yaban hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaban hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.12.2007

Zürafalar için tehlike çanları

REUTERS - NAIROBI - ABD'li ve Kenyalı bilim insanları en az altı farklı tür zürafa olduğunu ve bunların bir kısmının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Vahşi Yaşamı Koruma Toplumu'ndan genetik bilimci David Brown "Bu türlerden bazılarının sayısı yüzlere düştü ve acil koruma gerekiyor" diye konuştu.

Şu anda Afrika ormanlarında sadece bir tür dolaşıyor. Bu, bazı türlerin uçurumun eşiğine geldiğini gösteriyor. Özellikle Kenya, Etiyopya ve Somali'deki zürafaların 1990'larda 27 binlerde olan sayısının 3 binlere kadar düştüğü belirtiliyor. Batı ve Orta Afrika'da 160 tane Nijerya zürafasının kaldığı söyleniyor. Brown 5.8 metre uzunluğa ve 2 bin kg ağırlığa kadar büyüyebilen tüm zürafaların tehdit altında olduğunu, son 10 yılda yüzde 30'luk azalma görüldüğünü vurguladı. Çalışma BMC Biyoloji dergisinde yayımlandı.

[Radikal]

11.12.2007

En uzun boynuzlu keçi avlandı

Antalya'nın Akseki ilçesinde ABD'li bir avcı, 147 santimetre boynuzu olan yabankeçisini av için öldürdü

ABD'li avcı Henry Davidian (46), Antalya'nın Akseki ilçesine bağlı Kuyucak beldesindeki avlakta, 147 santimetre boynuzu olan bir yabankeçisi avladı. Rekorun 2002'de 140.5 santimetre boynuz uzunluğundaki yaban keçisini avlayan Türk avcı Ömer Boravalı'ya ait olduğunu belirten uzmanlar, avı tescil ettirmesi halinde rekorun Davidian'a geçebileceğini söyledi.

Rekor Türk avcıda
Doğa Koruma ve Milli Parklar Akseki Mühendisliği yetkilileri, 12 yaşında olduğu tahmin edilen 90 kilogram ağırlığındaki yabankeçisinin dünya rekoru sayılabilecek boynuz uzunluğuna sahip olduğunu söyledi. Daha önce 1971 yılında İran'da avladığı yabankeçisiyle dünya rekorunu elinde bulunduran ABD'li avcı Robert Richards'ın rekoru, 2002 yılında Silifke'deki Hisardağı Gedikdağı Yaban Hayatı Geliştirme sahasında 140.5 santimetre boynuz uzunluğundaki yabankeçisini avlayan Türk avcı Ömer Boravalı tarafından kırılmıştı.

'Kazanç sistemi yanlış'
Av ve Yaban Hayatı Vakfı İkinci Başkanı, Milliyet yazarı Süha Umar ise bu konuda şunları söyledi:
"Yapılan avcılık yasa ve düzenlemelere bakıldığında doğru gibi gözükmekte. Ancak Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 'durumu ne olursa olsun av hayvanlarının yerli ve yabancı kişilere para karşılığı öldürtülerek bundan kazanç elde edilmesi' anlayışı yanlış. Bu anlayış, çok değerli yaban hayatı türlerinin yok olmasına yol açacaktır."

[Milliyet]

Antartika'da 700'ün üzerinde yeni canlı türü keşfedildi

Antarktika'da 700'ün üzerinde yeni canlı türünün keşfedildiği bildirildi. TÜBİTAK'ın yayımladığı Bilim ve Teknik dergisinin Aralık sayısında, İngiltere'deki Antarktika Araştırmaları Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya yer verildi.

Araştırmayla, denizsel yaşam formları bakımından geçmişte yoksul olduğu düşünülen Antarktika denizlerinde 700'ün üzerinde yeni canlı türü keşfedildi.

Aralarında çok sayıda kabuklu, deniz solucanı, etçil sünger bulunan canlıların bölgedeki okyanus yaşamının evrimine ışık tutması bekleniyor. Bölgenin, sanılanın aksine dinamik ve biyolojik olarak son derece zengin bir yapıya sahip olduğunu kanıtlayan araştırma, Antarktika'daki deniz canlıları üzerine yapılan ilk geniş kapsamlı projenin bir ayağını oluşturuyor.

Araştırma, Antarktika'yı çevreleyen suların derin bölgelerinde yaşayan canlılara ilişkin bilgi açığını kapatmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Antarktika'daki Weddell Denizi'ne 2002 ve 2005 yıllarında düzenlenen gezilerde 774 metre ile 6 bin 348 metre arasındaki derinliklerden ve birbirinden oldukça farklı ortamlardan on binlerce örnek toplandı ve bunların 700'ünün yeni türler olduğu saptandı.

[BİRGÜN]

18.11.2007

Kıbrıs'ta doğal hayat bölgesi

Kıbrıs'ta kuzey ve güneyi bölen ve 33 yıldır kimsenin yaşamadığı tampon bölgenin, adadaki doğal hayatın korunağı haline geldiği belirtildi.
Kıbrıs Rum Kesimi'yle KKTC'nin arasındaki 180 kilometre uzunluğunda ve 7 kilometre genişliğindeki tampon bölgenin vahşi doğal hayatın sığınağı haline geldiği, her iki kesimden de doğal hayat uzmanlarının bölgeye yaptıkları ortak geziler sonucunda ortaya çıktı. Bölgede, adadaki sayıları son derece azalmış ve Kıbrıs Adası'nın sembollerinden olan yabani muflon koyunundan 3 bin adet tespit edildiği, ayrıca adaya has ve tükenmekte olduğu düşünülen flora ve fauna örneklerinin de zengin bir şekilde yer aldığı bildirildi.
Bölgenin bilim adamlarınca keşfedilmesi projesinde kilit rol oynayan Birleşmiş Milletler Gelişme Programı (UNDP) çevre yetkilisi Nicolas Jarraud, "Adada tükenmekte olduğunu düşündüğümüz hayvan ve bitki örneklerinin burada aslında iyi durumda var olduklarını gördük" dedi. Bölgede, insanların yaşadığı bölgelerde varlığına pek rastlanmayan türde yılanlar, tilkiler ve kuşların da bulunduğu bildirildi.

Milliyet

2.11.2007

YEDİGÖLLERDE 128 AYI

DHA - YEDİGÖLLERDE 128 AYI: Bolu Yedigöller Milli Parkı 'nda yapılan envanter çalışması sonucunda, bölgedeki geyik, ayı ve domuz sayısında artış olduğu tespit edildi. Sürek usulüyle yapılan sayım için 25 YTL yevmiyeyle 50 bin 950 hektarlık sahaya dağılan köylüler, ses çıkararak hayvanları sayım bölgesine yöneltmeye çalıştı. Böylece geçen yıl 486 olan kızıl geyik sayısının 546'ya, 2 bin 10 olan yaban domuzu sayısı 2 bin 382'ye, 91 olan ayı sayısının da 128'e çıktığı anlaşıldı. Tilki, kurt ve çakal sayısındaysa fazla bir artış olmadığı gözlendi.

[Radikal]

21.10.2007

Türkiye, Yüzyılın En Kalabalık 'Sürmeli Kız Kuşu'nu Ağırlıyor



Dünya üzerindeki en ender kuş türlerinden birisi olan 'sürmeli kız kuşları'nın son 100 yılın en yüksek sayımı Türkiye'de yapıldı. Mayıs 2007'de Kazakistan'da halkalanan 3 sürmeli kız kuşundan biri takip edilerek, Türkiye'de 3 binin üzerinde kuşun sayılması sağlandı.

Dünya üzerindeki en ender kuş türlerinden birisi olan 'sürmeli kız kuşları'nın son 100 yılın en yüksek sayımı Türkiye'de yapıldı. Mayıs 2007'de Kazakistan'da halkalanan 3 sürmeli kız kuşundan biri takip edilerek, Türkiye'de 3 binin üzerinde kuşun sayılması sağlandı.

Kazakistan'da üreyen ve İngiltere Kraliyet Kuşları Koruma Derneği tarafından uydu vericisi yerleştirmiş 3 sürmeli kızkuşunun birisinden geçtiğimiz hafta sinyal alındı. Bunun üzerine, Doğa Derneği uzmanları ve Dicle Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri güneydoğu bölgesinde hızla inceleme başlattı. Yapılan incelemeler sonunda 3 binin üzerinde Sürmeli Kız Kuşu Ceylanpınar Önemli Doğa Alanı'nda belirlendi. (Cihan Haber Ajansı)

20.10.2007

Avcılığı bırakıp, 10 bin ördeği doğaya saldı

Adana'da eski bir avcı olan işadamı, yıllarca tabiata zarar verdiğini düşünerek son 7 yılda yetiştirdiği 10 bin ördeği doğaya bıraktı. Geçmişin hatalarını telafi edebilmek için bir de dernek kuran eski avcı Mehmet Ali Önür, doğa turları ile avcılığı önlemeye çalışıyor.

Önür, 35 yıl boyunca Türkiye'nin her bölgesinde avlandı. Bundan bir süre önce de Seyhan Avcılık ve Atıcılık Derneği'ni kurdu ve başkanlığını yaptı. Önür'ün avcılık tutkusunu ise 8 yıl önce bir seyahatinde Bandırma'da gördüğü ördek değiştirdi. Bu ördekler evde kümes hayvanı niyeti ile beslenenlere benzemiyordu. Ördeklerin sahibi ile anlaşarak satın alan Önür, Yumurtalık lagünlerindeki kendi özel yerinde üretmeye başladı. 7 yıl içinde toplam 10 bin rakamına ulaşan Önür, ördekleri ava yasak alanlardan doğaya saldı. Ancak üzüntüsü de burada başladı. Kendisinin binbir emek vererek yetiştirip doğaya bıraktığı ördekleri bir başka avcının avlayacağını düşünen Önür, şimdi bu konuda da bir teklifte bulunuyor: "Bize zamanında hiç kimse yaptığımızın yanlış olduğunu anlatmamış. Bunun yanlış olduğunu sonradan öğrendik. Ördeklere baktıkça aslında vurulacak değil sevilecek canlılarmış diye hayıflanıyorum. Bu sebeple tüm avcılara tüfekleri bırakma zamanı geldi artık diyorum."

Ayda bin YTL para harcayarak yetiştirdiği ördekleri Seyhan Baraj Gölü, Karataş ilçesinde bulunan ava yasak alanlara ve Yumurtalık lagününe salan Mehmet Ali Önür, artık tüfek yerine fotoğraf makinesi ve kamera kullanıyor. Mehmet Ali Önür'ün avcılara nasihati ise tüfekleri bırakıp ellerine fotoğraf makinesi ve kamera almaları. Eskiden av sezonunun açılmasıyla birlikte eline tüfeği alıp diyar diyar gezen ve avcılara ördekleri avlamak için öncülük eden Önür, şimdi yine av bayramı düzenliyor. Ancak, bu kez farklı bir amaç için. Önür'ün av bayramında hayvanlar avlanmak yerine fotoğraflanıyor. Son olarak 15 Ağustos'ta Demirkazık Dağı'nda düzenlediği av bayramında Adanalı 75 avcıya tüfeği bıraktıran Önür, "Artık onlar da tüfek yerine fotoğraf makinesini ellerine aldı." diyerek mutluluğunu dile getiriyor. - Ali Akçoban

[Zaman]

Canlı türleri veri tabanı kullanımda

Türkiye doğasındaki tüm canlı türlerine ait bilimsel verilerin toplanacağı veri tabanı kullanıma açıldı.

ANKARA - Türkiye’nin zengin biyolojik çeşitliliği ile ilgili tüm verileri içerecek olan “Nuh’un Gemisi” adlı veri tabanı, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun dijital kurdeleyi kesmesiyle kullanıma açıldı.

İlk bilgi girişini de bakan Eroğlu’nun yaptığı veri tabanı, Türkiye’deki 9 bin 600’den fazla bitki, 152 memeli, 459 kuş, 354 balık ve 106 sürüngen türü, korunan alanlar ve tüm yaşam alanlarıyla ilgili bilgileri içerecek.

Araştırmacılar, ‘www.nuhungemisi.gov.tr” adresine girerek, Türkiye’nin herhangi bir yerine harita üzerinden gözlemlerini girebilecek, sistemdeki verileri gözlemleyebilecek.

[NTVMSNBC]

12.09.2007

Nesli tükenenlerin kırmızı listesi

Dünya Koruma Birliği’nin bugün Cenevre’de açıkladığı ve 2007 Kırmızı Listesi’ni de içeren raporda tam 41 bin 415 canlı var ve bunların 16 bin 306 tanesi, yani üçte birinden fazlası yok olma tehdidiyle karşı karşıya.

CENEVRE - Tüm kategorilerde kötüleşme var, tek istisna 15 yıl önce dünyadaki en nadir papağanlardan olan Mauritus Eko papağanının artık daha az tehlike altında olması. Soyu tükenen canlı sayısının 785’e ulaştığı belirtilen raporda 65 canlının da ancak koruma altında yaşamaya devam edebildikleri vurgulanıyor.
Haberin devamı

İnsanın en yakın akrabalarından gorillerin nüfusunda Ebola virüsünün de etkisiyle son 25 yılda yaklaşık yüzde 60’lık bir düşüş kaydedilmiş.

Mercanlar ise bu yıl ilk kez tehlike listesinde. Çin’de bulunan bir tür olan Yangtze nehir yunuslarının soyları neredeyse tükenmiş durumda. Hindistan ve Nepal timsahları da en çok tehdit altındaki canlılardan, son dokuz senede sayıları yüzde 58 azalmış.

Barajlar, sulama projeleri, madencilik gibi çalışmalar sonucu eski yaşam alanlarının yalnızca yüzde 2’si geriye kalmış. Akbabaların nesli ise beslenebilecekleri büyük memelilerin sayısının azalması, yaşam alanlarının daralması ve enerji hatlarında çarpılmaları sebebiyle tehlikede.

Besi hayvanlarını korumak için çakal, sırtlan gibi yağmacı hayvanları öldürmede kullanılan zehirli yemler de akbabaları etkiliyor. Meksika ve Kuzey Amerika’da 738 sürüngen tehlikede, bunlardan 90’ının nesli tükenmek üzere.

Fazla avlanma ve akvaryumculuk merakı nedeniyle balık neslinde de azalmalar sözkonusu. Bitkilere gelince, bu yıl listede bulunan 12 bin 43 bitkinin 8 bin 447 adedi tehdit altında olarak sınıflanmış.

15 milyonu saptanmış, ancak toplam sayısı 100 milyon olarak tahmin edilen canlı türleri açısından en büyük tehdit insanların faaliyetleri. Canlıların doğal yaşam alanlarının yıpranması, hava ve çevre kirliliği, fazla ekim, fazla avlanma ve hastalıklar; bunların tümü yeryüzündeki canlıların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmesine neden oluyor.

Alanındaki en etkin çalışma olarak nitelenen rapora göre bu güne kadar yapılanlar yetersiz, çok daha geniş çaplı ve organize çabalara ihtiyaç var.

[NTVMSNBC]

2.08.2007

Hindistan'daki leoparlar kaçak avcılık tehlikesi altında

Vücud parçaları için kaçak avlanmalarındaki artış ve köylülerin insan yerleşim alanlarından uzak tutmak için öldürmeye baş vurmalarıyla birlikte, Hindistan'daki leoparlar tehdit altındalar.

Kaplan nüfusunun son yıllarda kaçak avlanmanın bir sonucu olarak düşmesiyle birlikte, avcılar leoparlara yönelmiş durumda olduğu açıklanıyor. Leoparlar, geleneksel Asya tıbbında kullanılmak için kemikleri, pençeleri ve penisleri kadar derileri içinde öldürülüyor.

Yaşam alanlarının azalması da, leoparları insan yerleşkelerine girmek - insalara ve sığırlara saldırmak - zorunda bırakarak leoparları tehdit ediyor, çünkü karşılığında öldürülüyorlar.

Hindistan Yaban Hayatı Koruma Topluluğu başkanı Belinda Wright, "Azalan yaşam alanları nedeniyle leoparla her zaman tehlike altında oldular, fakat şimdi peşlerindeki avcılarla birlikte hayvanların korunması için acil bir ihtiyaç bulunmaktadır," dedi.

Wright'ın açıklamasına göre, tehlike altında ve korunan bir tür olmasına rağmen, Ocak 2006'tan beri en az 228 leopar öldürüldü, ki bunun 68'i yalnızca bu sene öldürüldü.

[Kaynak]

Polonya yol yapımından vaz geçti

AB Komisyonu'nun Polonya'yı, koruma altındaki bir doğal alanda yol inşaatına yeniden başlamaktan engelleme girişimi üzerine, Polonya hükümeti yolun yapımından vazgeçildiğini açıkladı.

Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski, devlet radyosunda yaptığı açıklamada, yapımı planlanan yolun AB çevre yasalarına uygun olup olmadığını saptayacak Avrupa Adalet Divanı hükmü beklenmeden yol yapım çalışmalarının durudurulmasının kararlaştırıldığını kaydetti.

Başbakan Kaczynski, hükümetinin AB Komisyonunu ikna etmeyi başaramadığını ve artık itidal içinde hareket edilmesi zamanının geldiğini söyledi.

'Rospuda Projesi anlaşmazlığı'

Başkent Varşova'dan Finlandiya'nın başkenti Helsinki'ye uzanması planlanan yol, birçok ender bitki ve hayvanın yaşadığı ve AB'nin 'Natura 2000' programı çerçevesinde koruma altına alınmış olan Rospuda Vadisi'nden geçecekti.

Polonya yetkilileri, kuşların yuva yapma mevsimi dolayısıyla, yol yapım çalışmalarını askıya almıştı. Ancak Rospuda Vadisi'ndeki çalışmalara yarın yeniden başlanması planlanıyordu.

Yetkililer, otoyolun doğal çevre üzerinde yaratacağı tahribatın asgari düzeyde olacağını, zira bu yörede normal yol değil, bir viyadük inşa edilmesinin planlandığını söylüyorlardı.

AB Komisyonu çevre yetkilileriyse, Avrupa Adalet Divanı'ndan, 'eşsiz bir doğal bölgede, onarılamaz bir tahribat yaratılmasını önlemek için' karar çıkartma yoluna gitti.

AB Komisyonu, Adalet Divanı'ndan Augustow kenti çevresinde inşa edilmesi planlanan 40 km.lik çevre yolunun, sıkı AB çevre yasalarına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı konusunda karar çıkıncaya kadar inşaatın askıya alınmasını da istemişti.

Augustow kentinden Litvanya sınırına hergün 4500 dolayında ağır taşıt geçiyor.

İngiltere Kraliyet Kuşları Koruma Derneği'ne göre, Rospuda Vadisi'nden geçmesi planlanmış olan yol, bu bölgede yaşayan vaşak ve kurtlarla, küresel düzeyde yokolma tehdidi altında olan benekli kartal ve çalı bülbülü topluluklarını tehlikeye atacak.

[BBC Türkçe]

5.05.2007

Orangutan nesli tükenebilir

Büyük kuyruksuz maymun ailesinin bir parçası olan orangutan, yakında, nesli tükenen diğer hayvan gruplarının bir parçası olabilir.

Orangutan popülasyonunun azalmasındaki ana faktör, pek çok abur cubur besin, kozmetik ürünler ve deterjanlarda bulunan hurma yağınının artan kullanımıdır. Hurma yağı, Afrika yağlı hurma ağacının meyvelerinden elde edilir, ve orangutanların doğal ortamlarının çoğu, daha fazla yağlı hurma plantasyonu elde etmek için yok edilmektedir.

Birleşmiş Milletler, orangutanların beş ila on yıl içersinde nesillerinin tükenebileceğini tahmin ediyor.

[Kaynak]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...