50 ülkeden 210 tıp uzmanı WHO'nun desteğiyle “Tuza karşı mücadele” adlı bir oluşumu hayata geçirerek aşırı tuzu insan sağlığının bir numaralı düşmanı ilan ettiler
Aşırı tuz tüketiminin kalp hastalıkları, felç, yüksek tansiyon, kemik erimesi, astım ve böbrek taşı oluşumunun başlıca sebeplerinden biri olduğunu kaydeden uzmanlar hem tüketicilere hem de gıda firmalarına “tuzu azaltın” mesajı vermek için kampanya başlattı. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmaya göre insanın günlük tuz ihtiyacı yaklaşık 4 gram. En fazla alınması gereken miktar ise 6 gram dolayında. Ancak gelişmiş ülkelerde özellikle hazır gıdalar nedeniyle insanların günde aldığı tuz miktarı 12-18 grama kadar ulaşmış durumda. Bu, insanların bile bile kalp krizi ve felce sürüklenmesi anlamına geliyor. Bu rakamın 3 grama inmesi durumunda dünyadaki felç oranları yüzde 22, kalp krizinden ölenlerin sayısı da yüzde 16 düşüyor. Bilim adamları insanların tükettiği birçok ürünle zaten tuz aldığını kaydederek günlük tuz tüketiminin yüzde 80’inin bu hazır gıdalardan geldiğini, geri kalanının sofra tuzundan alındığını fakat sofra tuzunun kesinlikle masalardan kaldırılmasını tavsiye etti. Gelişmiş ülkelerde her 15 dakikada 1 kişi aşırı tuz tüketiminden kaynaklanan hastalıklar nedeniyle ölüyor.
[VATAN]
20.03.2007
16.03.2007
A Planet... A Danger... Capitalism Kills

Buz parçasının üzerinde kalmış kutup ayısı görüntüsü ile kapitalizm sizi de "avlamak" istiyorsa ona "hadi lan ordan" demenin zamanı gelmişte geçiyor demektir. İnsanın avcı-toplayıcı yaşamında kopup ilk özel mülkiyete geçtiği andan sanayi devrimine geçene kadar ki süreç içerisinde bile, doğa bu denli sömürülmemiş bu denli tecavüze uğramamıştı. Şirketler ve devletler küresel ısınmada kapitalizmi aklamak için bilimadamlarını satınalmaya çalıştılar.BM İklim raporlarında küresel ısınma ile ilgili tüketiciler töhmet altında bırakılırken, rüşvet almakta sakınca görmeyen sözde bilimadamları şirketlerin yarattığı tahribatı görmezden geldiler. Şimdi de utanmadan küresel felakete koşar adım giderken "gezegenine duyarlı" insanlarıda doğaya zarasız(!) kartları ile avlamak istiyorlar! Bu ahlaksız tutuma karşı uyanık ol, doğayı da, insanı da sömüren bizatihi kapitalizmin kendisidir ve kapitalizm yıkılmadıkça da doğa ve insan özgür kalamaz...
Not : resim Sanal Molotof sitesinden hoşgörülerine sığınarak alınmıştır, konuyla ilgili sanal molotof yazısını okumak için lütfen tıklayın : "Bi'şeyler Yapmalı"
Süt İçmek Kemik Erimesini Arttırıyor!
Dünyanın en önemli sağlık endüstrilerinden Hipokrat'ın yöneticileri Dr. Brian Clement ve Dr. Anna Maria Gahns Clement'in iddiaları bugüne kadar bildiklerinizi altüst ediyor. Doktorların bilgilerini güncellemediğini söyleyen Brian Clement’in önerileri alışkanlıklarınızı değiştirecek
Dünyanın saygın sağlık enstitülerinden Hipokrat'ın yöneticileri Doktor Brian Clement ve Doktor Anna Maria Clement, sağlıklı ve uzun ömrün ipuçlarını açıkladı. İşte, bugüne kadar bildiğiniz tüm sağlıklı yaşam kurallarını alt üst edecek iddialar...
"Et ve süt ürünlerinin bu kadar fazla tüketilmesinin sebebi, bu ürünleri pazarlayan firmaların başarısı. Öte yandan doktorlar da bilgilerini güncellemiyor. Günümüzde sağlıklı balık kalmadı. Civa içeren bu balıkları yemek yarar değil, zarar getirir. Ayrıca balıklar, çok sayıda paraziti bünyesinde barındırıyor.
SÜT İÇMEK KEMİK ERİMESİNİ ARTIRIR
Dürüstçe yapılan çalışmalar süt ve süt ürünlerinin kemikleri güçlendirmekten çok, zayıflattığını gösteriyor. Kemiklerin güçlü olması için spor ve kasları kuvvetlendirecek ağırlık çalışmaları yapmak gerek. Bu konuda yapılan 86 tane çalışma var. Hepsinde de kemik erimesinin bu ürünleri tüketenlerde daha fazla ortaya çıktığı tespit edildi.
ET YİYENLER AZINLIK
Eksikliğinde hafıza kaybına yol açan B12 vitamininin sadece ette bulunduğu bilgisi yanlış. 250 kişinin üzerinde yapılan bir araştırmada deneklerin yüzde 60'ında B12 eksikliği tespit edildi. Üstelik B12'nin eksik olduğu kişiler en fazla et ve et ürünleri tüketenler. Bu vitamin toprakta var.
Sağlıklı yetiştirilmiş tüm besinlerden alabilirsiniz. Ayrıca, doğal yollarla üretilmiş preperatlarla da karşılanabilir. Fazla et tüketmek vücudumuzdaki bazı hormonları da harekete geçiriyor. Adrenalin hormonunun artması kişiyi agresif yapıyor. Dünyada yapılan araştırmalar nüfusun yüzde 60'ının vejetaryen olduğunu gösteriyor."
50 yıldır et ve süt ürünlerinin sağlığa zararları ile ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Dr. Brian Clement, 'binlerce insanın hayatından bu besinleri çıkardık" diyor. Dr. Brian Clement, sağlıklı ve uzun bir ömür için tavsiyeleri ise şöyle: "Bol enzimli çiğ yiyecekler vücudu onarıcı ve yenileyici özelliklere sahip. Genç kalmak isteyen yeşil sebze ve baklagillerden vazgeçmemeli. Organik yiyecekler yiyebilirsiniz. Bunun dışında meyve ve sebzeleri bir iki dakika suda bekleterek üzerlerindeki kimyasalları yok edebilirsiniz.
STRES İÇİN 5 DAKİKA YETER
Stresle mücadele için günde sadece 5 dakikayı kendinize ayırmanız yeterli. Kendinizi çok kötü hissettiğinizde, sakin bir ortamda 5 dakika dinlenin. Nefes alıp verin. Aksi taktirde alacağınız yanlış kararlarla hem kendinize, hem de çevrenize zarar verebilirsiniz."
BASİT YAŞAMAYI UNUTTUK
Gelişen teknoloji ve hayat tarzı ile birlikte, insanoğlunun çok önemli bir değeri, basit yaşamayı unuttuğuna dikkat çeken Dr. Brian Clement, "gelecekteki sağlık trendi doğala dönmek olacak. Türkiye'de ne kadar çok insan basit yaşamanın derinliğini fark ederse, o kadar çok kadar uzun süre yaşayabilir" diye konuştu.
[BUGÜN]
Dünyanın saygın sağlık enstitülerinden Hipokrat'ın yöneticileri Doktor Brian Clement ve Doktor Anna Maria Clement, sağlıklı ve uzun ömrün ipuçlarını açıkladı. İşte, bugüne kadar bildiğiniz tüm sağlıklı yaşam kurallarını alt üst edecek iddialar...
"Et ve süt ürünlerinin bu kadar fazla tüketilmesinin sebebi, bu ürünleri pazarlayan firmaların başarısı. Öte yandan doktorlar da bilgilerini güncellemiyor. Günümüzde sağlıklı balık kalmadı. Civa içeren bu balıkları yemek yarar değil, zarar getirir. Ayrıca balıklar, çok sayıda paraziti bünyesinde barındırıyor.
SÜT İÇMEK KEMİK ERİMESİNİ ARTIRIR
Dürüstçe yapılan çalışmalar süt ve süt ürünlerinin kemikleri güçlendirmekten çok, zayıflattığını gösteriyor. Kemiklerin güçlü olması için spor ve kasları kuvvetlendirecek ağırlık çalışmaları yapmak gerek. Bu konuda yapılan 86 tane çalışma var. Hepsinde de kemik erimesinin bu ürünleri tüketenlerde daha fazla ortaya çıktığı tespit edildi.
ET YİYENLER AZINLIK
Eksikliğinde hafıza kaybına yol açan B12 vitamininin sadece ette bulunduğu bilgisi yanlış. 250 kişinin üzerinde yapılan bir araştırmada deneklerin yüzde 60'ında B12 eksikliği tespit edildi. Üstelik B12'nin eksik olduğu kişiler en fazla et ve et ürünleri tüketenler. Bu vitamin toprakta var.
Sağlıklı yetiştirilmiş tüm besinlerden alabilirsiniz. Ayrıca, doğal yollarla üretilmiş preperatlarla da karşılanabilir. Fazla et tüketmek vücudumuzdaki bazı hormonları da harekete geçiriyor. Adrenalin hormonunun artması kişiyi agresif yapıyor. Dünyada yapılan araştırmalar nüfusun yüzde 60'ının vejetaryen olduğunu gösteriyor."
50 yıldır et ve süt ürünlerinin sağlığa zararları ile ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Dr. Brian Clement, 'binlerce insanın hayatından bu besinleri çıkardık" diyor. Dr. Brian Clement, sağlıklı ve uzun bir ömür için tavsiyeleri ise şöyle: "Bol enzimli çiğ yiyecekler vücudu onarıcı ve yenileyici özelliklere sahip. Genç kalmak isteyen yeşil sebze ve baklagillerden vazgeçmemeli. Organik yiyecekler yiyebilirsiniz. Bunun dışında meyve ve sebzeleri bir iki dakika suda bekleterek üzerlerindeki kimyasalları yok edebilirsiniz.
STRES İÇİN 5 DAKİKA YETER
Stresle mücadele için günde sadece 5 dakikayı kendinize ayırmanız yeterli. Kendinizi çok kötü hissettiğinizde, sakin bir ortamda 5 dakika dinlenin. Nefes alıp verin. Aksi taktirde alacağınız yanlış kararlarla hem kendinize, hem de çevrenize zarar verebilirsiniz."
BASİT YAŞAMAYI UNUTTUK
Gelişen teknoloji ve hayat tarzı ile birlikte, insanoğlunun çok önemli bir değeri, basit yaşamayı unuttuğuna dikkat çeken Dr. Brian Clement, "gelecekteki sağlık trendi doğala dönmek olacak. Türkiye'de ne kadar çok insan basit yaşamanın derinliğini fark ederse, o kadar çok kadar uzun süre yaşayabilir" diye konuştu.
[BUGÜN]
13.03.2007
Küresel ısınma sansüre uğradı
Küresel ısınmada insanlığın rolünü sorgulayan bilim adamlarının ölüm tehditleri aldığı ve bilim çevrelerinden dışlandığı öne sürüldü
İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde yer alan bir iddiayı öne süren uzmanlar, politikacı, çevreci ve bilim adamlarından oluşan güçlü bir ittifakın küresel ısınmanın çevreye gerçek etkilerini hasır altı ettiğini söyledi. Devletlerin bilim adamlarını susturarak ortak bir tavır almaya çalıştığını belirten uzmanlar, "Einstein bu şartlar altında çalışmalarına fon bulamazdı" dedi.
Kanada'dakİ Winnipeg Üniversitesi'nin eski iklimbilimcilerinden Timothy Ball, iklim değişikliğinin insanların eseri olduğu konusundaki endişelerini açıklamasının ardından e-posta yoluyla 5 ölüm tehdidi aldığını iddia etti. Ball, "konuşmaya devam ederse, küresel ısınmayı görebilecek kadar yaşayamayacağı" tehdidinin yer aldığını açıkladı.
[Milliyet]
İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde yer alan bir iddiayı öne süren uzmanlar, politikacı, çevreci ve bilim adamlarından oluşan güçlü bir ittifakın küresel ısınmanın çevreye gerçek etkilerini hasır altı ettiğini söyledi. Devletlerin bilim adamlarını susturarak ortak bir tavır almaya çalıştığını belirten uzmanlar, "Einstein bu şartlar altında çalışmalarına fon bulamazdı" dedi.
Kanada'dakİ Winnipeg Üniversitesi'nin eski iklimbilimcilerinden Timothy Ball, iklim değişikliğinin insanların eseri olduğu konusundaki endişelerini açıklamasının ardından e-posta yoluyla 5 ölüm tehdidi aldığını iddia etti. Ball, "konuşmaya devam ederse, küresel ısınmayı görebilecek kadar yaşayamayacağı" tehdidinin yer aldığını açıkladı.
[Milliyet]
7.03.2007
Atlantikte Kara Delik!
Bilim adamları, Atlas okyanusunun ortasında keşfedilen tuhaf “kara deliği” incelemeye başladı.
İngiliz araştırmacılar, “deliğin”, arzın merkezinin oluşumu ve bileşenleri hakkında kıymetli bilgiler sağlayacağını düşünüyor.
İngiltere Okyanus bilimi Merkezinden jeologlar ve okyanus bilimcileri, araştırmalarına başlamadan önce açıklama yaparak, yer kabuğunda devasa bir krater olarak tanımladıkları “deliğin” çapının, 3 bin ila 4 bin metre olduğunu belirttiler. Uzmanlar, 4900 metre derinlikte, iki tektonik tabaka arasındaki hareketlerle oluşmuş çukuru “arz yüzeyinde açılmış yara” olarak tanımlıyor.
Bu devasa çukur, bilim insanlarını şaşırtmış bulunuyor. Çünkü, bu tür çukurlar genellikle volkanik magmayla doludur.
İngiltere’deki Durham üniversitesinden Profesör Roger Searle başkanlığındaki 12 kişilik ekibin okyanus ortasında teknedeki çalışması 6 hafta sürecek.
Çalışmalarda, yüksek çözünürlükle kamerayla donatılmış özel bir robot kullanılacak.
Bölgeyi arşınlayacak olan robot, çukurdan numune toplayacak. Araştırma sonuçlarının yayınlanması birkaç yılı bulacak.
[NTVMSNBC]
İngiliz araştırmacılar, “deliğin”, arzın merkezinin oluşumu ve bileşenleri hakkında kıymetli bilgiler sağlayacağını düşünüyor.
İngiltere Okyanus bilimi Merkezinden jeologlar ve okyanus bilimcileri, araştırmalarına başlamadan önce açıklama yaparak, yer kabuğunda devasa bir krater olarak tanımladıkları “deliğin” çapının, 3 bin ila 4 bin metre olduğunu belirttiler. Uzmanlar, 4900 metre derinlikte, iki tektonik tabaka arasındaki hareketlerle oluşmuş çukuru “arz yüzeyinde açılmış yara” olarak tanımlıyor.
Bu devasa çukur, bilim insanlarını şaşırtmış bulunuyor. Çünkü, bu tür çukurlar genellikle volkanik magmayla doludur.
İngiltere’deki Durham üniversitesinden Profesör Roger Searle başkanlığındaki 12 kişilik ekibin okyanus ortasında teknedeki çalışması 6 hafta sürecek.
Çalışmalarda, yüksek çözünürlükle kamerayla donatılmış özel bir robot kullanılacak.
Bölgeyi arşınlayacak olan robot, çukurdan numune toplayacak. Araştırma sonuçlarının yayınlanması birkaç yılı bulacak.
[NTVMSNBC]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)