çölleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çölleşme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.06.2008

Çölleşme dünya ekosistemini tehdit ediyor

BM tarafından çevreyle ilgili yapılan çeşitli araştırmalar, dünyada çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olan 110 ülke bulunduğunu ortaya koydu.

BM, BM Çevre Programı (UNEP) aracılığıyla çevreye ilişkin çeşitli araştırmalar yaptı. Araştırmaların sonuçlarına göre, dünyanın önemli bir bölümünün çölleşme tehdidi altında olması nedeniyle bir an önce ciddi tedbirler alınması gerekiyor.

Çölleşme, yılda 42 milyar doları bulan yıllık maliyetinin yanı sıra açlık, yoksulluk ve göç ile de insanoğlunu tehdit ediyor.

Merkezi ABD’de bulunan Worldwatch Institue, her yıl toprağın üst tabakasının 24 milyar tonunun kaybedildiğini ileri sürdü.

Araştırmalar, son 20 yıl içinde ABD’deki bütün ekili alanı kaplayacak kadar toprağın kaybolup gittiğini ortaya koydu.

Bu kriz, dünya üzerindeki karaların üçte birinden daha fazlasını kaplayan kurak alanlarda ortaya çıkarken, çölleşme, toprak tabakasının hassas, bitki tabakasının ince ve iklimin son derece sert olduğu bölgelerde kendini hissettiriyor.

Çölleşme, toplam kara alanının yüzde 30’una zarar verirken, Afrika’da kurak alanların yüzde 73’ünü kaplayan 1 milyon hektarın üzerinde arazinin orta veya ciddi bir çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirlendi.

Asya’da ise bu miktarın 1,4 milyon hektarı bulduğu belirtilen araştırmalarda, şu bilgilere yer verildi:
“Fakat bu problem, sadece kalkınmakta olan ülkelere mahsus değildir. Ciddi bir şekilde veya orta derecede çölleşmiş alanların en fazla bulunduğu kıta yüzde 74 ile Kuzey Amerika’dır. AB’deki ülkelerin 5 tanesinde çölleşme sorunları mevcuttur. Asya’da en fazla etkilenen bölgeler eski Sovyetler Birliğinde yer almaktadır.

Genel olarak bakılırsa çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olan kurak alana sahip 110 ülke olduğu görülür. UNEP çölleşmenin genel maliyetinin yılda 42 milyar dolar olduğunu hesaplamıştır. Sadece Afrika’nın yıllık kaybı 9 milyar dolardır.”

SİLAHLI ÇATIŞMALARIN NEDENİ
Araştırmaların sonuçları, çölleşme nedeniyle yaşanan manevi kayıpların bedelinin daha ağır ve 1 milyardan fazla insanın yaşamının tehlikede olduğunu gösterdi.

Araştırmalarda şunlar kaydedildi:
“Uzun vadede 100 milyon kişi, doğup büyüdükleri yerleri terk etmek mecburiyetinde kalabilirler. Toz haline dönüşmekte olan yerleri bugüne kadar kaç kişinin terk edip gittiği bilinmemekle beraber mutlaka milyonları bulmaktadır. Mali ve Burkina Faso’da yaşamakta olanların altıda biri kendi yörelerini terk etmek zorunda kalmışlar ve bunun bir sonucu olarak da şehirlerin çevrelerindeki gecekondular fazlalaşmıştır.

Yağış almayan bölgelerde halen sürmekte olan 10 silahlı çatışmanın başlamasının sebepleri arasında çölleşme de bulunmaktadır. Çölleşme, Somali gibi yerlerde siyasi dengesizlik, açlık ve toplumun parçalanmasına sebep olduğu gibi insani yardım ve felaketleri önleme çabası şeklinde büyük miktarda harcamalara yol açmaktadır. Aynı zamanda, küresel ısınma ve biyolojik çeşitliliğin kaybolması gibi çevre koruma sorunlarını da ağırlaştırmaktadır.”

Kuraklığın çölleşmeyi başlattığı ve daha da kötüleşmesine neden olduğunu vurgulayan araştırmalarda, yanlış tarım uygulamalarının toprağı tükettiği belirtildi.

Araştırmaların sonuçlarında, “Yanlış sulama, tarım yapılan araziyi tuzlu bir halde bırakmakta ve her yıl 500 bin hektarı çölleştirmektedir. Bu miktar her yeni sulamaya açılan alana eşittir” denildi.

TÜRKİYE’NİN DURUMU
Çevre ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğünde görevli Şube Müdürü Erdoğan Özevren, Türkiye’nin içinde bulunduğu Orta Doğu coğrafyasının yarı-nemli ya da kurak-kurak iklim rejimi içerisinde yer aldığını anımsatarak, ülke topraklarının yüzde 86’sının erozyon tehdidi altında olmasının, erozyonu çölleşmenin en önemli sebebi yaptığını vurguladı.

Özevren, “İklimsel verilere göre, ülkemizde Iğdır ve Konya ovaları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuraklık ve çölleşmeye en hassas bölgeler olarak ortaya çıkmaktadır. Unutulmamalıdır ki ülkemizde erozyon olması sebebiyle ülke topraklarının tamamına yakını tehdit altındadır” dedi.

18.06.2007

Buğday ambarı çölleşiyor, gören yok!


Konya Ovası, Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü'nde, adım adım çölleşiyor: Ürün yok, yakında göç başlar, afet bölgesi ilan edilebilir
"Bir köylünün yanından geliyorum. 150 dekarlık arazinin 50'sinde sulu, 100 dekarında da kıraç tarım yapıyordu. Yağmur yağmadığından bu yıl kıraç tarım yapamadı. Geçen gün dolu düştüğünden 50 dekarlık alanın tümü hasar gördü. Bu köylü şimdi ne yapacak?"
17 Haziran Dünya Çölleşme Günü'nde Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Hüseyin Motuk, 'Türkiye'nin buğday ambarı'yken adı artık kuraklıkla anılan Konya Ovası'ndaki kötü gidişatı böyle özetliyor. Tarımda yanlış sulama ve yeraltı sularının bilinçsizce tüketilmesi Konya Ovası'nı yavaş yavaş çölleştiriyor. Verimsizleşen toprak nedeniyle çiftçi zorda. Konya İl Genel Meclisi kuraklık nedeniyle Konya'nın afet bölgesi ilan edilmesi için tavsiye kararı alıp, Başbakanlığa yolladı. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Motuk'a göre, rekolte kaybı en iyimser rakamla yüzde 50. Bazı kesimlerde hiç ürün yok:
"Burada durum içler acısı. Kıraç tamamen bitti. Bu yıl yağış yüzde 50 düştü. Konya'nın normalde yıllık rekoltesi 1.8 milyon ton. Tarım il Müdürlüğü hasar tespiti yaptı, üst makamlara bildireceğim ancak seçim arifesinde kimse ilgilenmez. Yakında Konya'dan göç başlar."
28 bin ruhsatsız kuyu
Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim görevlisi ve Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Tahir Nalbantçılar, bölgedeki 60 bine yakın su kuyusundan 28 bininin ruhsatsız olduğunu söylerken, yeraltı sularının aşırı tüketildiği görüşünde. Nalbantçılar'a göre uzun vadede çözüm için yeniden planlama gerekiyor ancak hiçbir girişim yok:
"Böyle giderse verimli alan kalmayacak. Sorunun çözülmesi için dengesiz kuyu kullanımının yeniden gözden geçirilmesi, sulama sistemlerinin modernize edilmesi ve bitki deseninin toprak yapısına göre revize edilmesi gerekir."
Doğal Hayatı Koruma Vakfı Türkiye (WWF-Türkiye) Su Programı Müdürü Buket Bahar Dıvrak, "Havzadaki Hotamış sazlıkları ve Eşme kara sazlıkları kurudu, Ereğli sazlıkları kurumak üzere. Tuzla Gölü de yarı yarıya kuru" diyor.
Türkiye Yeşilleri ise 'Kuraklık Türkiye'yi kavuruyor' başlıklı bildirisinde sorumlu adres olarak 'vahametin farkında olmayan' Tarım Bakanı Mehdi Eker'i gösterirken bir uyarı da TEMA Vakfı yetkilisi Yeşim Beyla'dan: "Konya Havzası'nda alarm zilleri çalıyor. Havza Bakanlar Kurulu'nca bir an önce afet bölgesi ilan edilmeli."
[Radikal]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...