Piyasada çok satılan antidepresanların şeker tabletinden farksız olduğunu ortaya çıkaran araştırma, tıp dünyasında tartışmaya yol açtı. NTVMSNBC akademisyen ve psikiyatrlara sordu: Antidepresanlar gerçekten etkisiz mi, hastalar kime inanmalı?
İngiliz Hull Üniversitesi bilim adamları, 47 klinik deneye dayandırarak yaptıkları bir araştırmada antidepresanların sanıldığı kadar etkili olmadığını ortaya çıkardı. Araştırmayı yürüten Hull Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Irving Kirsch, NTV’ye yaptığı açıklamada, antidepresanlar üzerine yapılmış ve yayınlanmamış araştırmalar nedeniyle bu araştırmayı yaptıklarını belirtti.
İngiliz, Amerikalı ve Kanadalı bilim adamlarından oluşan ekip, bilim adamlarının deneylerden sonra vardıkları sonuç şöyle: Antidepresanlar sadece ağır depresyon vakalarında, sınırlı oranda işe yarıyor. Dünya genelinde çok satılan bazı ilaçların hastalar üzerindeki etkisi, klinik deneylerde kullanılan ve hastanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan placebo, yani ‘yalancı ilaçlar’etkisinden farklı değil.
Araştırma tıp ve ilaç dünyasında tartışmalara neden olurken, Türkiye’deki otoriteler bu iddiayla kafası karışan antidepresan kullanıcılarının ilaçlarını doktorlarına danışmadan kesmemeleri gerektiğini söyledi. Üretici firmalar ise araştırmanın, şu ana kadar gerçekleştirilen klinik çalışmalardan elde edilen verilerin sadece küçük bir bölümünün kullanılarak yapıldığını savundu. NTVMSNBC, uzmanlara sordu...
DEVAMI Ntvmsnbc
psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26.02.2008
17.02.2008
Ha Koyun Sürüsü Ha İnsan Grubu...
Araştırmacılara göre kalabalık insan grubuyla koyun sürüsü arasında yok denecek kadar az fark var, çünkü her iki durumda da bazı kişiler grubun diğer kısmını yönlendiriyor.
Kalabalık grupların davranışlarını anlayabilmek için bazı testler yapan Leeds Üniversitesi’nden bilim insanları, kalabalık bir grup halinde olması durumunda insanların koyun ya da göçmen kuş sürüleriyle arasında pek fark olmadığı sonucuna vardı. Buna göre yüzde 5’lik bir azınlık grubu etkileyebilir, yüzde 95 çoğunluk bunun farkına varmadan azınlığı izler.
Bu sonuca varmak için araştırmacılar büyük bir salonda kobay grubunu gelişigüzel yürüttü. Grup içindeki bazı kobaylara yer değiştirme “emri verildi”. Bir süre sonra aralarında iletişim kurmaları engellenen grubun “örgütlendiği” ve tamamının bu kobayları izlediği görüldü.
Farklı büyüklükte, “yönlendirenlerin” sayısının farklı olduğu başka testler de aynı sonucu verdi.
Gruptakilerin sayısı arttıkça “motor unsuruna” gereksinim azaldı. Örneğin 200 kişinin bulunduğu bir grup için yüzde 5’lik yönlendiren azınlık yeterli oldu, üstelik bu kişilerin çoğu yönlendirildiklerinin farkına varmadı.
“Animal Behaviour” dergisinde yer alan araştırmanın sonuçlarının kalabalık grupların davranışları ve felaket durumunda olay yerinin boşaltılması stratejilerine ışık tutmaya yarayabileceği belirtildi.
[Ntvmsnbc]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)