1.08.2007

Yunanistan adalarında olağan üstü hal

Yunanistan'da kuraklık ve ısı dalgasının sebep olduğu su kesintileri sebebiyle, Mykonos ve Santorini gibi popüler tatil yerlerinin de dahil olduğu Cyclades adalarında olağan üstü hal ilan edildi.

Kimolos adası belediye başkanı, adada hiç su kalmadığını ve durumun yakın zamanda muhtemelen düzeleceğini açıkladı.

Başkentin su şirketi EYDAP, Yunan nüfusunun neredeyse yarısının bulunduğu Atina'da, su kaynakları geçen seneye göre Temmuz ayında %26.4 oranında düştüğünü söyledi.

Cyclades adaları için gemi ile içme suyu naklindeki gecikmeler durumu daha da kötüleştirdi.

[AlertNet]


Powered by ScribeFire.

Bulgaristan'da su kesintileri 600 küçük kasaba ve köyü etkiliyor

Bulgaristan Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Hizmetleri Bakanı Dimcho Mihalevski, Bulgaristan'daki yaklaşık 600 küçük kasaba ve köy su kesintileri yaşadığını açıkladı.

Focs haber ajansına göre kesintiler, Turgovishte, Razgrad, Shoumen, Lovech, Gabrovo ve Bourgas'da yaşanıyor.

Mihalevski, yağmursuz havaların sürmesi halinde su kesintisinin yaşandığı kasaba ve köy sayısının 800'e ulaşabileceğini bildirdi.

Mihalevski'ye göre, büyük kasabalar ve şehirlerde henüz su kesintisi tehlikesi bulunmuyor.

[SofiaEcho]



Powered by ScribeFire.

İngiltere: ELF'ten plastik fabrikasına sabotaj

30/07/07'nin erken saatlerinde sabotajcılar, Chelmsford, Essex'deki Rio Tinto Alcan'ın sahip olduğu bir plastik fabrikası olan Smurfit Kappa'yı ziyaret ettiler. Giriş kapıları kilitlendi, ofis ve yükleme kapıları yapıştırıcılarla sabote edildi ve duvara bir mesaj yazıldı. Rio Tinto'ya ait araçlar da sabote edildi.

Yakın zaman önce işletmeyi satın alan Rio Tinto, dünya ve sakinlerine zarar veren şirketlerin en kötülerinden biridir. Güney Pasifik'te soykırım gerçekleştiren paramiliterleri eğitiyorlar ve maddi destek sağlıyorlar, Afrika'daki bütün dağların zirvelerini yok ediyorlar ya da yerli kabilelere ait el değmemiş yağmur ormanlarında maden çıkarıyorlar. Durdurulmak zorundalar.

Rio Tinto'nun yakın zamanda kazandığı Alcan, Avrupa'da şuanda yapılan en büyük ekolojik suça ortak oluyor. İzlanda'nın önemli vahşi alanlarını, dünyadaki en çok kirletici ve yoğun enerji tüketen endüstrilerinden biri olan alüminyum eriticilerine güç sağlamak için monolitik elektrik istasyonlarına dönüştürmeyi planlıyorlar. Rio Tinto gittiği her yere baskı götürür, Güney Pasifik'te Bouganville'de, bakır madenleri Panguna'ya larşı olanları öldürmek ve tehdit etmek için paralı askerler kiraladırlar. İzlanda'yı istilaları da farklı olmayacaktır. Ağır sanayiye karşı protestolar polis şiddeti ile karşılaşır, aktivistler devletin iftiralarına maruz kalır.

Rio Tinto'ya yaralanacağı yerden, kâr elde ettiği noktadan vurmak gereklidir.


DÜNYA ÖZGÜRLÜK CEPHESİ


Powered by ScribeFire.

Güney Asya'yı Sel Vurdu


Hindistan'da 112, Bangladeş'te 27 kişi öldü. Milyonlarca kişi evsiz...
Güney Asya'da sel etkili oluyor. Bangladeş'te su baskınlarında 27 kişi yaşamını yitirdi, Hindistan'da ise sellerde ölenlerin sayısı 112'ye yükseldi. İki ülkede 13 milyon kişi evlerini terketti.
Hindistan Muson Yağmurları Altında
Hindistan'ın doğusunda etkili olan Muson Yağmurları'nın yol açtığı seller can almaya devam ediyor.
Felaketten en çok etkilenen Bihar eyaletinde 62 kişi yaşamını yitirirken, 2 milyon 800 bin kişi de evsiz kaldı.
Sellerin okulları basması sonucu öğrenime ara verilen eyalette, kamuya ait bazı binaların da ağır hasar gördüğü gelen haberler arasında.Nesli tükenme tehlikesi altındaki tek boynuzlu gergedanların bulunduğu Kaziranga Ulusal Parkı'na da ulaşan sel sularının çok sayıda hayvanı telef ettiği, gergedanların ise hayatta kaldığı bildiriliyor.
Hindistan ordusu kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
Bangladeş'te Ölü Sayısı Artıyor
Muson yağmurları ve dağlardaki karların erimesi sonucu oluşan sellerden etkilenen Bangladeş'te de ölü sayısı artıyor.
Başkent Dakka'da nehirlerin çoğu taşarken 16 kişi yaşamını yitirdi, 1 milyondan fazla kişi de evsiz kaldı. Her geçen gün daha da yükselen su seviyesinin selleri tetikleyerek ölü sayısını artırmasından endişe duyuluyor.
Bogra kentinde de çoğu çocuk 11 kişinin yaşamını yitirdiği, 5 milyon kişinin evsiz kaldığı ve salgın hastalıkların ortaya çıkmaya başladığı gelen haberler arasında.
Kurtarma çalışmalarının teknik yetersizlikler nedeniyle yavaş ilerlediği ve bunun da ölü sayısını artırabileceği söyleniyor.
[TRT]

Deva İlaç Firması Atığını Gömmüş


Çerkezköy'deki Deva İlaç'ın arazisi ihbar üzerine kepçelerle kazıldı ve toprağa gömülü 72 varil bulundu. Fabrikanın savunması: Onlar 1992'de üretilen mide ilacının hammaddesi furfuril alkol. Yaksak sağlığa zararlı olabilirdi, çevreye zararsız diye gömdük
Türkiye'nin önde gelen ilaç firmalarından Deva, dün bahçesindeki 'gömülmüş varillerle' gündeme geldi. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde (ÇOSB) faaliyette bulunan Deva Holding Anonim Şirketi İlaç Aktif Maddeleri Çerkezköy Üretim Tesisleri'nin arazisine gömülmüş halde, içinde 'furfuril alkol' bulunduğu ileri sürülen 72 varil bulundu. Şirketin Üretim Müdürü Ersin Özkırımlı, bu maddeyi yakarak bertaraf etmekten daha zararsız olduğu ve çevreye etkisi bulunmadığı gerekçesiyle gömdüklerini açıklarken, bu savunmaya kimyacılardan itiraz geldi: "İlaç atıkları gelişigüzel gömülemez, kamu sağlığını tehdit eder."
Bir ihbarı değerlendiren Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla önceki gün fabrikaya baskın yapıldı. İlçe Emniyeti, Sivil Savunma, Sağlık ve Çevre müdürlüklerine bağlı ekipler bahçede kepçelerle arama yaptı. Özel kıyafetlerle dün de süren çalışmalarda toprağa gömülmüş halde 72 varil bulundu. Variller fabrikadaki depoya konuldu.
Fabrika alanı karantina altına alınırken, varillerdeki kimyasal atıkları incelemek için bölgeye Çevre ve Orman Bakanlığı ve TÜBİTAK ekipleri gönderildi. Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan da fabrikaya gitti. Vali Doğan daha sonra yaptığı açıklamada, "Ankara'dan teknik destek istedik. Numuneler labarotuvarda incelenecek" diye bilgi verdi.
'Suya karışıp sağlığı etkiler'
Furfuril alkolün mısır koçanı ve pirinç kabuğundan elde edildiğini kaydeden Özkırımlı, "Gömülerek ortadan kaldırılması o günkü şartlarda en mantıklısıydı. Kazı esnasında biz zaten varillerin çıkacağını bekliyorduk. Beklemediğimiz, böyle bir iftiraya maruz kalmak" dedi.
Savcılığın açtığı soruşturma sürerken kimya mühendisleri, üretimden çıkan maddenin gömülmemesi, o tarihte İl Çevre Müdürlüğü nezdinde bertaraf edilmesi ya da en azından stoklanması gerektiğini belirterek, şöyle dedi:
"Belki o tarihte İZAYDAŞ yoktu ama Çevre Bakanlığı da mı yoktu? Şirketin bu maddeleri gömmek yerine resmi kurumları haberdar etmesi, resmi prosedürü izlemesi gerekliydi. Şirketin resmi otoriteleri muhatap almadan kendi dilediğince hareket etmesi uygun bir davranış değil. Sonuçta bunlar, sac varillerle gömülüyor. Bu ambalaj malzemesi büyük olasılıkla çürüyüp yeraltı su havzasına karışacak. Karıştığı su, miktara bağlı olarak kamu sağlığına zarar verir."
'İzinsiz gömülemez'

Kimya mühendisi Serkan Küçük de ilkesel olarak hiçbir şirketin izinsiz şekilde bahçesine atık gömemeyeceğini belirtti:
"Demir varil içinde su da gömseniz, çevreye zarar verir. Maddenin etkilerini bilmek için araştırma lazım. Ancak teknik olarak, gömerek yok etme dünyanın her yerinde sınırlı ve izinlidir."
[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...