anarchy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anarchy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.12.2008

yunanistanda göstericiler ert televizyonunu işgal etti

Göstericiler devlet televizyonu ERT'yi işgal etti. Atina'da da çevik kuvvet merkezine saldırı düzenlendi. Selanik'te de polisle çatışma yaşandı.

Yunanistan'da 10 gün önce bir gencin polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan olaylar devam ediyor.

ERT İşgal Edildi.
Göstericiler devlet televizyonu ERT'yi işgal ederek, yayını kesti, karakola saldırdı.
Televizyon binasına giren göstericiler, haber bültenini yarıda keserek 15 yaşındaki Grigoropulos'un öldürülmesini protesto eden bir bildiri okudu.
Çevik Kuvvet Merkezine SaldırıÖte yandan aralarında maskeli gençlerin de bulunduğu bir grup gösterici, başkent Atina'nın "Kesaryani" semtinde bulunan çevik kuvvet merkezine molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Saldırıda, aralarında çevik kuvvete ait bir aracın da bulunduğu çok sayıda araç ve bir işyerinde maddi hasar meydana geldi.

Selanik'te Polisle Çatışma
Selanik'te de bir Güney Kıbrıslı Rum gencini döven 8 polisin cezalarının açıklandığı mahkeme önünde göstericiler polisle çatıştı.
Gösteriler SürecekBu arada öğrencilerin protesto gösterilerini önümüzdeki günlerde de devam ettirme kararı aldığı belirtiliyor.

Bugün (17.12.2008) Adliye önünde, yarın ise Sindagma ve Omonia meydanlarında iki ayrı protesto yürüyüşü yapılacak.

[TRT]

14.12.2008

"Paris Komünü" yeniden doğdu, "Atina"da anarşi var...

Bizim Yüzyılımız Başlarken...

Merhaba...

Şu an gümbür gümbür Keny Arkana dinlediğimiz İktisat Fakültesi işgalinde, enformasyon noktası olarak kullandığımız mekanda, eldeki verileri derli toplu kılmaya çalışıyoruz.
Ne mümkün! Yarın isyanın 1. haftasına giriyoruz ve bu süre içinde olan bitenlerin bir listesini tutmaya kalksak başa çıkamayacağımız ortada. Diğer yandan insanın kaleme kağıda dokunası gelmiyor. Nefes almayı ve isyanda olduğumuz bilincini bir an olsun yitirmemek, tadını çıkarabilmek için.
Yine de bilgilendirme adına üzerimize düşen tek şey çeviriler değil. Elbette size nasıl hissettiğimi anlatabilmem zor. En azından birkaç gözlemde bulunmak ve size bulunduğumuz noktanın tarihsel ciddiyetini hatırlatmak istiyorum.
Agyos Dimitrios’ta Halk Meclisi’nin Özgür Belediyesi’yle birlikte başka bir sürece girdiğimizi düşünüyorum. İşgaldeki Yoannina şehri Belediyesi’ni ve Halandri Belediyesi’ni de bu listeye ekleyelim. İlerleyen günlerde yeni belediyelerin de doğrudan demokrasi alanına geçeceğine inanıyorum. İsyanın attığı en büyük adımlardan biri bu. Doğrudan demokrasi, isyandan devrime doğru atılmış en ciddi adım olarak görünüyor gözüme. Bugün yapılan açık toplantılarda tartışılan eylem programlarına baktığımızda, ya da dünyaya Atina’dan baktığımızda, sadece biçimsel bir hamleden bahsetmediğimiz de ayan beyan olacak.

300 kadar yoldaşın katıldığı bir genel toplantıda, ifade edilen verilere bakacak olursak, halihazırda Atina’nın ticari kapasitesinin yüzde 10’u tahrip edilmiş durumda. Toplam nüfusun binde 5’inin, politik aktivite içindeki nüfusun yüzde 3.4’ünün eylemlerde yeraldığı türünden hesaplar ifade edildi. Bunlar büyük ihtimalle basında yeralan veriler. Yani bir yandan sistem hükmünü sürüyor. Ama yeni olan bu değil. Yeni olan, adım adım ilerleyen isyan.
Her ne kadar dünya egemenleri hükümeti daha sert önlemlere zorlasa da hükümetin yapabileceği fazla birşey yok. Böyle durumlarda çözücü faktör olarak devreye soktukları polis halk tarafından defterden silindi. Hükümet, vahşi bir hayvana sükunet enjekte etmenin yollarını arıyor. Yeni bir ölüm haberinin yıkım olacağını onlar da biliyor. Fakat o ölüm haberi Melbourne’dan geliyor. Mücadelenin küreselliğini anlatmak isteyenlere, saldırının küreselliğini hatırlatır gibi. Yine 15’inde bir çocuk, yine polisler tarafından öldürülüyor.
Danimarka’da 62 yoldaşımız gözaltında. Meksika’da yoldaşlar polis merkezini patlatıyorlar dayanışma için. İtalya ve İspanya’da ilk kıvılcımları çakıyor isyanın. Eylemlerin yapıldığı şehirleri yazmak bile yorucu görünüyor. Ve sizden ricam, bunu Yunanistan isyanı olarak görmekten ve dayanışmaktan vazgeçmeniz. Yunanistan’da isyanı bir günde bastırabilirler. Ama ertesi gün Paris’te karşılaşacağınız, aynı isyandır. Bu isyan yüzyıl sürecek arkadaşlar. 99 yıl toprağın altına çekilse de 100. yıl yeniden çıkacak ortaya. Bu bizim isyanımız, dünyanın dört yanında yoldaşları ve düşmanları olanların isyanı. Biraz empati, dayanışmacı rolünü unutturacak ve ateşi, içinizdeki ateşi sokağa taşımanız gerektiğini farketmenize yetecek.

Tarihin en net çizgilerle ayrılan sınıfsal isyanı içinde olduğumuza inanıyorum. Dahası, tüketim toplumuna ve teknolojiye karşı bu kadar ciddi bir saldırının daha önce yaşanmamış olduğuna inanıyorum. Bu yüzden, ihtiyarların ‘şiddet’ edebiyatı karşısında sabırlı olun. Onlar çok acı çektiler ve içleri katranla doldu. Nerede ışık görseler orayı çamurla sıvamaya kalkıyorlar. Bu sefer güneşi sıvamaya kalkıyorlar. Bizim onlardan naçizane farkımız, şiddetin sadece dinamik değil, kinetik de olabileceğini anlamış olmamız.
Yani bütün o doğrudan demokrasi alanları bir günde ortadan kaldırılabilirler. Bunu biliyoruz. Mesele şu ki bunlar bir hafta önce yoktu. Ve sesimize dünyanın dört bir yanından yankı gelmeseydi, isyan bu aşamaya bile gelemezdi.
Hepimiz gördük ki, 3-5 kişi değiliz. Yalnız değiliz. İçinde bulunduğumuz tarihsel noktanın önemi işte bu. Hayallerimizi gerçekleştirebilecek kadar çoğuz. Yeterki kıvılcım çaksın.

Derin bir nefes alın arkadaşlar. Bizim yüzyılımız asıl şimdi başlıyor.

* Yunanistan´da isyana katılan bir anarşistin ilettiği mesaj

Kaynaklar :

http://www.anarsi.org/haber.php?isl=oku&id=250
ODTU'nün Sesi
İstanbul Indymedia

12.12.2008

YUNANİSTAN'DA ANARŞİST İSYAN 6.GÜNÜNDE!

Öfke Sönmüyor! Bugünler Aleksi’nin günleri!
6 Aralık´ta Atina´nın Atina Exarchia semtinde anarşist Aleksandros Grigoropulos´un polis tarafından öldürülmesiyle başlayan isyan devam ediyor. Katil devlet ve polislere karşı Yunanistan´ın birçok şehrinde ve dünyada öfke artarak sürüyor.

Atina´dan selamlar...

Medyaya bakacak olursanız bugün sönmüş olması gereken isyan sürüyor. Her ne kadar yağmur yağıyor olsa da Atina ve diğer şehirlerde isyan ateşi sönmüyor. Bugün ortaöğretim öğrencileriyle birlikte gençler ve işçiler yeniden meydanlara döküldüler. Binlerce insan bugün de polis güçlerine karşı öfkelerini kustular ve en az 25 polis karakoluna saldırıda bulundular.

Hukuk, İktisat ve Politeknik´te işgaller devam ediyor. Genel toplantılara 300-500 kişi katılıyor. 300 okulda işgallerin sürdüğü bilgisi var.

Ayrıca Agyos Dimitrios Belediyesi de yoldaşlarımız tarafından işgal edildi ve ´halk meclisi´ çağrısı yapıldı. Yarın saat 12´de bütün öğrencilerin katılacağı bir yürüyüş çağrısı var.

Aynı zamanda devletin kolluk güçleri faşistlerle birlikte anarşistlere, öğrencilere ve göçmenlere yönelik saldırıları tırmandırıyorlar. Akşam saatlerinde 5 yoldaş (aralarında bir Filistinli bir de Polonyalı) Koridallos Cezaevi´ne götürüldü. Üstelik 4 kişi daha Pazartesi günü mahkemeye çıkarılacaklar. Büyük ihtimalle onlar da tutuklanacaklar. Şimdiye kadar gözaltına alınan 200 kişiden 5´i Atina´da, 8´i de Larisa´da tutuklandılar. Tutuklananlar, polisle çatışma ve yağmaya katıldıkları gerekçesiyle yargılanacaklar. Gözaltına alınanların yüzde 50´si göçmen ve Arap ülkelerinden göçen 25 kişi antiterör yasasına muhalefetten hakim karşısına çıkarılacaklar.

Neredeyse bütün sokaklarda şu kuşlamayla karşılaşabilirsiniz; Öfke Sönmüyor!

Bugünler Aleksi´nin günleri!

Kaynak : Anarsi.Org


Yunanistan’ın başkenti Atina’da geçen haftasonu bir gencin polis tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar 6. gününde de devam etti. Göstericiler polisle çatıştı. Başbakan Karamanlis, muhalefetin erken seçim çağrısını reddetti.

Başkent Atina’da, çoğunluğunu orta dereceli okul öğrencileri, öğretmenler ve velilerin oluşturduğu grupların parlamentonun bulunduğu Sindagma Meydanı’nda düzenledikleri gösteride, güvenlik kuvvetleriyle yer yer çatışmalar yaşandı.

Kent merkezindeki kamu binaları ile bakanlık binalarını kordona alan çevik kuvvet ekiplerine taş atan göstericilere polis göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sindagma’daki çatışmalar sağanak yağmurun da etkisiyle fazla büyümeden sona ererken, söz konusu gruptan kopan, aralarında maskeli şahısların da bulunduğu bir grup Atina Üniversitesi Hukuk Fakültesi önünde bulunan polis ekiplerine saldırdı..

Kaynak : Ntvmsnbc

YUNANİSTAN'ın başkenti Atina'da 16 yaşındaki Aleks'in polis tarafından öldürülmesi ardından 6 gün geçmesine rağmen öfke dinmedi. Trajik olay ardından hükümetten kimsenin istifa etmemesi ve Aleks'i öldüren polisin özür dilemek yerine Aleks için kötüleyici sözler kullanması Yunanistan'da isyana neden oldu.

Her gün düzenlenen protesto gösterilerine her kesimden katılanlar polislere ‘katil' diye bağırırken son 1 yılda yolsuzluk skandallarıyla çalkalanan hükümette kimse cezalandırılmadığı belirtildi. Ekonomik kriz ortasında yüzlerce milyon Euro’'uk Vatopedi skandalının kopması ve Ekonomi Bakanının “Bütçede 7 milyar açığımız var” diyerek vergileri arttırmasının ardından devletin bankalara 28 milyar Euro'luk destekte bulunması halkı iyice kışkırttı. Ama o ana kadar bankalara toplam 3 milyar borcu olan halkın paralarıyla ileride evlerini haciz edecek bankalara maddi destek verilmesi “hükümet bizi soyuyor” olarak algılandı. “Polis yolsuzluk yapanları tutuklamak yerine çocuklarımızı öldürüyor” sesleri yükseldi.

Kaynak : Radikal

Yunanistan’da 15 yaşındaki bir gencin polis kurşunuyla öldürülmesinin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen, başkent Atina ve diğer kentlerde düzenlenen polisi protesto gösterileri, aynı şiddette sürüyor.

Öğrenciler, işçiler, devlet memurları, orta dereceli ve yüksekokul öğretim üyeleri, veliler, hemen her gün kent merkezlerinde toplanıyor ve polisi hedef alan sloganlara paralel olarak polis kuvvetlerine çeşitli cisimler fırlatıyorlar.

Bu gösteriler sırasında ve sonrasında ise kendilerini 'iktidar karşıtları' olarak tanımlayan yüzü maskeli kalabalık bir genç grubu ellerindeki demir çubuklarla, zincir ve sopalarla alış veriş merkezlerini ateşe veriyor, kaldırımları söküyor, mağaza ve bankaları yakıp yıkarak yağmalıyorlar.

Aynı anda kendi okullarını işgal altında bulunduran ve yaşları 14 ila 17 olan öğrenciler, semt karakollarını önünde protesto gösterileri düzenliyor ve gördükleri polis kuvvetlerine taş ve sopalarla saldırıyorlar.

Kaynak : BBC Turkish

Olan, spontane ama son derece bilinçli yeni bir küresel siyasi hareketin ilk adımlarını atmaya başlamasıdır. Bunun eski ulus-devlet sınırları içine politik yaşamını sıkıştırmış solla hiçbir alakası yok. Bundan dolayı olaylara katılan gençlerin çoğu kendilerini anarşist olarak tanımlıyorlar. Yani hiç sorgusuz otoriteye karşılar. Bu otorite, solda da olsa karşılar sağda da olsa karşılar. Devlet egemenliğine ve sınırlara karşılar. Bundan dolayı Yunanistan kalkışması yalnız Karamanlis hükümetini hedef almıyor; çok daha ötesini anlatıyor. Bugün Yunanistanda PASOKun solundaki muhalefet önemli bir yüzde 15e yaklaşan- oy oranına sahip. Ama bu kalkışma Karamanlis hükümetini hedef aldığı gibi, PASOKu ve onun solunu da hiç takmıyor. Dolayısıyla bu durum, çok yeni ve sistemin tümünü hedef alacak kadar ciddi.

Dolayısıyla görüyoruz ki ve bu küresel kriz ortaya çıkartıyor ki, ilkönce ulus-devletle sonra refah devleti ile sonra da neoliberal paradigma ile ayakta duran emperyal/ ulus-devlet kapitalizmi sağı ve solu ile iflas etti ve yolcu.

Kaynak : Taraf Gazetesi, Anarşist Çocuklar, Endüstri Solcuları ve Devletleri Yazısından (Cemil Ertem)

11.12.2008

ANARŞİST İSYAN SÜRÜYOR!

Yunanistan'da 15 yaşındaki bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesiyle başlayan şiddet olayları devam ediyor. Sabah saatlerinde Atina çevresindeki 15 karakol daha protestocuların saldırısına hedef oldu.




Atina'da bugün yaklaşık 15 polis karakolunun, güvenlik güçleri aleyhine sloganlar atan lise öğrencilerden oluşan grupların saldırısına uğradığı belirtildi.

Öğrencilerin, karakolları taşladıkları ve bir karakolun da devriye aracını devirdikleri kaydedildi.

Bu arada, Grigoropulos'un katil zanlısı polis memuru Epaminondas Korkoneas'ın bugün götürülmesi beklenen Koridalos cezaevinin çevresinde görevli polis ekiplerine bir grup göstericinin taş ve sopalarla saldırdığı bildirildi...

....

Yunanistan'a destek yürüyüşünde 63 gözaltı

Yunanistan'daki gösterilere destek amacıyla Danimarka'da düzenlenen yürüyüşte 63 kişi gözaltına alındı.

Polis sözcüsü Michael Paulsen, Kopenhag'ın merkezinde düzenlenen eyleme yaklaşık 150 kişinin katıldığını, emniyet kuvvetlerine saldırılmasının ardından 63 eylemcinin kısa süreliğine gözaltına alındığını söyledi

.....

İspanya'da da gençler olay çıkardı

Yunanistan'da 15 yaşındaki gencin polis kurşunuyla öldürülmesini protesto edenlere destek amacıyla İspanya'da gösteri düzenleyen gençler olay çıkardı.

Dün akşam başkent Madrid'in merkezindeki polis karakoluna taşlarla saldıran 200 kişilik gruptan 9 gencin gözaltına alındığı bildirildi.

Bankaların otomatik para çekme makinelerine zarar veren, duvarlara "Katil devlet, infazcı polis" yazıp, Yunanistan'daki göstericilere destek verdiklerini belirten gençler, Barcelona'da da izinsiz gösteri düzenleyip çevreye zarar verdi.

Barcelona'daki olaylarda biri Yunan 2 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.

Olaylarda 3'ü polis 9 kişinin yaralandığı da kaydedildi.

İnternet üzerinden çağrıda bulunarak izinsiz gösteri düzenleyen grubun, bugün için de değişik kentlerde eylem hazırlığında olduğu ifade edildi.

.....

Limasol'da maskeli grup polis karakolunu taşladı

Kıbrıs Rum kesimine bağlı Limasol'da yaklaşık 100 kişilik maskeli bir grup, Yunanistan'da çıkan olaylarda bir gencin
ölmesini protesto etmek amacıyla düzenlediği eylemde, Limasol Polis Karakolu'nu taşladı.

Rum radyosunun haberine göre, dün akşam Limasol'daki Grigori Afksentiu Meydanı'nda toplanan maskeli kişiler, Yunanistan'daki olaylarda bir gencin "polis kurşunuyla hayatını kaybetmesini" kınamak amacıyla broşür dağıttı.

Maskeli grup, Limasol Polis Karakolu'na doğru yürüyerek, karakolu taşladı ve polis aleyhinde sloganlar attı.

[CNN TURK]

1.05.2007

YAŞASIN 1 MAYIS!



Anarşistler, İstanbul'da, İzmir'de Ankara'da 1 Mayıs alanlarındalar. Ayrıntılı bilgi için : Anarşi.Org

Gün gelecek sessizliğimiz şimdi boğmakta olduğunuz sesimizden çok daha güçlü olacak*

1886´da Amerika Emek Federasyonu´nun 1 Mayıs gününden itibaren çalışma saatlerinin sekize inmesi gerektiği ifadesini içeren önerge kabul edildi. Sadece Chicago´da 400.000´den fazla işçi 1 Mayıs´ta greve başladılar.

Bir kereste fabrikasına getirilen grev kırıcıları önlemek amacıyla müdahale eden grevdeki işçilere polis saldırdı, en az bir grevciyi öldürdü, çok sayıda kişiyi yaraladı. Bu vahşi saldırının kızgınlığıyla August Spies, Arbeiter-Zeitung (Alman göçmen işçilerinin günlük anarşist gazetesi) bürosuna gitti, ve işçileri ertesi gece düzenlenecek olan protesto mitingine katılmaya çağıran bir duyuru yayınladı.

Protesto Mitingi Haymarket Alanı´nda gerçekleşti ve Spies ile beraber sendika hareketinde etkin olan iki diğer anarşist, Albert Parson ve Samuel Fielden katılanlara hitap etti. Miting bitmek üzere iken alanda kalan 200 kadar kişiye polis müdahale etti. Bu sırada polislerin üzerine kimin tarafından atıldığı bilinmeyen bir bomba atıldı.

Bu olayın sorumlusu olarak, 5´i alanda bile bulunmayan 8 anarşist; August Spies, Samuel Fielden, Albert Richard Parsons, Adolph Fisher, George Engel, Michael Schawab, Louis Lingg ve Oscar Neebe tutuklandılar ve yedisi idama, biri 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Uluslararası kampanyalar iki idam cezasının ömür boyu hapis cezasına çevrilmesini sağladı. Louis Lingg, idamın hemen öncesinde kendini öldürdü. Albert Parsons, August Spies, George Engel ve Adolph Fischer 11 Kasım 1887´de asıldı. Onlar, Emek tarihinde Haymarket Şehitleri olarak biliniyorlar. Cenaze yürüşünün yapıldığı yolu 150.000 ile 500.000 arasındaki bir kalabalık çevreledi, ve cenazelerin gömülmesine 10.000 ile 25.000 arasındaki bir kalabalık eşlik etti.

1889´da, Paris´teki Enternasyonal Sosyalist Kongre´ye katılan Amerikan delegasyonu, 1 Mayıs´ın işçi bayramı olarak kabul edilmesini önerdi. Bu, işçi sınıfı mücadelesinin ve "Chicago Sekizlerinin Şehit Olmasının" anısına düzenlenecekti. O zamandan itibaren 1 Mayıs uluslararası dayanışma günü haline geldi.

Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!**

"İktidar" dünya üzerindeki varlığını farklı biçimlerde sürdürmeye hala devam ediyor. Yeni binyılın başında, politik iktidarın en vahşileşmiş biçimi 'devlet'lerin yerini, ekonomik iktidarın tüm yeryüzünde mutlak hakimiyet peşinde koşan biçimi 'küresel kapitalizm' almaya başladı. İktidar artık her yerde; tek-tipleştirilmiş bütün dünyada; kredi-kartlarında, bankada, borsada, televizyonda, gazetede, işyerinde, okulda, evde. Bizlere yalnızca gökyüzü kaldı... Bir de sokaklar!

Herşeye rağmen biz umudumuzu yitirmedik. Ve inatla diyoruz ki; sokaklar bizimdir, yeryüzü bizimdir, gökyüzü bizimdir, evler, işyerleri, fabrikalar, tarlalar, toprak bizimdir!

1 Mayıs´ın yasallaşmasını değil, mücadelenin yaygınlaşmasını istiyoruz. Devrimin hemen şu anda, burada olduğunu, mücadelenin parti bürolarında, meclis koridorlarında değil, sokaklarda olduğuna inanıyoruz.

Ve bu yüzden tüm dünyadaki ezilenlerle birlikte, mülksüzlerle birlikte, ezenlere, mülk sahiplerine meydan okuyoruz. Ekonomik, politik ve moral bakımdan tutsaklık altındaki herkesle, çalışanlarla, işsizlerle, kadınlarla, çocuklarla, eşcinsellerle birlikte iktidardakilere meydan okuyoruz.

KÜRESEL KAPİTALİZME MEYDAN OKUYORUZ!

* August Spies
** Louis Lingg
Bu metin Anarşist Bakış ve Ankaralı anarşistlerin bildirilerinden faydalanılarak yazılmıştır.

Haymarket anarşistleri ile ilgili bir çalışmayı izlemek için tıklayın
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...