gaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.02.2010

Gazze'de tek suç kredi kartı çalmak mı?

İsrail'de iki üst düzey subay, Gazze savaşında beyaz fosfor kullanılması sebebiyle disiplin cezası aldı. Ülkede operasyon ile ilgili yapılan soruşturmalarda şu ana kadar tek bir asker mahkumiyet aldı. O askerin suçu da bir Filistinli'nin kredi kartını çalmak.

Haaretz gazetesi, İsrail ordusunun geçen yılki Gazze savaşında beyaz fosfor kullanılmasını onayladıkları için biri Tuğgeneral, diğeri Albay iki üst düzey yetkilinin disiplin cezası aldığını yazdı.

Gazetenin haberine göre, açılan askeri soruşturmada, iki yetkilinin, bir BM yardım ajansının idaresindeki binaya bu son derece yakıcı mühimmatın kullanılmasıyla insan hayatını tehlikeye attığına karar verildi.

Haberde, subaylara hangi cezanın verildiği belirtilmedi.

TEK MAHKUMİYET KREDİ KARTI ÇALMAKTAN
İsrail kaynakları Gazze savaşı ile ilgili şu ana kadar 150 vakayı soruşturduklarını belirtiyorlar. Şimdiye dek operasyon sırasında yaşananlarla ilgili tek bir dava mahkumiyetle sonuçlandı; bunda da bir İsrail askeri bir Filistinlinin kredi kartını çaldığı için yedi ay hapis cezasına çarptırıldı.

İSRAİL: SAVAŞ SUÇU İŞLEMEDİK
Öte yandan İsrail, geçen 2009'un Ocak ayındaki Gazze operasyonu ile ilgili raporunu Birleşmiş Milletler'e sundu. Raporda, İsrail kuvvetlerinin savaş suçu işlediği iddialarına ilişkin herhangi bir kanıt bulunamadığı bildiriliyor.

Bununla birlikte raporda da iki askeri yetkili hakkında, Gazze'deki BM merkezine atılan beyaz fosfor bombaları ile ilgili disiplin işlemi yapıldığını ortaya koyuyor.

Raporda, çok sayıda fosfor bombasının ordunun kurallarını ihlal eder şekilde atıldığı belirtiliyor.

Solunum sisteminde sorunlara yol açan beyaz fosforun nüfusun yoğun olduğu alanlarda kullanılması, Gazze Operasyonu'nun en tartışmalı uygulamalarından biriydi.

Birleşmiş Milletler, geçen yılki Gazze operasyonu sırasında gerek Filistinli örgütlerin gerekse İsrail'in savaş suçu işlendiği iddialarını soruşturmasını istemişti.

İsrail'in Gazze'ye Aralık 2008-Ocak 2009 arasında düzenlediği operasyonlarda BM'nin Gazze'deki Filistinlilere yardım misyonu (UNRWA) binasının gıda deposu, eğitim merkezi ve okulları maddi zarar görmüştü. İsrail'in bu operasyonlar sırasında beyaz fosfor da kullandığı da bildirilmişti.

BM RAPORU BU HAFTA SUNULUYOR
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, konuyla ilgili raporunu bu hafta BM Genel Kurulu'na sunacak.

BM'nin savaş suçları konusunda yetkili yargıcı Richard Goldstone, her iki tarafın da güvenilir ve bağımsız soruşturmalar yürütmesini istemiş, aksi halde konunun uluslararası yargıya sevkedileceği uyarısında bulunmuştu.

Genel Kurul, 5 Kasım'da Goldstone raporunun sonuçlarını desteklemiş ve hem Filistinli hem de İsrailli yetkilileri ihlallere ilişkin kendi soruşturmalarını yürütmek için 5 Şubat'a dek süre tanımıştı.

İsrail konunun uluslararası savaş suçları mahkemesine gitmesini önlemek için bir diplomasi atağı yürütüyor.

Hamas da İsrail'e atılan roket ve havan topları konusunda kendi soruşturmasını yapmaya çağırılmıştı. Ancak Hamas yetkilileri konuyla ilgili 'bağımsız' soruşturma çağrılarını gözardı ediyor. Hamas yetkilileri, roket saldırılarında sivilleri hedef almadıklarını, amacın askeri hedefleri vurmak olduğunu; ancak roketler güdümlü olmadığından sivillerin de zarar görebildiğini savunmuştu.

[NTV]

30.12.2009

Gazze'nin hayat damarları kesiliyor

Gazze'yi dünyaya bağlayan Mısır'daki tüneller yeni başlayan duvar projesi ve tünellere su pompalanması ile çökertilecek. Projeyi Arap müteahhitler üstleniyor.

3 yıldır İsrail'in sıkı ablukası altındaki, yaklaşık 1,5 milyon Filistinli'nin yaşadığı Gazze Şeridi'ne nefes aldıran Refah sınırındaki tünellerin sonu geliyor.

Refah'ın Mısır tarafında başlatılan, çelikten duvar örmeyi kapsadığı belirtilen projenin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Proje kapsamında çelik duvarın yanı sıra yer altına döşenen delikli borularla tünellerin tamamen imha edilmesi hedefleniyor. Borulara su verildiğinde, toprağın geçirgen olduğu sınır bölgesinde tüneller tamamen suyla dolacak, varsa içindekiler büyük ihtimalle ölecek ve tüneller çökecek.

Hamas kaynaklarının ve Refah'ta tünel işiyle uğraşanların verdiği bilgiye göre, sınırda inşaat çalışmaları devam eden projede, Gazze ile Mısır arasında uzanan 10 kilometre dolayındaki sınır bölgesi zemini delinerek, her 30-40 metrede bir, uzunluğu 35 metreyi bulan delikli borular yerleştiriliyor. Sınırdaki inşaat çalışmalarını Refah'ın Gazze tarafından da izlemek mümkün. Ağır iş makineleri, kepçeler, büyük vinçler ve buldozerler sürekli çalışıyor ve kumlu zemine boru döşemeyi sürdürüyor. Projeyi Arap müteahhitlerinin üstlendiği, ancak inşaat çalışmalarına bazı "yabancı" mühendislerin de eşlik ettiği, inşaatta ise Mısırlı işçilerin çalıştığı belirtiliyor.

Delikli boruların arasına normal boruların da yerleştirileceği kaydedilirken, 6 ila 18 ay arasında tamamlanması beklenen proje ile sayısı 1000'in üzerindeki irili ufaklı tüneller yok edilecek.

Böylece, İsrail'in uzun zamandır, silah kaçakçılığında kullanıldığı gerekçesiyle önlenmesini istediği tünellerin de sonu gelmiş olacak. İsrail, ABD ve Mısır arasında tünellerden kaçakçılığa son vermek amacıyla defalarca toplantı yapılmıştı.

Proje kapsamında ayrıca, bombalara, darbelere ve diğer muhtemel saldırılara dayanıklı güçlü çelik bir duvar da inşa edilecek. Sınırın herhangi bir yanında henüz duvar inşaatı gözlenmese de bu duvarın da yer altında tünel kazılmasına izin vermeyecek kadar derin olacağı kaydediliyor.

NİL'DEN SU POMPALANACAK
Bu durum, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde fiili iktidara el koyduğu 2007 yılı ortalarından bu yana ağırlaştırılan İsrail ablukasına rağmen, son iki yıldır tüneller aracılığıyla ihtiyaçlarını karşılayabilen Gazzelilere büyük darbe vuracak. Halen İsrail'den sadece insani yardımların ve son zamanlarda buna ilaveten birkaç sınırlı malzemenin girebildiği Gazze'nin dünyaya son kapısı da kapanmış olacak. Gazzeliler, bu nedenle son projeyi "ölüm duvarı" olarak adlandırıyor.

Tünel işletmecileri, Mısır'ın denizden tuzlu su pompalaması talebine İsrail'in, yeraltı su kaynaklarının bozulacağı gerekçesiyle karşı çıktığını, Nil nehrinden su pompalanmasını istediğini belirtti. Aynı kaynaklara göre, Nil'den su pompalanması da çok zor değil.

ARTIK GAZZE'DE YAŞANMAZ

Tünel sahipleri, tünellerde çalışanlar ve bölgeye gelen diğer Gazzeliler, sınırın hemen öte yanındaki çalışmaları endişeyle izlerken, bu projenin Gazze'yi artık tamamen yaşanır olmaktan çıkaracağında hemfikirler.

Yine de tünel faaliyetleri hiç aksatılmaksızın ve hatta artarak sürdürülüyor. Köstebek yuvası halindeki sınırda, kış nedeniyle tünellerin yağmurdan etkilenmemesi için her bir tünel ağzının girişi, üstü ve çevresi mukavvalar, tenekeler, naylonlar, çadır kumaşı veya bezlerle kapatılıyor. Dışarıdan bölge, derme-çatma bir sera alanı görüntüsünü veriyor. İçlerinde ise bir taraftan borularla yakıt çekiliyor ve gelen malzemeler hemen yakınlarda kurulu kapalı depolara iletiliyor, diğer taraftan da alıcılar ve işletme sahipleri arasında pazarlıklar yürütülüyor.

7 yıl öncesine kadar İsrail'de çalıştığını, ancak sonrasından iş bulamadığı için tünel işine girmekten başka çare bulamadığını söyleyen, kendisini "Ebu Hazım" olarak tanıtan bir tünel işletmecisi, "Mısır bunu niye yapıyor" diye sorup, "Bu proje bittiğinde hem bizim, hem Gazzelilerin işi bitecek" diye konuştu.

Ebu Hazım, "Zaten İsrail'le sınır kapıları kapalı. Malzeme girmiyor. Buralar da kapanırsa ne olacak, halimizi bir düşünün" dedi.

BU DUVAR GAZZELİLERİN ÖLMESİ DEMEK

11 çocuklu, tünel işinde yanında 17 kişinin çalıştığını söyleyen Ebu Hazım, karşı tarafta büyük iş makinelerinin toprağı delerken oluşan sarsıntının da tünellerin çökmesine neden olduğunu, daha 3 gün önce bir tünelin çökerek içindeki 2 işçinin öldüğünü ifade etti.

"Böyle giderse bu çalışmalar boyunca da tüneller çok kişiye mezar olur" diyen Ebu Hazım, "Eninde sonunda, bu duvar, Gazzelilerin ölmesi anlamına geliyor" dedi.

Sınırda tek bir tünel işleten Ebu Taha ise 45 yaşında bir Refahlı. 7 çocuğu, 10 işçisi var. Ebu Taha, çelik de olsa duvardan korkmadığını belirterek, "Bu millet daha önce de yaptı... Onun da bir çözümünü bulur" dedi. Ancak Ebu Taha şunları da söyledi: "Bizi asıl etkileyecek su... Su pompalanırsa bizim işimiz biter, tüm Gazze'nin de..."

Ebu Taha, Mısır'ın ABD ve İsrail'in ağır baskısı altında olduğu görüşünde. "Mısır zaten tünellerden geleni biliyor, istese kuş uçurtmaz sınırdan. Ama şimdi ağır baskı altında, Hamas'a baskı için bu projeye izin verdi" dedi.

Ebu Taha'ya granit yer döşemesi siparişi veren Gazzeli tüccar da bu ticaret biter, sınırlar da açılmazsa Gazze'de durumun gerçekten çok kötü olacağını kaydetti. Adını Hacı Kemal diye veren Gazzeli tüccar, "Evet, Hamas'a baskı yapmak istiyorlar, ama asıl baskı bizim üzerimize olacak" diye konuştu.

14.01.2009

Subcomandante Marcos : Ekim ve Hasatlara Dair Gazze Üzerine Bir görüş

Ekim ve Hasatlara Dair: Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos’un Gazze Üzerine Konuşması Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos
Çeviren: Onur Günay
13 Ocak 2009

İki gün önce, şiddeti tartıştığımız gün, anlatmakta kelimelerin kifayetsiz kaldığı Condoleezza Rice, bir ABD yetkilisi, Gazze’de olup bitenlerin vahşi doğalarından ötürü Filistinlilerin hatası olduğunu beyan etti.

Dünyayı çapraz kesen yeraltı nehirleri kendi coğrafyalarını değiştirebilir ancak aynı şarkıyı söylerler.

Ve şuan bizim duyduğumuz, savaşın ve acının şarkısı.

Buradan çok uzakta değil, Gazze adında bir yerde, Ortadoğu’da, tam burada bizim yanı başımızda, İsrail hükümetinin ağır eğitimli ve silahlı ordusu ölüm ve yıkım yürüyüşüne devam ediyor.

Attığı adımlar klasik bir askeri işgal savaşının adımları: öncelikle “stratejik” askeri noktaları (askeri kılavuzların söylediği şekliyle) yok etmek amaçlı yoğun bir toplu bombalama ve direniş güçlerini “zayıflatmak”; sonra istihbarat üzerinde sıkı bir kontrol : “dış dünyada”, operasyon alanının dışı, görülen ve duyulan her şey askeri kriterlerle seçilmelidir; şimdi de taburların yeni mevzilere ilerlemesi için düşman askerlerinin üzerine yoğun top atışı; sonra da düşmanın garnizonunu zayıflatmak için bir kuşatma olacak; sonrasında da mevzi işgal eden ve düşmanı yok eden saldırı, ve muhtemel “direniş yuvalarının” “temizlenmesi”.

Modern savaşın askeri kitapçığı, birkaç varyasyon ve eklemeyle adım adım istilacı askeri güçler tarafından takip ediliyor.

Bunun hakkında çok şey bilmiyoruz ve “Ortadoğu’da çatışma” diye adlandırılan konu hakkında şüphe yok ki uzmanlar var, ancak dünyanın bu köşesinden bizim de söyleyeceğimiz bir şey var:

Haberlerdeki fotoğraflara göre İsrail hükümetinin hava güçlerince imha edilen “stratejik” noktalar; evler, kulübeler, sivil binalardır. Yıkıntıların ortasında tek bir sığınak, kışla, askeri havaalanı ya da bombardıman silahı görmüyoruz. Yani —ve lütfen cahilliğimizi bağışlayın— bize göre ya uçakların silahlarının kötü amaçları var ya da Gazze’de öyle “stratejik” noktalar yok.

Hiçbir zaman Filistin’i ziyaret etme onuruna sahip olmadık ancak insanların, erkeklerin, kadınların, çocukların ve yaşlıların -askerlerin değil- evlerde, kulübelerde ve binalarda yaşadıklarını varsayıyoruz.

Henüz direnişin takviye kuvvetlerini de görmedik, sadece yıkıntılar.

Ancak istihbarat kuşatmasının nafile çabalarını gördük ve işgali görmezden gelmekle alkışlamak arasında karar vermeye çalışan dünya hükümetlerini ve epey zamandır bir işe yaramayan, dışarıya ılımlı basın açıklamaları gönderen Birleşmiş Milletleri.

Ancak bekleyin. Birden aklımıza geldi belki de İsrail hükümetine göre bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar düşman askerleri; ve böylece ikamet ettikleri kulübeler, evler ve binalar da yok edilmesi gereken kışlalardır.

Yani şüphe yok ki bu sabah Gazze’ye yağan kurşun yağmuru, İsrail birliklerinin ilerleyişini bu erkekler, kadınlar, çocuklar ve yaşlılardan korumak içindi.

Ve bütün Gazze’ye yayılan kuşatma ile zayıflatmak istedikleri düşman garnizonu orada yaşayan Filistin nüfusunun ta kendisi. Saldırıları bu nüfusu imha etmeye çalışacak. Ve bu kanlı geçeceği kolaylıkla tahmin edilebilir saldırıdan kaçmayı ya da saklanmayı başaran herhangi bir erkek, kadın, çocuk ya da yaşlı daha sonra “avlanacak”, böylece temizlik tamamlanacak ve operasyonları yöneten komutanlar da kendi efendilerine rapor verebilecekler: “Görevi tamamladık.”

Cahilliğimizi tekrar bağışlayın, belki de söylediğimiz asıl mevzunun dışındadır. Ve devam eden suçu mahkum etmek yerine, biz yerliler ve savaşçılar olarak, olup bitenin “siyonizm” mi “antisemitizm” mi olduğunu, ya da bunu başlatanın Hamas’ın bombaları olup olmadığını tartışıyor olmamız ve bu tartışmaların içinde bir konum almamız gerekiyor.

Belki bizim düşüncemiz çok basit ve analizler için çok gerekli olan nüansları ve dipnotları kaçırıyoruz, ancak Zapatistalar için bu durum profesyonel bir ordunun savunmasız bir nüfusu katletmesi gibi görünüyor.

Ezilenlerden ve soldan kim buna sessiz kalabilir?

Bir şeyler söylemek işe yarar mı? Bizim ağlayışlarımız bir bombayı dahi durdurur mu? Bizim sözümüz bir tek Filistinlinin dahi yaşamını kurtarır mı?

Evet, bize göre bu işe yarar. Belki bir bombayı durduramayız ve sözümüz böylelikle fişeğinin üzerine “IMI” ya da “Israeli Military Industry” (İsrail Askeri Endüstrisi) harfleri kazınmış 5.56 mm ya da 9 mm kalibrelik mermilerin bir kız ya da oğlan çocuğunun göğsüne saplanmasını engelleyen bir zırhlı kalkana dönüşmeyecek. Ancak belki de sözümüz Meksika’daki ve dünyadaki öteki sözlerle güç birliği yapmayı başarır ve belki de ilk etapta bir mırıltı olarak duyulur, giderek gürleşir ve sonra Gazze’de duyulabilecek bir çığlık, feryat olur.

Biz sizin hakkınızda bir şey bilmiyoruz, ancak biz EZLN’den Zapatistalar, biz, yıkımın ve ölümün ortasında birkaç cesaret sözü duymanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.

Bunu nasıl açıklamam gerektiğini bilmiyorum ama olan şu ki, evet çok uzaktan sözler bir bombayı durduramaz ancak adeta ölümün kara odasında bir delik açılmış ve ufak bir ışık parıltısı içeriye düşermiş gibi olur.

Diğer her şey için olduğu gibi, ne olacaksa olacaktır. İsrail hükümeti terörizme ağır bir darbe indirdiğini açıklayacak, katliamın büyüklüğünü kendi halkından saklayacak, büyük silah üreticileri krizi göğüslemek için ekonomik destek sağlayacaklar ve “küresel kamuoyu”, her zaman moda olan kolayca biçimlendirilebilir varlık, başka tarafa yönelecek.

Ancak hepsi bu değil. Filistin halkı da direnecek ve yaşayacak ve mücadele etmeye devam edecek ve amaçları için ezilenlerden sempati görmeye devam edecek.

Ve belki Gazze’den bir kız ya da erkek çocuğu da yaşayacak. Belki büyüyecekler, onlarla beraber kuvvetleri, kızgınlıkları ve öfkeleri de büyüyecek. Belki Filistin’de mücadele eden gruplardan biri için asker ya da milis olacaklar. Belki kendilerini İsrail’le savaş halinde bulacaklar. Belki bunu bir silahı ateşleyerek yapacaklar. Belki kendilerini bellerine sarılı bir kuşak dinamitle feda edecekler.

Ve sonra tepede, yukarıdan birileri Filistinlilerin vahşi doğaları hakkında yazacak ve bu şiddeti kınayan açıklamalar yapacak ve bunun siyonizm mi anti-semitizm mi olduğunu tartışmaya geri dönecekler.

Ve hiç kimse şu anda hasat edileni kimin ektiğini sormayacak.

Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu erkekleri, kadınları, çocukları ve yaşlıları adına,

Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos

Meksika, 4 Ocak, 2009
Not: Bu yazı Komutan Yardımcısı İsyancı Marcos’un 4 Ocak’ta Dünya Onurlu Öfke Festivali’nde Gazze üzerine yaptığı konuşmanın tam metnidir.
Bu makale http://www.kabobfest.com\'dan alınmıştır. Orijinali için http://www.kabobfest.com/2009/01/of-sowing-and-harvests-subcomandante.html

Kaynak : Kültürel Çoğulcu Gündem

12.01.2009

Faşist İsrail Devleti Gazze'ye Takviye Birlik Gönderiyor (Fascist Israeli raids as reserves move in)

İsrail’in, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları üçüncü haftasında. İsrail ordusu Gazze kentine yedek askerler göndermeye başladı. Saldırılarda can kaybı 900’e yaklaşırken, Gazze’nin altyapısının uzun yıllar toparlanamayacak halde olduğu söyleniyor.

İsrail hükümet sözcüsü, yedek askerlerin varolan kuvvetleri güçlendirmek amacıyla gönderildiğini söyledi, ancak bunun harekatın üçüncü aşamasının başladığı anlamına gelmediğini vurguladı. İsrail askerleri yerleşim birimlerine doğru ilerlerken, Hamas militanlarıyla evlerde ve sokaklarda şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

[Ntvmsnbc]

İsrail'den Gazze'ye takviye birlikler
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının 17. gününde, operasyon bölgesine takviye birlikler göndermeye başladığı bildirildi.

Gazze'ye takviye birliklerin gönderildiği açıklamasının, saldırıların yeni bir aşamaya girdiğinin güçlü bir sinyali olduğu düşünülüyor.

İsrailli yetkililer ise, saldırılarının yeni bir aşamasının resmen başlayıp başlamadığı yönündeki soruya ise yanıt vermedi.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert ise yaptığı açıklamada Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarında hedeflerine ulaşmakta olduklarını söyledi.

Olmert'in açıklaması İsrail ordusunun Gazze kentinin iç kesimlerine doğru ilerlemekte olduğu bir sıraya rastlıyor.

Filistinli hastane kaynakları bugünkü saldırılarda 29 kişinin öldürüldüğünü söylüyor.

Saldırıların başından beri öldürülen Filistinli sayısının da 879 olduğunu söylüyorlar.

İsrailli yetkililer de Filistinli militanların bugün İsrail'in güney kesimine en az 12 roket attıklarını belirtiyor.

İsrail dün gece Gazze Şeridi'nde 60'ın üzerinde hedefe vuruş yaptığını açıkladı.

Gazze'den de İsrail içlerine roket saldırıları sürüyor.

[BBC Turkish]
İsrail Gazze’de ‘beyaz fosfor’ kullanıyor.


Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü İsrail’in Uluslararası yasalarca kullanımı yasak olan ‘beyaz fosfor’ gazı kullandığını açıkladı.

İsrail, 3. haftasına giren Gazze saldırılarını genişleteceğinin işaretini verdi; yedek askerlerin Gazze'ye gönderilmesi kararlaştırıldı. Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail'in saldırılarda fosfor gazı kullandığını açıkladı. İsrail, saldırıları gece boyunca sürdü.

Görgü tanıkları, İsrail jetlerinin bombardıman sırasında Mısır hava sahasını kullandığını ileri sürdü.

Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü de, İsrail'in Cebaliye mülteci kampına düzenlediği bombardıman sırasında 'beyaz fosfor gazı' kullandığını açıkladı. Uluslararası yasalarca kullanımı yasak olan gaz, deride derin yanıklar oluşturuyor.

Bu arada İsrail ordusu, Golan tepelerindeki birliklerine Suriye'den ateş açıldığını iddia etti.

Saldırıların başladığı günden bu yana ölen Filistinlilerin sayısı ise 900'e yaklaştı. Bunların çoğunu siviller oluşturuyor. Yaralı sayısı da 3 binin üzerinde.

[Radikal]

Israeli raids as reserves move in

Israeli planes have carried out fewer air strikes on the Gaza Strip overnight, as some reserve units went into action on the ground.

There were 12 air raids - compared with as many as 60 on previous nights. At least nine rockets or mortars were fired on Israel from Gaza on Monday.

The Israeli military denied stepping up a ground offensive against Hamas, despite renewed fierce fighting.

Earlier, PM Ehud Olmert said Israel was nearing its military goals.

Reports suggest diplomatic efforts between Egypt and Hamas in Cairo are progressing.

After meeting Egyptian President Hosni Mubarak, Middle East Quartet envoy Tony Blair said elements were in place for a ceasefire agreement.

[BBC]

7.01.2009

İsrail Saldırıda 3. Aşamayı Görüşecek

İsrail, Gazze'ye saldırının üçüncü aşaması olan kent merkezlerine saldırıyı görüşecek.

İsrail'in Gazze şeridine yönelik saldırısı 12'nci gününe girdi... İsrail'in havadan, karadan ve denizden sürdürdüğü saldırılarda üçte biri çocuk olmak üzere 650'ye yakın Filistinli öldü.

İsrail ordusu bugünden (07.01.2008) itibaren günün belli saatlerinde bombardımanı durduracağını açıkladı.

Bir yanda bölgede ateşkes sağlanmasına yönelik uluslararası çabalar diğer yanda kadın çocuk dinlemeden Gazze'yi yakıp yıkan İsrail'e giderek artan tepkiler...

Kara saldırılarını başlattıktan sonra Hamas militanlarıyla çatışmalara giren İsrail ordusu, Gazze kenti ve diğer nüfusu yoğun bölgelere henüz ilerlemedi.

İsrail güvenlik kabinesi, Gazze saldırılarının üçüncü aşamasını yani kent merkezlerine saldırı planlarını ele alacak...

İsrail Başbakanı Olmert harekata ilişkin olarak, "Ne kadar kısa sürerse, o kadar iyi. Gazze'yi işgal etmek ya da teröristlerin her birini öldürmek amacıyla yola çıkmadık" açıklamasını yapmıştı.

Küçük bir bölgede bir buçuk milyon Filistinlinin ölüm kalım mücadelesi verdiği Gazze Şeridi'ne bomba yağdıran İsrail, tepkiler üzerine tavrını az da olsa yumuşatıyor.

İsrail yönetimi, Birleşmiş Milletler'in Gazze şeridine insani yardım koridoru açılması önerisini kabul etti. İsrail ordusu sabah saatlerinde, Gazze'deki halkın ihtiyaçlarını karşılaması için bugünden (07.01.2009) itibaren bombardımana 13.00 ile 16.00 arasında ara verileceğini duyurdu.

Bu arada İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik harekata ilişkin kapsamlı görüntüler yayınladı.

Görüntülerde ilk kez kara harekatından bazı bölümlere yer verildi.

İsrail'e karşı direnen Hamas ise kendi görüntülerini yayınladı. İsrail'e sürekli kayıp verdirdiğini öne süren Hamas'ın videosunda bir İsrail askerinin vurulduğu an gösteriliyor.

[TRT]

İsrail'e en sert tepki chavez'den

Venezuella, İsrail’in Venezuela Büyükelçisi ile elçilik personelinin bir kısmını sınır dışı ediyor

Venezuela, Gazze’ye saldırmasını protesto etmek için, İsrail’in Venezuela Büyükelçisi ile elçilik personelinin bir kısmını sınır dışı ediyor.
Venezuela Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İsrail Büyükelçisi ve İsrail Büyükelçilik personelinin bir kısmını sınır dışı edilmesi kararı alındığı" bildirildi.
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez de daha önce yaptığı açıklamada İsrail’i kınamış ve Venezuela’daki Musevi cemaatini, İsrail Hükümetine karşı tavır almaya çağırmıştı.
Chavez, İsrail’in Gazze saldırısını kastederek, "Venezuela Musevi cemaatinin bu barbarlığa karşı çıkacağını ümit ediyorum. Bunu yapın. Bütün zulümlere şiddetle karşı çıkmıyor musunuz?" diye konuşmuştu.

[Radikal]

3.01.2009

Faşist İsrail Devleti Gazze'ye Kara Saldırısı Başlattı (Fascist Israel State Troops Enter Gaza)


İsrail kara birlikleri Gazze’ye akşam saatlerinde giriş yaptı. Hamas ve İsrail kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor, İsrail Gazze’nin doğalgaz sistemini patlattı. İsrail binlerce yedeği de askere çağırdı.

Günler süren hava bombardımanın ardından helikopter desteğindeki İsrail kara birlikleri üç ayrı noktadan Gazze sınırından girdi. İsrail askerleri, yoğun tank ateşi ve F-16 uçaklarının desteğinde Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun’un doğusu, Cebaliye mülteci kampının doğusu ile Gazze kentinin İsrail’le sınırdaş olan Secaiye mahallesinin karşı kesimindeki Karni Geçişi tarafından giriş yaptı.

Sınırı geçen İsrail askerleri Hamas güçleriyle çatışıyor. İsrail’in Kanal 10 televizyonu da askerler Gazze’ye girerken şiddetli çatışmaların olduğunu duyurdu. İsrail, Gazze Şeridi’nde çıkan çatışmaların ilk saatlerinde 15 Filistinli militanın hayatını kaybettiğini açıkladı.

Görgü tanıkları, İsrail tanklarının Gazze’nin kuzeyindeki Hamas mevzilerine ateş açtığını belirtirken, tanklara havan topuyla misilleme yapıldı. Hamas, Gazze’de birkaç İsrail askerini öldürdüğünü iddia etti. Muhammed Nazzal adlı Hamas yetkilisi, El Arabiye televizyonuna yaptığı açıklamada Hamas’ın birkaç İsrail askerini öldürdüklerini söyledi ancak rakam vermedi.

Ehud Barak : Operasyon Kolay ve Kısa Olmayacak

İLK KURBAN BİR ÇOCUK
Karadan Gazze Şeridi’ne giren İsrail tanklarının ateşinde bir Filistinli çocuk hayatını kaybetti. Görgü tanıkları ve hastane kaynakları, İsrail ordusuna ait tankların Gazze kentinde açtığı ateşte ölen Filistinli çocuğun bu akşamki kara harekatının Filistin cephesinde verilen ilk kurban olduğunu duyurdu. Tank ateşinde 11 Filistinlinin de yaralandı.

Bölgede başta Şahap radyosu olmak üzere, Hamas’ın El Aksa radyosu, Gazzelilere sürekli telefon numaraları hatırlatarak, acil durumlar ve ambulanslar için aramalarını istiyor.

[Ntvmsnbc]


Israeli ground troops have started to enter the Gaza Strip, Israeli military officials have confirmed, a week after the offensive against Hamas began.

An Israeli military spokeswoman said the intention was to take control of areas from which Palestinian militants have been firing rockets into Israel.

Witnesses say armoured vehicles crossed into northern Gaza at four separate points, supported by helicopters.

Earlier, Israel intensified air and artillery attacks on the territory.

In one raid, at least 13 people were killed when a missile struck a crowded mosque in Beit Lahiya, Palestinian medics said.

Witnesses said more than 200 people had been inside the Ibrahim al-Maqadna mosque for evening prayers when it was struck.

[BBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...