marmara denizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marmara denizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.01.2009

Marmara 14 kez sallandı

Marmara Denizi’nde dün meydana gelen depremin ardından 14 sarsıntı daha kaydedildi.

Marmara Denizi’nde dün akşam saat 17.58’de gerçekleşen 4.2 büyüklüğündeki depremin ardından 14 sarsıntı daha kaydedildi.


Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerinden derlenen bilgiye göre, 4.2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede2.5 ile 3.6 büyüklükleri arasında 12 ayrı sarsıntı daha oldu.

Bunları, saat 10.08’de gerçekleşen 3.0 ve 10.28’de meydana gelen 2.9 büyüklüklerindeki depremler izledi.

[Radikal]

16.07.2008

Dikkat: Tsunami olabilir!

Dünkü 6.4'lük depremin ardından Akdeniz'de artçılar devam ediyor. Bugün yine sabah saatlerinde Akdeniz'de, çok hafif şiddetli deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, saat 06.46'da, merkez üssü Rodos Adası'nın güneyi olan 3,6 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi.

Deprem uzmanları ise bu konu üzerinde uyardı: Birkaç gün sahillerden uzak durun. Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan "Deprem "Rodos-Girit-Fethiye dalma batma kuşağı"nın üzerinde oldu. Bu kuşak yaklaşık 2 yıldır oldukça gerildi. Bir ucu Mora Yarımadası'na, diğer ucu ise Fethiye-Rodos-Çameli kesimine denk gelen bu fay kuşağı, şimdiye dek büyük depremlere sebep oldu" diye konuşurken "Küçük sallantılar depremi 1 hafta önceden haber verdi. Sabah saatlerinde Marmaris için bir tsunami uyarısı yaptım. Bir iki gün sahilden uzak durulabilir. Yüzde 1'in altında bile olsa büyük bir depremin olma ihtimali bulunuyor" dedi..

Bir diğer deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise güneybatı kıyılarının tam tatil döneminde büyük bir risk taşıdığını kaydederken, "1609'da Rodos açıklarındaki bu çukurda meydana gelen deprem 1 saat içinde Fethiye kıyıları da dahil olmak üzere 12 bin kişinin ölümüne yol açtı. 4 bin metrelik çukurun yamacında duran çamurlar büyük dalgalar meydana getirebilir. Denizde ani bir kıyı çekilmesi görülürse yükseğe çıkılmasını öneririm" şeklinde konuştu.

DÜN BİGA DA SALLANDI
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nden aldığımız bilgiler üzerine bugün saat 12:19'da Çanakkale Biga'da 4.0 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Sarsıntı Balıkesir, Bursa gibi çevre illerde de hissedildi...

[Haber Türk]

17.06.2008

Marmara Denizi'nde Garip Işık Kümeleri Görüldüğü İddiası

Balıkesir'in Bandırma İlçesinde Vatandaşlar Tarafından Denizin Üzerinde Bir Saat Süreyle Işık Kümeleri Görüldüğü İddia Edildi. Işıkların Görüldüğü Zamanlarda Marmara Denizi Bandırma Körfezi'nde Depremlerin Meydana Gelmesi, Bölgede Deprem Olacağı Endişelerini Arttırdı.

Balıkesir'in Bandırma ilçesinde vatandaşlar tarafından denizin üzerinde bir saat süreyle ışık kümeleri görüldüğü iddia edildi. Işıkların görüldüğü zamanlarda Marmara Denizi Bandırma Körfezi'nde depremlerin meydana gelmesi, bölgede deprem olacağı endişelerini arttırdı.

Bandırma'da geçtiğimiz akşam deniz manzaralı bir çay bahçesinde oturan vatandaşlar, denizin üzerinde ışık kümeleri gördüğünü iddia etti. Çay bahçesi işleten Mümtaz Okay, akşam 21.30 sıralarında denizin üzerinde yaklaşık 1 saat süreyle ışık kümeleri gördüğünü söyledi. Beyaz ışığın düzensiz olarak denizin üzerinde gezindiğini ifade eden Okay, "Cuma akşamı 21.30 sıralarında çay bahçesinde oturanlardan birisi garip ışıkların olduğunu söyledi. Baktığımda denizin ortasında birkaç yüz metre yükseklikte beyaz parlamalar vardı. Değişik yerlerde ikili üçlü ışık kümeleri vardı. Bu çok uzun süre devam etti. Bazen birkaç dakika kesildikten sonra yeniden parlamalar devam ediyordu. Sonra gazinonun çatısına çıktım ve inceledim. Bir yerden ışık tutma olayı değildi, belirli bir ışık hüzmesi yoktu. Belli bir alanda düzensiz şekilde ışıklar oluşuyordu. Bu olay yaklaşık 1 saat devam etti. Benimle birlikte 15-20 kişi aynı olaya tanık oldu. Ben 35 yıldır buradayım ilk defa böyle birşey görüyorum" dedi.

Çay bahçesinde oturduğu sırada ışıkları ilk görenlerden olan Bandırmalı kuaför Nazmiye Çakır, ilk olarak denizden büyük bir balon gibi ışık kütlesi çıktığını ve ışığın daha sonra değişik şekiller aldığını söyledi. Işığın oldukça güçlü ve parlak olduğunu belirten Çakır, "Denizden ilk önce uçan balon gibi birşey çıktı. Denizden bağlantısı var gibiydi. Göğe doğru yükseldi. Önce ben tereddüt ettim, dalga geçerler diye kimseye söylemedim. Sonra balon gibi ışık kayboldu yaygın bir şekilde dumanlaşma oluştu.

Biri bitiyordu biri çıkıyordu üç şekil olarak. Diğer kişilere söyledim onlar da gördüler bir saat sürdü. Duman gibi değil ama parıltılı bir şekildi" şeklinde konuştu. Olaya tanık olanlardan çay bahçesinde garson olarak çalışan Hayrettin Ovalı ise, "Gazinoda servis yaparken birden panik oldu. Denizde büyük bir beyaz bulut kümesi gibi ışık vardı. O gün deprem olmuştu. Çatıdan izledik daha sonra, çok kuvvetli bir ışıktı. Ben deprem olabilir diye korktum" dedi.

Olaya şahit olanların durumu kendisine aktardığı 911 Arama Kurtarma Derneği Genel Başkanı Mustafa Gürsoy ise, ışık kümelerinin deprem ışıklarıyla bağlantılı olabileceğini ileri sürerek, olayı deprem uzmanları Oğuz Gündoğdu ve Şener Üşümezsoy'a da bildirdiklerini söyledi. Işık kümelerinin görüldüğü Cuma günü Bandırma Körfezi'nde gündüz ve akşam saatlerinde 3.4, 3.2 ve 2.8 şiddetinde üç ayrı deprem olduğuna dikkat çeken Gürsoy, "Depremlerden bir tanesinin olmasından sonra bu ışık kümelerinin görüldüğünü bize aktardılar. Durumu Gündoğdu ve Üşümezsoy hocalarımıza aktardık. Kendilerini konuyu inceleyeceklerini söylediler" dedi.

AMERİKAN SİTESİNDEN BÖLGEDE DEPREM UYARISI
Amerika Birleşik Devletleri'nde yayın yapan 'www.ireport.com' sitesinde yaklaşık bir hafta önce Bandırma ve Manyas Gölü civarında birkaç hafta içerisinde 8 şiddetinde bir deprem beklendiği yolunda uyarı yapıldığını ifade eden Gürsoy, "Amerika'da yayın yapan bir sitede 'Deprem Uyarısı' başlığıyla Bandırma'nın 30 ile 60 mil güneyinde 8 şiddetinde deprem beklenildiği yazıyor. Bu sitede haberi yayınlayanlar Çin'de meydana gelen depremin Ortadoğu üzerinde çeşitli depremlerin tetikleyicisi olabileceği yazıyor.

Yazıda sözü edilen haberin sayfasıhttp://www.ireport.com/docs/DOC-22435
(Kemal Mete)
Bunu ne gibi bilimsel kanıtlara dayandırdıklarını bilmiyoruz. Biz de internet sitemizde bu habere yer verdik. Amerika'da bir kişinin Bandırma ve çevresini deprem konusunda uyarması çok ilginç. Konuyu Bandırma Kaymakamlığı ve Kandilli Rasathanesi'ne bildirdik. Rasathane yetkilileri siteyi inceleyeceklerini söylediler. Ama tüm bu durumların aynı zamanlarda olması insanları tedirgin ediyor" dedi.

[
Son Dakika Haber.Com]

17.11.2007

Marmara'da Tsunaminin Nasıl Olacağı Anlaşıldı


ODTÜ, olası Marmara depremi için tsunami etki simülasyonu hazırladı. Simülasyonda, 49 ayrı senaryo, video görüntülerine dönüştürüldü. En kötü senaryoya göre olası büyük depremde İstanbul'u 5.5 metrelik tsunami dalgaları vuracak. Tsunami, depremden sekiz dakika sonra gelecek.

Geçmiş depremler incelenerek ve Marmara Denizi'nin topoğrafyası çıkarılarak hazırlanan simülasyonu ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Deniz Mühendisliği Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner tanıttı. Yalçıner'in verdigi bilgiye göre depremlerde, tsunami oluşma olasılığı yüzde 10-15. Bir depremden sonra beş tsunami dalgası görülebiliyor. En etkilileri ikinci ve üçüncü dalgalar. Marmara'da olası bir tsunami, sığ alanlarda 100-150 metre içerilere girebilecek. Marmara'da oluşabilecek bir tsunaminin İstanbul Boğazı'ndan da girmesi riski var. Ancak Boğaz'ın derinliğinin az olması tsunaminin de etkisini azaltacak.
Yalçıner, "En kötü senaryoya göre, tsunami kıyılara vurduğu anda yüksekliği 5 metreyi bulabilecek, Marmara Denizi'nin doğu kıyılarında 25, batı kıyılarında 10 kilometrelik alanı etkileyebilecek. Tsunami, 8 dakika sonra gelecek." dedi.
Yalçıner, olası tsunamide kaçış yolları hazırlanması için Büyükşehir Belediyesi'yle görüştüklerini söyledi. Vatandaşlardan deprem sonrası sular çekilirse kıyıların 100-150 metre içerisindeki alanları derhal terk etmelerini istedi.
[Radikal]

6.11.2007

Marmara'da Tsunami Tehlikesi Kesinleşti!!


Marmaray için Yenikapı’da yapılan kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan bulgular, muhtemel İstanbul depreminden sonra meydana geleceği düşünülen tsunami riskini kesinleştirdi. Altıncı yüzyıla ait toprak tabakalarında o devirde yaşanan tsunamiye ilişkin veriler bulunduğunu söyleyen Prof. Doğan Perinçek, "İlk kez, 553 yılındaki depremin ardından tsunami olduğuna dair kanıtlara ulaştık" dedi.

18 Mart Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, Marmaray çalışmaları sırasında ortaya çıkartılan Yenikapı antik liman kazılarında, altıncı yüzyılda yaşanan tsunamiyi ortaya koyan somut izlere rastlandığını söyledi. İstanbul Arkeoloji Müzesi öncülüğünde yürütelen kazılarda gün ışığına çıkan Theodosius Limanı’ndaki toprak tabakalarını inceleyen Prof. Perinçek, "Tarihsel belgelerde sözü geçen tsunami dalgalarının denizden getirdiği çökeller İstanbul’un bazı kesimlerinde korunmuş olmalıdır. Altıncı yüzyıl tabakasındaki farklı malzemeler sayesinde ilk kez Bizans kaynaklarında adı geçen M.S. 553 yılındaki depremin ardından tsunami olduğuna dair kanıtlara ulaştık" dedi. İstanbul’un deniz kıyısındaki bazı semtlerinin 553 yılındaki depremin ardından oluşan tsunami dalgalarının altında kaldığının kesinleştiğini belirten Prof. Perinçek, şunları söyledi:

"Bu düzeydeki çökellerin tsunami ile ilgili olduğunu gösteren veriler mevcut. Kazı alanında bütün bir deve ve beş at iskeleti bulunmuştur. Su kütlesi yoğun (çok ağdalı) olduğu için beraberinde getirdiği hayvanlar öldükten sonra şişip yüzmeye fırsat bulamadan sözkonusu ağdalı (yoğun ) malzeme içinde gömülürler. Eğer sözü edilen dört at ve bir deve, sel sularıyla denize taşınmış olsaydı, bu hayvanlar denize ulaştıktan sonra ölecek, şişip yüzmeye başlayacaklardi. Bu durumda hayvanların çürümesi sozkonusu olacaktı. Çürüme olduğunda ise hayvanların iskeletinin bütün olarak korunması mümkün olmayacaktı. Bulunan beş iskelet de eksiksiz ve bütün olarak korunmuştur. Kritik veri, bu gozlemimiz. Sonuç olarak limana ulaşıp burada korunmuş bulunan çökeller tsunami kontrolünda çökelmişlerdir. Bunun nedeni, M.S. 553 yılında olan deprem ve bunun ardından oluşan tsunami dalgalarıdır."

GEBZE’DEN KUMBURGAZ’A

Endonezya’da görülen ve bütün dünyayı dehşete düşüren ölçekte bir tsunami beklenmediğini ama bir ile beş metre arasındaki bir tusanaminin bile İstanbul kıyılarında yüzlerce insanın ölmesine sebep olabileceğini hatırlatan Prof. Perinçek, "Bizim amacımız, insanları korkutmadan bilgilendirmektir. Yenikapı’da bulunan kalıntılar önümüzdeki yıllarda Marmara dolayını etkileyen depremler sonrasında tsunami olabileceğini göstermektedir" dedi.

Hatırlanacağı üzere, Prof. Dr. Celál Şengör de, Hava Harp Okulu için Sinan Özeren ve Nazmi Postacıoğlu ile birlikte bir tsunami raporu hazırladıklarını belirtmiş, tsunami sırasında denizin yedi metre birden yükselebileceğini hatırlatarak, "Denizin birdenbire yedi metre yükselmesi demek, büyük bir risk demektir. Üstelik bu tür dalgalar, önleri düz olduğu zaman kilometrelerce gidebilir. Gebze’den Kumburgaz’a bütün bir sahili vurabilir" demişti.
[Hürriyet]

15.06.2007

Denizler altından dikkat çağrısı

L'Atalante gemisiyle yapılan araştırmalar Marmara'daki fayların aktif olduğunu gösterdi. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, 'Gaz ve su çıkışını takip için deniz dibine istasyon kurulmalı. Türk yetkililere ve AB fonlarına başvurduk' dedi

AA - İSTANBUL - Marmara Denizi'nde beklenen depremin izini süren bilimadamları sonuca vardı: Deniz tabanında fay boyunca açığa çıkan gazlar, yüzeyden değil, derinlerden geliyor. Bu, fayların aktif olduğunun kanıtı. Gazların izlenmesiyle, tsunamiye de yol açabilecek depremin gelişiyle ilgili önemli ipuçları elde edilebilir. Denizaltı gözleme istasyonu gerekli.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Fransızların deniz araştırma merkezi IFREMER'e ait L'Atalante gemisiyle 12 Mayıs 2007 tarihinde Marmara'ya açılmıştı. Nautile mini denizaltısıyla, 1200 metreye kadar inilerek Kuzey Anadolu fayının deniz altında kalan kısmı üzerinde adım adım ilerledi. Türk ve Fransız bilim adamlarının katılımıyla yapılan incelemeler 12 Haziran'da sonra erdi.

Proje Araştırma Genel Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:

  • "Gaz çıkışları, fayın aktif olduğunun belirtisi. Bu gazlar yüzeyde bizim bataklık gazı olarak nitelediğimiz cinsten değil, deprem derinliklerindeki kırıklardan gelen gazlar. Bunu daha önce insansız denizaltıyla tespit etmiştik, şimdi görerek tespit ettik."
  • "Akışkanların çıktığı yerler belirlendi, haritalandı, akışkan çıkış noktalarıyla aktif faylar arasındaki ilişki açığa kavuşturuldu. Akışkan çıkışlarının en iyi gözlendiği üç istasyona bu konuda ölçümler yapacak ve küçük depremleri belirleyecek sismograflar (OBS) yerleştirildi."
  • "Olası depremde deniz altı heyelanları oluşturabilecek ve tsunamiye neden olabilecek yerler de araştırıldı. Deniz tabanına çok sayıda cihaz yerleştirildi. Bu cihazlar dört ay ile bir yıl arasında deniz dibinde kalacak, veriler daha sonra değerlendirilecek."

    '4-5 milyon avro yeter'
    Görür, şu önlemi önerdi: "Gaz ve su çıkışlarının incelenebilmesi için deniz tabanına bir denizaltı gözlem istasyonu kurulmalı. Bunun için Türkiye'deki yetkililer ve AB fonlarından yararlanmak için başvurularda bulunduk. Gözlem istasyonunun belirli sayıda kurulması 4-5 milyon avroya mal olacak. Deneme istasyonu 350-400 bin YTL'ye kurulabilir."

  • [Radikal]
    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...