keşif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keşif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.01.2010

Ya bulunacak, ya bulunacak!

Astronomlar kesin konuştu: En geç dört yıl içinde ikinci bir Dünya bulunacak!

Güneş Sistemi dışında gezegen keşifleri tüm hızıyla sürüyor. 2000 yılında 19 Güneş dışı gezegen tespit edilirken, rakam 2009’da 84’e tırmandı. Astronomlar iddialı: En çok dört beş yıl içinde Dünya’ya çok benzeyen, üzerinde yaşam oluşabilecek veya oluşmuş bir gezegen bulunacak!

NASA ve ESA’ya bağlı pek çok astronom, Dünya gibi yaşamaya elverişli gezegenlerin evrende çok sayıda olduğu konusunda hemfikir. Üzerinde yaşam olabilecek ilk gezegenin keşfinin bir yıl içinde gerçekleşmesi de büyük olasılık olarak görülüyor.

Her yıl düzenlenen Amerikan Astronomi Birliği konferansında bilgi ve görüşlerini paylaşan astronomların hemen hepsi, uzay biliminde çok özel bir dönem yaşandığı ve uygarlığın başlangıcından bu yana insanın kafasını kurcalayan en önemli sorulardan birine çok yakında yanıt bulunacağı kanısında. Bu soru, evrende yalnız olup olmadığımız.
Haberin devamı ↓reklam

NASA bünyesindeki Ames Araştırma Enstitüsü Başkanı Simon Worden, evrende Dünya’nın dışında bir değil pek çok gezegende yaşam olduğundan emin. Worden’a göre böyle bir gezegen en çok dört beş yıl içinde bulunacak.

Chicago Eyalet Üniversitesi’nden Scott Gaudi de iddialı konuşuyor: “Hangi taşı kaldırsak altından bir gezegen çıkıyor. Hemen her uzay ortamında ve yerde çeşit çeşit gezegen var.”

Katolik Kilisesi de evrende başka hayatlar olma ihtimaline karşı heyetler kurup çalışmalara başlamış durumda. Kongreye Katolik Kilisesi’ni temsilen katılan, Vatikan Gözlemevi yöneticisi rahip Jose Funes, evrende insanoğlunun mevcudiyetinin anlamına ilişkin çok önemli bulgular olduğunu ve bunlar üzerinde düşünmek gerektiğini söylüyor.

Güneş dışı gezegen avında astronomların en büyük yardımcısı olan Kepler Uzay Teleskobu, Hubble’dan farklı olarak, özellikle gezegen aramak üzere tasarlandı. 2000’li yıllardan önce yılda biriki Güneş dışı gezegen bulunabilirken, bugün Kepler’in yardımıyla bu sayı ayda 7’ye yükseldi.

Kepler’in en önemli gereci olan ışık tarayıcı sayesinde, aynı anda 100 binden fazla yıldız taranabiliyor ve bunlardaki en ufak bir kararma tespit edilebiliyor. Yıldız ışığında meydana gelen geçici ve hafif kararma, çoğunlukla önünden geçen bir gezegenin varlığına işarete ediyor.

[NTV]

16.08.2007

Tüm denizleri kapsayan bir akıntı keşfedildi

Avustralyalı okyanus bilimciler, ülkenin güneyinde Tasmanya adasının güneyinden geçen “ayrı işlevsel varlığı” bugüne dek kayda geçmeyen ve tüm dünya iklimini etkileyen ana deniz akıntısını kayda geçirdi.


SİDNEY - İngiliz Milletler Topluluğu Bilim-Sanayi Araştırmaları Örgütünün (CSIRI) Deniz-Atmosfer Dairesinden Ken Ridgway, 800-1000 metre derinden giden Tasmanya akıntısının Hint Okyanusu ve ileride Atlas Okyanusu’na açıldığını söyledi.

Ridgway, “Tasmanya Akıntısının” dünya ikliminin oluşmasında önemli payının olduğunun bugüne dek bariz bilinmediğini anlattı.

Atmosferin ısınmasına neden olan sanayi ürünlerinden salınan karbondioksit gazını emen okyanusların içine çektiği karbondioksidin üçte birini Tasmanya’nın da parçası olduğu Güney Kutbu Antarktika çevresinde dolanan akıntılar emiyor.

CSIRI örgütü araştırmacıları, okyanus akıntılarının dünya ikliminin akciğeri olduğunu hatırlatıyor. Kutuplarda buz tabakalarının bugün daha hızlı erimesi, okyanuslarda 4 bin 5 bin metre derine akan “taze su” kaynağına dönüşüyor. Ancak “buzların muhafazası”, dünyanın geleceği için yaşamsal önem taşıyor.

[NTVMSNBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...