kıtlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıtlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.09.2007

Milyonlarca kişi ölebilir

Önde gelen bir iklim değişimi uzmanı, gelecek yüzyılın ortalarına dek milyonlarca, hatta on milyonlarca kişinin ölebileceği uyarısında bulundu.

BM'nin Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli'nden Profesör Martin Parry, bu ölümlerin iklim değişiminden kaynaklanacak sel, açlık ve kuraklık felaketleriyle meydana geleceğini söyledi.

Profesör Martin Parry, BBC'ye verdiği mülakatta dünyada ortalama sıcaklık artışını 2 dereceyle sınırlandırmak isteyen AB'nin başarı şansının çok düşük olduğunu belirtti.

Profesör Parry'ye göre atmosferde uzun süredir varolan karbon gazları yüzünden dünyanın ısınmaya devam etmesi kaçınılmaz.

BM uzmanına göre bu hedefe ulaşılsa bile, 2 derecelik bir artışın doğa üzerinde çok ciddi etkileri olacak.

Parry'nin başkanı olduğu BM panelinin 2 numaralı çalışma grubu, bugün bin sayfalık raporlarını Londra'da tanıttı.

Raporda Afrika, Asya'daki büyük delta ovaları ve Kuzey Kutbu'nun iklim değişiminden en büyük zararı görecek bölgeler olduğu vurgulanıyor.

'Kyoto yok gibi'

BM uzmanına göre dünyada karbon gazı salımı, Kyoto Anlaşması sanki hiç yapılmamış gibi sürüyor.

İklim değişimi konusundaki tahminlerin henüz tam olarak kesin olmadığını kabul eden uzman, yine de dünyanın kitlesel ölümlere doğru gittiğini söyleyebileceğimiz görüşünde.

Buna göre 2050 ya da en geç 2080'e dek yaşanacak sel, açlık ve kuraklık felaketlerinde en büyük darbeyi en yoksullar alacak.

Martin Parry'ye göre bu dönemde canlıların dörtte biri ila üçte biri yok olabilir.

Parry hükümetlere, insanların felaketlere hazırlanmalarına yardım edecek planları hemen yapmaya başlamaları çağrısında bulundu.

[BBCTürkçe]

7.09.2007

Zimbabve: Buğday tükendikçe fırıncılar bir bir kapanıyor

Zimbabve Fırıncılar Derneği Çarşamba günü ülkenin buğdayının tükendiğini ve buğday olmadan da unun olmadığını ve pek çok fırıncının ekmek üretemediğini bildirdi.

Vekil başkan Vincen Mangoma, pek çok dükkanda ekmek olmadığını ve fırıncıların ciddi problemlerle karşılaştıklarını onayladı. Bu krizi aşmak için hiç buğday siparişi ya da plan olup olmadığını sorulduğunda, Mangoma; "Otoritelerin bu soruya cevap vermesi daha uygundur. Bu kesintilere ilişkin hükümete sunum yapmıştık ve Beira'dan sipariş yapıldığını işittik. Fakat ödeme ile ilgili bir problem olabilir." dedi. Mangoma, Mozambik sınırında beklediği rapor edilen 36,000 ton ithal edilmiş buğdayın bulunduğundan bahsetti. Ödeme ile ilgili olan problem ise, ödeme için gerekli hiç dış kaynak olmadığının farklı bir ifadesiydi.

[allAfrica.com]

20.07.2007

Kuraklık kötüye gittikçe kangurular şehirlere hücum ediyor



Avustralya'da son yüzyılın en kötü kuraklığı kanguruları yiyecek ve su bulmak için şehirlere sürüklüyor. Park alanlarının şehir boyunca dağılım gösterdiği Canberra'da, yoğun bir şekilde doğu bölgesi gri kangurularıyla karşılaşılıyor.

Canberra'da kent içinde gözlemlenen kangurular Avustralya'nın güney doğusundaki diğer şehirlerden gelen çok sayıda kanguru gözlemiyle birbirini tamamlıyor. Görünüşe göre hepsi de yiyecek aramak için kentlere giriyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nin Yaban Hayatı araştırma birimi yöneticisi Brendan Mackey, gıda aramak için kentlere giren çok sayıda kanguru görmenin oldukça mantıklı olduğunu söylüyor. "Kangurunun biyolojisi iyi zamanların avantajını elinde tutmak için donatılmıştır. Bu yüzden zaman iyiyken oldukça doğurgandırlar ve ürerler. Ancak tam tersi olduğunda dururlar."

Mackey'e göre, kuraklıklar kıt kaynaklar için rekabete yol açıyor, bu yüzden kangurular yiyecek ve su için sığır ve koyunlarla rekabete giriyorlar."

Canberra ve de Sidney ve Melbourne gibi diğer büyük şehirlerin kıyıları göreceli olarak oldukça bereketli kaynaklara sahip - genellikle çalılıklarda bulunan pek çok rekabetçi tür burada bulunmuyor.

Mackey şöyle diyor; "Yıldan yıla yağmur oldukça düzensizleşiyor. Bir hayvanın bu çevrede hayatta kalması için bir stratejiye sahip olması zorunlu."

Kanguruların yiyecek arayışları onları savunma bakanlığının personel yetiştirmek için kullandığı araziye getiriyor. Bu toprak ayrıca tehlike altındaki iki kertenkeleye ev sahipliği yapıyor. Besin eksikliği nedeniyle kertenkeleler aç kalıyor ve azalan bitki örtüsü yüzünden yırtıcılarca kolaylıkla yakalanıyor.

Beslenmek için hareket eden yalnızca kangurular değil. Yerel kuşların da daha iyi beslenmek için uzak mesafeler katettikleri gözlemleniyor. Bilinmeyen birşey ise ne zaman ve nereye gideceklerini nasıl bildikleri.

Kuraklığın ne zaman sona ereceğini kimse bilmiyor, fakat Mackey'e göre, kangurular iyi ya da kötü olsun değişen herhangi bir koşula adapte olmaya hazır olacaklar.

[National Geographic News]



Powered by ScribeFire.

19.04.2007

Hem denizde hem karada 'kıtlık'

DSİ, Ege'de bir bardak suyun hesabını yapıyor: Barajlar kurudu. Su olmadığı için tarlalarda ikinci ekim yapılmayacak... Sezon biterken İstanbul Balık Hali'ne bu yıl 9 bin ton balık geldi. Geçen yıl bu miktar 45 bin tondu. Nedeni, havaların soğumaması ve yanlış avlanma...

DENİZLİ - Küresel ısınmayı ciddiye almayan kaldıysa, bu yaz manavdan alışveriş yaparken konuyu daha iyi anlayacak! Devlet Su İşleri 21. Bölge Müdürü Halil İbrahim İndap, küresel ısınma ve yağışların yetersizliği nedeniyle Ege'deki baraj ve sulama göletlerinde su seviyesinin yarı yarıya düştüğünü, susuzluk yüzünden tarım arazilerine ikinci ürün ekimi yapılmasının yasaklanacağını söyledi.

Denizli İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı'na katılan Halil İbrahim İndap, "Ege'nin dağlarında kar yok, yağış yetersiz oldu. Barajlarda ve göletlerde su rezervi yetersiz. Barajları besleyen çok sayıda kaynak kurudu. Suyu en tasarruflu şekilde kullanmalıyız. Özellikle Denizli'nin Adıgüzeller, Aydın'ın Kemer ve Topçam barajları ile Muğla'nın Geyik ve Mumcular barajlarında durum iç açıcı değil" dedi.Sarayköy'den geçen Menderes Nehri'nin kolunun kurumaya yüz tuttuğunu, tarım arazilerine ekilen ikinci ürüne su vermelerinin mümkün olmadığını sözlerine ekleyen İndap, "Sarayköy Ovası'nda ekin ve bezelye tarlalarının sulama dönemindeyiz. Rezerv yetersiz olduğu için bu ovaya su veremedik. Ancak, önümüzdeki günlerde su vermeye çalışacağız. DSİ olarak bir metreküp suyun bile hesabını yapmaya başladık" diye konuştu.

Çiftçiler isyanda: 10 gün su verseler...
DSİ bir metreküp suyun hesabını yaparken, Denizli'nin Sarayköy ilçesinde de arazilerini sulayamayan çiftçiler isyanda. Tarladaki ürünlerinin susuzluktan büyüyemediğini ve yakında kurumaya başlayacağını söyleyen Sarayköy Sulama Birliği Başkanı Yasin Çetinkaya, "DSİ Bölge Müdürlüğü çiftçiye karşı anlayışlı davranmıyor. Arazilerimize 10 günlük bile su verseler yeterli olacak ama sulama sezonu olmasına rağmen hiç vermiyorlar" dedi.

Bölgedeki baraj ve göletlerdeki durum şöyle:

Denizli-Işıklı Barajı:En iyi durumdaki baraj. Geçen yıl yüzde 74 doluydu, bu yıl yüzde 71.
Denizli-Adıgüzeller Barajı:Geçen yıl 16 Nisan'da yüzde 42 doluydu, bu yıl yüzde 24.
Denizli-Gökpınar Barajı:Geçen yıl doluluk oranı yüzde 82 iken bu yıl yüzde 70'e geriledi.
Aydın-Kemer Barajı:Geçen yıl 16 Nisan'da doluluk oranı yüzde 78'di, bu yıl oran 166 milyon 600 bin metreküp suyla yüzde 40.
Aydın-Topçam Barajı:Geçen yıl doluluk oranı yüzde 63'tü, bu yıl yüzde 34.
Aydın-Karpuzlu-Yaylakavak Barajı:Doluluk oranı geçen yıl yüzde 95'ti, şimdi yüzde 28'e düştü.
Muğla-Geyik Barajı:Doluluk oranı geçen yıl yüzde 98 iken bu yıl yüzde 38'e düştü.
Muğla-Mumcular Barajı:Geçen yıl yüzde 64 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 29'a indi.
[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...