çevre felaketi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çevre felaketi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.05.2008

Myanmar'da Yıkımın Fotoğrafı

Myanmar’ı hafta sonunda vuran Nergis kasırgasında ölenlerin sayısı 22 bini geçti. Felakette onbinlerce kişi kaybolurken, yüzbinlerce kişi ise evsiz ve susuz kaldı.

Myanmar’ı Cumartesi günü vuran Nargis kasırgasının ardından, ölü sayısı 22 bini buldu. Birçok yardım kuruluşu kasırganın, tsunamiden sonra Asya’nın gördüğü en büyük felaket olduğunu söylüyor. Onbinlerce kişinin evsiz kaldığı ülkede, 41 bin kişinin de kayıp olması, ölü sayısının artabileceğine dair endişelerin büyümesine neden oluyor.

Myanmar'da Kasırga Felaketi ile İlgili NTV Foto Galerisine gitmek için TIKLAYINIZ

[Ntvmsnbc]

İlgili diğer Haberler :

Burma Victims 'Need Aid Quickly' [BBC]
Birminya'ya Acil Yardım Çağrısı [BBC Turkish]
Burma'da Ölü Sayısı : 22 Bin [VOA News]
Myanmar Cyclone Aid Starts, Hunger Fears [Yahoo News]

14.02.2008

Göksu yangını ve doğal hayat tehlikesi

Göksu Deltası yandı; Kızılırmak, Manyas, Sultansazlığı gibi dünya çapında öneme sahip alanlar geçen yıl kuraklık nedeniyle kurudu ve şimdi kış gelince de don başladı. NTVMSNBC, Türkiye’de doğal hayat tehlikesini mercek altına aldı.

Ramsar Sözleşmesi’yle koruma altında olan Göksu Deltası’nda önceki gün bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Gece çıkan yangın, arazi şartlarının uygun olmaması nedeniyle sabaha karşı söndürülebildi. Deniz kaplumbağalarının önemli bir konaklama alanı olan, 332 kuş türünün yanında 6’sı endemik, 38’i de kırmızı listede olan önemli bitki türlerini barındıran deltadaki yangının zararı henüz resmen açıklanmadı. Yetkililer, “Kuşlar kuluçkada değildi, uçup gittiler” diyor ama, çevreci örgütlere göre buna inanmak güç. Zarar gören hayvanların sayısı kesin olarak bilinmiyor; yaklaşık 2 hektar alanın yanması sonucu ekosistemin onarılmaz bir şekilde bozulduğu belirtiliyor. Yangından sonra bölgeye giderek inceleme yapan DSP Genel Başkan Yardımcıları Hasan Macit ve Osman Kılıç da, büyük zarar gözlediklerini açıkladılar. Gözlemlerini rapor haline getirecek olan milletvekilleri, Ramsar Sözleşmesi’ne göre avlanma yasağına rağmen, bölgede boş fişekler gördüklerini belirterek denetim zaafiyetinden de söz ettiler.

DEVAMI : "Doğal Hayatın Sonu mu?" NTVMSNBC sitesinde, lütfen siteye girip bu yazıya göz atın :

15.11.2007

Karadeniz’de çevre felaketinin faturası ağır

Rus yetkililer, Karadeniz’de şiddetli fırtına yüzünden geçen pazar günü batan Rus tankerlerinden sızan 2 bin ton petrolün yarattığı zararın 12,4 milyar dolar civarında olduğu tahmininde bulunuyor.

MOSKOVA - İnterfaks ajansındaki haberde, yetkililerin, felaketin maliyetinin 304 milyar ruble (12,4 milyar dolar) civarında olduğunun sanıldığını söylediği belirtildi. Haberde, söz konusu rakama, gelecek 10 yıl içinde yapılacak temizlik masraflarının ve Karadeniz’deki çevre tahribatının giderilmesi için harcanacak paranın dahil olduğu kaydedildi.

Fırtınada, 4800 ton petrol yüklü Volganeft-139 adlı tankerin ortadan ikiye ayrılması sonucu petrolün önemli bölümü denize yayılarak çevre felaketine neden olmuştu.

[NTVMSNBC]

11.11.2007

Karadeniz’de çevresel felaket

Ukrayna’nın Kerç limanındaki şiddetli fırtınada petrol taşıyan bir Rus tankerinin ikiye ayrılması sonucu 2 bin ton fuel oil Karadeniz’e aktı. Rus yetkilileri, kazayı çevre felaketi olarak niteliyor.

KİEV - Rusya’nın Azak limanından yola çıkan “Volganeft-139” adlı tanker, kötü hava koşulları nedeniyle Ukrayna’nın Kerç limanına demirlemek zorunda kaldı. Ancak dev dalgalar nedeniyle 4 bin ton fuel-oil taşıyan tanker ikiye ayrıldı.

Kazada tam 2 bin ton fuel oil denize aktı. Rus yetkililer, büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya olunduğu uyarısında bulundu.

Denizin fuel-oil’den temizlenmesinin birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor.

Geminin 13 kişilik mürettebatı ise sağ kurtarıldı. Kötü hava koşulları nedeniyle Karadeniz ve Azak denizinde de başka gemi kazaları da meydana geldi.

Rus yetkililer, Ziya Kos adlı bir Türk şilebinin de Karadeniz’de karaya oturduğunu açıkladı. Ancak şilepteki mürettebatın durumu hakkında herhangi bir bilgi verilmedi.

[NTVMSNBC]

15.10.2007

Doğayı katlettirmeyiz

Kaz Dağları'nda altın aramaya karşı çıkan sivil örgütler kararlı: Herkes bu kavgada taraf olmalı. Kaybedersek, çocuklarımız 'Yazıklar olsun' der

İSTANBUL - Kaz Dağları'nda ilk sondajlara başlayan altın madeni işletmecilerine karşı sivil toplum örgütleri ayaklandı. Çanakkale'de, Çevre Derneği, TEMA, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çanakkale Kadınlar Birliği, Barolar Birliği, DİSK ve KESK'e bağlı sendikalar, Eğitim-Sen, Türkiye Mimar Mühendisler Odası'na bağlı meslek odaları gibi 30 kuruluşun katılımıyla 'Çanakkale Çevre Platformu' kuruldu.

Balıkesir'de de 24 sivil toplum örgütü bir araya gelerek Kaz Dağları'nı korumak için ortak hareket etme kararı verdi Balıkesir ve Çanakkale örgütleri, Kaz Dağları için birlikte hareket edecek.

'Bakan, şirketin toplantısında'
Çanakkale Çevre Platformu, 27 Ekim'de Çanakkale'ye gelecek olan Enerji Bakanı Hilmi Güler toplantısına katılmama kararı aldı. Platform başkanı Hicri Nalbant, "Toplantının yapıldığı saatte biz de bir basın açıklaması yapacağız. Toplantının sponsorluğunu bölgede arama faaliyeti gösteren Teck Cominco firmasının yapacağını duyduk. Bakan Güler, zaten bu işe razı olmuş görünüyor. Toplantıya katılıp Kaz Dağları'nın yok edilmesine alet olmayacağız" dedi.

Belediye başkanlarının da ÇED aşamasından sonra aktif olarak eylemlere katılacaklarına dair söz verdiğini vurgulayan Nalbant, "Kaz Dağları'nda altına izin verilirse Türkiye, bugüne kadarki en büyük çevre eylemine şahit olacak" dedi.

Balıkesir'de de 24 sivil toplum örgütü Kaz Dağları için ortak hareket kararı verdi. Önce ormanlarda maden ruhsatı verme yetkisini Enerji Bakanlığı'na veren Maden Yasası'nın iptali için imza kampanyaları başlatılacak. Tüm Türkiye'nin dikkatini Kaz Dağları'na çekecek eylemler yapılacak.

Balıkesir'deki örgütlenmeye öncülük eden Balıkesir Barosu avukatlarından Necdet Bayhan "24 kuruluşun katıldığı bir toplantı yaptık. Oluşumun tam adı belirlenmedi ancak Çanakkale gibi biz de tek yürek Kaz Dağları için mücadele edeceğiz. Sorun tüm Türkiye'nindir" diye konuştu.

'Zararı 300 yılda telafi olmaz'

Bölgedeki bir diğer sivil toplum örgütü de Troia İda Platformu. Başkan Muzaffer Bayraktar, "Kaz Dağları'nı kaybedersek çocuklarımız bize 'yazıklar olsun' der. Madenciler, en az 300 yıl telafi edilemeyecek bir bir yıkıma neden olacak. Türkiye'deki herkesin bu duruma taraf olması gerekir" dedi.

Çanakkale Çevre Derneği Başkanı Yıldıray Ölçe'ye göre konu zaten Türkiye gündeminde: "Kaz Dağları'nda olanları TRT'nin radyosunda dahi dinledim. Demek ki konu herkesin gündeminde. Tüm insanlar buna ses çıkarıyor, hükümet kulak tıkıyor." Çanakkale Çevre Platformu üyesi ve Çanakkale Barosu avukatlarından Ardahan Dikmen, baro olarak idari konularda ilgili kurumlara davalar açacaklarını söyledi. Sosyal Demokrasi Vakfı da Edremit'teki gençlik kampında, çalışmaları protesto edecek.

Sivil toplum örgütleri ve köylüler maden varlığını tespit için yapılan sondajlarla bile suları kirleten ve ağaç kesen uluslararası firmaların altın çıkarmaya başladıklarında bölgeyi bitireceğini söylüyor. Bölgede 250-300 ton altın olduğu tahmin ediliyor.

[Radikal]

14.10.2007

'Kaz Dağları'nda hayat altından değerlidir'

Daha sondaj aşamasındaki 10 firma, Kaz Dağlarındaki asırlık ağaçları katlediyor. Homeros'un 'Bin pınarlı İda'sında sulara çamur karışmaya başlamış bile. Bölge halkı kararlı: Dağımızı koruruz

Radikal Gazetesinin bugün ki manşet haberi "Kaz Dağlarına Kıymayın" [linke tıklayarak habere ulaşabilirsiniz]

Buraya Haluk Şahin'in nefis yazısını almak istiyorum ;


Kaz kafalılık sınavı!
Volkanik Kazdağı binlerce yıl sonra bir kez daha patlamaya hazırlanıyor. Bu patlama Türkiye'de pek çok şeyi değiştirebilir.
Kazdağı eteklerinde ilk belirtilerini gördüğümüz direniş dalga dalga büyüyüp bir çığ haline gelirse ülkemizdeki çevreci hareketin ve yeşil bilincin dönüm noktası olabilir.
Doğal özellikleri ve güzellikleri vahşice talan edilen ülkemizin buna şiddetle ihtiyacı var.
Marmara gitti, Ege ve Akdeniz bitiyor... Şimdi sıra dağlara geldi. Kazdağı'nı da bitirirlerse işimiz bitik demektir.
Talancılar deneyimli ve zengindir. Her zamanki yalanlarıyla geleceklerdir: Biz aslında sizden daha çevreciyiz, doğaya hiçbir şey olmayacak, istihdam yaratacağız, buraya güzel binalar yapacağız, medeniyet getireceğiz diyeceklerdir.
Karşı çıkanları ideolojik olmakla, gericilikle suçlayacak, satın almaya çalışacak, tehdit edeceklerdir. Kimi kalemleri satın alacaklardır. Kimi yerel politikacıları yanlarına çekeceklerdir. Kimi kafalar karışacaktır.
Tek bir kelimelerine bile inanmayın! Kanadalı şirketlerin kendi ülkelerinde ve başka yerlerde yaptıklarını inceleyen Kanadalı gazeteciler söylüyor bunu. Dünyanın başka yerlerine gidin, oradakiler de söyleyecektir.
Kazdağı'na ne mi yapacaklardır? Bir uzmanın öngörüsünü vereyim size:
# Kazdağı'nın eteklerinde 1 trilyon ton kadar kayayı kazıp sağa sola saçacaklar; l Çanakkale ve ilçelerinin kullandığı kadar suyu yok yere tüketecekler; l Buralara 300 -400 bin ton siyanür koklatacaklar; l Çıkaracakları 250 -300 ton altını buradaki şirketlerinden yurtdışındaki merkezlerini ucuza satılmış ve zarar etmiş gösterip vergi kaçıracaklar; l Bu sayede Toronto ve New York borsalarında birilerine 3 -4 milyar dolar kazandıracaklar.
Kanada'nın deneyimlerine dayanarak bir madde de ben ekleyeyim:
# Geride bıraktıkları çevre felaketini temizlemek için bu şirketlerden aldığı verginin birkaç katını ödemek zorunda kalacak olan Türkiye Cumhuriyeti devletine sırtlarıyla gülecekler...
Bu bir sınavdır: Bakalım dünyanın en kaz kafalı milleti biz miyiz?
Haluk Şahin > Kaz Kafalılık Sınavı
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...