ABD ve Fransa 24 saat içinde Çernobil benzeri bir felaketin yaşanabileceği uyarısını yaptı. Dünya diken üstünde...
Patlayan santralde hayatlarını feda ederek soğutma işlemi yapan Japon “kamikazelerinin” sayısı 180’e çıktı.
Önce deprem vurdu... Elektrik kesintisi nedeniyle Fukuşima nükleer santralinin soğutma sistemi devre dışı kaldı. Ancak endişelenecek bir durum yoktu. Jeneratörler hemen devreye girdi ve sistem yeniden çalışmaya başladı. Ama bu durum sadece 9 dakika sürdü. Tsunami dalgaları jeneratörleri alıp götürünce santralin soğutma sistemi için tek alternatif kaldı, o da akülü sistem. Ancak o da sadece 8 saat dayanabildi ve 1760 ton çok tehlikeli radyoaktif yakıt barındıran santral tamamen korumasız kaldı. Japonların tek çaresi vardı, deniz kenarındaki santrale tonlarca su püskürterek soğutma yapmak.
Tokyo’da panik var
Ancak bu çözüm de yetersiz kaldı ve radyoaktif sızıntı başladı. Nükleer tehlikenin 240 kilometre uzaktaki başkent Tokyo’ya kadar ulaşmasının ardından santralde çalışan 1800 çalışanın büyük kısmı tahliye edildi. Sadece 50 gönüllü, hayatları pahasına soğutma faaliyetine devam etmek için gönüllü oldu. Gönüllülere, “Fukuyama 50” ve “Kamikazeler” gibi isimler takıldı. Bu kahramanlık öyküsüne rağmen soğutma çalışmaları yine yeterli olmuyordu.
Rüzgâr izin vermedi
Krizin 5’inci gününde Japon yönetimi ABD’den resmi olarak yardım istedi. İki ülkenin nükleer bilimcileri, sonunda yangın söndürme helikopterleri ile reaktörlerin üzerine su atma formülünü ortaya attılar. Hemen Japon ordusuna ait Chinook-47 tipi helikopterler havalandı. Denizden her seferinde çektikleri 7.5 ton suyu en kritik durumda olan 3 no’lu reaktörün üzerine bıraktılar. Ancak çok yüksek radyasyon nedeniyle santrale 90 metre yüksekten su bırakabiliyorlardı, daha aşağıya inmeleri durumunda pilotlar için ölüm tehlikesi olduğu belirtildi. Su bu kadar yüksekten bırakılınca bu kez de rüzgarın azizliğine uğradılar. 3 no’lu reaktör için bırakılan suyun büyük kısmı 2 no’lu reaktöre gidiyordu. 11 itfaiye aracından püskürtülen su da yetersiz kaldı.
48 saat sonra felaket
Radyasyon seviyesinde hiçbir düşme olmadığı belirtildi. İşte o an ABD Nükleer Güvenlik Teşkilatı Başkanı Gregory Jaczko ve Enerji Başkanlığı’dan gelen açıklama tüyleri diken diken etti: “İntihar görevi olduğunu biliyoruz ama Japonya’nın o santrale soğutma operasyonunda görev almak için daha fazla insan göndermesi gerekiyor...” Fransız nükleer bilimcilerin sözleri ise çok daha korkutucu oldu. Nükleer Güvenlik Enstitüsü’nden Thierry Charles, “Yaptıkları hiçbir girişim sonuç vermedi. Yeni bir Çernobil’e 48 saat kaldı” ifadesini kullandı. Öte yandan reaktörün çevresindeki bir hastanede tedavi gören 14 radyasyon mağduru, diğer hastalara da bulaşma riskine karşı bir spor salonuna transfer edilmelerinden hemen sonra hayatlarını kaybetti.
30 yıl giriş yasak
Fukuşima Santrali’ndeki nükleer kriz aşılsa bile santralin bulunduğu bölgede kaydedilen yüksek radyasyon ve radyoaktif sızıntı nedeniyle santral ve çevresi şimdiden yeni Çernobil alanı oldu bile. Nükleer bilimciler özellikle santralde kullanılan Cesium-137 elementi üzerinde duruyor. Çok yüksek oranda toksik olan ve atmosfere karışması durumunda ölümcül olan elementin sızması durumunda bu bölgede en az 30 yıl boyunca hiçbir canlının yaşamasına müsaade edilmeyecek.