3.09.2009
Arıların Kayboluşlarındaki Sır Çözüldü
Bilim adamları ise arıların olmadığı bir dünyada, yaşamın da yok olacağı uyarısını hep yaptı.
Şimdi ise arıların esrarengiz kayboluşuna açıklık getirebilecek ilginç bir araştırmanın sonucu ortaya açıktı. Hindistan haber ajansı "Press Trust of India"da yer alan habere göre, ülkenin güneybatısında bulunan Kerala eyaletindeki baz istasyonlarının, bölgedeki bal arıları için büyük tehlike oluşturuyor.
Bunun üzerine, çevreci zooloji profesörü Dr. Sainudeen Pattazhy'nin başlattığı araştırma, cep telefonlarının, çiçeklerin özünü toplayan işçi arılarının ölümünde etkili olduğunu gösterdi. Kerala'nın çeşitli noktalarında yapılan arıkovanı ölçümlerinde, arıların azaldığı belirlendi.
Dr. Sainudeen Pattazhy "Eğer baz istasyonlarının hızla artması engellenemezse, gelecek 10 yıl içinde bölgedeki bal arılarıı tamamen yok olacak" dedi.
Patthazhy'nin yaptığı bir deneyde, bal kovanının yanına yerleştirilen cep telefonunun koloniyi 5- 10 gün içinde dağıttığı ortaya çıktı. Cep telefonunun yaydığı manyetik alan nedeniyle işçi arılarının kovana dönemedikleri gözlemlendi.
[Mynet Haber]
18.12.2008
Dünyanın manyetik zırhında 2 çatlak
Dünyayı, güneşteki patlamaların yaydığı yüklü parçacıkların bombardımanına karşı koruyan manyetik alanda 2 büyük çatlak olduğu belirlendi
Bilim adamları, uzun zamandan beri dünyayı uzayın kötü hava olaylarından koruyan manyetik alanın aşırı hava cerayanına açık, kırık dökük eski bir eve benzediğinin farkındaydı. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’ya ait 5 küçük uydudan oluşan “Themis” filosunun yaptığı son gözlemler ise, dünyanın manyetik alanında zaman zaman ortaya çıkan 2 büyük çatlak oluştuğunu ortaya koydu.
Çatlaklardan güneş fırtınalarının ürettiği ve hızı saatte 1.6 milyon km’ye ulaşan yüklü parçacıklar geçerek atmosferin yüksek katmanlarını deliyor.
Themis geçen yaz, dünyanın manyetosferinin en dış kesiminde güneşten fırlayan partiküllerin oluşturduğu tabakanın kalınlığını 6 bin 400 kilometre olarak hesapladı. Bunun manyetik zırhta şimdiye kadar keşfedilen en büyük yırtılma olduğu kaydedildi.
California Üniversitesi’nden bilim adamı Marit Oieroset, yırtılma için “Çok hızlı genişliyor” açıklamasını yaptı. Güneşin yaydığı manyetik fırtına ve yüklü partiküller yere ulaşınca uydu ve yer haberleşmelerini olumsuz etkiliyor.
[Milliyet]
23.07.2008
Houston, We Have A PROBLEM!
Yeni bir araştırmaya göre, Dünya'nın sıvı dış çekirdeğinin çalkalanma hareketindeki ani değişimler, Gezegen yüzeyinin bazı bölgelerinde manyetik alanı zayıflatıyor.
Nationalgeographic'e açıklama yapan ve Kopenhag'daki, Danimarka Ulusal Uzay Merkezi'nde çalışan makale yazarlarından jeofizikçi Nil Olsen, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
DÜNYA'NIN MANYETİK ALANI DEĞİŞİYOR
"Dünya'nın manyetik alanında, ani ve beklenmedik değişikliklerin meydana gelmesi, oldukça şaşırtıcıdır. Bulgular, benzer şekildeki hızlı değişimlerin, yüzeyden 1,900 mil(3,000km) aşağıda yer alan sıvı metalde de, aynı anda meydana geldiğini işaret ediyor."
Dünya'nın, katı iç çekirdeği etrafında dönen, erimiş demir ve nikelin akışı, Gezegen'in manyetik alanını oluşturan elektrik akımını tetiklemektedir. 9 yıllık uydu verileri kullanılarak, Dünya'nın manyetik alanının modellendiği makale, "Nature Geoscience"de yayımlandı.
MANYETİK ALAN TERSİNE Mİ DÖNÜYOR?
Araştırmacılar, jeomanyetik alandaki dalgalanmaların (kararsızlık), Dünya'nın birbirinden uzak birkaç bölgesinde meydana geldiğini buldular. 2003'te bilim adamları, Avustralya bölgesinde, manyetik alanda belirgin değişiklikler olduğunu buldular. 2004'te ise değişimler, Güney Afrika'da odaklanıyordu. Makale yazarlarından Potsdam'da, Alman yerbilimleri araştırma merkezinde çalışan Mioara Mandea, şöyle diyor:
"Değişiklikler, manyetik alanın tersine dönmek üzere olduğu ihtimalini gösteriyor."
Dünya'nın manyetik alanı, geçen milyarlarca yıl boyunca, yüzlerce kez ters çevrilmiştir ve bu sürecin tamamlanması ise binlerce yıl sürmüş olabilir.
ÜST ATMOSFERDE: PARÇACIK RADYASYONU ARTIYOR
Bilim adamları, manyetik alan azalmasının, Dünya'nın üst atmosferini aşırı yüklenmiş parçacık radyasyonuna açık hale getirdiğini söylüyor. Mandea, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Uydu verileri, Güney Atlantik bölgesinde, jeomanyetik alandaki azalışı gösteriyor. Ayrıca bu veriler, Brezilya'nın batısında oval biçimli bir bölgedeki jeomanyetik alanın, Dünya'nın aynı yada yakın enlemlerde bulunan bölgelerine göre daha zayıf olduğunu gösteriyor. Bu bölgede manyetik alanın, kalkan etkisi ciddi bir şekilde zayıflamıştır. O yüzden bu bölge, radyasyon kuşağının yüksek enerjili parçacıkları, üst atmosferin iç kısımlarına kadar girebilmektedir."
ÇEKİRDEKTEKİ AKIŞIN DEĞİŞİMİ BELGELENDİ
Danimarka Uzay Merkezinden Nil Olsen, şöyle diyor:
"Bu radyasyon, Dünya'daki sıcaklıkları etkilemez. Ancak teknolojik cihazlara negatif etkisi vardır. Bununla birlikte uydu ve uçaklardaki elektronik aletlere zarar verebilir."
Baltimor'da, Johns Hopkins Üniversitesi'nde bir jeofizik profesörü olan ancak araştırmaya katılmamış Peter Olson; araştırmanın, Dünya'nın çekirdeğindeki akışın değişimini belgelediğini gösterdiğini söylüyor.
[iyibilgi.com]