jeopolitika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jeopolitika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.11.2007

Küresel ısınma büyük ‘güvenlik tehdidi’

ABD’nin iki düşünce kuruluşunun hazırladığı ortak raporda, küresel ısınmanın, ABD’nin tarihte karşı karşıya kaldığı en büyük ulusal güvenlik tehditlerinden biri olabileceği” ileri sürüldü.

AMSTERDAM - “Center for Strategic and International Studies” ve “Center for a New American Security” adlı kuruluşların desteğiyle oluşturulan, güvenlik ve iklim uzmanlarını bir araya getiren bir panel tarafından hazırlanan, pazartesi günü kamuoyuna açıklanması beklenen rapora göre, küresel ısınmanın olası sonuçları, son 20 yıl içerisinde oldukça küçümsendi.
Haberin devamı

Raporda, küresel ısınma sonucu, “göç patlaması yaşanacağı, su ve diğer kaynaklar üzerinde savaşlar çıkacağı, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki gerginliğin artacağı, ülkelerin nükleer enerjiye daha çok ilgi gösterecek olmasından ötürü, nükleer silahların yayılması ile ilgili kaygıların yükseleceği” belirtilirken, gelecek 30 yıl içerisinde, dünyanın en kritik bölgelerinde “iklime bağlı istikrarsızlıklar yaşanacağına” dikkat çekildi.

Raporda su üzerindeki çatışmalar konusunda özellikle Orta Doğu bölgesine dikkat çekildi.

“NÜKLEER SAVAŞ SONRASI GİBİ OLABİLİR”
Raporda, ortalama küresel sıcaklığın 2040 yılına kadar en az 1,3 santigrat derece artmasıyla, en çok 5,6 santigrat derece artması ihtimalleri karşısında olası senaryolar sıralandı.

Sıcaklığın 1,3 santigrat derece gibi en düşük düzeyde arttığı bir ortamda “ABD’ye yönelik göçlerin artacağı, hastalıkların yayılacağı, Afrika’daki zayıf devletler arasında yeni savaşların baş göstereceği ve dünyada ülkeler arasındaki gücün, doğal kaynaklara ulaşabilmelerine göre yeniden dağılacağı” gibi sonuçlar ortaya konuldu.

İklimdeki aşırı değişiklik halinde ise “modern insan yaşamının her alanının baştan sona istikrarsız hale geleceği” kaydedildi.

Raporda, bu sonuçlar, dünyada yaşanabilecek bir top yekun nükleer savaş sonrasında insanların karşılaşacakları yaşam koşullarıyla benzerlikler taşıyacağı kaydedildi.

Rapora katkı yapanlar arasında CIA eski başkanı James Woolsey, ABD eski başkanı Bill Clinton döneminin Beyaz Saray Sekreteri John Podesta, eski başkan yardımcısı Al Gore’un güvenlik danışmanı Leon Fuerth, ABD Ulusal Bilimler Akademisi başkanı Ralph Cicerone da bulunuyor.

[NTVMSNBC]

23.10.2007

Güney Kutbu'nda hak iddiası

İngiltere, Güney Kutbu açıklarındaki önemli büyüklükte bir deniz yatağında hak ilan etmeye hazırlanıyor.

İngiliz Antarktika’sı bölgesine yakın olan bu bölge için ortaya atılan bu iddianın İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan hak iddiası taleplerinden sadece biri olduğunu açıklandı.

Talep ettiği hakkı elde etse bile, İngiltere, hak ilan ettiği bölgede deniz yatağında petrol ve gaz aramayı yasaklayan anlaşmaya uyması gerekecek.

Açıklamayı yapan İngiltere dışişleri sözcüsü, bu adımı deniz anlaşmalarının iptal edilmesi gibi durumlara karşılık ve "geleceğe yönelik bir güvence" olarak niteledi.

Sözcü ayrıca, bu anlaşmanın iptal edilmesinin "son derece zor" olduğunu da ekledi.

Talebin Birleşmiş Milletler'in belirlediği 2009 Mayıs'ından önceye yetişmek üzere hazırlandığını ve BM sözleşmelerine aykırı olmadığı da belirtildi.

Bu adımla birlikte, İngiltere'de son dönemlerde hız kazanan ve gelecekte koşulların değişmesi durumunda deniz dibindeki potansiyel petrol ve gaz kaynaklarını güvence altına alma yarışına katılmış oluyor.

Son zamanlarda kutup bölgelerinde kıta sahanlığının genişletilmesi yarışındaki en dikkate çarpan örnek, Rusya'nın Kuzey Kutbu'nun dibindeki bir dağ dizisinin Rus kıta sahanlığının uzantısı olduğu iddiasıydı.

Çevre örgütü, Greenpeace'den bir sözcü, İngiltere'nin iddialarının muazzam bir sorumsuzluk örneği olduğunu belirtti.

Greenpeace sözcüsü, "İngiltere dünyada karbon dioksit salımlarını azaltma çabalarının lideri olması gerekirken, yeni bir petrol arama yarışının lideri gibi görünüyor," dedi.

[BBC Türkçe]

5.08.2007

Petrol arama krizi kapıda

Ankara, petrol ve doğalgaz aramak üzere başlattığı ihale sürecini 16 Ağustos’ta tamamlayacak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne, aynı şekilde karşılık vermeye hazırlanıyor. TPAO, yapacağı arama için firma seçimini ay sonuna kadar tamamlayacak.

ANKARA - Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramaya yönelik ihaleye 16 Ağustos’ta çıkacağını açıklamasından sonra, Ankara da kendi çalışmalarını tamamlama aşamasına geldi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Kıbrıs’ta petrol aramaya yönelik ihale sürecini Ağustos ayı sonunda bitirecek.

Kurum yetkilileri, yabancı şirketlerden yoğun bir katılım olduğunu belirterek, teklifleri almaya ve değerlendirmeye devam ettiklerini belirtiyor. İhaleyi birden fazla yabancı şirket ya da konsorsiyum da kazanabilecek.

Eylül ayından itibaren kazanan grupla sismik çalışmalara başlanacak. Aramalar, Akdeniz’in sığ sularında 12 millik bir alanı kapsayacak şekilde Antalya-İskenderun ve Mersin körfezinde yapılacak. İkinci aşamada ise derin sular yani Rum kesiminin de arama yapacağı bölge olan Kıbrıs’ın batısıyla Mısır arasında kalan bölge ve Antalya açıkları taranacak.

TPAO’NUN RUHSATI VAR
TPAO’nun arama yapılacak bölgeler için ruhsatı var. Dolayısıyla herhangi bir sınır sorunu yaşanması beklenmiyor. Ancak yetkililer 16 Ağustos’tan sonra benzer bölgelerde aramaya başlayacak olan Rum kesimi için aynı şeyleri söyleyemiyor. Aksine, Rum kesiminin sınır problemi olan bu bölgelerde arama çalışmalarını başlatmasının zor olduğunu belirtiliyor.

ARAMA 1-2 YILDA TAMAMLANACAK
TPAO sismik arama işlemini 1-2 yıl içinde tamamlamayı planlıyor. Ardından da rezerv bulunan yerlerde sondaja başlanarak, petrol ve doğalgaz çıkarılacak. Ankara, Rum kesiminin çalışmalarına sert tepki veriyor. Birkaç ay önce konu yeniden gündeme geldiğinde Türkiye bölgeye savaş gemilerini göndermişti.

[NTVMSNBC]

3.08.2007

Kuzey Kutbu'nda hakimiyet savaşı

Zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olduğu tahmin edilen Kuzey Kutbu'nda hakimiyet savaşı kızışıyor. Rusya'nın Kuzey Kutbu deniz tabanına bayrak dikmesi, başta ABD ve Kanada olmak üzere bölgede hak iddia eden diğer ülkelerin tepkisini çekti.

MOSKOVA/WASHINGTON/OTTOWA - Kuzey Kutbu'nda buzulların altında bulunduğu tahmin edilen petrol, maden ve doğalgaz yataklarını ele geçirmek için başlatılan yarışta Rusya bir adım öne geçti.

Kıta sahanlığının kutuplara kadar ulaştığını iddia eden Rusya, Kuzey Kutbu deniz yatağının 4 bin 200 metre derinliğine Rus bayrağı taşıyan bir kapsül yerleştirdi. İki mini denizaltıyla tabana ulaşan ekip, jeolojik örnekler de topladı.

Bu adım, bölgedeki kaynakları ele geçirmeye çalışan diğer ülkelerin büyük tepkisini çekmiş durumda. İlk tepki ABD ve Kanada’dan geldi.

Washington da, Rusya’nın eyleminin hiçbir yasal zemini bulunmadığını savundu.

Rusya ise, daha önce reddedilen kıta sahanlığıyla ilgili başvurusunu 2009’da yeniden Birleşmiş Milletler gündemine taşımaya hazırlanıyor.

Karşısında ise, aynı bölgede hak iddia eden ABD ile Kanada’nın yanı sıra, Danimarka ve Norveç bulunuyor.

[NTVMSNBC]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...