1.02.2010
Gazze'de tek suç kredi kartı çalmak mı?
Haaretz gazetesi, İsrail ordusunun geçen yılki Gazze savaşında beyaz fosfor kullanılmasını onayladıkları için biri Tuğgeneral, diğeri Albay iki üst düzey yetkilinin disiplin cezası aldığını yazdı.
Gazetenin haberine göre, açılan askeri soruşturmada, iki yetkilinin, bir BM yardım ajansının idaresindeki binaya bu son derece yakıcı mühimmatın kullanılmasıyla insan hayatını tehlikeye attığına karar verildi.
Haberde, subaylara hangi cezanın verildiği belirtilmedi.
TEK MAHKUMİYET KREDİ KARTI ÇALMAKTAN
İsrail kaynakları Gazze savaşı ile ilgili şu ana kadar 150 vakayı soruşturduklarını belirtiyorlar. Şimdiye dek operasyon sırasında yaşananlarla ilgili tek bir dava mahkumiyetle sonuçlandı; bunda da bir İsrail askeri bir Filistinlinin kredi kartını çaldığı için yedi ay hapis cezasına çarptırıldı.
İSRAİL: SAVAŞ SUÇU İŞLEMEDİK
Öte yandan İsrail, geçen 2009'un Ocak ayındaki Gazze operasyonu ile ilgili raporunu Birleşmiş Milletler'e sundu. Raporda, İsrail kuvvetlerinin savaş suçu işlediği iddialarına ilişkin herhangi bir kanıt bulunamadığı bildiriliyor.
Bununla birlikte raporda da iki askeri yetkili hakkında, Gazze'deki BM merkezine atılan beyaz fosfor bombaları ile ilgili disiplin işlemi yapıldığını ortaya koyuyor.
Raporda, çok sayıda fosfor bombasının ordunun kurallarını ihlal eder şekilde atıldığı belirtiliyor.
Solunum sisteminde sorunlara yol açan beyaz fosforun nüfusun yoğun olduğu alanlarda kullanılması, Gazze Operasyonu'nun en tartışmalı uygulamalarından biriydi.
Birleşmiş Milletler, geçen yılki Gazze operasyonu sırasında gerek Filistinli örgütlerin gerekse İsrail'in savaş suçu işlendiği iddialarını soruşturmasını istemişti.
İsrail'in Gazze'ye Aralık 2008-Ocak 2009 arasında düzenlediği operasyonlarda BM'nin Gazze'deki Filistinlilere yardım misyonu (UNRWA) binasının gıda deposu, eğitim merkezi ve okulları maddi zarar görmüştü. İsrail'in bu operasyonlar sırasında beyaz fosfor da kullandığı da bildirilmişti.
BM RAPORU BU HAFTA SUNULUYOR
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, konuyla ilgili raporunu bu hafta BM Genel Kurulu'na sunacak.
BM'nin savaş suçları konusunda yetkili yargıcı Richard Goldstone, her iki tarafın da güvenilir ve bağımsız soruşturmalar yürütmesini istemiş, aksi halde konunun uluslararası yargıya sevkedileceği uyarısında bulunmuştu.
Genel Kurul, 5 Kasım'da Goldstone raporunun sonuçlarını desteklemiş ve hem Filistinli hem de İsrailli yetkilileri ihlallere ilişkin kendi soruşturmalarını yürütmek için 5 Şubat'a dek süre tanımıştı.
İsrail konunun uluslararası savaş suçları mahkemesine gitmesini önlemek için bir diplomasi atağı yürütüyor.
Hamas da İsrail'e atılan roket ve havan topları konusunda kendi soruşturmasını yapmaya çağırılmıştı. Ancak Hamas yetkilileri konuyla ilgili 'bağımsız' soruşturma çağrılarını gözardı ediyor. Hamas yetkilileri, roket saldırılarında sivilleri hedef almadıklarını, amacın askeri hedefleri vurmak olduğunu; ancak roketler güdümlü olmadığından sivillerin de zarar görebildiğini savunmuştu.
[NTV]
14.01.2009
Roni Margulies: Yahudiler için büyük tehlike...
İsrail 2006 yazında Lübnan’a saldırmıştı. O zaman da, şimdiki gibi, yüzlerce kişi öldürülmüş, köyler, kasabalar yerle bir edilmişti. Ama o savaştan benim aklımda kalan başka bir görüntü var.
Oğlu Ekim 2000’de Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen Haim Avraham gazetecilere ve televizyon kameralarına poz vererek, Lübnan topraklarına nişanlanmış bir topun fitilini ateşlemişti. Silahlar sustuğunda, 150 İsrailli baba daha Avraham gibi oğlunu kaybetmiş; hiçbiri asker olmayan ve üçte biri çocuk olan bin kadar Lübnanlı Avraham’ın oğluna katılmıştı.
Aynı günlerde, fotoğraf makineleri ve televizyon kameraları, o 300 küsur Lübnanlı çocuğu öldürecek olan füzelerin üzerini boyayan, süsleyen, mesajlar yazan küçük kız çocuklarını kaydetmişti. Sanki oyun oynuyor, okul sıralarında defterlerine pastel kalemlerle resim yapıyorlardı. Kızlarına bu resimleri yapmaları için izin veren anne ve babaları, bu resimleri çeken gazetecileri bir kenara bırakalım; bu kızların büyüdükleri zaman sağlıklı, “insan” kişiler olması mümkün müdür?
Toplumun dörtte üçünün Gazze saldırısını destekliyor olmasının sırrı burada yatıyor. Altmış yıldır savaş halinde yaşayan, üç yıl askerlik yaptıktan sonra ömrünün her yılının bir ayını tekrar askerde geçiren, silahlarla mutfak eşyaları kadar haşır neşir olan bir toplum, nasıl bir toplumdur? Çocuklarını nasıl büyütür? İnsanlıkla, yaşamla ilişkisi nedir? Uygar bir dünyada geleceği var mıdır?
“Saldırı devam etsin” diyen İsraillilerin neler düşündüğünü tahmin edebildiğimi sanıyorum. Üç taraftan yüz milyonlarca düşman tarafından çevrili olduklarını düşünüyorlar. Zayıfladıkları anda, İsrail devleti gücünü sergilemeyi kestiği anda denize döküleceklerinden korkuyorlar. Arapların vahşi, kana susamış köktendinciler olduğuna inanıyorlar. Filistinlilere düzenli aralıklarla iyi bir ders verilmediği taktirde yine otobüslerde intihar bombaları patlayacağından endişe ediyorlar. Ve bütün bu korkular, endişeler ve ırkçılık, devlet tarafından hergün besleniyor, pompalanıyor, destekleniyor.
Dahası, tüm korkular ve devletin tüm resmi propagandası, sıradan bir İsrailliye makul geliyor, maddi temelleri varmış gibi görünüyor. Hamas gerçekten de roket atıyor çünkü; intihar bombacıları gerçekten var; sık sık savaş çıktığı da doğru; Arapların çok kalabalık, İsraillilerin çok az olduğu da doğru. Tel Aviv sokaklarındaki adam ve küçük kızı bütün bunların tarihsel geçmişini, temel sebeplerini, Filistinlilere altmış yıl önce yapılmış olan haksızlığı ve bütün bu sorunlara o haksızlığın neden olduğunu düşünmüyor elbet. “Ben” ve “düşman” diye düşünüyor, düşmanı yok etmek gerektiğine inanıyor. Kısacası, insan olmaktan çıkıyor, kızına insanlığı öğretme yeteneğini kaybediyor, hep ve sadece “asker” haline geliyor.
Tarihin ne ilginç bir cilvesidir ki, Yahudileri Avrupa’da karşılaştıkları ırkçılıktan ve faşizmden kurtarmak amacıyla kurulan İsrail devleti, bir başka halkı yok sayarak kurulmuş olduğu için, bugün ve onyıllardır bir Yahudi’nin yaşayabileceği en tehlikeli yer! Hem insanlığını kaybettiği, hem her an ölümle burun buruna yaşadığı yer.
Dahası, İsrail devletinin işlediği insanlık suçları ve uyguladığı sınırsız vahşet, dünyadaki tüm Yahudileri tehlikeye atıyor. Başbakan Erdoğan’ın Barak ve Livni’ye yönelttiği şu sözler iyi bir örnek:
“Biz, dedeleriniz, ecdadınız kovulduğu zaman, sizi kalkıp da bu topraklarda ağırlayan, bu topraklarda misafir eden Osmanlı’nın torunları olarak konuşuyoruz. Her zaman mazlumun yanında olduk, bugün de yanındayız, yarın da yanında olacağız ve bundan kimsenin endişesi olmasın”.
İsrail devleti ile tüm Yahudileri eşleştirmek Başbakan’a özgü bir hata değil elbet. İsrail saldırdıkça, Fransa’da Yahudi mezarlarına saldırılar artıyor; İstanbul’da İsrail konsolosluğu önünde gösteri yapanların arasındaki bir delikanlı televizyon kameralarına dönüp Hitler’den alıntı yapıyor.
Dünyadaki her bir Yahudi’nin sağlığı ve huzuru için, İsrail devletinin ortadan kalkması, bölgedeki tüm halkları kucaklayan bir devlete yerini bırakması gerek.
Roni Margulies, Türkiye Newsweek
sesonline dan alınmıştır.
Kaynak : Internationala
7.01.2009
İsrail Saldırıda 3. Aşamayı Görüşecek
İsrail'in Gazze şeridine yönelik saldırısı 12'nci gününe girdi... İsrail'in havadan, karadan ve denizden sürdürdüğü saldırılarda üçte biri çocuk olmak üzere 650'ye yakın Filistinli öldü.
İsrail ordusu bugünden (07.01.2008) itibaren günün belli saatlerinde bombardımanı durduracağını açıkladı.
Bir yanda bölgede ateşkes sağlanmasına yönelik uluslararası çabalar diğer yanda kadın çocuk dinlemeden Gazze'yi yakıp yıkan İsrail'e giderek artan tepkiler...
Kara saldırılarını başlattıktan sonra Hamas militanlarıyla çatışmalara giren İsrail ordusu, Gazze kenti ve diğer nüfusu yoğun bölgelere henüz ilerlemedi.
İsrail güvenlik kabinesi, Gazze saldırılarının üçüncü aşamasını yani kent merkezlerine saldırı planlarını ele alacak...
İsrail Başbakanı Olmert harekata ilişkin olarak, "Ne kadar kısa sürerse, o kadar iyi. Gazze'yi işgal etmek ya da teröristlerin her birini öldürmek amacıyla yola çıkmadık" açıklamasını yapmıştı.
Küçük bir bölgede bir buçuk milyon Filistinlinin ölüm kalım mücadelesi verdiği Gazze Şeridi'ne bomba yağdıran İsrail, tepkiler üzerine tavrını az da olsa yumuşatıyor.
İsrail yönetimi, Birleşmiş Milletler'in Gazze şeridine insani yardım koridoru açılması önerisini kabul etti. İsrail ordusu sabah saatlerinde, Gazze'deki halkın ihtiyaçlarını karşılaması için bugünden (07.01.2009) itibaren bombardımana 13.00 ile 16.00 arasında ara verileceğini duyurdu.
Bu arada İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik harekata ilişkin kapsamlı görüntüler yayınladı.
Görüntülerde ilk kez kara harekatından bazı bölümlere yer verildi.
İsrail'e karşı direnen Hamas ise kendi görüntülerini yayınladı. İsrail'e sürekli kayıp verdirdiğini öne süren Hamas'ın videosunda bir İsrail askerinin vurulduğu an gösteriliyor.
[TRT]
İsrail'e en sert tepki chavez'den
Venezuella, İsrail’in Venezuela Büyükelçisi ile elçilik personelinin bir kısmını sınır dışı ediyor
Venezuela, Gazze’ye saldırmasını protesto etmek için, İsrail’in Venezuela Büyükelçisi ile elçilik personelinin bir kısmını sınır dışı ediyor.Venezuela Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İsrail Büyükelçisi ve İsrail Büyükelçilik personelinin bir kısmını sınır dışı edilmesi kararı alındığı" bildirildi.
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez de daha önce yaptığı açıklamada İsrail’i kınamış ve Venezuela’daki Musevi cemaatini, İsrail Hükümetine karşı tavır almaya çağırmıştı.
Chavez, İsrail’in Gazze saldırısını kastederek, "Venezuela Musevi cemaatinin bu barbarlığa karşı çıkacağını ümit ediyorum. Bunu yapın. Bütün zulümlere şiddetle karşı çıkmıyor musunuz?" diye konuşmuştu.
[Radikal]
3.01.2009
Faşist İsrail Devleti Gazze'ye Kara Saldırısı Başlattı (Fascist Israel State Troops Enter Gaza)
İsrail kara birlikleri Gazze’ye akşam saatlerinde giriş yaptı. Hamas ve İsrail kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor, İsrail Gazze’nin doğalgaz sistemini patlattı. İsrail binlerce yedeği de askere çağırdı.
Günler süren hava bombardımanın ardından helikopter desteğindeki İsrail kara birlikleri üç ayrı noktadan Gazze sınırından girdi. İsrail askerleri, yoğun tank ateşi ve F-16 uçaklarının desteğinde Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun’un doğusu, Cebaliye mülteci kampının doğusu ile Gazze kentinin İsrail’le sınırdaş olan Secaiye mahallesinin karşı kesimindeki Karni Geçişi tarafından giriş yaptı.
Sınırı geçen İsrail askerleri Hamas güçleriyle çatışıyor. İsrail’in Kanal 10 televizyonu da askerler Gazze’ye girerken şiddetli çatışmaların olduğunu duyurdu. İsrail, Gazze Şeridi’nde çıkan çatışmaların ilk saatlerinde 15 Filistinli militanın hayatını kaybettiğini açıkladı.
Görgü tanıkları, İsrail tanklarının Gazze’nin kuzeyindeki Hamas mevzilerine ateş açtığını belirtirken, tanklara havan topuyla misilleme yapıldı. Hamas, Gazze’de birkaç İsrail askerini öldürdüğünü iddia etti. Muhammed Nazzal adlı Hamas yetkilisi, El Arabiye televizyonuna yaptığı açıklamada Hamas’ın birkaç İsrail askerini öldürdüklerini söyledi ancak rakam vermedi.
Ehud Barak : Operasyon Kolay ve Kısa Olmayacak
İLK KURBAN BİR ÇOCUK
Karadan Gazze Şeridi’ne giren İsrail tanklarının ateşinde bir Filistinli çocuk hayatını kaybetti. Görgü tanıkları ve hastane kaynakları, İsrail ordusuna ait tankların Gazze kentinde açtığı ateşte ölen Filistinli çocuğun bu akşamki kara harekatının Filistin cephesinde verilen ilk kurban olduğunu duyurdu. Tank ateşinde 11 Filistinlinin de yaralandı.
Bölgede başta Şahap radyosu olmak üzere, Hamas’ın El Aksa radyosu, Gazzelilere sürekli telefon numaraları hatırlatarak, acil durumlar ve ambulanslar için aramalarını istiyor.
[Ntvmsnbc]
Israeli ground troops have started to enter the Gaza Strip, Israeli military officials have confirmed, a week after the offensive against Hamas began.
An Israeli military spokeswoman said the intention was to take control of areas from which Palestinian militants have been firing rockets into Israel.
Witnesses say armoured vehicles crossed into northern Gaza at four separate points, supported by helicopters.
Earlier, Israel intensified air and artillery attacks on the territory.
In one raid, at least 13 people were killed when a missile struck a crowded mosque in Beit Lahiya, Palestinian medics said.
Witnesses said more than 200 people had been inside the Ibrahim al-Maqadna mosque for evening prayers when it was struck.
[BBC]
27.12.2008
Faşist İsrail Devletinden Gazze'de Katliam (slaughter in gaza from to Fascist Israel State)
Hamas ve İsrail arasındaki ateşkesin bitmesinin üzerinden bir hafta sonra İsrail 60 uçakla Gazze’yi vurdu. İsrail, saldırıları Hanuka-Işıklar Bayramı’nın son gününde düzenledi ve operasyonun adını da bayramdan esinlenerek “Dökme Kurşun” koydu. İsrail saldırısına 60 savaş uçağı katıldı ve 100 dolayında Hamas’a ait hedef vuruldu. Gazze kentinde saat 11.30’da Hamas’ın bir karakolunun ve El Rimal’de Hamaslı polislerin tören düzenlendiği El Meştel adlı karargahın vurulması ile başlayan saldırı bir kaç dakika sürdü. Ardından saat 14.00’te ikinci hava saldırısı geldi. Bombardımanlar, akşam ve gece saatlerinde de Gazze Şeridi’nin kuzey, güney ve orta kesimlerindeki hedeflerin vurulmasıyla devam etti. 225 kişinin yaşamını yitirdiği saldırılarda, 120’si ağır olmak üzere 300’den fazla kişi de yaralandı. Ölü sayısının 350’ye yükselmesinden endişe ediliyor.
Savaş uçaklarından Hamas’ın hükümet binalarıyla güvenlik birimlerine yaklaşık 30 füze fırlatıldı. Gazze merkezi, Han Yunus, Beyt Lahya, Refah ve Beyt Hanun bombalandı. Hamas tarafından yapılan açıklamada son olarak bir caminin hedef alındığı ve can kaybı olduğu belirtildi. İsrail, saldırılarına kentin merkeziyle kuzey kesimlerini vurarak devam ediyor.
İsrail’in düzenlediği saldırılarda Gazze’deki bütün güvenlik tesisleri yerle bir oldu. Hedef alınan karakolların birinde yerlerde yatan onlarca üniformalı güvenlik görevlisi cesedinin fotoğraflarını uluslararası haber ajansları dünyaya geçti. Karakolda onlarca güvenlik görevlisinin de yıkılan binaların enkazı altında olduğu bildiriliyor.
İSRAİL CEPTEN UYARDI
İsrail’den gecenin geç saatlerinde Gazzelilere telefonlarla yapılan uyarılarla, evlerinde silah bulunduranların vurulacağı bildirildi. Gece geç saatlerde bir çok Gazzeli’nin cep telefonları aranarak “önemli bir bildiri” ifadesiyle uyarılar yapıldı.
Herhangi bir kaynak belirtilmeyen telefonlarda, Gazze sakinlerinden eğer evlerinde silah ve cephane bulunuyorsa evlerini terk etmeleri istendi ve “Silah varsa evlerinizi boşaltın, çünkü vurulacak” denildi.
Gazzelileri panikleten telefon uyarılarının Arapça yapıldığı ve önceden kaydedilmiş olduğu öğrenildi.
İsrail-Gazze Şeridi sınırında, İsrail ordusuna ait tanklarda da hareketlenme olduğu belirtildi.
MORGLARDA YER KALMADI
Gazze’de yaralılarının çoğunun durumu ağır ve ölü sayısının 350’ye çıkmasından endişe ediliyor. Yaralılardan en az 80’i hastanelere parçalanmış şekilde getirildi. Hastanelerin morglarında yer kalmadı.
Kentte hastaneler yaralılarla dolup taşarken, Mısır’dan Kahire’deki hastanelere yaralı taşımak için acil helikopter göndermesi istendi. Hastanelerde ilaç ve ameliyat gereçleri sıkıntısı çekiliyor.
4 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞU DA ÖLDÜ
Gazze’de ekipler halen yıkıntılar altından ölü ve yaralı onlarca kişiyi çıkarmaya çalışıyor.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik en kanlı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen saldırılarda ölenler arasında 4 yaşında bir kız çocuğu ile bir kadın da bulunuyor.
ÇOCUKLAR OKULDAN ÇIKIYORDU
Görgü tanıkları, ilk saldırının Gazze’de çocukların okuldan çıktığı sırada düzenlendiğini belirtiyor. Dumanların yükseldiği Gazze kentinde sirenlerin çaldığı ve annelerin çocuklarını aradığı bildiriliyor.
[Ntvmsnbc]
22.01.2008
Güvenlik Konseyi Gazze'ye Ablukayı Görüşecek
İsrail dün ablukayı gevşeteceğini açıkladı. Aralarında Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Kuveyt’in de bulunduğu ülkeler İsrail’in Gazze sınırını kapatmasını eleştirdi.
Ürdün ve Lübnan’da Hamas lehinde gösteriler düzenlendi. Kahire’de toplanan Arap Birliği, ablukayı kaldırması için uluslararası toplumdan İsrail’e baskıyı arttırmasını istemeyi kararlaştırdı.
Amerika’nın Sesi’ne konuşan Mısır dışişleri bakanlığı sözcüsü Hüsam Zeki, İsrail’in ablukayla ayrım gözetmeksizin Gazze’nin tamamını hedef aldığını ve Cenevre Sözleşmesini çiğnediğini savundu.
[VOA News]