Son yıllarda, zaman zaman ABD'de, zaman zaman Avrupa'da, arıların esrarengiz biçimde ortadan kaybolduğu yolundaki haberler sıkça gündeme geldi.
Bilim adamları ise arıların olmadığı bir dünyada, yaşamın da yok olacağı uyarısını hep yaptı.
Şimdi ise arıların esrarengiz kayboluşuna açıklık getirebilecek ilginç bir araştırmanın sonucu ortaya açıktı. Hindistan haber ajansı "Press Trust of India"da yer alan habere göre, ülkenin güneybatısında bulunan Kerala eyaletindeki baz istasyonlarının, bölgedeki bal arıları için büyük tehlike oluşturuyor.
Bunun üzerine, çevreci zooloji profesörü Dr. Sainudeen Pattazhy'nin başlattığı araştırma, cep telefonlarının, çiçeklerin özünü toplayan işçi arılarının ölümünde etkili olduğunu gösterdi. Kerala'nın çeşitli noktalarında yapılan arıkovanı ölçümlerinde, arıların azaldığı belirlendi.
Dr. Sainudeen Pattazhy "Eğer baz istasyonlarının hızla artması engellenemezse, gelecek 10 yıl içinde bölgedeki bal arılarıı tamamen yok olacak" dedi.
Patthazhy'nin yaptığı bir deneyde, bal kovanının yanına yerleştirilen cep telefonunun koloniyi 5- 10 gün içinde dağıttığı ortaya çıktı. Cep telefonunun yaydığı manyetik alan nedeniyle işçi arılarının kovana dönemedikleri gözlemlendi.
[Mynet Haber]
arı ölümleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arı ölümleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3.09.2009
27.11.2007
Arı ölümlerinde ‘CCD’ şüphesi
Bahar aylarında bazı illerdeki arı ölümlerinin, 2006 yılının sonlarında ABD’de daha sonra da Almanya, İspanya ve Avustralya’da da görülen, literatürdeki adı ‘Colony Collapse Disorder (CCD)’ olan ‘Koloni Çökme Bozukluğu’ndan kaynaklanabileceği belirtildi.
BURSA - Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Levent Aydın, CCD’nin, 2006 yılı sonunda ABD’de 25 eyalette görüldüğünü, çok sayıda arı kolonisinin yok olduğunu söyledi.
ABD’de 15 milyar dolarlık zarara yol açan CCD’nin, 2007 yılı başlarında ise Almanya, İspanya ve Avustralya’da ortaya çıktığını ifade eden Aydın, Türkiye’de bahar aylarında görülen arı ölümlerinin de bu durumdan kaynaklanmış olabileceğini vurguladı.
Doç. Dr. Aydın, CCD’nin Türkiye’de de büyük zarara neden olduğunu dile getirerek, “Türkiye’de 2006-2007 döneminde koloni kaybı, bazı yörelerde yüzde 43’e ulaşmıştır. Bu önemli bir kayıp, arıcı hatası olamaz. 2005 yılında koloni kaybı yüzde 10 civarındaydı. Bu 2003, 2004 yıllarında da o seviyedeydi” dedi.
Aydın, Türkiye’de şüpheli arı ölümlerinin 2006’nın sonu, 2007’nin başında Muğla Marmaris’te görülmeye başladığını, ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Hatay’da 45 bin kovandan 28 bininin söndüğünü, yine Diyarbakır, Artvin, Ardahan, Trabzon, Rize, Giresun ve Ardahan’da da arıların öldüğünü kaydetti.
“YETİŞKİN ARILAR KOVANI TERK EDİYOR”
Bu hastalıkta, yetişkin arıların kovanları terk ederek bir daha dönmediklerini anlatan Aydın, “Ergin arılar kovanları terk ediyor. Kovana geri dönmüyorlar. Koloni sönmesi 3-7 gün sürüyor. Yavrular bakımsızlıktan ölüyorlar. Petek gözleri normal, ancak bakımsız. Kraliçe arı kovanda çalışıyor, ama kovan hızla koordinasyonunu kaybediyor. Genetiği değiştirilmiş bitkiler, ilaç ve çevresel kirlilik ve küresel ısınma CCD’ye neden olabilir” dedi.
Doç. Dr. Aydın, yaşanan arı kayıplarının yanlış beslemeden kaynaklanmış olamayacağını belirterek, şöyle devam etti: “Bunlar yılların arıcıları, ölümler beslemeden kaynaklanamaz. Her yıl yüzde 10’a kadar arı kaybı normal kabul ediliyor. Bu yıl bazı odaklarda yüzde 43’e çıktı. Bu normal değil. Bu durumdan melez arılar pek etkilenmezken, saf veya ithal arılar daha çok etkilendi. Ölen arılar yurt dışındaki vakalar da incelendiğinde, midelerindeki virüs ve mantar sayısında yükselme olduğu belirlendi. Bilinen arı hastalıklarında bu kadar hızlı bir şekilde koloni yok olmuyor. Özellikle bu kış, iklim şartları bu şekilde devam ederse arıcılar dikkatli olmalı. Yıl sonu ve bahara girişte kayıplar devam edebilir ve daha da yükselebilir.”
Arıların bal yapmanın dışında, en önemli özelliklerinin bitkilerin tozlaşmalarını sağlayarak üretim ve ürün kalitesini artırmaları olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Aydın, tozlaşmanın dünya ekonomisine katkısının yıllık 200 milyar dolar civarında olduğunu, ABD’deki arı ölümleri sonucunda, 3-5 ayda 15 milyon dolarlık zarar meydana geldiğini vurguladı.
Doç. Dr. Levent Aydın, ABD’nin tozlaşma için 1.8 milyon kovan dolusu arı kullandığını, kovan başına da arıcılara 35 dolar verdiğini belirterek, “Arı kayıpları olunca bu rakam 150 dolara çıktı. CCD’yle ilgili olarak arıcı birlikleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, üniversiteler ortak çalışmalı. Arıların bakımlarına önem verilmeli. Koordineli olunmalı” diye konuştu.
[NTVMSNBC]
BURSA - Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Levent Aydın, CCD’nin, 2006 yılı sonunda ABD’de 25 eyalette görüldüğünü, çok sayıda arı kolonisinin yok olduğunu söyledi.
ABD’de 15 milyar dolarlık zarara yol açan CCD’nin, 2007 yılı başlarında ise Almanya, İspanya ve Avustralya’da ortaya çıktığını ifade eden Aydın, Türkiye’de bahar aylarında görülen arı ölümlerinin de bu durumdan kaynaklanmış olabileceğini vurguladı.
Doç. Dr. Aydın, CCD’nin Türkiye’de de büyük zarara neden olduğunu dile getirerek, “Türkiye’de 2006-2007 döneminde koloni kaybı, bazı yörelerde yüzde 43’e ulaşmıştır. Bu önemli bir kayıp, arıcı hatası olamaz. 2005 yılında koloni kaybı yüzde 10 civarındaydı. Bu 2003, 2004 yıllarında da o seviyedeydi” dedi.
Aydın, Türkiye’de şüpheli arı ölümlerinin 2006’nın sonu, 2007’nin başında Muğla Marmaris’te görülmeye başladığını, ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Hatay’da 45 bin kovandan 28 bininin söndüğünü, yine Diyarbakır, Artvin, Ardahan, Trabzon, Rize, Giresun ve Ardahan’da da arıların öldüğünü kaydetti.
“YETİŞKİN ARILAR KOVANI TERK EDİYOR”
Bu hastalıkta, yetişkin arıların kovanları terk ederek bir daha dönmediklerini anlatan Aydın, “Ergin arılar kovanları terk ediyor. Kovana geri dönmüyorlar. Koloni sönmesi 3-7 gün sürüyor. Yavrular bakımsızlıktan ölüyorlar. Petek gözleri normal, ancak bakımsız. Kraliçe arı kovanda çalışıyor, ama kovan hızla koordinasyonunu kaybediyor. Genetiği değiştirilmiş bitkiler, ilaç ve çevresel kirlilik ve küresel ısınma CCD’ye neden olabilir” dedi.
Doç. Dr. Aydın, yaşanan arı kayıplarının yanlış beslemeden kaynaklanmış olamayacağını belirterek, şöyle devam etti: “Bunlar yılların arıcıları, ölümler beslemeden kaynaklanamaz. Her yıl yüzde 10’a kadar arı kaybı normal kabul ediliyor. Bu yıl bazı odaklarda yüzde 43’e çıktı. Bu normal değil. Bu durumdan melez arılar pek etkilenmezken, saf veya ithal arılar daha çok etkilendi. Ölen arılar yurt dışındaki vakalar da incelendiğinde, midelerindeki virüs ve mantar sayısında yükselme olduğu belirlendi. Bilinen arı hastalıklarında bu kadar hızlı bir şekilde koloni yok olmuyor. Özellikle bu kış, iklim şartları bu şekilde devam ederse arıcılar dikkatli olmalı. Yıl sonu ve bahara girişte kayıplar devam edebilir ve daha da yükselebilir.”
Arıların bal yapmanın dışında, en önemli özelliklerinin bitkilerin tozlaşmalarını sağlayarak üretim ve ürün kalitesini artırmaları olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Aydın, tozlaşmanın dünya ekonomisine katkısının yıllık 200 milyar dolar civarında olduğunu, ABD’deki arı ölümleri sonucunda, 3-5 ayda 15 milyon dolarlık zarar meydana geldiğini vurguladı.
Doç. Dr. Levent Aydın, ABD’nin tozlaşma için 1.8 milyon kovan dolusu arı kullandığını, kovan başına da arıcılara 35 dolar verdiğini belirterek, “Arı kayıpları olunca bu rakam 150 dolara çıktı. CCD’yle ilgili olarak arıcı birlikleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, üniversiteler ortak çalışmalı. Arıların bakımlarına önem verilmeli. Koordineli olunmalı” diye konuştu.
[NTVMSNBC]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)