor. bilimadamları, buzulların erimesiyle atmosfere, karbondioksitten 20 kat daha zararlı olan metan gazı salındığını tespit etti. Üstelik de milyonlarca ton...
Buz tabakaları, bir kapak görevi görerek metan gazının denizin altında depolanmasını sağlıyordu. Ancak erimenin başlamasıyla son buzul çağından önce denizin dibine depolanan metan gazı hızla atmosfere yükselmeye başladı.
Öyle ki Rusya’nın kuzey sahilini boydan boya kateden bir araştırma gemisi, buradaki metanın geçmişe oranla yer yer 100 kat arttığını saptadı.
Bilimadamları endişeli. Metan gazının küresel ısınmayı artırabileceğini, bunun sonucunda da Kuzey Kutbu’nda daha çok buzul kütlesinin eriyebileceğini vurguluyorlar.
Kuzey Kutbu’nda denizin altında biriken metan gazının, tüm kömür rezervlerindeki karbondioksitten daha fazla olduğu dikkate alındığında, durum gerçekten kaygı verici.
[Ntvmsnbc]
Kuzey Kutbu’nda tüm dünyanın geleceğini tehdit eden saatli bir bomba var. Bilimadamları, buzulların erimesiyle, kutuplarda denizin altında biriken metan gazının hızla atmosfere salınmaya başladığını belirtiyor. Üstelik metan, karbondioksitten tam 20 kat daha zararlı bir sera gazı.
Kuzey Kutbu alarm veriyor, kutuptaki buzullar hızla eriyor. bilimadamları, buzulların erimesiyle atmosfere, karbondioksitten 20 kat daha zararlı olan metan gazı salındığını tespit etti. Üstelik de milyonlarca ton...
Buz tabakaları, bir kapak görevi görerek metan gazının denizin altında depolanmasını sağlıyordu. Ancak erimenin başlamasıyla son buzul çağından önce denizin dibine depolanan metan gazı hızla atmosfere yükselmeye başladı.
Öyle ki Rusya’nın kuzey sahilini boydan boya kateden bir araştırma gemisi, buradaki metanın geçmişe oranla yer yer 100 kat arttığını saptadı.
Bilimadamları endişeli. Metan gazının küresel ısınmayı artırabileceğini, bunun sonucunda da Kuzey Kutbu’nda daha çok buzul kütlesinin eriyebileceğini vurguluyorlar.
Kuzey Kutbu’nda denizin altında biriken metan gazının, tüm kömür rezervlerindeki karbondioksitten daha fazla olduğu dikkate alındığında, durum gerçekten kaygı verici.
[Ntvmsnbc]
Etiketler:
çevre kirliliği,
kutuplar,
metan gazı
7.03.2008
Zenginliğin yüzde biri bile çevre sorununu çözer
Dünyadaki devletlerin, gayri safi iç hasılalarının sadece yüzde birini harcayarak birçok çevre sorununu ortadan kaldırabileceği bildirildi.
OECD Genel Sekreteri Angel Gurria’nın açıkladığı “2030’a Doğru Çevre” başlıklı raporunda, ülkelerin elde ettikleri zenginliklerin yüzde birlik kısmının bu mücadeleye ayrılması halinde, 2030 yılına kadar çevre sorunlarının azalacağı, nemelazımcılığın bedelinin ise çok daha büyük olacağı görüşü dile getirildi.
Oslo’da açıklanan rapora göre; iklim, biyolojik çeşitlilik, su ve insan sağlığı gibi temel konularda bir dizi tedbir alınması şart. OECD Sekreteri, raporu açıklamak için düzenlediği basın toplantısında, “Tedbirlerin maliyeti yüksek sayılmamalı. Bu, vurdumduymazlığın daha sonra yol açacağı sonuçların bertaraf edilmesinden çok daha ucuza gelecek. Maliyet-kar dengesi olumlu. Ahlaki, sosyal ve siyasal sonuçlarını bir tarafa bıraksak bile, çevreyle bir an önce ilgilenmeye başlamak sırf ekonomi bakımından bile iyi fikir...” dedi.
Çevre sorunlarıyla mücadelede özellikle azotdioksit ve kükürtdioksit emisyonunun azaltılmasını ve sera etkisine yol açan karbon gazlarının sınırlandırılmasını tavsiye eden OECD raporuna göre, bu mücadelenin maliyeti 2030 yılında gayri safi iç hasılanın yüzde birini ancak geçecek.
Genel Sekreter Gurria, “Düşman belli. Adı karbon. Onu yenmeliyiz” diye konuştu ve çevre kirliliğine en fazla yol açan sektörlerde enerji kaynaklarının daha akılcı şekilde kullanılması ve uluslararası eşgüdümün geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.
[Ntvmsnbc]
OECD Genel Sekreteri Angel Gurria’nın açıkladığı “2030’a Doğru Çevre” başlıklı raporunda, ülkelerin elde ettikleri zenginliklerin yüzde birlik kısmının bu mücadeleye ayrılması halinde, 2030 yılına kadar çevre sorunlarının azalacağı, nemelazımcılığın bedelinin ise çok daha büyük olacağı görüşü dile getirildi.
Oslo’da açıklanan rapora göre; iklim, biyolojik çeşitlilik, su ve insan sağlığı gibi temel konularda bir dizi tedbir alınması şart. OECD Sekreteri, raporu açıklamak için düzenlediği basın toplantısında, “Tedbirlerin maliyeti yüksek sayılmamalı. Bu, vurdumduymazlığın daha sonra yol açacağı sonuçların bertaraf edilmesinden çok daha ucuza gelecek. Maliyet-kar dengesi olumlu. Ahlaki, sosyal ve siyasal sonuçlarını bir tarafa bıraksak bile, çevreyle bir an önce ilgilenmeye başlamak sırf ekonomi bakımından bile iyi fikir...” dedi.
Çevre sorunlarıyla mücadelede özellikle azotdioksit ve kükürtdioksit emisyonunun azaltılmasını ve sera etkisine yol açan karbon gazlarının sınırlandırılmasını tavsiye eden OECD raporuna göre, bu mücadelenin maliyeti 2030 yılında gayri safi iç hasılanın yüzde birini ancak geçecek.
Genel Sekreter Gurria, “Düşman belli. Adı karbon. Onu yenmeliyiz” diye konuştu ve çevre kirliliğine en fazla yol açan sektörlerde enerji kaynaklarının daha akılcı şekilde kullanılması ve uluslararası eşgüdümün geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.
[Ntvmsnbc]
5.02.2008
Büyük Okyanus : Büyük Çöplük!!
Büyük Okyanus’ta çöplerin kapladığı alan, ABD’nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı. Önlem alınmazsa gelecek 10 yıl içinde bu alanın da iki katına çıkabileceği belirtiliyor.
ABD’li okyanus bilimcisi Charles Moore’a göre, Kaliforniya kıyılarından Japonya’ya uzanan okyanus alanında yaklaşık 100 milyon ton civarında atık var.
Çöplerin okyanusta kapladığı alan ABD’nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı. Bilim adamlarına göre, eğer önlem alınmazsa, gelecek 10 yıl içinde okyanusta çöple kaplı alan 2 katına çıkabilir.
ÇÖPLERİN YARISI PLASTİK
Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor. Bu atıkların yüzde 50’si plastik. Denizlere bir saatte atılan çöp miktarı ise 675 bin kilogram.
Araştırmalar, Türkiye’nin en kirli kıyılarının Karadeniz’de olduğu belirtiliyor. Karadeniz’in kirliliği, Tuna nehrinden gelen atıklara bağlanıyor.
[Ntvmsnbc]
DÜNYANIN ÇÖPÜ DENİZLERE DÖKÜLÜYOR
Denizlere yüzde 50’si plastik olmak üzere saatte 675 bin kilogram çöp atılıyor. Denize atılan bir cam şişe 1 milyon yılda, 1 plastik şişe ise 450 yılda ancak çevrime karışıyor. Denizlerdeki çöpler, her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunu öldürüyor...
DenizTemiz/Turmepa’nın çalışmasına göre, “Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor.”
DenizTemiz/Turmepa tarafından dünya denizlerinde yaşanan kirliliğin nedenleri ve sonuçlarına ilişkin yapılan bir çalışma, denizlerin dünyanın önemli çöp depolama alanlarından birisi haline geldiğini ortaya koyuyor.
Çalışmada, Türkiye’ye kıyısı olanlar arasında en fazla kirlilik bulunan denizin Karadeniz olduğu ifade edildi. Karadeniz’de kirlilik yaratan unsurların önemli bir bölümünün Tuna Nehri’nden geldiğine dikkate çekilen çalışmada, “Tuna Nehri, Karadeniz’deki kirliliğin yüzde 48’ine neden olmaktadır. Ayrıca, Karadeniz’e komşu ülkelerin atıkları da Karadeniz’i kirletmektedir” denildi.
Karadeniz’in kapalı bir havza olmasına rağmen akıntısı fazla olan bir deniz olduğu ifade edilen çalışmada, yılda 750 milyon metreküp suyun boğazlardan Marmara Denizi’ne ve buradan da Ege ve Akdeniz’e ulaştığı belirtildi. Çalışmada, “Bu nedenle Karadeniz temizlenmeden diğer denizlerimizin temizliğinden bahsedemeyiz” değerlendirmesi yapıldı.
DENİZLER ÇÖP TOPLAMA ALANI
Çalışmada yer alan bilgiler, dünya denizlerinin “içler acısı halini” ortaya koyuyor. Çalışmada, denizlerde yaşanan kirliliğe ilişkin şu bilgilere yer verildi:
* Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize atılıyor.
* Denizlere, yüzde 50’si plastik olmak üzere saatte 675 bin kilogram çöp atılıyor.
* Türkiye’de, sanayi tesislerinin yüzde 98’inde, belediyelerin yüzde 95’inde, turizm tesislerinin ise yüzde 81’inde atık arıtma tesisi bulunmuyor.
* Dünya nüfusunun neredeyse yarısı sahillerde yaşıyor.
* Her 20 kişiden 1’i, ömründe bir kere, kirli bir denize girmekten hastalanıyor.
* Her yıl yaklaşık 250 milyon kişi, kirli denizlere girdiği için mide ve bağırsak enfeksiyonu ile üst solunum yolları hastalıklarına yakalanıyor.
* Ticari olarak avlanabilen balık türlerinin en az yüzde 70’i gereğinden fazla ya da tamamen tüketilmiş durumda bulunuyor.
* Denize atılan bir cam şişe 1 milyon yılda, 1 plastik şişe ise 450 yılda ancak çevrime karışıyor.
* Denizlerdeki çöpler, her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunu öldürüyor.
* Akdeniz havzası, dünyadaki 34 sorunlu bölge içinde üçüncü sırada yer alıyor.
* Deniz kirliliği, küresel ısınmanın ana nedeni olarak algılanıyor.
Sanayi, turizm ve kentleşmeye yönelik çalışmalar nedeniyle artan bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya bulunan denizlerin insan sağlığı açısından çok sayıda faydası da bulunuyor.
Çalışmada, kanser ilaçlarının yüzde 65’inin deniz canlılarından ve bitkilerinden yapıldığı bilgisine de yer verildi.
[Ntvmsnbc]
ABD’li okyanus bilimcisi Charles Moore’a göre, Kaliforniya kıyılarından Japonya’ya uzanan okyanus alanında yaklaşık 100 milyon ton civarında atık var.
Çöplerin okyanusta kapladığı alan ABD’nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı. Bilim adamlarına göre, eğer önlem alınmazsa, gelecek 10 yıl içinde okyanusta çöple kaplı alan 2 katına çıkabilir.
ÇÖPLERİN YARISI PLASTİK
Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor. Bu atıkların yüzde 50’si plastik. Denizlere bir saatte atılan çöp miktarı ise 675 bin kilogram.
Araştırmalar, Türkiye’nin en kirli kıyılarının Karadeniz’de olduğu belirtiliyor. Karadeniz’in kirliliği, Tuna nehrinden gelen atıklara bağlanıyor.
[Ntvmsnbc]
DÜNYANIN ÇÖPÜ DENİZLERE DÖKÜLÜYOR
Denizlere yüzde 50’si plastik olmak üzere saatte 675 bin kilogram çöp atılıyor. Denize atılan bir cam şişe 1 milyon yılda, 1 plastik şişe ise 450 yılda ancak çevrime karışıyor. Denizlerdeki çöpler, her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunu öldürüyor...
DenizTemiz/Turmepa’nın çalışmasına göre, “Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor.”
DenizTemiz/Turmepa tarafından dünya denizlerinde yaşanan kirliliğin nedenleri ve sonuçlarına ilişkin yapılan bir çalışma, denizlerin dünyanın önemli çöp depolama alanlarından birisi haline geldiğini ortaya koyuyor.
Çalışmada, Türkiye’ye kıyısı olanlar arasında en fazla kirlilik bulunan denizin Karadeniz olduğu ifade edildi. Karadeniz’de kirlilik yaratan unsurların önemli bir bölümünün Tuna Nehri’nden geldiğine dikkate çekilen çalışmada, “Tuna Nehri, Karadeniz’deki kirliliğin yüzde 48’ine neden olmaktadır. Ayrıca, Karadeniz’e komşu ülkelerin atıkları da Karadeniz’i kirletmektedir” denildi.
Karadeniz’in kapalı bir havza olmasına rağmen akıntısı fazla olan bir deniz olduğu ifade edilen çalışmada, yılda 750 milyon metreküp suyun boğazlardan Marmara Denizi’ne ve buradan da Ege ve Akdeniz’e ulaştığı belirtildi. Çalışmada, “Bu nedenle Karadeniz temizlenmeden diğer denizlerimizin temizliğinden bahsedemeyiz” değerlendirmesi yapıldı.
DENİZLER ÇÖP TOPLAMA ALANI
Çalışmada yer alan bilgiler, dünya denizlerinin “içler acısı halini” ortaya koyuyor. Çalışmada, denizlerde yaşanan kirliliğe ilişkin şu bilgilere yer verildi:
* Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize atılıyor.
* Denizlere, yüzde 50’si plastik olmak üzere saatte 675 bin kilogram çöp atılıyor.
* Türkiye’de, sanayi tesislerinin yüzde 98’inde, belediyelerin yüzde 95’inde, turizm tesislerinin ise yüzde 81’inde atık arıtma tesisi bulunmuyor.
* Dünya nüfusunun neredeyse yarısı sahillerde yaşıyor.
* Her 20 kişiden 1’i, ömründe bir kere, kirli bir denize girmekten hastalanıyor.
* Her yıl yaklaşık 250 milyon kişi, kirli denizlere girdiği için mide ve bağırsak enfeksiyonu ile üst solunum yolları hastalıklarına yakalanıyor.
* Ticari olarak avlanabilen balık türlerinin en az yüzde 70’i gereğinden fazla ya da tamamen tüketilmiş durumda bulunuyor.
* Denize atılan bir cam şişe 1 milyon yılda, 1 plastik şişe ise 450 yılda ancak çevrime karışıyor.
* Denizlerdeki çöpler, her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşunu öldürüyor.
* Akdeniz havzası, dünyadaki 34 sorunlu bölge içinde üçüncü sırada yer alıyor.
* Deniz kirliliği, küresel ısınmanın ana nedeni olarak algılanıyor.
Sanayi, turizm ve kentleşmeye yönelik çalışmalar nedeniyle artan bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya bulunan denizlerin insan sağlığı açısından çok sayıda faydası da bulunuyor.
Çalışmada, kanser ilaçlarının yüzde 65’inin deniz canlılarından ve bitkilerinden yapıldığı bilgisine de yer verildi.
[Ntvmsnbc]
Etiketler:
büyük okyanus,
çevre kirliliği,
çöplük,
endüstri,
uygarlık
4.11.2007
5 altın madeni sahasına daha ihale
Kazdağı’nda altın madenlerindeki sondaj çalışmalarına kamuoyunun tepkisi devam ederken; yeraltı maden kaynaklarının özel sektörce işletilmesi için, 5 altın sahasında daha ihaleye çıkılıyor.
Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü; Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane ve Kırşehir’de toplam 5 bin 300 kilogram görünür altın rezervi bulunan altın yatakları belirledi.
Altın sahalarında yaklaşık 160 milyon YTL değerinde rezerv bulunduğu tahmin ediliyor.
Bu sahalar arasında en yüksek altın rezervinin 3 bin 320 kilogram ile Çanakkale’de bulunduğu belirlendi.
5 altın sahasının özel sektör tarafından işletilmesine yönelik ihalelerin bu ay içinde yapılmasına ve arama faaliyetlerinin bu yıl içinde başlatılmasına karar verildi.
[Ntvmsnbc]
Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü; Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane ve Kırşehir’de toplam 5 bin 300 kilogram görünür altın rezervi bulunan altın yatakları belirledi.
Altın sahalarında yaklaşık 160 milyon YTL değerinde rezerv bulunduğu tahmin ediliyor.
Bu sahalar arasında en yüksek altın rezervinin 3 bin 320 kilogram ile Çanakkale’de bulunduğu belirlendi.
5 altın sahasının özel sektör tarafından işletilmesine yönelik ihalelerin bu ay içinde yapılmasına ve arama faaliyetlerinin bu yıl içinde başlatılmasına karar verildi.
[Ntvmsnbc]
Etiketler:
altın madeni,
çevre kirliliği,
ekoloji
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)